Arınç: 'Benim Hiçe Sayılmamam Lazım'

 > -

Bülent Arınç'tan önemli açıklamalar

Öğrenci evleri konusunda yaptığı açıklama Başbakan Erdoğan tarafından düzeltilen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Avrupa Konseyi tarafından Sırbistan'da düzenlenen "Medya ve Bilgi Toplumundan Sorumlu Bakanlar Konferansı"na katılmak için Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da bulunan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Belgrad Kalesinde, TRT Türk Kanal Koordinatörü Nasuhi Güngör'ün konuğu oldu.

İşte Arınç'ın sözlerinden satır başları

ERBAKAN HOCAMIZ RAKİBİN ŞAHADETİ EN GÜÇLÜ ŞAHADETTİR DİYORDU

Ben grup toplantısının arkasından buraya geldim. Görüşlerimi de ifade etmedim. Düşüncelerimi açık biçimde ifade edeyim. Memnuniyetle söyleyeyim, ben Salı Akşamı plan bütçe komisyonunda tartışmalarımız oldu. Bütün muhalefet milletvekilleri CHP, BDP, MHP olsun konuşmalarında "biz size güveniyoruz, siz vicdan sahibisiniz" diyerek başladılar sorularına. 20 küsür senelik siyaset sürecinde bana güveniliyorsa ne mutlu. Erbakan Hocamız en güçlü şahadet rakibin şahadetidir diyordu.

Şüphesiz başbakanımız büyük bir halk kahramanı, dindar, iyi bir aile reisi, siyasette sözünün eri bir insan. Her siyasetçi açısından meseleye böyle bakmamız lazım. Birileri kürsüye çıktığı zaman "dayansın ehli kübur" cinsinden beyitler söylenenler var.

BEN TUTANAK KATİBİ DEĞİLİM

Ben ağır ceza mahkemesinde avukatlık da yaptım, orada da güvenilir bir isimdim. O adam satılmaz, eğilip bükülmez denirdi. Ben şimdi hükümet sözcüsüyüm. Arkadaşlarıma bilgi verirken söylediğim her sözün yerini bulması lazım. Tutanak katibi değilim, özet yapıyorum. Ama söylediklerim içeride konuşulanlara doğru şekilde uymak zorundayım.

HÜKÜMETİMİ KORUMAK ZORUNDAYIM

Ben hükümet sözcüsü olarak söylediklerimle hükümetimi zor durumda bırakmamalıyım. Hükümetime yara vermemeliyim. Başbakanımı korumak zorundayım ikincisi. Satır satır onun söyledikilerini yanıtlamak zorunda değilim. O gün bir soru soruldu. Ben bulunduğum yerde, ne duymuşsam onu söyledim. Duymadıklarımdan sorumlu değilim. Bakanlar Kurulu toplantısında konuşulmadı bu elbette. Bundan dolayı üzülmem, eksiklik hissetmem, yanlış yaptığımı düşünümüyoru.

Başbakanımız grup toplantısında "böyle şeyler duyuyoruz, bekar genç kızlar ve erkeklerin birarada oturması mahsurlu" dedi. Bu sözler ile benim söylediklerim tezat teşkil etti.

BEN YANLIŞ YAPMADIM AMA...

Ben yanlış yapmadım, ama farklı bir şey söyledi ve benim açıklamalarım ile kendi sözleri arasında bir fark ortaya çıkardı. Ben tevil edemem bunları ama başka pek çok insan "Başbakan'ın beni hiçe saydığını" ileri sürdü. Başbakan'ın sözlerinden ben sorumlu değilim. Kendi düşünür. Bu sözleriyle toplumda sosyal bir yaraya parmak bastığını düşünebilir. Ama aradan 12 saat bile geçmeden çelişki içinde bir şey yaşandı. Bunu ifade etmem lazım. Bu çelişkiye dikkat çeken pek çok isim bizi eleştirdi. Bazı eleştiriler haklıdır, saygı duyuyorum, ama bazıları bizi haksızca vuran, hazır imkan buldum vurayım diye bir şey var.

