Şirket İçi Demokrasiyi Benimsemiş, ‘Hayır’ı Cevap Kabul Edebilen 8 Başarılı Türk Yönetici

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

"Lidere hayır diyebilmek" kuşkusuz her zaman çok kolay bir iş değildir. Dünyanın çok başarılı şirketlerine ve yöneticilerine baktığımız zaman ise, katılımcı demokrasiyi kurum kültürü olarak benimsediklerini görürüz. 

Peki, Türkiye’de şirketlerini zirveye taşıyanlar, alttan gelen eleştirilere ne kadar açık? Capital'in araştırmasına göz gezdirelim:

1. "Tek bir kardeşten dahi hayır oyu gelirse bu yatırım kabul edilemez.”

Doğanlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, şirket içinde hem alt hem de üst kademede demokrasinin hakim olduğunu anlatıyor. 

“Bizler Doğanlar Ailesi olarak 6 kardeşiz. Kardeşlerden her biri bir sektöre başkanlık ediyor. Yıllar önce oluşturduğumuz görev, yetki, sorumluluk, ödül, ceza gibi konuları içeren yazılı kurallarımız, yani anayasamız mevcut. Bu yüzden herkes kendi sektöründeki yetkisini bilir. Yeni yatırım ve stratejik konularda ilgili sektör başkanı fizibilitesini getirir, yönetim kuruluna oylamaya sunarız. Tek bir kardeşten dahi hayır oyu gelirse bu yatırım kabul edilemez.”

Ekibinin herhangi bir kararına itiraz edip kendisini ikna ettiği durumlar olup olmadığı sorusuna ise şu yanıtı vermiş: 

“Evet zaman zaman ekiple görüş ayrılıklarımız oluyor. Özellikle reklam çalışmalarında farklı önerileriyle beni ikna ettikleri oluyor.”

2. “Ekibim, mantıklı olduğu sürece her konuda fikrini paylaşır."

Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral’ın şirket içi demokrasi konusunda yaklaşımı da bu sözleri kadar net. Ona göre herkesin her konuda söz hakkı var ve herkes düşüncesini argümanlarıyla savunabilir.

“Önemli olan ortak akıl ile doğru olana ulaşmak. Karşıt görüşler olmalı ki farklılıklar en başında masaya yatırılsın, çıkabilecek problemlere karşı çözümler üretilsin."

Güral, “Hangi konularda size ‘hayır’ denilmesini asla kabul etmezsiniz” sorusuna ise şu yanıtı vermiş: 

“Dünya değişiyor, dünün doğrusu bugünün yanlışı olabilir. Sabit fikirli olunmasını sevmem. Eskiye körü körünü bağlı kalarak alınan kararlarla hayır denmesini kabul etmiyorum." 

3. "Yeni fikir ve görüşlere açık olmanın faydasına her zaman inandım."

Kiğılı CEO’su Hilal Suerdem, 20 yıla yakın süredir Kiğılı’nın marka yolculuğunda neredeyse her kademede görev almış. Katılımcı bir şirket kültürüne sahip olduklarını söylüyor. Suerdem’in tek itirazı, çözüm odaklı olmayan ‘hayır’lar:

“Önemli olan ‘hayır’ diyebilmek ya da itiraz edebilmek değil. Önemli olan o konuya nasıl bir çözüm getirdiğiniz. ‘Olmaz’ demek yerine nasıl olacağını tarif eden bir yaklaşıma sahip olmak. Ekibimdeki bir uzman bir konuya itiraz ediyor ve yerine ölçülebilir sonuçlarla başarı sağlayacak yeni bir öneri getiriyor ve beni ikna edebiliyorsa bu bir ‘hayır’ değil, doğru motivasyonla ve aynı hedefler için ortak akılla çalıştığımızın göstergesidir. Bu nedenle sadece temelsiz, somut kanıtlara dayanmayan bir ‘hayır’ı asla kabul etmem.”

4. "Arkasında rasyonel gerekçeleri olduktan sonra her arkadaşım her görüşünü ve itirazını rahatça benimle paylaşabilir."

Otokoç Otomotiv Genel Müdürü Görgün Özdemir “hayır”lara sonuna kadar açık bir yönetici. Tek koşulu kendi kararına itiraz edenin mantıklı bir nedeni olması… 

“Her fikrin değerli olduğu günümüzde, bana ‘hayır’ denilmesine asla karşı çıkmam. Ya ikna etmeye ya da ikna edilme felsefesine gönülden inanırım. Bu yöntemi kişilerin kendini geliştirmesinin bir kanalı olarak görüyorum. 

