Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Sesil Aktürk Yazio: Wolfgang Amadeus Mozart

24PAYLAŞIM
Yazio Banner

“Ne üstün zekâ ne hayal gücü ne de ikisi bir dahi yapmaya yeter. Sevgi sevgi sevgi İşte bu dehanın kendisidir.

Ocak ayı… Hava çok soğuk değil İstanbul’da ama gökyüzünün gri hali öyleymiş gibi hissettiriyor. Pencere kenarında kahvemi yudumlarken parkta sanki aceleleri varmış gibi oradan oraya koşuşturan kedileri izliyorum. Aniden durup etrafı dikkatle izleyen ve geldikleri gibi hızlıca uzaklaşan doğanın başyapıtları bilgisayarımdan yükselen Mozart’ın Herbert von Karajan ve Berlin Filarmonik Orkestrası eşliğinde çalınan “Requiem” ile uyum içinde. Kalben hayatın sihrine ve her şeyin birbirine kusursuzca oturduğuna koşulsuzca inanan, aklı ise 1.33’lük farka takılı ben, ağaç, kedi bir an için biriz.

Mozart’ın da sayılarla oynamayı sevdiği, müzik ile bilişsel aktivitelerin gelişimi konusunda çeşitli araştırmalar yaptığı ve müziklerinde “Altın oran” kullandığı söylenir.

Hatta Amerika Birleşik Devletleri’nde psikoloji bölümünde okuyan öğrencilere 30 dakika Mozart’ın “altın oranı “(1.618) kullandığı düşünülen bir piyano sonatı dinlettirilip, sonrasında öğrencilere üç boyutlu düşünme testi uygulanmış. Sonuçlar olumlu çıkınca da “Mozart’ın Müziği”nin beyne jimnastik yaptırdığı öne sürülmüş ve bu etkiye de “Mozart Etkisi” denmiş. Müzik hayatınızı değiştirebilir mi ya da müzikten beklentiniz nedir gibi soruları göğüsleyen bu araştırmalar müzik dinlemenin sadece boş bir zaman etkinliği olmadığını kanıtlar gibi. Aramızdan ayrılışının 229. yılını geride bıraktığımızı düşünürsek, müziğinin eşsizliği ve derinliğinin, alışıla geldik hesapların çok ötesinde olmasını doğal değil mi?

“Böyle bir yetenek yüz yıl boyunca bir daha gelmez” -Hyden

Mozart’ın ölmeden önce bestelemeye başladığı Latince dinlenmek, teselli bulmak anlamına gelen “Requiem” dinsel açıdan bir “ağıt”. Türkçe’ ye “ölüm duası” olarak çevriliyor, oysa notalar kalbimden geçerken şefkati ile iyileştirip, hayatla aramda yenileyici bağlar kuruyor. Kulağıma merak uyandıran, cesaret veren şeyler fısıldıyor sanki. Hiç bakmadığım gibi bakmaya, hiç görmediğim gibi görmeye teşvik eder gibi. 

“Müzik notalarda değil, aralarındaki sessizliktedir” Mozart

Gizemli bir de öyküsü var: Mozart “Sihirli Flüt Operası”nda çalışırken kimliği gizli tutulan bir adam geliyor ve ona imzasız bir mektup veriyor. Yıl 1791. Mektupta ünlü besteciden  “Ölüm Duası” bestelenmesi isteniyor.  

Mozart, sonradan “Schloss Stuppach Kontu, Walsegg” olduğu anlaşılan gizemli kişinin, genç yaşta ölen biricik karısının anısı için ısmarlanan “Requiem” bestelemeyi kabul ediyor. Kederli bir adamı, kaybedilenin acısıyla içine düştüğü boşluğu, kaygan zeminin yarattığı karmaşık hisleri, özlemi anlatan ve belki de uygun çekim alanları yeniden oluşup hayata tutunduğunda dahi ona, bir bakışın ya da bir gülüşün yarattığı hissi unutturmayacak bir müzik. Duygularını gündelik yaşam ve gerçekliğine uygun hale getirmek yerine, yas tutmayı seçen olgun ruhun; şu anın sonsuz olasılığına rağmen, yeteneklerin kalıcı olarak yok olmasını kabullenme evresinde ona eşlik edecek bir eser… 

