Sokak Ortasında Tecavüz Edilip Öldürülen Genç Bir Kadına Kimsenin Yardım Etmemesi ile Ortaya Çıkan Acı Gerçek: Seyirci Kalma Etkisi

-

Kitty Genovese adlı bir genç kadın, Mart 1964’te kendisini sürekli rahatsız etmekte olan Winston Moseley tarafından vahşice öldürüldü. 

Kendisine tecavüz etmeye kalkan Moseley’den kaçmaya çalışırken yardım çığlıkları sokakları inletti, ancak olaya şahit olan 38 kişi Kitty’i kurtarmak için parmağını bile kıpırdatmamıştı. Ve zavallı Kitty, New York sokaklarında çaresizce ölümü bekledi, insanların gözleri önünde defalarca kez bıçaklanarak…

Yaşanan bu olay, insanların günden güne duyarsızlaştığını gözler önüne seriyordu. Tabii bu olaya sebep olan başka etkenler de söz konusuydu.

İşte bu etkenleri araştıran iki psikolog "Seyirci Etkisi/Seyirci Kalma Etkisi" ya da bir diğer adıyla "Genovese Sendromu" kavramını ortaya attı. Peki, nedir bu seyirci etkisi? Bu kavramı size şöyle açıklayalım; yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etme olasılığımız, çevremizdeki insanların varlığına göre değişim gösteriyor. Yani kötü bir olaya şahitlik eden insan sayısı arttıkça, yardım isteyen kişiye el uzatan sayısı da o ölçüde azalıyor.

Kitty Genovese cinayetinde seyirci etkisinin varlığını açık ve net şekilde görüyoruz. Bu olaya tanıklık eden 38 kişiden yalnızca bir kişi polisi aramaya yeltendi, onda da olayın üzerinden 35 dakika geçmesi gerekmişti.

Bu durumu inceleyen John Darley ve Bibb Latane’e göre bu tepkisizliğin iki sebebi vardı. Bunlardan ilki, bu tarz olumsuz bir olayla karşılaşan insanların, başkalarının da aynı olaya şahit olduğunu gördükleri zaman sorumluluklarını diğer insanlarla paylaştıklarını düşünmeleriydi. İkinci olaraksa insanların olayın ciddi olup olmadığına karar veremiyor oluşuydu.

Üst katta yaşayan komşularınız kavga ediyorsa bu sıradan bir karı koca kavgası mıdır, yoksa işin boyutları cinayete kadar varabilir mi?

İşte yukarıda bahsettiğimiz ikinci durum, tam da bu ayrımı yapamıyor olmaktan kaynaklanıyor. İnsanlar yaşanan olayın ciddiyet düzeyine karar veremedikleri için müdahale etmek yerine uzak durmayı tercih ediyorlar.

Seyirci kalma etkisiyle ilgili kesin bir yargıya varılabilmesi amacıyla bugüne kadar pek çok deney yapıldı. Bu deneylerden biri, bir plajda gerçekleştirildi.

Plaja gelen bir kişi, plajda serdiği havlunun üzerinde radyosunu bırakmış ve bir şeyler almak için ortamdan uzaklaşmıştı. Daha sonra hırsız olarak rol yapan biri gelip radyoyu çalmaya kalkışmıştı. Duruma müdahale eden ve hırsızı yakalamaya çalışanların oranı yalnızca %20'ydi.

Buna karşılık radyo sahibi, çevresindekilere bir şeyler almak için markete gitmesi gerektiğini ve radyosuna göz kulak olmalarını söylediğinde yani onlara bir sorumluluk yüklediğinde hırsıza müdahale edenlerin oranı %90'a yükseldi.

Yapılan bir başka deneyde, yolda düşüp bayılmış rolü yapan bir oyuncuya sokaktan geçen insanların yardım edip etmeyecekleri tespit edilmeye çalışıldı.

Bayılan kişinin çevresinde tek kişi varken yardım edenlerin oranı %85 iken, çevredeki kişi sayısı 5'e çıktığında yardım edenlerin oranı %30 olmuştu. Gördüğünüz gibi, başka insanların bulunduğu bir ortamda olaylara tepki verme olasılığımız büyük ölçüde azalıyor ve başkaları ne yapıyorsa aynı şeyleri yapmaya başlıyoruz.

Genellikle çevredeki insanlar sorumluluk almıyorsa biz de olayın aslında ciddi olmadığını düşünüp müdahale etmiyoruz. Ancak tek başımıza olduğumuz zaman vicdanımız devreye giriyor ve yardım etme mecburiyeti hissediyoruz.

Kitty Genovese'in acı ölümü ve kimsenin olaya müdahale etmeye bile kalkmamış olması bu durumu en acı şekilde gözler önüne sermiyor mu zaten?

Yalnızca ülkemizde değil, dünyanın dört bir yanında hemen hemen her gün Kitty Genovese cinayetine benzer olaylar yaşanıyor ve biz bunlara sessiz kalmakla yetiniyoruz...

Nasıl olsa başkası yardım eder düşüncesiyle pek çok insan aynı acıları tecrübe etmek zorunda kalıyor. Bunun önüne geçebilmek için üzerimizdeki sorumluluğu başkalarına yüklemeyi bırakıp vicdanımızın sesini dinlememiz gerek. Ancak bu şekilde kötülüklerin önüne geçebilir ve dünyayı değiştirebiliriz...

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
narutolga

"Hepimiz kötü insanlardan çekinmeliyiz. Ama kötülüğün en çok çekinmemiz gereken yüzü iyi insanların da kötü olanlara göz yummasıdır." diye yorumlar Şehrin Azizleri filmi bu cinayeti. Güzel filmdir bu arada, tavsiye ederim.

blueberry

Yanılmıyorsam anlattığınız etkinin adı "Bystander Effect". Olay yerindeki kişi sayısı arttıkça insanların yardım etme eğiliminin azalması anlamına geliyor.

semih-aktas1

Herşeyi psikolojik etkilerle açıklamaya çalışmayı bırakın artık. Seyirci kalma etkisi falan değil düpedüz hayvanlık işte. Bizde de çok yaygın "Ben karışmayayım aman basımıza is almayalim " düşüncesi. inşallah birgün aklımız basımıza gelir.

arven

Öncelikle kimsenin umarım ihtiyacı olmaz ama başınız dertteyken, yardım isterken rastgele biri yardım etsin diye bağırmak yerine hedef göstererek bağırmak gerekiyormuş. Örneğin; hey sen sarı tshirtlü!..” ya da “hey sen uzun saçlı, kırmızı paltolu”.. gibi. Bi uzman öyle anlatmıştı. Karşındaki insana sorumluluk atıyormuşsun.

rivaille

Eskiden insanlar şeytan gibiymiş seyirci kalanlardan bahsediyorum. erkek denen cinsin zaten şeytandan aşağı kalır yanı yok. seviyorum diyip yüz vermediginde şeytanın bile aklına gelmeyecek şeyler yaparlar sevdiklerini söyledikleri insana. bir de kadınlara b*k atarlar biz harbi seviyoruz onlar sevemiyor diye. biz de seviyoruz reddediliyoruz ama bu kadar gurursuz ve şeytani değiliz. kadınların çoğu zaman tek suçu bir erkeğin aşkına karşılık vermemek..

burayabiseybulamadim

:DDD

corpse-bride

ebeveynlerde bıtıyor ıs . ıt gıbı erkek cocugu yetıstırmektırırse olcagı bu .psıko olarak manyak dogan nadıren cıkıyor

Başlıklar

TecavüzTerciholay
Görüş Bildir