Karşı fikirler, farklı bakış açıları tabii ki beni besler. Ekip arkadaşlarıma da açıkça ifade ediyorum. Eğer inandıkları bir konu varsa, ben ‘hayır’ demiş olsam bile, ısrarcı olmalarını istiyorum. Böylece onlar da konu hakkında bir kez daha düşünüp, yeni yaklaşımlarla ve / veya projede yaptıkları değişikliklerle tekrar tekrar bana gelip ikna etmeye çalışıyorlar.”

5. “Yalnızca mazeret beyan etmek için ‘hayır’ veya ‘olmaz’ kelimeleri kullanıldığı zaman kabul etmiyorum."

Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu:

"Yapılması mümkün olan ve delege edilmiş yönetici arkadaşlarımızın başarabileceklerini bildiğim konularda ‘hayır’ ve ‘olmaz’ kelimeleri kabul edebileceğim bir şey değil. Bunun dışında yeni yatırım, ürün, strateji konusunda veya karşı görüş bildirilmek istendiğinde bana ‘hayır’ denilmesine açığım.” 

Orakçıoğlu, zaman zaman ekibinden gelen itirazlar üzerine kararını değiştirip, çok olumlu sonuçlar aldığını da eklemeden geçmiyor.

6. “Benim görüşümden farklı bir görüşün hedeflerimize daha çok hizmet ettiğini gördüğümde, bu görüşümde ısrarcı olmak kesinlikle benim tarzım değil."

Farklı fikirlerin, farklı bakış açılarının şirketi bir adım ileri taşıdığını düşünen GittiGidiyor Genel Müdürü Öget Kantarcı, ekibindekilerin herhangi bir konuda kendinden farklı düşünmesini itirazdan ziyade fırsat olarak değerlendiriyor. Bu nedenle de konu ne olursa olsun kendisiyle paylaşılmak istenen her şeyi dinliyor. 

"Yakın zamanda, şu aralar prodüksiyonu tamamlanan reklam filmimizde başrolün ünlü bir isim olmasını istiyordum ancak ekibim konseptin ünlü biri olmadan da oldukça etkili olacağı konusunda beni ikna etti. Onların fikirleri doğrultusunda ortaya çıkan reklam filminin oldukça güzel olduğunu düşünüyorum”. 

7. "En iyi girişim ve yatırım imkanlarını, başkalarının “hayır” dediği yerlerde buldum.

Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Büyükkuşoğlu Serter, "Hayır"ı sevme nedenini şöyle açıklıyor: 

“En önemli başarılarımı ‘hayır’ları ‘evet’e çevirerek kazandım. Birlikte çalıştığım insanların beni sorgulamasını ve düşüncelerini benimle paylaşmasını isterim. Ancak ‘hayır’ diyen kişinin, beni ikna etmesini ve matematiksel şekilde tezini açıklamasını isterim. Çünkü herkes ikna olmadan uygulanan kararların, verimli olmayacağını düşünüyorum.” 

Serter’in tek istisnası etik konular. 

“Etik değerlerin sorgulanmasını kabul edemem, bu konular ekibin fikir birliğinde olması gereken konular ve tartışmaya açık olmamalı."

8. “Bir odadaki en zeki insan sensen, yanlış odadasındır.”

Yemeksepeti CEO’su Nevzat Aydın:

"Çalışanların, hangi pozisyonda olursa olsun, bana yeni şeyler katması, doğru bildiğim konularda dahi bana farklı bir bakış açısı sunması hoşuma gider. Stratejiden ürün geliştirmeye, pazarlamadan satışa her alanda kararlarımızı ilgili ekiplerin katılımı ve uzlaşısıyla alıyoruz. Bu ortamda da itirazını makul ve mantıklı gerekçelerle sunduğu takdirde, isteyen herkes istediği konuda ‘hayır’ diyebilir ve bizler de bu itirazları her zaman dinlemeye değer görürüz.

Şahsen odamın kapısı her an açık. Alınması gereken bir karar için tartışırken, titrlerimizden ve rollerimizden sıyrılarak, Yemeksepeti için en iyi olan neyse ona ulaşmak için karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyoruz.”

İnsanların doğru bulmadığı talimatlara itiraz etme hakkına saygı duyan yöneticilerle çalışmak herkese kısmet olmuyor tabii. Ne diyelim, "saygı" ile "korku"yu birbirine karıştıran sayısız yöneticiye örnek olmasını dileriz 👊

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
fatih-odemis

Dostlar alışverişte görsün.. hepsi için söylemiyorum ama bu düşünceleri pratikte görmek lazım.. :)

goruncekadam

Örneğin 5 kardeşten biri karşı çıkarsa o kabul edilmez kuralı çok çok eski bir gelenektir. Ticari bir olgudur, büyük ihtimalle yahudi kökenlidir.

kol-cigsi

Dünyayı ticareti yahudiler öğretti. Bırakta gelenekleri her yerde oluversin.

goruncekadam

İtirazım yok zaten.

Başlıklar

AydınCEO
Görüş Bildir