Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

İyiyi de Kötüyü de Zihnimizde Yarattığımızın Kanıtı İlginç Fenomen: Nosebo Etkisi

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Dünyada öyle fenomenler mevcut ki, kimi zaman insanlar olarak gerçekliğin fizik, kimya yasalarından ibaret olmadığını, bunun ötesinde daha farklı bir gerçekliğin bulunduğunu hissediyoruz. Nosebo etkisi de üzerimizde bu etkiyi yaratan fenomenlerden bir tanesi. İşte bu etki hakkında sizler için derlediğimiz ayrıntılar:

Nosebo etkisi, plasebo etkisinin kötücül ikiz kardeşi gibidir.

Bildiğiniz gibi plasebo etkisi, kişinin vücuduna aldığı bir maddenin kendisine iyi geleceğine inandığı zaman yaşadığı etkidir. Özellikle psikosomatik hastalıklarda kişiler kendilerine iyi geleceğini düşündükleri ancak içerik olarak hiçbir iyileştirici etkisi olmayan ilaçlardan olumlu sonuçlar almaktadır. Nosebo etkisinde ise bunun tam tersi olarak kişiler hiçbir olumsuz etkisi olmasa da, eğer vücutlarına aldıkları maddenin sağlıklarını kötü etkileyeceğine inanırlarsa çeşitli hastalık semptomları gösterebilmektedirler.

Peki söz konusu etkiler yalnızca bir illüzyondan mı ibaret?

Beklentilerimizin ulaşılan sonuçları değiştirmesi oldukça ilginçtir. Plasebo ya da nosebo etkilerinde yaşanan değişimin yalnızca psikolojik kökenli olduğu ve bu sebeple kişiyi yanılsamaya götürdüğü de doğru değildir. Çünkü gerçekten de kişilerin beklentileri mevcut durumun değişmesine, hastaların iyileşmesine ya da ağırlaşmasına sebep olabilmektedir. Acaba bu durum hayattaki tüm beklentilerimiz için geçerli olabilir mi? Olabilir, ancak bilmemiz mümkün değil...

Terim, ilk kez 1961 yılında Walter Kennedy tarafından kullanıldı.

Ancak terimin plasebo etkisinden ayrılarak popülerleşmesi için 1990'ları beklemek gerekti. Bu tarihin öncesinde beklentilerin hastalar üzerinde yarattığı etkilerin tümüne plasebo adı veriliyordu. Çünkü bu iki etkiyi birbirinden ayırmak o kadar da kolay değil ve kimi durumlarda her ikisi de bir arada görülüyor: Söz gelimi başı ağrıyan bir insana ilaç olduğunu söyleyerek şeker verirseniz ve bu ilacın baş ağrısını geçirdiğini ancak ciltte kuruluğa sebep olduğunu söylerseniz, böyle bir durumda plasebo ve nosebo etkileri bir arada yaşanabilir. Kısacası kişi ilacın baş ağrısını geçirdiğini ancak cilt kuruluğuna sebep olduğunu gözlemleyebilir.

Nosebo etkisi üzerine yapılan çalışmalar kimi zaman ölümcül dâhi olabilmektedir.

Beklentinin sağlık üzerinde bu kadar güçlü bir etkisi olduğu düşünüldüğünde, bu oldukça normaldir. Ancak nosebo etkisinin gerçekliğini kanıtlayan birkaç önemli araştırma da mevcuttur. Otuz dört üniversite öğrencisinin katılımıyla yürütülen bir tanesinde öğrencilerin kafasına bir makine bağlandı ve kendilerine küçük elektrik akımları verileceği ve bunun baş ağrısına sebep olacağı söylendi. Deney sırasında öğrencilerin hiçbirine elektrik akımı verilmedi ancak deneyin ardından öğrencilerin 3'te 2'si baş ağrısı yaşadığını bildirdi.

Bir başka örnekte ise plasebo ve nocebo etkileri tek bir deneyle test edildi.

Japon araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma, lise çağındaki elli yedi gencin katılımıyla gerçekleştirildi. Bu öğrencilerin ortak özelliği, hepsinin toxicodendron vernicifluum adlı ağaca alerjik reaksiyon göstermesi, ağacın yapraklarına temas ettiklerinde ciltlerinin kızarıp kaşınmasıydı. Deney kapsamında öğrencilerin gözleri bağlandı ve sol kollarına toxicodendron ağacının yaprakları, sağ kollarına ise zararsız bir ağacın yaprakları sürtüldü.

Ancak öğrencilere yanlış bilgi verildi ve tehlikeli olan yaprakların sağ, tehlikesiz olanların ise sol kollarına sürtüldüğü söylendi.

