Bakan Koca: "Salgınla Mücadelede İlk Dönemi Tamamladık, 'Kontrollü Sosyal Hayat' Başlıyor"

 > 
9PAYLAŞIM

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapıyor. Türkiye'nin koronavirüsle mücadelesinde ilk dönemini tamamladığını belirten Koca, yeni dönemi "kontrollü sosyal hayat" olarak tanımladı. 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilkent Yerleşkesi'nde video konferansla gerçekleşen Koronavinüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Hekimlerin ve sağlık personelinin yorulmak bilmez bir şekilde milleti için çalışmaya devam ettiğini ifade eden Koca, gösterilen azmin, salgının başlangıç ve tırmanış günlerindeki büyüklüğünü koruduğunu ve korumaya da devam edeceğini söyledi. 

Salgın sürecinde, 83 milyonun desteğiyle "sağlık ordusu"nun çok büyük bir mesafe aldığının altını çizen Koca, "Türkiyemiz, koronavirüse karşı mücadelesinde ilk dönemini tamamlamıştır." ifadesini kullandı.

"Virüs, şu anda öngöremeyeceğimiz bir dönem boyunca aramızda dolaşamaya devam edecek"

Sağlık Bakanı Koca, şu anda; koronavirüsle mücadelenin ikinci döneminde, yeni dönemin ilk günlerinde olunduğunu vurgulayarak, bu ikinci dönemde başarının yine bazı koşullara bağlı olduğunu, tedbir almanın, tedbirlere uymanın başarının garantisi olduğunu söyledi. 

Tedbirsiz davranmanın, koronavirüs tehdidinin ortadan kalktığını varsaymak anlamına geleceğine dikkati çeken Koca, tedbirin zorunlu olduğunu, tehdidin devam ettiğini belirtti. 

Virüsü taşıyan insanların tamamının, hastanelerde veya evde izolasyon altında olduğunu düşünmenin de büyük yanılgı olduğuna işaret eden Koca, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Virüs, şu anda öngöremeyeceğimiz bir dönem boyunca, dünyada, bu toplumda, aramızda dolaşmaya devam edecektir. Virüs, konuk olduğunuz evde, bindiğiniz asansörde, gittiğiniz berberde, beklediğiniz otobüs durağında, alışveriş yaptığınız markette, kalabalığına karıştığınız caddede karşınıza çıkabilir. Bunu tam olarak bilemezsiniz. Hiç tanımadığınız bir taşıyıcıdan hastalığı kolayca alabilirsiniz. Salgın kontrol altına alınmıştır ama virüsle ilgili gerçekler değişmemiştir. Eviniz, virüse karşı halen en güvenli ortam olmaya devam etmektedir. Bu gerçek, elbette, virüse karşı mücadele ederek kazandığımız serbestliklerden vazgeçmek anlamına gelmez. Özgür ama kontrollü olacağız."

"Kontrollü hayatın iki kuralı; maske ve sosyal mesafe"

Toplum olarak ortaya konulan fedakarlığın ödülünün hızlı bir serbestik olarak talep edilmemesi ve böyle yaşamamak gerektiğini vurgulayan Koca, şunları söyledi:

"Salgınla mücadele birinci dönemde hedefimiz hastalığı kontrol altına almaktı. Koronavirüs ile mücadelenin ikinci döneminde hedefimiz hastalığın önündeki fırsatları ortadan kaldırmak ve hayatı yeniden düzenlemektir. Bazı kısıtları esnettiğimiz yeni döneme isim vermeyi yararlı buluyoruz. Mücadelemiz için fikir verecek bu isim 'Kontrollü Sosyal Hayat'tır. Önümüzdeki günlerde evlerimizden daha sık dışarı çıkacağız. Ev hayatından sosyal hayata geçiş artacak. Virüse karşı mücadelede bu yeni durumun kuralları, tedbirleri olmalıdır. Kontrollü sosyal hayat ifadesi bunların bir özetidir. Kontrollü sosyal hayat hastalıkla mücadelede ikinci dönemin stratejisidir. Bir arada olduğumuz tüm alanlar için yeni yaşam biçimdir. Özgür ama tedbirli bir hayat tarzına geçiyoruz. Kuaföre gidebileceğiz ama önce belirlenmiş önlemlerin alınıp alınmadığına bakacağız. Çıkıp alışverişimizi yapacağız ama ulaşıma, girişlere, yoğunluğa, yakınlaşmaya dikkat edeceğiz. Kontrollü sosyal hayatta iki temel kural var. Birincisi dışarı çıkmamız gerekiyorsa maske kullanacağız, ikincisi sosyal mesafeyi ayarlayacağız."

Koca, virüsün solunum yoluyla bulaştığının kesinleştiğini, bu nedenle sosyal mesafe ayarlanmadığı takdirde maskenin tek başına yeterli olmayacağının bilinmesi gerektiğini dile getirdi.

"Test sayımızı artıraağız"

"Sağlık ordusu olarak bu yeni dönemde test kapasitemizi düşürmeyeceğiz, artıracağız. Her yeni vakada filyasyon yöntemini titizlikle uygulayacağız. Vakalarımızı erken tespit edeceğiz. Toplu mekanlarda düzenli taramalar yapacağız." diyen Koca, tedavideki tecrübelerinin yol gösterici olacağını vurguladı.

