Üniversiteye Girişte Tek Aşama ve İki Gün: 'Yeni' Sistem Hakkında Uzmanlar Ne Diyor?

 > -

Cumhurbaşkanı Erdoğan 'en kısa zamanda gereken adımlar atılacak' demiş ve değişiklik sinyalini vermişti. Dün YÖK Başkanı Saraç üniversite sınav sisteminin değiştiğini açıkladı. Yeni model nasıl olacak? Konuya ilişkin detaylar basına yansımaya devam ediyor. Sistemin 'eskiye dönüş' olduğu yönünde yorumlar var. 

Gelin birlikte uzman görüşlerine ve eğitimcilere  kulak verelim... 

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın açıkladığı yeni sisteme göre YGS ve LYS olmak üzere iki aşamada mart ve haziran aylarında yapılan üniversite giriş sınavı, artık bir hafta sonunda tamamlanacak. Eski sistemde 18 olan puan türü 4’e düşürülecek. Türkçe ve matematik, yeni sınavın merkezinde olacak. 

Hürriyet'in aktardığı bilgiye göre büyük ihtimalle bu yıl haziran ayında uygulamaya koyulacak.

YÖK Başkanı Saraç 'Ailelerimiz ve öğrencilerimiz endişeye kapılmasınlar' demiş ve sistemi ana hatları ile açıklamıştı 👇

YÖK Başkanı Saraç Açıkladı: TEOG'un Ardından Üniversiteye Giriş Sistemi de Değişiyor - onedio.com
YÖK Başkanı Saraç Açıkladı: TEOG'un Ardından Üniversiteye Giriş Sistemi de Değişiyor - onedio.com

Salim Ünsal (Rehberlik Uzmanı): 'Uygulama tarihi netleştirilmeli'

"İki ayaklı tek sınav gibi. 1999 sonrasında uygulanan ÖSS’ye benziyor. Birinci gün daha çok Türkçe ve matematik ağırlıklı, ikinci gün fen, sosyal ve dil ağırlıklı sınavların yapılacağı bir sistem olabilir. 4 puan türü bulunacak. Sadeleştirme bakımından olumlu. Dönem ortasında yapılan bir sınav olmayacağı, eğitim süreci aksamayacağı için olumlu bir etki yaratır. Öğrencilere psikolojik baskısı daha az olacak. Daha az sorudan oluşabilir. Eski sistem 320 bin boş kontenjan kalmasına yol açmıştı. En azından bu sistemde üniversitelerin tamamını doldurmak mümkün. Mevcut sistem 10, 15 yıl önceki ihtiyaçlara göre tasarlandığı için hep öğrenciyi eleyecek yöntemle kurgulanmıştı. Üniversiteler önündeki yığılmaları her yıl artıyordu. Yeni sistem bunu azaltabilir. Geçişin bu yıl mı, seneye mi olacağı açıklanmalı."

Celil Vardar (Eğitimci): 'Kararlar genel olarak olumlu'

"Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın (YGS) yılın ortasında yapılması şikâyetlere neden oluyordu. Yıl sonunda yapılması olumlu bir adım. Puan türlerinde de azalmaya gidilmesi iyi. Çünkü çok olduğunda kafa karışıklığı yaşanıyordu. Şimdi daha sade bir sisteme gidiliyor. Türkçe ve matematiğin merkeze alınması, puanlarının üniversiteye girişte ağırlıkta olacağı anlamına geliyor. Böylece daha iyi sonuçlar ortaya çıkacaktır. Bu uygulama ortaöğretimi de olumlu etkileyecek. Genel olarak alınan kararlar olumlu."

Onur Soğuk (Eğitimci): 'Puanların azaltılması yerinde'

"YGS’nin yerini tutabilecek bir sınavda belki sadece Türkçe, matematik sorulacak ya da puan türleri oluşturulurken hesaplamada Türkçe ve matematik derslerinin katkısı artırılabilir. Eski sistemdeki YGS-LYS’yi karşılayacak sınavlar anladığımız kadarıyla haziranda yapılacak. YGS’nin yerini tutacak sınav, cumartesi olabilir. LYS’lerin yerine olansa pazar yapılabilir. ÖSYM Başkanı’nın mantığı doğru. Fazla puan türleri kafa karışıklığı yaratıyordu. Bunlar azaltılacak. Bu bir format değişikliği; içerik değişmedi. Özünde çok büyük bir değişiklik yok. Bence bu sistem daha olumlu. Sınav martta yapıldığında süreç 4 aya yayılıyordu. Öğrenciler hazirana kadar motive olamıyorlardı. Öğrencilerin stresini azaltacak."

Cihan Yeşilyurt (Rehberlik Koordinatörü): 'Bir an önce sınav takvimi açıklanmalı'

"Sene içinde apar topar açıklama yapılması, adayları merakta bıraktı. Ağustostan beri adaylar yayın satın aldı, özel derse, hazırlıklara başladılar. Açıklamalara göre martta sınav olmayacak. Ancak bu netleştirilmeli. Bir an önce tedbirler, çalışma programları açısından bu martta sınav olup olmayacağı açıklanmalı. YGS ve LYS’nin bir hafta sonu yapılacak olması olumlu. Martta öğrenciler çok dağılıyordu. İlk sınava çok çalışıyor, diğerini öteliyorlardı."