Netice ise oldukça ilginçti: Çocukların büyük bir bölümünün sağ kolunda kızarıklık ve kaşınma ortaya çıkarken alerjik oldukları ağacın yaprakları sol kollarında hiçbir reaksiyona sebep olmadı. Astım hastalarıyla yürütülen buna benzer başka bir deneyde ise hastalar, nefes almalarını güçleştireceği söylenerek buharlı bir odaya kapatıldı ancak aslında buharın hiçbir olumsuz etkisi bulunmuyordu. Sonuç olarak ise deneklerin çoğu nefes darlığı, bir kısmı ise yoğun astım krizi geçirdi. Nosebo etkisi üzerine yürütülen deneylerin kimi zaman hayati tehlike doğurması da tam olarak sahip olduğu bu güçten kaynaklanıyor.

Nosebo etkisinin sebep olduğu ölüm vakalarından bir tanesi şu şekilde:

1970'li yıllarda gerçekleşen olayda, bir adam bir takım semptomlar hissettiği için hastaneye gitti ve doktorlardan karaciğer kanserine yakalandığını ve yalnızca birkaç ay ömrü kaldığını öğrendi. Teşhisin ardından karaciğer kanserinde yaşananlara benzer semptomlar geliştiren adam, birkaç ay içerisinde gerçekten de hayatını kaybetti. Kaldı ki yapılan otopsiler, adamın kanser hastası olmadığını, teşhisin yalnızca bir doktor hatasından ibaret olduğunu ortaya koydu. Bu akıl almaz hikayenin de gösterdiği gibi, zihinlerimiz sandığımızdan çok daha güçlüdür ve gerçekliğimizi yaratan umut ve beklentilerimizdir sevgili dostlar. Bu içeriği okuduktan sonra çok iyi ve çok mutlu bir hayat süreceksiniz...

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
jsy

İyiyi kötüyü zihnimiz yaratmıyor tabii ki. Ama zihnimizin önlem alması için sinyale ihtiyacı var. Bu yüzden kandırılabilir. Örneğin bacağınızın acı hissetmediğini düşünün ama bir şekilde kullanabiliyorsunuz. O bacağın kırıldığını ve fiziksel anlamda hasar aldığını hayal edin. Zihin sinyal alamadığı için canınız yanmaz ama bacağınızı da kullanamazsınız. Yani beyninizin bu acıya "kötülüğe" maruz kalmaması durumun gerçekliğini değiştirmez. Sinyal alamadığınız için tedavi de edemezsiniz. Bilmiyorum konuyla alakalık oldu mu ama aklıma gelenleri yazıyorum. Bazen cümle devam ederken kaybolabiliyorum kusura bakmayın. :)

ugrozdmr23

Peki bir kaç ay ömrü var deyip 10 yıldan fazla yaşayanlara bilimsel olarak ne diyeceğiz :) Kader mi :)

derin-german

Olay birinin demesiyle bitmiyor biliyorsun değil mi?

tylerdurdenoglu

Uçabili

esen-miray-yilmaz

Patik atak hastalarının da nosebo etkisi altında olduğunu düşünüyorum. Örneğin çok sevdiğin birinin eve ya da gelmesi gerektiği yere geç kalışından ya da telefonunu açmayışından dolayı endişelenirsen heyecanlanmaya başlarsın, kalbin hızlanır, katılaşmaya başlar, elin ayağın titrer ve kendine saçmaladığını telkin etmezsen iş büyür ve buna inanan beynin yüzünden ölebilirsin bile. Onun için arkadaşlar relax :)

zeynepgok

Alerji deneyindeki durumda beyin uyartıya karşı üstün gelmiş olmalı ki alerji yaratan yaprağın varlığı dahi vücut tarafından var kabul edilmemiş. Bu da şöyle bi soru getiriyo akla. Var olmadığı halde varlığını kabul ettiğimiz kaç durum (nesne, fikir ya da ne olursa) hayatımızı yönlendiriyo? İlginç.

hipergrafi

Etrafımızda var olan madde yada his, hiç bir şeyin varlığı yüzde yüz kanıtlanmış değil. Rüyasında yaşadığı deneyimlerin izlerini bedeninde taşıyan bir sürü insan var. Gece aç yatıp rüyasında yemek yediğini görüp tıka basa tok uyanmak, yada genellikle korku filmlerine konu olan şekliyle rüyasında saldırıya uğrayan insanın, bedeninde saldırının yarattığı ağrı hatta yara bereler ile uyanması gibi. Zihnimiz akıl almaz bir biçimde bedenimiz üzerinde sandığımızdan çok daha fazla kontrol sahibi.

Başlıklar

JaponyaKanserşeker
Görüş Bildir