BEN SADECE BAKAN DEĞİLİM ÇOK ŞEYİ TEMSİL EDİYORUM

Birlikteliğimizin bazen zor günler geçirdiğini biliyorum, bazen münakaşa ettiğimiz oluyor. Biz dava arkadaşıyız. Kader birliği yapıyoruz. Hükümetteki sorumluluğum sadece bakan olduğum anlamına gelmez. Futbol sadece futbol değildir diye bir kitap var.

Hürriyet Ankara Temsilcisi Metehan Demir Arınç’ın sözlerini yorumladı: Şüphesiz ki Bülent Arınç'ın açıklamalarının altında Başbakan Erdoğan'ın onunla çelişen ve boşa çıkaran çıkışı dikkat çekmiştir.

Başbakan'la aramızdaki çelişkinin sebebi ben değilim.

Ben sadece bakan değilim, benim bir özgül ağırlığım var, benim yıpranmamam lazım. Bunlar ekran önünde tartışılmamalı. Meclis başkanlığı yapmışım, demokrasi yolunda gençliğimi, ailemi, siyasi hayatımı feda etmişim, ben çok şeyi temsil ediyorum. Kırmızı plaka meraklısı biri değilim. Dolayısıyla herkesin bana böyle baktığı bir noktada benim yıpranmama lazım. Benim hiçe sayılmamam lazım. Sayın Başbakan buna dikkat eder... En azından bu bir kul hakkıdır. Kul hakkı noktasında da onun ne kadar dirayetli olduğuna ben inanırım. Özel hayatında bunu ne kadar önemsediğini ben hatırlarım.Ama zaman zaman hepimiz hata yapabiliyoruz. Size teşekkür ederim, bunu açıklama fırsatı verdiniz bana.

DOST, KARDEŞ OLARAK BAŞBAKANIMIZA SESLENİYORUM

Başbakanımıza dost, kardeş olarak seslenmek isterim, ikimizin sözleri arasındaki çelişkiyi düzeltmesi kendisinden beklenir. Bence de çok doğru olan düşüncelerini Başbakan açıklamalı. Eğer kendi içimizde konuştuk ve değerlendirdiysek ben hükümet sözcüsü olarak çıkar çok güzel bir şekide açıklarım.

Başbakan'ımızın çocuklarımızın üzerinden söylemek istedikleri bu. Ama onun gerekirse yasal düzenleme yaparız demesi, ardından gayretkeş bir valimizin bu sözlerin üzerine atlaması çok doğru bir davranış değil.

"KİMSE BİZİ ÖZEL HAYATA MÜDAHALE ETMEKLE SUÇLAMAMALI"

Ak Parti’nin 11 yılını kutladık. 3 Kasım 2002’den bu yana çok şükür 11 yıl geçti. Hiçbir şekilde özel hayata kişisel haklara saygısızlık anlamında veya müdahale anlamına veya müdahale anlamına gelebilecek isterseniz telefon dinlemelerden tutun bizim emrimizle veya gayretimizle yapılmış şeyler değildir bunlar.

Bir kötü niyetli insanların teknolojik imkanları kullanarak yaptıkları suçlar ikincisi de yargı kararıyla yapılan dinlemeler varsa bunlar hukukun gereği olarak yapılmaktadır. Şimdi özel hayata müdahale etmekle bizi kimse suçlamamalı…Neyse suçlarlar zaman zaman gelir içki satışlarında bazı yasaklamalarla zaman zaman gelir işte biz dindar nesil arzu ediyoruz bunların hepsinin hukuk sistemi içinde karşılığı vardır.

Alkole ulaşım noktasında bir takım engeller çıkarmanın ve özellikle genç yaştaki insanların her elini uzattığında alkol alamamasını temin etmek Münih’te de vardır Londra’da da vardır İspanya’da vardır. Hatta bazı noktalarda biz onlardan daha gerideyiz.