Latif Selvi ( Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili): 'Eski sisteme dönüş var'

SuperHaber’den Arzu Erdoğral’a konuşan Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi ise görüşlerini şöyle dile getirdi: 

"Yenilikten daha çok yeni uygulamadaki bir takım hususların eski uygulamaya dönüşü ve bir miktarda ilave yenilikler getirdiğini gözlemliyoruz. 

(...) Bu sınav sistemlerinin hiç birisi için eskisi çok kötüydü yenisi de mükemmel oldu demek mümkün değil. Her birisi ile ilgili değerlendirmeler yapmak mümkün. Baraj eskisinde de vardı şimdi de var. Uygulamalarda daha önce yapılmış uygulamalar. Belki burada tek yeni diyebileceğimiz şey hani çok tartışılan açık uçlu sorular vesaire olsaydı belki bir yenilik diyebilirdik. Burada öyle bir durum henüz uygulamada gözükmüyor. Pratikte soru şekilleri daha detaylı ortaya çıkınca belli olacaktır. Türkçe, matematiğin bütün branşlarda bütün alanlara ağırlıklı olarak verilmesi söz konusu. Belki ana yenilik diyebileceğimiz şey bu. Bunun haricinde daha öncede denenmiş uygulamalar diyebilirim."

Eğitim-Sen: 'Hangi soruna çözüm üreteceğini açıklanmadı'

Eğitim-Sen tarafından açıklamada "Asıl gerçek 'Ben yaptım oldu' denilerek eğitimin her kademesinin yap-boz tahtasına çevrilmesi ve çocuklarımızın adeta kobay haline getirilmesidir" denildi.

Açıklamadan bir bölüm şöyle:

"Gerek Cumhurbaşkanı gerekse YÖK Başkanı yaptıkları açıklamalarda bu değişikliğin hangi ihtiyaç kapsamında yapıldığını, hangi soruna çözüm üreteceğini açıklamadı. Sadece bu sistemin değişeceği ilan edildi.

Hatırlanacağı üzere 2010 yılında AKP tarafından ÖSS kaldırılmış, öğrencilerin hayatlarını tek sınava bağlanması yine AKP hükümeti tarafından eleştirilmişti. Özellikle gençlerimizin ÖSS baskısı nedeniyle giderek artan biçimde intihara teşebbüs etmeleri kaygı verici noktalara ulaşmıştı. O dönem getirilen ve bugüne kadar yürütülen YGS ve LYS, yine AKP hükümeti tarafından çeşitli övgülerle kamuoyuna duyurulmuş, sınav sayısının arttırılmasının ve farklı dönemlerde yapılmasının gençlerin üzerindeki baskıyı azaltacağı ilan edilmişti.

Bugün ise o dönem ÖSS’ye getirilen eleştirilerin ve YGS ile LYS’ye dizilen övgülerin sahipleri tarafından sınav sisteminde bir değişikliğe daha gidileceği duyuruldu. Üstelik sınavın yine tek haftada gerçekleştirileceği ilan edilerek…"

Abbas Güçlü (Milliyet Gazetesi Eğitim Editörü ve köşe yazarı): 'Getirmek istedikleri sistemler, daha önce denendi ve kaldırıldı'

Bugün yayımlanan "Sınavlar azalınca ya da kalkınca sorun bitecek mi?" başlıklı yazısında 'yaz-boz' eleştirisinde bulunan ve üniversiteye girişin tıpkı şimdi yapılmak istenildiği gibi tek basamaklı ve basit olduğunu hatırlatan Abbas Güçlü şu şekilde devam etti:

"Bugünkü karma karışık hale getiren yine kendileri oldu. Beş yıl sonra bu tek basamaklı basit bir sınavla olmuyor deyip tekrar bugünkü sisteme dönerlerse hiç şaşırtıcı olmaz. Deneme yanılma yöntemiyle öğrenme şekli, ilk çağlarda kalsa da, biz hâlâ deneye deneye doğruyu bulmaya çalışıyoruz ki, bunu bile elimize yüzümüze bulaştırıyoruz. TEOG ve YGS, LYS’de gelinen son nokta, bugünü de aratacak cinsten. Çünkü getirmek istedikleri sistemler, daha önce denendi ve kaldırıldı. Ve asıl anlamadığımız nokta, sorunun sınavlarda olmadığı. Hangi sistemi getirirsek getirelim, bir süre sonra değiştirmek zorunda kalıyorsak, yanlışı, başka yerlerde aramalıyız."

Sizce eğitimdeki başlıca sorunumuz nedir?

Öğretmen yetiştirme sistemi
Sistemde yap-boz
Fiziki altyapı ve donanım sorunu
Liyakat
Eğitim sistemindeki merkeziyetçi ve bürokratik yapı

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiLYSÖğrenci Seçme Yerleştirme MerkeziRecep Tayyip ErdoğanTEOGYGS
Görüş Bildir