Eserin biri kesin, biri muğlak iki ayrı sonu var; belki de Kont yas tutma evresindeki mücadelesiyle notaların içinden yeniden doğabileceği bir besteyle, ruhunun yeteneklerini daha iyi kullanmayı öğrenecekken; Mozart başını bile bilmediği bir öykünün karanlığına hapsoluyor. Sağlığı hızla bozulmaya başlıyor, bu durum ruh halini de etkiliyor ve derin bir karamsarlık onu fırtınalara sürüklüyor. 

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nda flüt sanatçısı olan akademisyen - yazar Aydın Büke’nin Dünya Yayınları’ndan çıkan Mozart – Bir Yaşam Öyküsü adlı kitabında Mozart bir dostuna yazdığı mektupta sürüklendiği ruh halini şöyle açıklıyor: 

“..Kimliği belirsiz kişinin hayali gözümün önünden gitmiyor. Sürekli olarak bana eseri biran önce bitirmemi söyleyişini görüyorum. Durmadan çalışıyorum, en azından beste yapmak, dinlenmek daha huzurlu… İçimde artık zamanın dolduğuna dair bir his var. Ölümüm yakın. Yeteneğime sevinecek zamanım olmadan sona geldim. Yaşam çok güzeldi, mesleğimin başlangıcı ümit vericiydi ama insan kaderine hükmedemiyor. Ölüm şarkım orada duruyor, onu tamamlamadan bırakmam gerek…” 

Son sözleri “Ölümün tadı dudaklarımda… Bu dünyadan olmayan bir şeyler hissediyorum.” olan Mozart “Requiem”i bitiremeden ölüyor. Mozart, erken kaybedilen sevgiliye adanan yapıtın nasıl bitirileceğini öğrencisine ölüm döşeğinde anlatıyor ve “Requiem” Süssmayr tarafından bitiriliyor. 

Milos Forman’ın 1984 yılında yönettiği büyük bestekârın hayatını konu alan “Amadeus” döneminin en popüler filmidir, 8 Oscar kazandı.

Ancak müzik tarihçilerine göre filmde yer alan tarihsel eşitsizlikler var. Özellikle Antonio Salieri’nin Mozart ile olan rekabeti üzerine pek az tarihsel kanıt var olduğu söylenir. Hatta büyük olasılıkla Salieri ile Mozart birbirlerine arkadaş ve ortak gözüyle bakıyorlardı.  Salieri’nin halk kütüphanesinden Mozart’a partisyonlar verdiğinin belgelerle kanıtları var olmasının yanı sıra birçok kez Mozart’ın eserlerini sahnede sunduğu söylenir bir de Mozart’ın oğlu Franz Xaver’ in müzik öğretmenliğini yapar. 

Schaffer ve Forman “Amadeus”u hiçbir zaman Mozart’ın gerçek biyografisi olarak sunmak istemediklerini, filmin DVD sunumunda, dramatik anlatımın İncil’deki Habil ve Kabil hikâyesinden esinlendiği anlatır. Bir kardeş Tanrı tarafından sevilir, bir kardeş Tanrı Tarafından hor görülür.  
Hayatın her yerinde parmak izlerine rastladığımız Tanrı tarafından hor görülen kardeş Salieri’ye, filmde, Fahrid Murray Abraham hayat verdi ve müthiş oyunculuğu ona “En İyi Erkek Oyuncu” Oscar’ını kazandırdı.  

 Müzik yerini alkışlara bırakırken; aklımda acımasız tayfalar tarafından kanatları tutulmuş deniz kuşları… Yokluğa dair bir hatırlatma. Yatıştırıcı olmaktan öte, sanki gürleyerek bir yanıtla ortaya çıkıp beni gecenin kollarına bırakır gibi… Masalın beni nereye götüreceğinin ise bir önemi yok...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
darkosman

Mozartmı hiç sevmem aq..bethoven babaaaaa

Görüş Bildir