Yaptığımız bütün düzenlemeler AB’nin normlarına uygundur. Birilerinin içine siner ya da sinmez.

"2007'DE SİYASETİ BIRAKMAYI DÜŞÜNDÜM"

19 yaşımda başladığım siyaseti "Bu yaşa geldim daha da devam ettireceğim" demem.

2007’de Meclis Başkanlığı'nın ardından siyaseti bırakmayı düşündüm.

Ama o dönem şunu düşündüm, benim başkanlığım döneminde Cumhurbaşkanını seçtirmemişlerdi.

Ben tekrar “böyle bir cumhurbaşkanı seçilmesine en azından bir oyumla katkı sağlamalıyım” dedim ve aday oldum.

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI

Bizim önümüzdeki dönemde yeni anayasayı yapmamız mümkün görünmüyor.

Ocak’a kadar bitmediyse artık bu iş olmayacak demektir. Kendimizi kandırmayalım.

ALEVİLERLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR

Aleviler bu ülkenin parçası. Bizim can ciğer kardeşimiz.

Biz onları sorgulama noktasında değiliz. Onların yaptıklarının çok masum şeyler olduğunu biliyoruz.

Kahramanmaraş’ta Çorum’da kaybedilen canlar için biz sorumlu olmasak da devlette devamlılığın olduğunu düşünürsek özür dilemek gerekir diye düşünüyorum.

“HASTANELERDE DİN GÖREVLİSİ GEREKLİ”

Geçtiğimiz günlerde TRT’den bir arkadaşımızı Belgrad’da kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet , ailesine başsağlığı diliyorum.

Türkiye’den gelip burada okuyan ve şoförlük yapan 20 yaşındaki bir evladımız da ağır yaralandı. Hastanede tedavisi devam ediyor. Doktorlarına özellikle teşekkür ediyorum. Bir an bile başından ayrılmıyorlar.

Hastane içinde bir Kilise var. Oradaki papaz hastalarla konuşuyor onlara moral veriyor.

Hürriyet

Haberin Tamamı İçin:

Arınç'tan Erdoğan'a Sitem

Arınç'tan Erdoğan'a Sitem

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Bülent Arınç , Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da katıldığı ve TRT Türk'te yayınlanan programda "dava arkadaşım" dediği Başbakan Erdoğan'a üstü kapalı olarak sitem etti.

Öğrenci evleri tartışması tam gaz devam ediyor. Zaman gazetesinin Başbakan Erdoğan'ın öğrenci evleri ile ilgili sözlerini yayınlamasının üzerine Bülent Arınç, "bu asparagas bir haberdir" diyerek yalanlamıştı. Ancak aradan 12 saat geçtikten sonra grup toplantısında Başbakan Erdoğan sözlerinin arkasında durduğunu açıkladı.

Hükümet sözcüsü Arınç ile Başbakan'ın birbiri ile çelişen sözleri hükümeti eleştiren çevreler tarafından kullanılmıştı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Arınç, Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da katıldığı ve TRT Türk'te yayınlanan programda "dava arkadaşım" dediği Başbakan Erdoğan'a üstü kapalı olarak sitem etti.

Avrupa Konseyi tarafından Sırbistan'da düzenlenen "Medya ve Bilgi Toplumundan Sorumlu Bakanlar Konferansı"na katılmak için Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da bulunan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Belgrad Kalesinde, TRT Türk Kanal Koordinatörü Nasuhi Güngör'ün konuğu oldu.

Bülent Arınç "Başbakan'ımızın çocuklarımızın üzerinden söylemek istedikleri doğru ve katılıyorum. Ama onun 'gerekirse yasal düzenleme yaparız' demesi, ardından gayretkeş bir valimizin bu sözlerin üzerine atlaması çok doğru bir davranış değil" dedi.

