Öz Güven Eksikliği Yaşayanların Derdine Derman Olacak, Hayata Dört Elle Sarılma Garantili 7 Davranış

-

Çocukluk yıllarından itibaren hayatımızı kademe kademe ele geçirip yetişkinlik dönemimizi zehir eden şeylerin başında öz güven eksikliği geliyor. Toplum içerisinde bu durum pek ciddiye alınmasa da, aslında anksiyete, depresyon ve sosyal fobi gibi rahatsızlıkların arka planında öz güven eksikliği yatıyor. Peki, bunun önüne nasıl geçebiliriz? İşte bu konuda size birkaç yararlı tavsiyemiz var...

1. Kendinize her zaman güvenmiyorsanız, hiç sorun değil. Bu konuda sakın endişelenmeyin. Çünkü kimi zaman güvensiz hissetmek, kibrinize yenilmenizi engeller.

Kendine güvenmekten yola çıkıp da kendine güvenmemenizde sorun yok demek biraz ironik oldu, haklısınız. Ama kastettiğimiz şey sürekli kendinize güvenmek zorunda olmadığınız... Bir konuda en iyisini yapabilmek için zaman zaman kendinizden şüphe duymanız sizin için iyi bir tetikleyici olacaktır. Çünkü bu şüphe sizi alçakgönüllü tutar, daha çok çalışmanıza ve daha fazla çabalamanıza yardımcı olur. Kendine güven duymak elbette ki sizi başarıya taşır ama fazlası da rehavete kapılmanıza ve hiçbir konuda yeterince çaba harcamamanıza sebep olabilir. Kibir, öz güvenin en büyük düşmanıdır. Bunu sakın ama sakın unutmayın.

2. Geleceğinize yatırım yapın. Bu yatırımı maddiyat olarak algılamayın, sadece bedeninizi dinç tutmak için gösterdiğiniz en ufak bir çaba bile yeterli olacaktır.

Bedenimiz bizim mabedimizdir. Ona ne kadar iyi bakarsak, ruhumuz da o derece tatmin olacaktır. Bahsetmeye çalıştığımız şey, öz güvenimizi yenilemek açısından bedenimize ihtiyaç duyduğumuz. Bedeninizin sağlıklı oluşu, ruhunuzu da doyuracak ve kendinize olan güveninizin artmasına yol açacaktır. Sadece dik durmak bile öz güven tazelemek için yeterliyken, düzenli spor yapmak sizi ne kadar mutlu edecektir düşünebiliyor musunuz? Ayrıca, hayatını belirli bir düzen içerisinde yaşayan ve kendiyle ilgili kararları ertelemeyen kişilerin, diğer insanlara göre daha öz güvenli oldukları görülmektedir. Kendiniz için aldığınız her karar, kendinize olan güveninizi de o denli yükseltir. Emin olun, yaşlandığınız zaman gençken aldığınız bu kararlar için minnettar olacaksınız.

3. Kendinize karşı acımasız olmayın. Kendi kendinizin en büyük düşmanı olmak, öz güven eksikliğinin hamurunda vardır. Şefkatli ve gerçekçi bir iç ses, size daha iyi bir rehber olacaktır.

Acı duymak, yenilmek veya mutsuzluk insan olmanın kaçınılmaz bir parçası. Hayatta her zaman kazanmamız veya her zaman neşe içinde olmamız tabii ki mümkün değil. Ama yapmanız gereken bu acının içinde kaybolmak değil, kendinize "yarın başka bir gün" diyebilmektir. Hata yaptığınız zaman kendinize kızmayın, ilerde önünüze başka kapılar açılabileceğini hatırlayarak kendinize destek olmaya çalışın. İnsan, yapılan her hatada bilinçsizce kendini suçlamaya eğilimlidir. Ama bu suçlamalar kişinin öz benliğine olan saygısını arttırmaz, aksine azaltır. Umut etmeniz ve kendinize şefkatle yaklaşmanız, motivasyonunuzu yükseltir ve kendinize güven duymanıza yardımcı olur.

Peki, kendinize nasıl şefkatli yaklaşabilirsiniz?

Birkaç örnek cümleyle kendinize nasıl şefkatli yaklaşabileceğinizi gösterelim.

"Bu görüşmede istediğin kadar iyi değildin, kabul. Ama kendini iyi hissetmediğini göz önünde bulundurursak, sadece denediğin için bile bir kahraman sayılırsın. Bir dahakine çok daha iyi olacağından eminim."
"Evet, arkadaşının isteğini geri çeviremedin ve bu yüzden kötü hissediyorsun. Bir dahakine ona hayır dediğini düşün ve zihninin bir köşesine bunu yaz."
"Mükemmel olmak zorunda değilsin."
"Bütün bunların seni yıkmasına izin verme. Üstesinden geleceksin."

4. Başarısızlıkları, aksilik veya zorluk olarak tanımlayın. Yenilgi olarak düşünmeyin. Her başarısızlık, sizin yeni bir şeyler öğrenmeniz ve deneyimlemeniz için önünüze çıkan fırsatlardır.

Hata ve başarısızlık yerine zorluk ve aksilik kelimelerini kullanmanız, vücudunuzun stres düzeyini düşürecektir. Çünkü olumsuzluk ifadeleri ister istemez gerilmenize neden olur, bunun yerine basit bir kelime değişikliğiyle bu olumsuzluğu ortadan kaldırabilirsiniz. Hatta bu değişiklik, problemin kendisine değil de çözümüne odaklanma konusunda da size yardımcı olacaktır. Geçmişte yaptıklarınızı/yapamadıklarınızı ve size geri dönüşlerini analiz etmek, gelecekteki performansınızı arttırabilir. Zihninizi gölgeleyen 'başarısızlık' kelimesinden kurtulun!

5. Güçlü yönlerinizi bilin.

Diğer insanlardan gelen övgüleri ve olumlu geri bildirimleri düşünün. Hangi tür görevlerden ne kadar keyif aldığınıza veya sevmediğinize dikkat edin. Bir duruma katkıda bulunacak şekilde davranın ve onu daha iyi hale getirmek için uğraşın. Başarılı olduğunuzda, o başarıyı zihninizde tekrar tekrar canlandırın. Başkalarından gelen olumlu geri bildirimleri hatırlamak ve onlardan yararlanmak, güçlü yönlerinizi içselleştirmenize yardımcı olacaktır. Aynı şekilde diğer pozitif deneyimleri hatırlamak, özel niteliklerinize güven duymanızı da sağlayacaktır.

6. Diğer insanların sizin ne bildiğinizi zaten 'bildiklerini' düşünüp geri plana çekilmeyin. Hakim olduğunuz konuda bilgi birikiminizi ve deneyimlerinizi ortaya koyun, kendinizi göstermekten çekinmeyin.

"Onlar bunu benden çok daha iyi biliyor, yardımıma ihtiyaç duyarlarsa zaten bana sorarlar." diyerek, kendinizi insanlardan soyutlamayın. Bir konuda bilginiz varsa bunu gösterin. Konu en ucuz kıyafet nereden alınır, en iyi restoran neresidir gibi basit bir şey olsa bile, deneyimlerinizi insanlarla paylaşın. Böylelikle etrafınızdaki insanlar sizin hangi konularda iyi olduğunuzu görüp size fikir danışacaklardır. Başka insanların fikir danıştığı biri olmak, öz güven tazelemek açısından size çok iyi gelecek. Bundan emin olabilirsiniz.

7. Yaşam misyonunuzu ve hedeflerinizi hatırlayın.

Kendinize ait önemli değerleri, hedefleri ve yaşama amacınızı aklınızdan çıkarmayın. Yapılan araştırmalar, misyonunuzu hatırlamanızın size irade, sabır ve öz güven kazandırmakta yardımcı olduğuna işaret ediyor. Değerleriniz sizi gerçek kimliğinize yönlendirir, kim olduğunuzu unutmamanızı sağlar.

Eğer bütün bu söylediklerimize rağmen kendinizi değersiz hissetmekten geri duramıyor ve nefret duygusuyla boğuşmaya devam ediyorsanız, profesyonel bir yardım almanız işe yarayabilir.

Kendinize olan inancınızı geri kazanmanız için bir terapistin yardımına ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz. Terapi zaman, para ve sabır gerektirir; fakat öz güven eksikliğinizin üstesinden gelmek için bu ödemeniz gereken bir bedel. Maxwell Maltz'un bu konuda oldukça doğru bir yorumu vardır: "Düşük benlik saygısı, el freni ile hayat sürmek gibidir.". Siz, bu kıymetli hayatı el freniyle yaşamayın...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yalnizzadam

Hiç okumadım bile :D özgüven eksikliğim yok da başka birşey eksik bende ne ne ne neeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee... Genelev bile çare olmadı en büyük umudum buydu oysaki :(

asena_elif_94

YAZIDRDIM BU İÇERİĞİ. iNŞALLAH Bİ FAYDASINI GÖRÜRÜM

yalnizzadam

Sanmıyorum ELİF

asena_elif_94

aman sen sansan ne olacak YUNUS

yalnizzadam

Ne güzel bana kendimi böyle önemsiz hissettirmen Sevgili Elif :(

ismail-yilmaz26

Bilişim yada bilimle ilgili konularda konuşmak bizim işimiz abi onun dışında millet konuşmuyosun diyo ama senin boş muhabbetine ihtiyacım yok ki kardeş :D

apollonia-corleone

bir tavsiye gerçekten özgüvenli olana kadar dışarıya özgüvenli biri taklidi yapın.Bir süre sonra gerçekten özgüvenli olacaksınız

sincap_necati

eziklerin ağzının suları akarak okuduğu bir içerik hahahahaha.

pinpon

insanların zayıf noktalarını bulup onlari zayıf noktalarıyla yargılamak özgüvensizlik belirtisidir.

sincap_necati

ne var ben de ağzımın suları akarak okudum? neden beni yargılıyosun?

Görüş Bildir