Vicdani Retçi Ali Fikri Işık Açlık Grevinde

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Vicdani Retçi Ali Fikri Işık Açlık Grevinde

Vicdani Retçi Ali Fikri Işık Açlık Grevinde

Vicdani reddini açıkladığı için 27 Şubat'ta tutuklanarak askeri cezaevine konan Taraf gazetesi yazarı Ali Fikri Işık, o günden bu yana açlık grevinde.

Haziran 2012 tarihinde vicdani reddini açıkladığı için tutuklanan, 4 buçuk ay sonra çıkarıldığı mahkemede Kürtçe vicdani reddini açıklayan ve ardından tahliye olan Taraf gazetesi yazarı Ali Fikri Işık, 27 Şubat'ta "askere uygun olduğu halde birliğine teslim olmamak" gerekçesiyle bir kez daha tutuklanarak Edirne Askeri Cezaevi'ne götürüldü. Tutuklandığı günden bu yana açlık grevinde olan Işık, yaşadığı mağduriyet giderilmeden açlık grevini bırakmayacağını açıklamıştı.

Işık'ın sağlık durumu ve yaşadığı mağduriyet hakkında konuşan eşi Hatice Karakaş, askeri cezaevinde tutulan Işık'ın 12 Eylül askeri darbe döneminde de cezaevine konarak işkencelerden geçirildiğini söyledi. O dönem Işık'ın Devrimci Doğu Kültür Dernekleri (DDKD) davasında Diyarbakır Cezaevi'nde olduğunu anlatan Karakaş, o dönemde binlerce insan gibi insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığını kaydetti. 1984 yılında Diyarbakır Cezaevi'nden tahliye olduktan sonra Işık'ın elleri kelepçelenerek Kırklareli'ndeki askeri birliğe teslim edildiğini söyleyen Karakaş, askerliğinin 2'nci ayında iken yargılandığı davadan bir buçuk yıl ceza verilmesinden ötürü birliğinden firar ettiğini aktardı. Karakaş, "2000 yılındaki Rahşan affıyla firari durumu kaldırıldı ve DDKD davasından tutuklanarak bir buçuk yıl Beşiri Cezaevi'nde kaldı. Cezası bittikten sonra tekrar askerliğe götürüldü ve bu sefer Kırklareli'ndeki askeri birliği onu teslim almadı ve serbest kaldı" dedi.

Cezaevine girdiğinden bu yana açlık grevinde

Askeri birliğin Işık'ı teslim almamasına rağmen tutanaklara "firari" diye geçtiğine dikkat çeken Karakaş, bu tutanaklar için Işık'ın itiraz ettiğini belirterek şöyle konuştu: "Ali, firari olmamasına rağmen onu firari gibi göstererek bunca yıldır hayatı zehir edilmeye çalışıldı. 12 Haziran 2012'de ise bir konferans için gittiği Diyarbakır'da gecenin bir yarısı kaldığı otele baskın düzenleyerek onu cezaevine götürdüler." Işık'ın tutuklandığı gün açlık grevine başladığını ve halen eylemini devam ettirdiğini belirten Karakaş, Işık'ın kendisinin orduya değil, ordunun kendisine borçlu olduğunu, suçsuz yere yıllarca cezaevinde kaldığını söylediğini aktardı ve "Burada asıl yargılanması gerekenler 12 Eylül askeri darbesini yapanlardır. Bu hukuksuzluğa son verilmelidir" dedi.

'Başına bir şey gelirse kim hesap verecek!'

56 yaşında olan Işık'ın hiç muayene edilmeden Çorlu ve Kasımpaşa Askeri Hastanesi'nde, "Askerliğe elverişlidir" raporu verildiğini aktaran Karakaş, "Türkiye'de hukuk, adalet, demokrasi bu mudur?" diye sordu. Vatana hizmetin sadece askerlik yapmak olmadığının altını çizen Karakaş, "Şiddet çözüm getirmiyor. Ali militarizme karşıdır. Artık silahlardan değil, diyalog ve barıştan söz edilmesini istiyorum" dedi. Işık'a karşı yapılan yanlıştan dönülmesini ve bir an önce serbest bırakılmasını isteyen Karakaş, yapılan hukuksuzlukların yeni nesilde öfkeye yol açtığını kaydetti. Işık'ın durumunun kötüye gittiğine dikkat çeken Karakaş, "Bugün açlık grevinin 14'üncü günü. Her geçen gün durumu daha da kötüye gidiyor. Eğer oğlumun babasına bir şey olursa bunun hesabını kim verecek?" diye sordu.

Işık'ın duruşması 13 Mart'ta Edirne Şükrüpaşa Kışlası Askeri Mahkemesi'nde görülecek.

DİHA

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

DarbeDiyarbakırKasımpaşaTaraf Gazetesitahliye
Görüş Bildir