Fransa Çalışma Yasası Reformuna Karşı Grevde: Sendikalar ve Hükümet Karşı Karşıya

 > -

Fransa birden bire kendisini sosyal patlamanın eşiğinde bulmuş durumda. Hükümetin büyük tepki çeken çalışma yasası reformuna karşı yaklaşık iki aydır süren ve pek de etki yaratamayan orta büyüklükteki sokak gösterilerinin ardından son bir haftada işler değişti. Benzin istasyonlarında uzun kuyruklar oluşurken, giderek büyüyen reform karşıtı grevlere nükleer santral işçileri de katılmaya başladı. Ülkede bugün ulusal gazeteler basılmazken Paris, Lyon, Toulouse'daki eylemlerde 77 kişi gözaltına alındı, 15 polis de yaralandı.

Fransa'da hükümetin parlamentodan geçirmeye çalıştığı yeni çalışma yasa tasarısına karşı tepkiler büyüyor.

BBC Türkçe'den Hugh Schofield'in haberine göre öfkeli Fransızlar işe arabalarıyla gidemez oldu. İşçilerin greve gittiği petrol rafinelerinin girişlerinde üst üste konmuş araba lastikleri alev alev yanıyor.

Ülkenin en önemli sendikalarından CGT'nin grevlere katılacağını açıklaması işleri değiştirdi

Rafineri işçileri de greve katılmış durumda. Rafineri girişlerinde lastikler yakılıyor.

Fransa'daki hükümet karşıtı eylemlerde işleri değiştiren, ülkenin önemli sendikalarından Genel Emek Konfederasyonu'nun (CGT) stratejik bir karar alarak grevlere katılacağını açıklaması oldu.

İki hafta önce Başbakan Manuel Valls, Cumhurbaşkanı François Hollande'la görüştükten sonra çalışma yasası reformunu parlamentoya sunmadan yasalaştıracağını söylemişti. Bu hak Fransız hükümetlerine anayasa tarafından tanınmış durumda. 1958'den bu yana da yaklaşık 50 kere kullanıldı.

Göstericilerin pankartlarını anlamak açısından önemli olan 49'a 3 maddesinin devreye sokulması hükümetin çalışma yasası reformu konusunda ısrarcı olduğunu gösteriyordu. CGT'nin yanı sıra genel işçi sendikası olan İşçi Gücü'nün de (FO) desteğiyle direnmeye karar verdi.

49'a 3'ün devreye sokulmasını bir zayıflık olarak gördüler. Eğer hükümet parlamentodaki çoğunluğuna güveniyor olsaydı, fire vermeyeceğinden emin olsaydı neden bu yolu tercih edecekti? Kamuoyu yoklamalarında halkın büyük çoğunluğunun reforma karşı olduğu sonucu ortaya çıkınca güvenleri de arttı.

Ardından da halk desteğini ve itibarını yitirmiş Cumhurbaşkanı Hollande'ın sendikalarla dişe diş bir mücadeleye girmekten kaçınıp geri adım atacağını düşündüler. Sonunda da çok sert bir grev kararı aldılar.

CGT, hükümetin halkın iradesini hiçe saydığını söylüyor

İnsanlar araçlarıyla işe gidemiyor

Tarihsel olarak komünistlerle bağlantılı olan CGT güçlü olduğu ve stratejik öneme sahip petrokimya, limanlar ve demiryolları gibi alanlarda grevi başlattı.

CGT Başkanı Philippe Martinez halkın iradesini hiçe sayanın hükümet olduğunu söylüyor.

Martinez, Hollande yönetimini parti programında yer almamasına karşın iş çevrelerinin önünü açacak reformları hayata geçirmekle ve ardından da seçilmiş milletvekillerini hiçe sayarak çalışma yasası reformunu yasalaştırmaya çalışmakla suçluyor. Her iki tarafın da büyük oynadığı bir gerilim yaşanıyor.

CGT, diğer sendikalarla bir güç mücadelesi içerisinde.

Fransa'daki sendikalar işçi temsili konusunda zayıf. CGT işgücünün sadece yüzde 3'ünü temsil ediyor. Ancak sendikalar ülkenin kurumsal yapılanması içerisinde büyük bir işleve sahip.

En büyük sendika olmak, sosyal güvenlik müdürlüğü gibi kurumsal yapılarda daha fazla temsil hakkı anlamına geliyor. Elbette aynı zamanda daha fazla istihdam ve kamu ödeneği de sendikanın büyüklüğüyle alakalı.

Nükleer santraller de greve katıldı

Grevlere nükleer santral işçileri de katılmaya başladı. Sabah saatlerinden itibaren ülkenin elektrik üretiminin yüzde 75'ini sağlayan nükleer santrallerde üretimin 4 bin megawatt düştüğü belirtiliyor.

Hükümetin çalışma yasasını parlamentoya götürmeden reforme etmeye çalışmasına karşı çıkan Genel Emek Konfederasyonu'nun (CGT) grev çağrısına ülkenin 19 nükleer santralinden de olumlu yanıt gelmişti.  Sabah saatlerinde en az 9 reaktörde elektrik üretiminde düşüş tespit edildi.

CGT yetkilisi Jean-Luc Daganaud, elektrik üretiminin ne kadar düşeceğinin kaç işçinin iş bırakma eylemine katılacağına bağlı olduğunu ifade etmişti.

Benzin istasyonlarında uzun kuyruklar oluştu

Çalışma yasası reformuna karşı başlatılan grevlerin petrol rafinerilerine yayılması ve benzin istasyonlarında uzayan kuyruklar nedeniyle hükümet yakıt rezervlerini kullanıma açtığını duyurdu.

Fransa'nın ülkeye 4 ay yetecek kadar yakıt rezervi var. Cumhurbaşkanı François Hollande, Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında "Ekonominin ve halkın ihtiyaçlarını karşılamak için her şey yapılacak" dedi.

Fransız haber ajansı AFP, çok sayıda Fransızın benzin istasyonlarında saatlerce beklemek durumunda kaldığını ve işlerine arabalarıyla gidemediklerini aktarıyor.

Çalışma yasası reformunu parlamentoya sunmadan yasalaştırma kararı alan Başbakan Manuel Valls, rafinerilerde grev çağrısını yapan Genel Emek Konfederasyonu'na (CGT) tepki göstererek "Fransa'da yasaları sendikalar yapmaz" dedi.

Bugün ulusal gazeteler basılmadı

Yeni çalışma yasa tasarısını protesto için bugün ulusal gazetelerin basımı ve dağıtımı yapılmayacak.

Ulusal Günlük Basın Sendikası (SPQN) tarafından yapılan açıklamada, Fransız ulusal gazetelerinin basımı ve dağıtımının yapılmayacağı bildirildi.

"Gazetelerimiz CGT tarafından, iş yasasına karşı esir alındı" ifadesine yer verilen açıklamada, basımın ve dağıtımın yapılamamasının sendikayla ilgili bir durum olmadığı belirtildi.

31 Mart ve 28 Nisan'da da gazetelerin baskısı ve dağıtımı yapılamamıştı.

Bugünkü gösterilerde 77 kişi gözaltına alındı, 15 polis yaralandı

İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, bugün Paris, Lyon, Toulouse'daki eylemlerde 36'sı Paris'te olmak üzere 77 kişi gözaltına alındı, 15 polis yaralandı.

Özellikle Paris, Bordeaux ve Nantes kentinde polis ve göstericiler arasında olay çıktı, polis göstericilere biber gazı ve plastik mermiyle müdahale etti.

Geri adım atılacak mı?

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande çalışma yasası reformunun yasalaşacağını söylüyor

Risk Hollande ve Valls için daha da büyük.

Daha iki ay önce Cumhurbaşkanı gelen bir diğer tartışmalı kanun teklifini masadan kaldırmak zorunda kalmıştı.

O yasal düzenlemede 'teröristlerin Fransa vatandaşlığından çıkarılması' teklif ediliyordu.

Eğer yine geri adım atılırsa, Başbakan Manuel Valls'in istifasını verebileceği belirtiliyor.

Hollande'ın geri adım atması aynı zamanda bugüne kadar kendisini destekleyen CFDT sendikasına da büyük bir hayal kırıklığı olacak.

CFDT, rakibi CGT'yi her fırsatta sert biçimde eleştirmeye ve sendikayı eski kafalılıkla suçlamaya devam ediyor. Eğer çalışma yasası reformu rafa kaldırılırsa bedelini CFDT ödeyecek.

Peki bu açmaz nasıl çözülecek?

Gelecek iki ya da üç hafta içerisinde işlerin netleşmesi bekleniyor. Euro 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın başlamasıyla birlikte sendikaların ve hükümetin nasıl bir yol izleyeceği belirleyici olacak.

Grevden yana olan sendikalar hükümetin Euro 2016 organizasyonunda küçük düşmektense her türlü tavizi vermeye razı geleceğini düşünüyor.

Hükümetse, grevlerin uzamasıyla kamuoyu öfkesinin grevleri körükleyen sendikalara dönmesini bekliyor.

Ama tarafların ciddi bir yüzleşmeye doğru gittiği açık.

Fransa çalışma yasası reformu neleri kapsıyor?

Demiryolu işçileri de greve katılmış durumda

  • Haftada 35 saat çalışma limiti değişmiyor ancak sadece ortalama çalışma süresi olarak kabul edilmesi teklif ediliyor.

  • Şirketlere yerel sendikalarla görüşüp daha fazla ya da daha az çalışma süresi uygulamalarına geçme hakkı tanınıyor. Yasa teklifindeki azami çalışma süresi ise 46 saat.

  • Şirketlere maaş indirimi konusunda daha fazla hak tanınıyor.

  • İşten çıkarmalar kolaylaştırılıyor.

  • Çalışanların izinlerini ne zaman kullanabileceği konusunda şirketlerin söz hakkı artırılıyor.

BBC Türkçe, AA ve Onedio

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016AkaryakıtBakanlar KuruluBaşbakanBiber GazıFransaNükleer SantralPolisTercihfutbololayonedio
Görüş Bildir