Bozkırı Yeşillendiren Umut: İnsan Elinin Mucizeler Yarattığını Gösteren ODTÜ Ormanı

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

ODTÜ Ormanı, zaman zaman yazılı ve görsel basında tartışmalarla gündeme geliyor. Bu tartışmaların odağı ise ODTÜ'nün ormanlık arazisinin kendisine ait olmadığı yönünde. Biz de tüm bu söylentiler ışığında ufak bir araştırma yaparak geçmişten günümüze ODTÜ ormanlarının nasıl oluştuğunu derledik.

Geçtiğimiz günlerde birkaç gazete ve haber sitesi, ODTÜ'nün orman arazisine el koyduğu yönünde bir haber geçti.

Haberin detayında söz konusu ormanlık bölgenin ODTÜ'nün şahsi malı olmadığı, devlet ormanı statüsünde olması gerektiği ve yakın zamanda halkın kullanımına açılacağı yazıyordu.

Peki gerçekten ODTÜ, var olan bir ormana gelip yerleşti mi ya da gizlice ormanın derinliklerinden mı çıktı?

Bu sorunun cevabı aslında çok kolay. ODTÜ 1956 yılında eğitim-öğretim hayatına, TBMM yakınındaki barakalarda başladığında böyle bir orman yoktu. Her şey ODTÜ'ye 4500 hektarlık, bozkır bitki örtülü bir arazinin tahsisi ile başladı.

Evliya Çelebi'nin 600 yıl önce içinde filler yaşadığını anlattığı Ankara ormanları, artık sadece bir not olarak tarihte yerini almıştı.

İnsan elinin ne kadar da acımasız olduğunu gösteren bir değişimdi Ankara'nınki. 1957 yılında Orman Bakanlığı ile birlikte bu arazinin ağaçlandırılmasına karar verildi. 1958 yılında 180 dekarlık bir alan, ODTÜ ve Türkiye Ormancılar Cemiyeti'nin ortak çalışması sonucunda deneme parselleri oluşturuldu. İlk sonuç oldukça başarılıydı!

Ankara'da yaşanan sel felaketleri ve erozyon tehlikesi, ağaçlandırma çalışmasının ne kadar gerekli olduğunu da fark ettirdi.

1957 yılında Hatip Çayı'nın taşması sonrası oluşan sel baskınında 165 kişi can verdi. 1961 yılında İncesu Deresi'nin aynı şekilde taşmasıyla da 4 kişi hayatını kaybetti. Bu taşkınlar ve erozyon tehlikesinin önceliği sebebiyle, ağaçlandırmalar banket-teras yöntemiyle yapılmaya devam edildi.

Kupkuru, çorak bir arazi iş birliği ve el emeği ile yemyeşil bir vahaya dönüştü.

Söz konusu yeşildi, ağaçtı, doğaydı... Hiç kimse statüsüne, üstündeki takım elbisesine bakmadan toprağa girişti. Büyük bir azimle Ankara'yı yeşillendirmekti tek amaç.

Orman mühendisinden işçisine, rektöründen üniversite öğrencisine kadar herkesin eli toprağa değdi.

1961 yılından bu yana bütün arazinin ağaçlandırma ve yeşillendirme çalışmaları tamamlandı. Ankara, aynı zamanda yeşil kuşak ağaçlandırmalarının da başkenti oldu.

Yeşile dair elinde sadece Beynam Ormanları kalan Ankara, yeniden nefes almaya başladı.

Kara çam, sarı çam, toros sediri, meşe, kavak, badem vb gibi kurak koşullara dayanıklı yaklaşık 10 milyon ibreli ve 23 milyon yapraklı ağaç araziye dikildi.

Sadece ağaçlık bir alan değil, aynı zamanda canlıların yeni evi de oldu bu orman.

Bu doğal çevre aynı zamanda kurt, tilki, keklik, tavşan, yılan, kaplumbağa gibi bir dizi vahşi hayvan, 140 dan fazla kuş türü ve göl / göletlerde yaşayan çeşitli balık türleri gibi çok sayıdaki memeli ve sürüngene ev sahipliği yapıyor.

Şu an Ankara'nın en geniş yeşil bölgesi olan alan, kentin mikro klimasını sağlayan çok önemli bir unsur.

Ankara'nın yazları sıcak ve kurak, kışları sert ve yağışlı olduğunu ilk okulda hepimiz öğrendik. Peki bu yeşil alanın bu sert iklimi yumuşattığını da biliyor muydunuz?

ODTÜ ormanı, bozkırdan yeşeren bir umut olarak bizler için varlığını sürdürüyor.

Geçtiğiniz çoğu yeşil arazinin kenarında ODTÜ ağaçlandırması yazan bir tabela mutlaka görürsünüz.

Çarpık kentleşmenin, yükselen binaların ve şehir kalabalığının sıkıntısını unutmak için yüzünüzü ODTÜ ormanına dönmeniz yeterli.

Elimizde, avucumuzda kalan en önemli değerlerden biri ODTÜ ormanı.

İnsan elinin yıkıcılığına karşı verilmiş en güzel cevap ve bizim için değeri oldukça büyük olan bu armağanın elbette kıymetini bilmekle yükümlüyüz.

Emeği geçen herkese teşekkür etmek için yapmamız gereken tek şey bu güzelliğe sahip çıkmak.

Onedio Yaşam'ı Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
edo

Buraları çölleştiren,çöl beyinli,çöl develerinin ağzının suyunu akıtan yeşil vadi.

haralagurele

Kesin ağaçları dökün betonu ohh mis gibi ferah ferah oturalım. Gölün etrafına cafeler, yapay fıskiyeli havuzlar bir de avm yeminle medeniyet ya.

erhan-armada-ozsoy

yazının alındığı fonta bakarsak sabah gazetesinden çekmişler :)adamlar yandaş zaten çamuru bastıkça basarlar acımadan, melih gökçekin ve patroncuklarının paraları len o araziler.

corpse-bride

elinize sağlık timurun fillerini sakladığı ormanlar antropojen bozkır oldu dıye anlatırız bızde derslerde bolgenın yenıden orman oldugunu gormek guzel

burak-w

Off ODTÜ ormanı ve eymir gölü cidden Ankara için velinimet

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

AnkaraFacebookOrta Doğu Teknik ÜniversitesiTürkiye Büyük Millet Meclisidizionedio
Görüş Bildir