ERBAKAN HOCAMIZ RAKİBİN ŞAHADETİ EN GÜÇLÜ ŞAHADETTİR DİYORDU

Ben grup toplantısının arkasından buraya geldim. Görüşlerimi de ifade etmedim. Düşüncelerimi açık biçimde ifade edeyim. Memnuniyetle söyleyeyim, ben Salı Akşamı plan bütçe komisyonunda tartışmalarımız oldu. Bütün muhalefet milletvekilleri CHP, BDP, MHP olsun konuşmalarında "biz size güveniyoruz, siz vicdan sahibisiniz" diyerek başladılar sorularına. 20 küsür senelik siyaset sürecinde bana güveniliyorsa ne mutlu. Erbakan Hocamız en güçlü şahadet rakibin şahadetidir diyordu.

Şüphesiz başbakanımız büyük bir halk kahramanı, dindar, iyi bir aile reisi, siyasette sözünün eri bir insan. Her siyasetçi açısından meseleye böyle bakmamız lazım. Birileri kürsüye çıktığı zaman "dayansın ehli kübur" cinsinden beyitler söylenenler var.

BEN TUTUNAK KATİBİ DEĞİLİM

Ben ağır ceza mahkemesinde avukatlık da yaptım, orada da güvenilir bir isimdim. O adam satılmaz, eğilip bükülmez denirdi. Ben şimdi hükümet sözcüsüyüm. Arkadaşlarıma bilgi verirken söylediğim her sözün yerini bulması lazım. Tutanak katibi değilim, özet yapıyorum. Ama söylediklerim içeride konuşulanlara doğru şekilde uymak zorundayım.

HÜKÜMETİMİ KORUMAK ZORUNDAYIM

Ben hükümet sözcüsü olarak söylediklerimle hükümetimi zor durumda bırakmamalıyım. Hükümetime yara vermemeliyim. Başbakanımı korumak zorundayım ikincisi. Satır satır onun söyledikilerini yanıtlamak zorunda değilim. O gün bir soru soruldu. Ben bulunduğum yerde, ne duymuşsam onu söyledim. Duymadıklarımdan sorumlu değilim. Bakanlar Kurulu toplantısında konuşulmadı bu elbette. Bundan dolayı üzülmem, eksiklik hissetmem, yanlış yaptığımı düşünümüyoru.

Başbakanımız grup toplantısında "böyle şeyler duyuyoruz, bekar genç kızlar ve erkeklerin birarada oturması mahsurlu" dedi. Bu sözler ile benim söylediklerim tezat teşkil etti.

BEN YANLIŞ YAPMADIM AMA...

Ben yanlış yapmadım, ama farklı bir şey söyledi ve benim açıklamalarım ile kendi sözleri arasında bir fark ortaya çıkardı. Ben tevil edemem bunları ama başka pek çok insan "Başbakan'ın beni hiçe saydığını" ileri sürdü. Başbakan'ın sözlerinden ben sorumlu değilim. Kendi düşünür. Bu sözleriyle toplumda sosyal bir yaraya parmak bastığını düşünebilir. Ama aradan 12 saat bile geçmeden çelişki içinde bir şey yaşandı. Bunu ifade etmem lazım. Bu çelişkiye dikkat çeken pek çok isim bizi eleştirdi. Bazı eleştiriler haklıdır, saygı duyuyorum, ama bazıları bizi haksızca vuran, hazır imkan buldum vurayım diye bir şey var.

BEN SADECE BAKAN DEĞİLİM ÇOK ŞEYİ TEMSİL EDİYORUM

Birlikteliğimizin bazen zor günler geçirdiğini biliyorum, bazen münakaşa ettiğimiz oluyor. Biz dava arkadaşıyız. Kader birliği yapıyoruz. Hükümetteki sorumluluğum sadece bakan olduğum anlamına gelmez. Futbol sadece futbol değildir diye bir kitap var. Ben de sadece bakan değilim. Meclis başkanlığı yapmışım, demokrasi yolunda gençliğimi, ailemi, siyasi hayatımı feda etmişim, ben çok şeyi temsil ediyorum. Benim yıpranmamam, hiçe sayılmam lazım. Başbakanımız buna dikkat eder. Ama zaman zaman hepimiz hata yapabiliyoruz.

