Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

5 Maddede 'Kadından Şair Olmaz' Diyenleri Utandıran Şair Nigar Hanım

 > -

Şair Nigar Hanım'ın Bir Daha Söyle isimli şiiri:

Yegane sevdiğin alemde ben miyim şimdi? 
Sahih ben miyim artık muhatab-ı aşkın? 
Bütün o hiss-i amik-i fuad-ı pür sevkin 
O ibtila-yi ezel, o alaik-i ebedi 
Benim mi şahsıma mahsur? Bir daha söyle.
O sanihat-ı hazinin, o beyyinat-ı gamın 
Sahih, mülhimi hep ben miyim, bugün söyle; 
Tahassüsatını, efkarını bütün söyle. 
Getir su kalbime dök varsa sevdiğim, elemin 
Eden nedir seni rencud? Bir daha söyle.

Yeni Türkçeyle:

Biricik sevdiğin dünyada ben miyim şimdi? 
Gerçekten ben miyim artık aşkının muhatabı? 
Bütün o istek dolu yüreğinin derin duyguları 
O ezeli düşkünlük, o sonsuz ilgiler 
Benim mi şahsıma mahsus? Bir daha söyle. 
O hüzünlü akla gelişlerin, o üzüntülerinin belli olmasının 
Gerçekten esinleyeni (kadın) hep ben miyim, bugün söyle: 
Duygulanmalarını, düşüncelerini bütünüyle söyle. 
Getir şu kalbime dök varsa sevdiğim üzüntün 
Seni inciten nedir? Bir daha söyle.

19. yüzyılın en önemli kadın şairlerinden olan Nigar Hanım'ın hayatına değinirken o dönemde kadın edebiyatçıların her daim yalnızlığa ve arkaplanda kalmaya mahkum edildiğini söylemek gerekiyor. İşte 5 maddede Nigar Hanım'ın hayatı.

1. Macar asıllı bir Osmanlı Kadını

a137.idata.over-blog.com

1862'de doğan Nigar Hanım, Macar asıllı bir aileden gelmekteydi. Öğrenimini Fransız mektebinde aldıktan sonra Türkçe, Arapça, Farsça ve Rumca dersleri de aldı. Fakat yine de en hakim olduğu dil Fransızcaydı; bu sebeple de Fransız edebiyatını çok iyi bilmekteydi. Şair Nigar Hanım'ın şiire başlamasının altında yatan sebepleri şu dizelerde aramak mümkün: 

Diyebilirim ki şairlik zevkini annemden aldım; çünkü o çok şiir okur, hasta olduğu zamanlar daima beyitler söylerdi.

2. Gerçek bir entelektüel

a405.idata.over-blog.com

Şiir yazmaya çocuk yaşlarda başlayan Şair Nigar, zamanın cemiyet hayatında da kibarlığı ve seçkinliğiyle tanınıyordu. Her Salı günü konağına devrin tanınmış şahsiyetlerini davet ediyordu. Bu davetlerde sanat, edebiyat ve müzik konuşuluyor; üzerine şiirler okunuyordu. Gerçek bir entelektüel olduğu sanata ve edebiyata gönül vermesinden anlaşılıyordu. Konağında verdiği davetler ile ilgili şu alıntıyı paylaşmak gerek: 

Osmanbey´deki konağı ile Rumelihisarı´ndaki yalısının salonları, Salı günleri dolar taşardı. Buraya dönemin kalburüstü kisileri, edebiyat ve sanat mensupları gelirler, sohbet ederlerdi. Bunlar arasında Maarif Naziri Münif Paşa, Süleyman Nazif, Ahmet Mithat Efendi, Abdülhak Hamit, Cenap Şahabettin, Faik Ali, kadın edebiyatçılardan şair ve bestekar Leyla Hanım, Mihrinissa ve Fahriye Atif Hanım´larla, ünlü tarihçi Cevdet Paşa´nın kızları Fatma Aliye ile Emine Semiye Hanım´lar gelirlerdi. Daha nice aydın kişiler bu salonların devamlı konuğu idiler. Bu salonun konukları arasında Pierre Loti, Salomon Proudhon, Paul Bourget, Karmen Silva gibi yabancılar da bulunmuşlardı.

(Taha Toros, "Şair Nigar Hanım", Skylife, 5/1994, ss. 56 – 64)

3. Aşkla başı dertte ince ruhlu bir kadın

Nigar Hanımın evliliği, aşka dayalı evliliklerden sayılabilirdi. Fakat buna rağmen eşi, Nigar Hanım'ı aşağılamaktan ve yalnız bırakmaktan geri kalmamış. Kocasının eğlenceye daha doğrusu genç kadınlara olan eğilimi, Nigar Hanım'a da acı dolu dizeler yazdırmış ve aşkta hak ettiğini bulamayan bir kadın olarak anılmasının sebeplerinden biri olmuştu. Şair Nigar, hissettiklerini böyle anlatıyor: 

Feryad ki feryadıma imdad edecek yok; Efsus ki gamdan beni azad edecek yok.

4. Özgür ve yalnız kadın Nigar

Kocasıyla birçok kez ayrılıp barışan Şair Nigar Hanım, en sonunda bu ilişkiden kurtulup yalnız kalır. Devre göre şaşırtıcı derecede özgür bir hayat yaşamaya başlar. Fakat özgürlük dediğimiz de günümüzdeki özgürlük kavramıyla yakından uzaktan alakalı değil. O dönemde sıradan kadın-erkek arkadaşlıkları bile yasak/yanlış görüldüğünden Nigar Hanım'ın kurduğu arkadaşlıklar, toplumsal baskı ve dini kaygılar yüzünden kendisine derin huzursuzluklar yaşatmış.

5. Yaşlanmakta ve yalnızlaşmakta olan bir prenses

Osmanlı son dönemlerinin siyasi ve iktisadi karışıklığından Nigar Hanım da nasibini almıştır. Maddi durumu sarsılan Nigar Hanım, pek çok Osmanlı kadını gibi aşkı tanımadan, aşkı kendi algısıyla yaşayamadan bir hayat geçirmiş ve yoksullukla başa çıkmaya çalışırken yaşlanmıştır. Tifüs hastalığı nedeniyle 62 yaşında hayatını kaybetmiş şair, günlüklerinin 50 yıl sonra açılmasını vasiyet etmiştir. Özel hayatında bir türlü mutluluğu bulamamış olması elbette kaleminin inceliğini süslemiş ve kendisini, tarihin sayfalarına unutulmaz dizeleriyle kaydetmiştir. 

Şair Nigar Hanım hakkında daha çok bilgi sahibi olmak isteyenler için not: __http://www.idefix.com/kitap/sair-nigar-hanim-nazan-bekiroglu/tanim.asp?sid=SNL0KMD58N3N7I3W1L3N 

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
faruk-yavuz

olmamış

gamze.tuncer

Şair olur muyuz olmaz mıyız bilemem ama gerekirse çok güzel şiir yazdırırız, gerekirse de şiirin kendisi oluruz biz.

peray

Didem Madak varken olmaz diyemeyiz. Kaldı ki kim diyor bu "olmaz kadından şair"leri? Sanki farklı tür aq

Gizli Kullanıcı

bir de neveser kökdeş... http://www.uskudarcevresi.com/2012/06/neveser-kokdes-ve-seker-pembesi.html

lahme

Kim demiş kadından şair olmaz diye.Olur hem de ne olur.Duyguları olan herkes şair olabilir bence

Başlıklar

Aydınmüzik
Görüş Bildir