Sadri Alışık'tan Barış Arduç'a 60'lardan Bugünlere Değişen Jönler

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Sinema, televizyon ve popüler kültür bütün bir toplumun ışıklı bir yansıması gibidir. Dönemin tüm ruhu, ekranlardan ve sahneden taşıp yine evlerimize, zihinlerimize ve hayatlarımıza döner. Oysa oralarda olan her şey de bizim hayatlarımızdan beslenir. Böyle olunca da, bir dönemin kadınları ne tür adamları beğeniyorsa o adamlar parladıkça parlar ve ekranlarda yerini bulur. 60'lardan bu güne ne tür adamları sevdik, ne tür adamlara hayranlık duyduk, minik bir liste çıkardık. Çıkan sonuç insanı hem hüzünlendiriyor, hem de gülümsetiyor.

1.1960'lar: Ayhan Işık, İzzet Günay, Sadri Alışık...

Üçü de bıyıklı, kara kaşlı, nispeten orta boylu, kemikli geniş yüzlere sahip. İşte 60'lı yılların jönleri!

60'ların havasından sanırım, mütevazi takım bir elbise içinde, zarif ve naif adamlar.

Bu adamlar ne kadar zengin ve paralı da olsa mazlum adamlar. Yalvaran, ağlayan adamlar.

Hani ayrılsan, bıraksan acıdan ölecekler.

O derece aşık adamlar. Kusursuz değiller elbet; bazen kaba saba, derinliği olmayan, laf anlatması güç, düz hatta dümdüz adamlar. Kendileri de bilir. Sorarsanız, ben sıradan bir adamım der, Sadri Alışık sesiyle. Sadece çok seven, sıradan bir adam! Dönemin kadınları en çok sevilmeye ihtiyaç duymuş herhalde.

2.1970'ler: Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, Ediz Hun, Kadir İnanır, Tarık Akan...

Dönemin ruhu, dönemin jönlerine hemen yansımış.

Kadınlar 70'lerde, 60'ların bıyıklı, sıradan adamlarını bırakıp, bebek suratlı güzel yüzlü yumurta gibi çocuklara bakmaya başlamış.

"Bu adamlar öyle mi yahu?" diye sormayın, açın bakın 70' lerde nasıl görünüyorlarmış.

Tipleri değişince karakterleri de değişmiş adamların.

Nerede o 60' lardaki aşık ve sevdiği uğruna kendini parçalayan adamlar? Onun yerine bu zibidilere aşık olmuş kadınlar.

Köşk çapkınları, silahına aşık mafya bozuntuları, aşırı gururlu çiftlik sahipleri, aklı bir karış havada serseri tipler.

Buradan anlıyoruz ki, 70'lerde efendilik para etmiyordur. Aslında hepsi özünde iyi adamlar, üstelik çok eğlenceliler,  fakat biraz taş kafa oldukları su götürmez bir gerçek. Kadınları, seçtikleri hayatlar ve bükülmez gururları ile üzen, çok üzen adamlar.

70'lerde jönler, ömür tüketen cinsindendir. Gücü seven güçlü olmayı çok önemseyen, adeta laftan anlamaz çocuklardır.

Bu adamları sevmeye kalkarsanız mafya çatışmasında ölebilir, onun uğruna adam öldürüp 30 yıl yiyebilir, sırf ona kendinizi kanıtlamak için 15 yıl inzivada kalabilirsiniz. Gördüğünüz gibi 70' lerdeki jönler gerçek birer başbelası.

3.1980'ler: Tarık Tarcan, Tolga Savacı, Faruk Peker, Küçük Emrah, Yaşar Alptekin, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses...

Listeden de anladığımız üzere 80'lerde nevrimiz dönmüş, kafalarımız çok karışmış, toplumsal olarak bir adet darbe görmüş ve büyük göçlere tanık olmuşuz. Ciğerimiz mi sökülmüş, yoksa kafamız mı karışmış belli değil. Bu yüzden de jönler de karmakarışık.

Biri kentli kadına hitap eden, diskoteklerden çıkmayan, uzun boylu güzel vücutlu yakışıklı ve bir o kadar problemli bir tip.

Bu ne istediği belli olmayan, gelgit kafalı, yediği önünde yemediği arkasında olduğu halde tribinden geçilmeyen, kendini ifade edemeyen, hedonist tipin neden yaratıldığını, neden bu kadar sevildiğini henüz anlayamadık. Kah zengin bir ailenin zengin şımarık oğlu, kah zengin olma heveslisi diskotek bağımlısı bir genç oluyordu bu jön.