BAŞBAKAN TOPLUMDA YANLIŞ ANLAŞILMAYA YOL AÇTI

Bir bakan yanlış yapabilir. işinde davranışında yanlış yapabilir. Bunun tartışılacağı yer ekranlar değildir. Hesabını verir ya da vermez. Bu hesap vermek bir yargı demek değildir. Biz siyasi hesap veririz. Başbakan gereğini yap der, bakan bana müsade der. Böyle bir noktaya gelmemek lazım.

Dünkü açıklamalarınız yanlıştı demeden, ima bile etmeden; konuşması başbakan'ın hakkıdır. Ama bana karşı davranışı toplumda yanlış anlaşılmıştır. Buna izin vermemesini benim beklemem de benim hakkımdır.

BENİM SAÇIMI BEYAZLATAN, BELİMİ BÜKEN NE BİLİYOR MUSUNUZ?

Benim saçlarımı beyazlatan, belimi büken ne biliyor musunuz? Başbakan'ı 24 saat takip ederim ben. Onun da böyle bir görevi olmalı, Hükümet Sözcüsünü açmaza düşürmemektir. Buradaki konuşmasıyla biz eleştirilerin odağında olduk. Ben itibarımın, kişiliğimin yıpratılmasını istemem. Birilerinin kum torbası haline getirilmek istemem.

DOST, KARDEŞ OLARAK BAŞBAKANIMIZA SESLENİYORUM

Başbakanımıza dost, kardeş olarak seslenmek isterim, ikimizin sözleri arasındaki çelişkiyi düzeltmesi kendisinden beklenir. Bence de çok doğru olan düşüncelerini Başbakan açıklamalı. Eğer kendi içimizde konuştuk ve değerlendirdiysek ben hükümet sözcüsü olarak çıkar çok güzel bir şekide açıklarım.

Başbakan'ımızın çocuklarımızın üzerinden söylemek istedikleri bu. ama onun gerekirse yasal düzenleme yaparız demesi, ardından gayretkeş bir valimizin bu sözlerin üzerine atlaması çok doğru bir davranış değil.

11 SENEDİR ÖZEL HAYATA HİÇ MÜDAHALE ETMEDİK

Bize siyasetçinin özel hayatı olmaz derlerdi. Bunu söyleyenlerin özel hayata müdahale ediliyor demesi ne kadar yanlışsa, özel hayatın mahrem kalması da o kadar önemli. 11 senedir hiç bir şekilde özel hayata saygısızlık ya da müdahale anlamına gelecek birşeye izin vermedik. Bizi neyle suçlarlar, içki satışındaki düzenleme için suçlarlar; dindar nesil istiyoruz dedik diye suçlarlar. Alkole erişimi sınırlamak Belgrad'da da, Londra'da da, Münih'te de vardır. Ben bunu size bir saat anlatabilirim. Biz şu an AB üyesi pek çok ülkeden daha iyi yakaladık AB normlarını.

EV SAHİBİ ANLAŞMIŞ, KİRAYA VERMİŞ, YAPACAK BİR ŞEY YOK

Ben yedek subaylığımı Kırıkkale'de yaptım. Bazı asteğmenler bazı yanlış şeyler yapmış, bekara ev verilmeyecek denmiş. Bizi tanıyanlar bilenler ev verdi. Oturduk. Ev sahibi kiraya vermişse, gelende tutmuşsa buna yapılacak bir şey yok. Şimdi böyle bir şey yok. İyi veya kötü, doğru veya yanlış bu noktadan geriye dönüş olmaz. Biz çok ileri bir yere geldik. Bundan muhafazakar anlayış zarar görmüş olabilir. Zina fiili suç olmaktan çıkartıldı. Ne zaman Işılay Hanım bakan olduğu zaman. O da çok mazbut bir insandır. Ama ne yapalım ki Anayasa Mahkemesi Zina'yı yasadan çıkardı. Şimdi de böyle devam ediyor. Şimdi zina suç olsun diyene de saygı duyarım, sistem böyle devam etsin diyene de itiraz etmem. Yeni bir tartışma noktasını toplumun içine koymak, alt yapısı olmadan böyle bir şeyi yapmak başbakan olarak ileriye dönük bir vaat olabilir ama bir bakanlar kurulu üyesi olarak böyle bir şeyden haberdar değilim.

BUNDAN SONRA BAŞBAKAN İZİN VERİRSE...

30 büyükşehirde ne kadar çok alırsak önümüzdeki mahalli seçimlerde AK Parti o kadar güçlü olacak. 3 dönem engeli var bizim düzenlememizde. Ben ne vekillik ne belediye başkanlığı istemiyorum dedim daha önce. Başkası birşey demiyor, ona da saygı duyarım. Anadolu'da insanlar siz giderseniz ne olacak bu parti diyor ben daha güçlüleri gelecek merak etmeyin diyorum.

Çok sevgi, saygı duyduğum insanlar bu kararı nasıl verirsiniz diyor. Eğer sayın başbakan izin verir, bu kararıma saygı gösterirse ben hiç aday değilim. Manisa'dan aday olmuştum. Burada siyasete başladım ve burada bitireceğim dedim. Listeler ilan edildi, çok haklı çok yerinde gerekçeler söyledi Sayın Başbakan Bursa'dan milletvekili olduk. Eşyanın da tabiatın da bir sınırı var. Benim 19 yaşında başladığım siyaseti sürekli sürdüreceğim diye bir şeyim yok. Meclis Başkanlığı'na veda ettiğim gün 2007'de siyaseti de bırakayım istedim. Ama bu milletin içinden, benim inancıma, davama layık birini Cumhurbaşkanı seçtiremedim. Bundan sonra kimse bana güvenip siyasete yön vermeye çalışmasın.

mynet

Haberin Tamamı İçin:

Arınç: 'Benim Hiçe Sayılmamam Lazım'

Türkiye Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile 'kızlı erkekli öğrenci evleri' konusundaki açıklamalarının çelişkili bulunması konusunda konuştu.

"Çelişkinin sebebinin kendisi olmadığını" söyleyen Arınç, Başbakan Erdoğan'a gönderme yaparak, "Hepimiz hata yapabiliyoruz" dedi.

Arınç, AKP içindeki ağırlığına vurgu yaparak, "hiçe sayılmaması gerektiğini" söyledi.

TBMM Başkanlığı görevinde de bulunduğunu hatırlatan Bülent Arınç, "kırmızı plaka meraklısı bir bakan olmadığınını" altını çizdi.

Avrupa Konseyi'nin medya konusundaki konferansı için Sırbistan başkenti Belgrad'da bulunan Bülent Arınç, canlı yayında TRT Türk'ten Nasuhi Güngör'e konuştu.

Arınç'ın en dikkat çekici sözleriyse, hafta başından beri devam eden 'kızlı erkekli öğrenci evleri' tartışması konusundaydı.

Arınç, Erdoğan'ın Kızılcahamam'daki parti toplantısındaki sözlerinin Zaman gazetesi tarafından kamuoyuna aktarılmasının ardından haberi "asparagas" olarak .

Bülent Arınç, Güngör'ün sorusu üzerine, "görevinin 24 saat Başbakanı takip ederek görüşlerini olumlu yansıtmak olduğunu" söyledi ve "çelişkinin kendisinde olmadığını" belirtti.

