Rahatsız Edici Sahneleriyle Huzursuzluk Yaratan Ama Seyretmeyi Bırakamadığımız 14 Tuhaf Film

10PAYLAŞIM

Giderek karmaşıklaşan dünyanın kargaşasından kaçmak için filmlere daha sık sığınır olduk. Dertleri unutturan, aradığımız ya da özlediğimiz hayatları sunan filmlerle günü bitirmek kulağa oldukça hoş geliyor. Rahatlamış bir ruh haliyle haliyle uykuya dalmak gibisi yok, değil mi? Ancak bir de madalyonun diğer yüzü var. İçerdikleri korku, dehşet ve gerilim unsurlarıyla izlerken ruh sıkıştıran, ancak durdur tuşuna basmayı imkansız kılan filmler... İşte, gerilmenin ötesinde bir rahatsızlık yaratıp algılarınızı tepetaklak edecek kadar ürkütücü filmlerin listesi:

1. Old Boy (2003)

Gösterime girdiği yıl başyapıt olarak değerlendirilen bu Güney Kore yapımı filmini seyrederken neye uğradığınızı şaşırabilirsiniz. Film bittiğinde tekrar izlemek istemeyeceksiniz ancak kafa karışıklığınız sonsuza kadar sürecek, emin olun. Bu irite edici şaheser 2013 yılında yönetmen Spike Lee tarafından tekrar yorumlandı. Ancak ısrarla orijinal versiyonu seyretmenizi öneriyoruz, tabii seyredebilirseniz!

2. Pink Flamingos (1972)

John Waters tarafından yazılan ve yönetilen film, gösterime girdiğinde oldukça sert tepkiler toplamıştı. Başta Hristiyan din adamları olmak üzere hayvan sevenlerin de tepkisini çeken filmi kategorize etmek de oldukça güç. Pink Flamingos, yönetmenin tarzı nedeniyle kara komedi olarak nitelendirilse de aslında çarpık bir komedi. Yaşayan en pis insanın hikayesini anlatan filmde, fetiş oyuncu Divine'ın bazı sahneleri midenizi zorlayabilir. İzlediğinizde temelinde "edep" duygusuna saldıran filmin aldığı tepkilere şaşırmayabilirsiniz.

3. Clockwork Orange (1971)

Satnley Kubrick'in efsanevi filmi Clocwork Orange, sadist sahneleriyle bugün bile yıllara meydan okuyor. Anthony Burgess'in aynı adlı kitabından uyarlanan film, en az kitap kadar rahatsızlık verici bir etkiye sahip. Şiddet bağımlısı bir çete ve çete lideri üzerinden insan doğasının şiddete yatkınlığını sorguluyor. Filmin uğradığı sansür ve yasaklar düşünüldüğünde Kubrick'in bu kült eseri "şiddet pornosu"nun atası olarak değerlendirilebilir.

4. Requem For A Dream (2000)

İçinizi acıtan, damarlarınızdan kanınızın çekildiğini hissettiren, yaşama sevincinizi öldüren bir film arıyorsanız tebrikler buldunuz! Darren Aronofsky'nin yaratıcı ellerinden çıkan bu film bir tokat sertliğine sahip. Tıpkı Trainspotting filmi gibi uyuşturucunun hayatları paramparça edişini anlatan bu filmde de bazı sahneleri sindirmekte epey zorlanacaksınız.

5. Irreversible (2002)

Rahatsızlık vermeyi sanat haline getiren ünlü yönetmen Gaspar Noe, sinemanın en deneysel yönetmenlerinden biri. İçgüdüsel olarak korkunun her halini seyircisine geçirmesiyle öne çıkan Irreversible, ters bir kronoloji ile travmatik bir gecede yaşananları anlatıyor. Güzel güzeli Monica Belluci'nin performans sanatına döndürdüğü zorlu tecavüz sahnesini izleyebilmek gerçekten yürek istiyor. Gaspar Noe bununla da kalmayıp, aşırı yakın çekimleriyle bir kafatasının patlatılması gibi sahneleri beynimize kazımayı görev ediniyor.

6. Funny Games (1997)

Funny Games, Michael Haneke'nin ülkemizde ve dünyada en çok bilinen filmi. Kendine has bir sinema dili olan Haneke'nin filmlerinde yaşattığı o ilk şok unutulacak cinsten değil. Saf şiddeti anlattığı Funny Games, artan bir kaygı düzeyiyle sizi esir alıp sürekli sarsacak. Kapatma isteği uyandırmasına rağmen neden izlemeye devam ettiğinizi sorgulatan film, şiddet yanlısı olanın aslında izleyici olduğunu rahatsız edici bir gerçeklikle suratımıza çarpıyor. Bu arada başrolünde Naomi Watts'ın yer aldığı 2008 tarihli yeniden çekimin ilk versiyona göre daha az iz bıraktığını da hemen ekleyelim.