Diğer tipimiz ise Anadolu insanıdır. Ya da bize öyle yutturuldu.

Köyden şehre gelmiş şarkıcı olan, bazen olamayan, hapse düşen, kötü yollara bulaşan ama hala ölümüne seven, sevdiği zaman züppe şehirliler gibi değil, yürekten seven bir adam bu. Fakat bu diğer tipin aksine namusuna düşkün, şerefi ve haysiyeti için yaşayan bir erkek. Bu erkek için aşk ve namus hep arada kaldığı iki şey.

Bu Anadolu'dan gelme yiğidin derdi tasası hiç bitmez.

Fakat yine de bu tip dünyanın en iyi, en saf insanı oluyordu nedense, özellikle birinci jön tipinin havari yaşamından sıkılanlar için adeta bir kurtuluş limanıydı. Seksenlerde kadınlar iki arada bir deredeydi. Mutluluk ona haramdı.

Ortam böyle olunca tahmin edin Türk Sinemasında en çok namus cinayeti hangi yıllarda işlenmiş?

Tebrikler! Seksenler kadınların bu iki adam tipi tarafından en çok hırpalandığı yıllar. Tüm hikayelerde bu adamlar kadınları hem üzüyor, hem de sevgi adı altında hırpalıyordu.

4. 1990'lar: Burak Kut, Tarkan, Mustafa Sandal...( 90'larda sinema can cekiştiği için hepimiz popçu olduk maalesef.)

90'larda Türk Sineması'nda sanat filmi furyası başlamıştı. Başroller de genelde amcamıza ve mahallenin bakkalına benzediği için, size oradan jön bulamadık.

Zaten o yıllarda bir kaç entel hariç, kimse Türk Sineması ile ilgilenmiyordu, varsa yoksa Türkçe Pop ve starları...

Koca bir nesil Burak Kut ve Tarkan konserlerinde ağlarken baygınlık geçirdi.

O dönemin üç büyük starına bakınca yine temiz yüzlü, şarkı söyleyen, dans eden gençlerin rağbet gördüğünü söyleyebiliriz.

Başka şeyler de söylemek isterdik ama söyleyemiyoruz, ne yapsaydık, listeye Halil Ergün'ü mü koysaydık!

5. 2000'ler: Kıvanç Tatlıtuğ, Kenan İmirzalıoğlu, Mehmet Günsür, Halit Ergenç (Sinema biraz toparlanmış ama biz gözümüzü televizyondan alamıyoruz.)

Listeyi kısa tuttuğumuza bakmayın bu devir sinema değil televizyon devridir ve taş atsan jöne değmektedir.

O kadar çok jön vardır ki neredeyse her eve, her haneye, her köye bir jön düşmektedir.

Yeni televizyon jönleri yakışıklılıkta devrim niteliğinde, bakışları delip geçen, sokakta görsen dönüp bakabileceğin fiziksel niteliklere sahip, taş gibi adamlardır.

Durum böyle olunca, hepsi ya iş adamı, ya reklamcı, ya kabadayı, ya da en kötü ihtimal kobi oluyordu.

Bunlardan kpss'ye hazırlanan ortanca çocuk da çıkmıyor haliyle. Sonuç olarak 2000'lerde kadınların hayalini hem yakışıklı hem zengin adamlar süslemiş diyebiliriz. 2000'lerde mutluluğun kapısı paralı olmuş.

Ve sonunda şimdinin jönleri: Barış Arduç, Pamir Pekin, Çağatay Ulusoy... (Daha çıtayı daha ne kadar yukarı çekeceğiz!)

Bir yerde durmamız gerekiyor arkadaşlar, 2020'leri hayal dahi edemiyoruz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
zeynep-arduc

Barış Arduç

pininfarina

Ayhan Işık'tan Barış Arduç'a çıta yükselmiş mi oluyor? Ah siz ergenler ah.

dogukan-kukul

bu ülkeye bin yılda bir fatma girik kadir inanır tşoray h koçyiğit c arkın gelir.üç günlük kişilerle bir tutulmaz...

dogukan-kukul

hiçbiri kadir inanır ın dırnagı bile olamaz.kimle kimi karşılaştırıyorsunuz...saygısızlar.

zuzie

Ediz Hun! Sadri Alışık! Ah....

Başlıklar

Barış ArduçÇağatay UlusoyDarbeKamu Personel Seçme SınavıKıvanç TatlıtuğMehmet GünsürSinemaTarık AkanTarkanaşkkadınlaryumurta
Görüş Bildir