Arınç sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz dava arkadaşıyız. Kader birliği yapıyoruz. Hükümetteki sorumluluğum benim sadece bir bakan olarak bulunduğum anlamına gelmez. Güzel bir kitap var; 'Futbol sadece futbol değildir.' Ben de sadece bakan değilim; benim aynı zamanda bir özgül ağırlığım var ve bu özgül ağırlığım başkalarından farklıdır. Ben bir yerde bulunuyorsam sadece bir makam işgal eden bir bakan değilim ben. Ben partinin görüşlerini, düşüncelerini, geçmişini, bugününü ve geleceğini temsil eden bir insanım. Herkes beni böyle değerlendiriyor. Meclis Başkanlığı yapmışım; demokrasi noktasında, özgürlükler noktasında kendimi, ailemi siper etmişim; gençliğimi, aşkımı, hayatımı bu yola vermişim... Ben sadece bir bakan değilim; kırmızı plaka meraklısı, koltuğa oturduğunda her şey bitti diyen bir insan değilim. Ben çok şeyi temsil ediyorum. Dolayısıyla herkesin bana böyle baktığı bir noktada benim yıpranmamam lazım, benim hiçe sayılmamam lazım. Sayın Başbakan buna dikkat eder; bu en azından bir kul hakkıdır. Kul hakkı noktasında da onun ne kadar dirayetli olduğuna ben inanırım. Özel hayatında bunu ne kadar önemsediğini ben hatırlarım. Ama zaman zaman hepimiz hata yapabiliyoruz."

BBC Türkçe

Haberin Tamamı İçin:

'Ben Sadece Bakan Değilim'

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, öğrenci evleri tartışmasında Başbakan Erdoğan ile farklı açıklamalar yapmış olmasına ilişkin, "Ben sadece bir bakan değilim, ben çok şey temsil ediyorum. Dolayısıyla herkesin bana böyle baktığı bir noktada yıpranmamam, hiçe sayılmamam lazım" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TRT'de katıldığı programda kadın ve erkek öğrencilerin bir arada kalmasına ilişkin tartışmada kendi açıklamaları ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın grup konuşması arasında ortaya çıkan çelişkiyi açıkladı.

Başbakan Erdoğan'a sitemde bulunan Arınç şunları söyledi:

"Ne duymuşsam onu dışarıda söyledim. Ne duyduysam onu söyledim. Duymadıklarımdan sorumlu değilim. Çünkü Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında "Böyle bir olay varmış, bunu böyle söylesek daha iyi olur' diye bir tartışma bile olmadı. Bunu ambalaj ve faydalı bir unsur haline getirmek benim görevimdir. Duyduklarımı ve bildiklerimi dışarıda söylediğim neyse odur. Bundan dolayı üzülmüyorum, bir eksiklik hissetmiyorum, bir yanlış yaptığımı düşünmüyorum. Grup toplantısında Sayın Başbakan benim söylediklerimi naksetmeden kendi düşüncelerini söyledi."

"Benim bir gün önce söyledikleriyle sayın Başbakanın bir gün sonra söyledikleri gerçekten tezat teşkil etti. Bana göre şöyle; ben farklı bir mecrada bildiklerimi söylerken yanlış yapmadım. Sayın Başbakan da 'Sen yanlış yaptın' da demedi. Ama farklı bir şey söyledi: 'Ben böyle bir siyasetçiyim, nerede ne konuştuysam onu aynen tekrarlarım' dedi. Arkasından gelen sözlerle benim açıklamalarımla bir çelişki olduğunu belki farkında olmadan ortaya koydu. Ben bunları tevil edecek değilim. Çünkü öyle şeyler vardır ki tevil götürmez. Meselenin bu boyutuna bakanlar, siyasetçi olsun, gazeteciler olsun veya toplumdaki pek çok kesim, benim sözlerimle başbakanı korumak istediğimi, aslında başbakanı korumak istediğimi, başbakanın da bizi hiçe sayarak kendi düşüncelerini açıkladığını söylediler."