7. The Lobster (2015)

Bu film bittiğinde kucağınızda kocaman bir boşlukla baş başa kaldığınızı hissedebilirsiniz. Lobster, orijinal senaryosu ve alt metinlerin derinliği ile en başarılı distopik filmlerden biri. Cannes Film Festivali'nde büyük övgü kazanan Giorgos Lanthimos'un bu filmi, absürt ve duygusuz anlatımıyla sizi epey zorlayacak türden.

8. Eraser Head (1977)

David Lynch sinema tarihinin kafası en değişik çalışan yönetmenlerinden biri. Seyrettikten sonra "bu neydi şimdi" etkisi yaratan Eraser Head, listemizdeki diğer filmler gibi şiddet içermiyor. Bir sahneden diğerine adeta rüya benzeri geçişleriyle tuhaf bir sirk gösterisini andıran Eraser Head, rahatsız edici bir çılgınlık içeriyor. Siyah beyazın karmaşasında beyin yakmak isteyenlere tavsiye ediyoruz.

9. Martyrs (2008)

Yönetmen Pascal Laugier'in aslında iki filminin bir araya gelmesiyle oluşan Martyrs, kesinlikle hassas bünyelerin uzak durması gereken bir film. Varoluşculuk üzerine sorular sorduran filmde, cehennemde yaşanan bir ahlaksızlığa yolculuk ediyoruz. Öbür dünya hakkındaki sorulara korkunç cevaplar arayanlar için ideal!

10. The Killing of a Sacred Deer (2009)

Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos, Dogtooth filmi ile ebeveynlere yeterince eziyet etmediğini düşünmüş olmalı. Zira The Killing of Sacred Deer'in başka açıklaması olamaz. Gerçeğin kirli ve karanlık yönlerini gözümüze sokmaya bayılan yönetmen, bu sefer insan psikolojisini neşter gibi kullanıyor. Kendisi de bir baba olan Colin Farrell, çekimler sonrası bazı sahnelerde yaşadığı zorluğu dile getirmeden edememiş. Yine de bu beyana kanmayın, zira oyuncunun tüyler ürperten performansı tek başına izleyici allak bullak edecek cinsten. Filmin gergin, karışık, yoğun korku dolu atmosferinde soluk alamadığınızı hissedecek ama yine de koltuğunuzdan kalkamayacaksınız.

11. We Need To Talk About Kevin (2011)

Korku filmlerinin en klasik klişelerinden biri de rahatsızlık verici çocuk tiplemeleridir. Tüm bu tiplemeleri toplasak Ezra Miller'in canlandırdığı Kevin kadar ürkütücü olamaz. Tilda Swinton'un inanılmaz oyunculuğu ile şahlanan film, teknik olarak bir korku filmi değil. Ancak yönetmenin duygusal nakavtları ile rahatsız ediciliğin ötesinde anlatımı değme korku filmlerine taş çıkartıyor. Her saniyesinde boğulduğunuzu hissedeceğiniz duygusal bir terör arıyorsanız We Need To Talk About Kevin tam size göre.

12. Hostel (2005)

Hostel filmi, "şiddet pornosu" türünde devrim yarattı. İşkencenin elli tonunu barındıran sahnelerde vahşetin sonsuzluğuna teslim olabilirsiniz. Filmin konusu hakkında bilmeniz gereken tek şey, hikayenin Doğu Avrupa'da bir pansiyonda geçiyor olması. Zira film size bir hikaye anlatmak istemiyor, vahşeti yaşatmayı amaçlıyor.

13. A L'Intereiur (2007)

Bu şok edici Fransız filmi, sizi sarsacak her detaya sahip. Sinema tarihinin en kanlı filmi olarak nitelendirilen yapımın çekimlerinde litrelerce kan harcanmış. Hikaye son derece basit bir biçimde başlıyor aslında. Doğumuna birkaç gün kalan Sarah, kısa bir süre önce ölen kocasının yasını tutar. Tam doğum yapacağı gece gizemli bir kadın ortaya çıkar ve bebeğin peşine düşer. Buraya kadar hikaye tandık geldiyse yanılıyorsunuz!

14. Srpski (2010)

Provokasyon ve sansasyonun sinema dilindeki karşılığı Srpski filmi olabilir. Bugüne kadar seyrettiğiniz ve iğrenç olarak nitelendirdiğiniz ne kadar film varsa Srpski hepsinin toplamından daha fazlasını sunuyor. Rahatsız ediciliğini 10 üzerinden 15 olarak puanlandığımız filmi güçlü bir psikolojiniz ve mideniz yoksa sakın seyretmeyin!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
_oishii_

bu başlık milyonuncu kez açıldı ve içerikte bu tarz yeni film olmadığı için hep aynı filmler listeleniyor doğal olarak, o yüzden tavsiyem başlığı açmadan önce araştırma yapmanız.. zira bu tarz çok daha fazla filmin olduğu yüzlerce başlık açıldı, bu içerik çok yüzeysel bile kalmış hatta

Görüş Bildir