Maske satışına, maskelerin nerelerden temin edilebileceği ve fiyatlarının ne olacağına yönelik bir soru üzerine Koca, yeni bir normalleşme sürecine girildiğini anımsattı.

Bu sürecin ikinci dönem olduğunu ifade eden Koca, şu bilgileri verdi:

"Kontrollü sosyal hayat olarak tanımladığımız bir dönem. Daha bir normalleşme ve kısıtlı da olsa serbestliğin olduğu bu dönemde maskeye ihtiyacın daha fazla olacağını biliyoruz. Çünkü dışarıya maskesiz hiç kimsenin çıkmasını uygun görmüyoruz. Bu sebeple bizim daha çok özellikle eczaneler üzerinden 20-65 yaş arası dönem için 10 günde bir 5'li bir paket ücretsiz verilmesi şeklinde bir uygulamamız vardı. Bununla ilgili yaklaşık 40 milyon küsür kişiye mesaj gitti ve dağıtım yapıldı. Şu ana kadar dağıtım yapılan maske sayısı 160 milyonu buldu. 

Bu yeni dönemde ihtiyacı daha fazla olabilecek vatandaşımız olacak. Çünkü bu dönemde evde kalmayıp kısıtlı serbestliğin 2. dönem olduğu için ihtiyacı daha fazla olabilir. Bu ihtiyacı gidermek anlamında yüksek bir fiyat olmamak kaydıyla, yani tavan fiyatı belli olan, vatandaşın kolay erişebilir olduğu bir fiyatın belirlendiği dönem olacak. Mesaj gönderilerek ücretsiz olarak eczaneden verdiğimiz maskeler dışında vatandaşın ihtiyacının daha fazla olma durumunda maskeye erişebilmek için eczaneler, marketler, medikal mağazalar dahil olmak üzere birçok yerden alabilmelerinin önü açıldı, tavan fiyatı olmak kaydıyla. O da zannediyorum yarın, en geç cuma günü itibarıyla Ticaret Bakanlığımızın bununla ilgili bir açıklaması olmuş olacak."

"Bundan sonraki sorumluluk da Federasyonundur"

Bir gazetecinin, "Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, bugün bir açıklama yaparak liglerin Türkiye'de devam edeceğini söyledi ve 12 Haziran itibarıyla başlaması beklenen müsabakalarla ilgili Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu'na başvuracağını, tedbirlerin nasıl alınacağını öğreneceğini söyledi. Sizin Bilim Kurulu ile bu konuda bir görüşmeniz oldu mu?" şeklindeki sorusu üzerine de Koca, "Bilim Kurulu'na bu anlamda gelen veya Bilim Kurulu'nda görüşülen Federasyonun kararıyla ilgili öncesi ve sonrası herhangi bir durum olmadı." yanıtını verdi.

Özdemir ile dün bir görüşme yaptıklarını anımsatan Koca, kendisinin bununla ilgili bir basın açıklaması yaptığını ifade etti.Koca, şunları kaydetti:

"Orada da çok net ifade etmeye çalışmıştım ve özellikle futbol hassas bir konu, geniş kitleleri, herkesi ilgilendiren bir alan. Burada kararı vermesi gereken Federasyonun kendisi olduğunun altını çizerek ifade etmiştim. Yani, Federasyonunun özgün iradesiyle kendi kararını verebileceğini, bunu Bakanlık olarak veya Bilim Kurulu olarak asla herhangi bir öneride ve yaklaşımda veya katkıda bulunmak istemediğimizi ifade etmiştik ve halen o noktadayız.

Bugün yapılan açıklamalardan da gördüğüm şekliyle biz şu dönemde bir sağlık kurulunun olduğunu Federasyonun biliyoruz ve bunun sağlık kurulunun hazırladığı, bu süreci nasıl yönetmeleri gerektiğiyle ilgili çalışma olduğunu da biliyoruz. Kendi ifadeleri de zaten o şekilde Başkanın. Dolayısıyla, özgür, kendi iradeleriyle kararı Federasyon zaten verdi. Dolayısıyla bundan sonraki sorumluluk da Federasyonundur. Yani, sağlık kurulu bu anlamda almış olduğu kararla veya tedbirler noktasında Federasyon bu kararı alabiliyorsa, karar kendisinindir, sorumluluk da bu anlamda Federasyonundur."

"150 bin kişi taranacak"

Toplu taramaların nasıl yapılacağına ilişkin bir soru üzerine de Bakan Koca, şu bilgileri paylaştı:

"Toplu taramalarla ilgili TÜİK ile birlikte yaygın Türkiye genelinde, sadece bölgesel değil, bu salgının derecesini, taşıyıcılığını, hastalık durumunu görmek istiyoruz. Bununla ilgili TÜİK ile bir çalışma yapıyoruz. Esasları belirlendi, kaç kişiye yapılabileceği de netleşmiş oldu. Burada biz temelde hem PCR hem de antikor testini yaparak hem taşıyıcılığı, koryuculuğu ve de hastalık durumunu ortaya koyan geniş, belki de bu anlamda dünyada örneği az bulunan bir çalışma olacak. Çünkü, bölgesel olmayacak, Türkiye'yi kapsayan bir çalışma olacak. Şu anda TÜİK ile yapılan çalışmada, örneklem yöntemiyle Türkiye çapında 150 bin kişi taranmış olacak."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir