Görüş Bildir

etiket Ölüyor ve Kimse Duymuyor! İlk Defa 2007 Yılında Deniz Salyası Görülen Marmara Denizi'nin Son Hali Korkutuyor

Haberler
> Ölüyor ve Kimse Duymuyor! İlk Defa 2007 Yılında Deniz Salyası Görülen Marmara Denizi'nin Son Hali Korkutuyor

Marmara Denizi'nde ortaya çıkan ve giderek artan müsilaj, balıkçıların deyimiyle deniz salyası, adeta ölümün ilanı oldu.

Kaynak: 1+1

Marmara Denizi'nde ilk kez 2007 yılında görülen müsilajın bugün geldiği seviye korkutucu bir boyuta ulaştı.

Marmara Denizi'nde ilk kez 2007 yılında görülen müsilajın bugün geldiği seviye korkutucu bir boyuta ulaştı.

1+1 ekibinden Siren İdemen ve Anıl Olcan, hidrobiyolog Levent Artüz ile durumun ciddiyetini ortaya koyan bir röportaj yaptı.

Marmara Denizi dünyanın en genç denizi ve oşinografik özelliğinden dolayı çok ciddi biyolojik farklılıklara sahip. Yani üst su kütlesinde Karadeniz, alt su kütlesinde Akdeniz kökenli canlılar ağırlıkta.

Marmara Denizi dünyanın en genç denizi ve oşinografik özelliğinden dolayı çok ciddi biyolojik farklılıklara sahip. Yani üst su kütlesinde Karadeniz, alt su kütlesinde Akdeniz kökenli canlılar ağırlıkta.

Marmara, kendine has bir jeolojik yapısı olan, farklı katmanlarında farklı tuz oranlarına sahip, diğer deniz ve okyanuslarla önemli bir ilişkiye sahip bir deniz ve bir zamanlar 124 çeşit ekonomik öneme sahip balık türü yaşıyormuş.

Gelelim müsilaj meselesine... Hidrobiyolog Levent Artüz, bunun bir olay değil, bir zincir, bir sonuç olduğunu söylüyor ve Marmara Denizi'nin 1989 yılında öldüğünü dile getiriyor.

Gelelim müsilaj meselesine... Hidrobiyolog Levent Artüz, bunun bir olay değil, bir zincir, bir sonuç olduğunu söylüyor ve Marmara Denizi'nin 1989 yılında öldüğünü dile getiriyor.
www.ngazete.com

Peki ama ne bu müsilaj?

-Bilimsel ismi Proboscia alata olan plankton, kısa sürede anormal artış gösteriyor. Daha sonra patlıyor. Patlama derken bomba patlaması değil, çiçeklenme, tomurcuk patlaması. Ölüp kırılıyor. Kırılınca hücre içi sıvısı ortama yayılıyor. Tıpkı yumurtanın beyazını su dolu bir bardağa dökmek gibi… 

Müsilaj kökenlendiği canlıya bağlı olarak genelde üst su kütlelerinde oluşur. Denizin çalkalanmasıyla içinde hava kabarcıklarını hapsederse suyun yüzeyine çıkar. Askıda katı madde dediğimiz denizin içindeki partikülleri hapsederse ağırlaşıp çöker. Yani, içine katı maddeyi hapsederse batıyor, yoğunluğu azalırsa yüzüyor.

Müsilaj kökenlendiği canlıya bağlı olarak genelde üst su kütlelerinde oluşur. Denizin çalkalanmasıyla içinde hava kabarcıklarını hapsederse suyun yüzeyine çıkar. Askıda katı madde dediğimiz denizin içindeki partikülleri hapsederse ağırlaşıp çöker. Yani, içine katı maddeyi hapsederse batıyor, yoğunluğu azalırsa yüzüyor.

Dalgıçlar 5-10 metrelik derinliklerde gözlemleyebiliyor. Ama, büyük miktarlarda çökmüş müsilaj alt su kütlesinde, yani 50-100 metre derinliklerde de görülüyor.

Denizin derinliğini ölçen cihazlar Marmara Denizi'ndeki derinliği 25 metre gösteriyor. Bunun sebebi de çok büyük bir müsilaj yoğunlaşmasının olması...

Denizin derinliğini ölçen cihazlar Marmara Denizi'ndeki derinliği 25 metre gösteriyor. Bunun sebebi de çok büyük bir müsilaj yoğunlaşmasının olması...

Ayrıca yapışkan ve bulaşkan bir yapıya sahip olan müsilaj agregat, büyük çoğunluğu denizin yüzeyinde bulunan balık yumurtalarının ölmesine sebep oluyor.

Ayrıca yapışkan ve bulaşkan bir yapıya sahip olan müsilaj agregat, büyük çoğunluğu denizin yüzeyinde bulunan balık yumurtalarının ölmesine sebep oluyor.

Bununla da kalmayarak, zamanla, hareket edemeyen (sesil) midye, istiridye, tunikatlar gibi canlıların üzerine de çöküyor, feniz çayırlarını örtüyor ve ışıkla temaslarını kesiyor. Bu da canlıların beslenmesini ve solunumlarını etkiliyor. Bunların sonucunda da tür çeşitliliği azalıyor.

Marmara’daki sıcaklık artışı küresel ısınma ortalamalarının çok üstünde. Su ne kadar bulanıksa güneşten gelen sıcaklığı o derece emer ve sıcaklık artar. 1989 öncesinde, suyun bulanıklık seviyesi ortalama 8 metreydi, 2015’te 1,4 metreye kadar düşmüş durumda. Buradaki anomaliler 1989’dan itibaren başlamış.

Marmara’daki sıcaklık artışı küresel ısınma ortalamalarının çok üstünde. Su ne kadar bulanıksa güneşten gelen sıcaklığı o derece emer ve sıcaklık artar. 1989 öncesinde, suyun bulanıklık seviyesi ortalama 8 metreydi, 2015’te 1,4 metreye kadar düşmüş durumda. Buradaki anomaliler 1989’dan itibaren başlamış.

1960’larda Haliç’in kirlenmesiyle deniz kirliliği olgusu hayatımıza girdi. Ama o kirlilik bugün anladığımız türden bir deniz kirliliği değildi. Denizde yüzen sebzelerin yarattığı kirlilik veya dağınık noktalardan yüzeye ulaşan çok daha az bir nüfusun atıkları, bugünkü kirlilikten çok farklı. Marmara Denizi tarihinde ilk defa, 1989 Temmuz’unda Ktenefor denen deniz anaları yüzünden suyun yüzeyinde kırmızı bölgeler, kırmızı adacıklar görülmeye başlandı. Bu olay basına “Marmara’da kızıl su olayı” diye yansıdı. Bunu takiben, ‘89’un Ekim ayında Üsküdar, Kartal ve Adalar üçgeninde muazzam bir balık ölümü yaşandı.

Müsilaj pek çok canlı türünün kaybolmasına sebep olurken, istilacı türlerin görülmeye başlamasına sebep oluyor. Birçok istilacı tür geliyor, çünkü istilacılarla rekabet edecek tür yok.

Müsilaj pek çok canlı türünün kaybolmasına sebep olurken, istilacı türlerin görülmeye başlamasına sebep oluyor. Birçok istilacı tür geliyor, çünkü istilacılarla rekabet edecek tür yok.

1989’da Marmara Denizi öldü. Bu tarihten önceki Marmara’ya yeniden kavuşmak mümkün değil. Marmara Denizi yeni bir yol bulacak. Bu yolu açmakta yardımcı olursak belki kokmayan, simsiyah olmayan, iki çeşit de olsa balığı olan bir Marmara Denizi olmasını sağlayabiliriz. Ama eski Marmara’yı tamamen unutun, o gitti, öldürüldü, dönmez.

Son olarak yapılması gerekenin yüzleşmek olduğunu söylüyor Artüz.

Son olarak yapılması gerekenin yüzleşmek olduğunu söylüyor Artüz.

Hem Marmara Denizi’nde hem de başka bölgelerde bilime aykırı işler yapmanın bizi getirdiği noktayı görmemiz gerekiyor.

Röportajın tamamına ve hem Marmara Denizi ile ilgili pek çok bilgiye hem de bu noktaya nasıl gelinip bizi nelerin beklediği ile ilgili daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
486
207
93
13
12
11
10
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
deniz tavşan

yazık günah. öldü bitti diyor. bir deniz yok etmek ne kadar da kolaymış değil mi? doğa yoksa insanda yok arkadaşım.

manhattan bombadil

akp-bbp-mhp-mehmet cengiz-kolin-ertugrul ozkok gururla sunar.ulkemizi biz iyice mina goyduk vesselam.

Cersei Reiz

kanal istanbul yapın siz amıklar