"Başbakanın sözlerinden dolayı ben sorumlu değilim. Bunun getirisini götürüsünü kendi karşılar. Ben onun bunları bilerek söylediğini, bunu nasıl karşılayacağını da düşündüğünü, bu sözlerinin toplumda nasıl bir etki bırakacağını da bildiğini peşinen düşünen bir insanım. O her zaman yaptığı gibi bu sözleriyle de toplumda takdir göreceğini, aslında toplumda bir sosyal yaraya parmak bastığını düşünüyor olabilir. Bunu farklı bir zamanda, farklı bir biçimde dile getirseydi, benim konuşmamla kendi sözleri arasındaki çelişkiye kimse dikkat etmezdi."

"Biz dava arkadaşıyız. Kader birliği yapıyoruz. Hükümetteki sorumluluğum benim sadece bir bakan olarak bulunduğum anlamına gelmez. Güzel bir kitap var: Futbol Sadece Futbol Değildir. Ben de sadece bakan değilim. Benim aynı zamanda bir özgül ağırlığım var. Bu özgül ağırlığım başkalarından farklıdır. Ben bir yerde bulunuyorsam, sadece bir makam işgal eden bir bakan değilim. Ben partinin görüşlerini, düşüncelerini, geçmişini, bugününü ve geleceğini temsil eden bir insanım. Herkes beni böyle değerlendiriyor."

CNN Türk

Haberin Tamamı İçin:

Arınç, Erdoğan'a Karşı Geri Adım Atmadı

TRT TÜRK Genel Yayın Yönetmeni Nasuhi Güngör'ün sorularını yanıtlayan Arınç, Erdoğan'la birbirinden farklı olarak yaptıkları açıklamalar hakkında konuştu.

BAŞBAKAN'IN SÖZLERİNDEN BEN SORUMLU DEĞİLİM

(Öğrenci evi tartışmaları) Kızılcahamam kampında duyduklarımı söyledim dedi. Ben bildilerimi söylerken yanlış yapmadım Başbakan da öyle bir şey demedi. Ama daha sonra ben sözlerimin arkasında dururum dedi ve bir tezatlık oluştu.Başbakan'ın sözlerinden ben sorumlu değilim.Bu çelişkinin sebebi ben değilim.

ADAY DEĞİLİM

Sayın Başbakan izin verirse kararıma saygı gösterirse aday değilim.

FUTBOL SADECE FUTBOL DEĞİLDİR

Futbol sadece futbol değildir, ben de sadece bakan değilim. Benim bir özgül ağırlığım var. Ve bu özgül ağırlığım başkalarından farklıdır. Ben sadece bir yer işgal eden bir bakan değilim. Meclis başkanlığı yapmışım, demokrasi noktasında, özgürlükler noktasında kendimi ailemi gençliğimi siper etmişim, kırmızı plaka meraklısı koltuğa oturduğunda her şey bitti diyen bir bakan değilim. Benim yıpranmamam lazım, benim hiçe sayılmamam lazım. Sayın Başbakan buna dikkat eder, bu en azından kul hakkıdır.

19 yaşımda başladığım siyaseti "Bu yaşa geldim daha da devam ettireceğim" demem. 2007’de Meclis Başkanlığı'nın ardından siyaseti bırakmayı düşündüm. Ama o dönem şunu düşündüm, benim başkanlığım döneminde Cumhurbaşkanını seçtirmemişlerdi. Ben tekrar “böyle bir cumhurbaşkanı seçilmesine en azından bir oyumla katkı sağlamalıyım” dedim ve aday oldum.

Cumhuriyet

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAnkaraAvrupa BirliğiBakanlar KuruluBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBaşbakan YardımcısıBülent ArınçBursaCumhuriyet Halk PartisiİspanyaKahramanmaraşKitapManisaMilliyetçi Hareket PartisiMynetRecep Tayyip ErdoğanTRTTürkiye Büyük Millet MeclisiTürkiye Radyo ve Televizyon Kurumufutbololaytrt
Görüş Bildir