Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Cumhuriyet'in İlk 80 Yılında Yapılmış Görkemli Duruşlarıyla Gurur Duyduran 20 Mimari Eser

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Mimarlar Odası’nın resmi yayını olan Mimarlık dergisi’nin 311. sayısında okuyucularına yaptırdığı ankette 1923 ile 2003 yılları arasında Türkiye’de mimarlık alanında kayda değer eserleri sıralamaları istendi. İlk 20'ye giren eserler ise aşağıdaki gibi şekillendi. Günümüze en yakın binanın 1992 yılına ait olduğu listede 2003'ten sonra yapılmış bir yapı girer miydi merak etmiyor değiliz.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Türkiye’de...

20. Atatürk Kültür Merkezi, İstanbul

Mimar: Hayati Tabanlıoğlu
Stil: Fonksiyonalizm
Tamamlanma: 12 Nisan 1969

19. Demir Tatil Köyü, Bodrum

Mimar: Turgut Cansever
Tamamlanma: 1987

18. Büyükada Anadolu Kulübü, İstanbul

Mimar: Turgut Cansever ve Abdurrahman Hancı 
Stil: Modern
Tamamlanma: 1957

17. Kızılay Emek İşhanı, Ankara

Mimar: Enver Tokay ve İlhan Tayman
Stil: Uluslararası üslup ve Rasyonalizm
Tamamlanma: 1965

Bu yapıyı Türkiye mimarlık tarihinde önemli kılan başka bir faktör ise, 24 katlı olması ve 76 metreye yüksekliği ile ülkede inşa edilen ilk gökdelen olmasıdır.

16. İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, İstanbul

Mimar: Sedad Hakkı Eldem ve Emin Onat

15. İller Bankası, Ankara

Mimar: Seyfi Arkan

14. Türk Dil Kurumu, Ankara

Mimar: Cengiz Bektaş

13. Eski İş Bankası Genel Müdürlük Binası, Ankara

Mimar: Ayhan Böke ve Yılmaz Sargın

12. Florya Atatürk Deniz Köşkü, İstanbul

Mimar: Seyfi Arkan
Tamamlanma: 14 Ağustos 1935

11. ODTÜ Mimarlık Fakültesi, Ankara

Mimar: Behruz Çinici ve Altuğ Çinici
Tamamlanma: 1956

10. İstanbul Hilton Oteli, İstanbul

Mimar: SOM ve Sedad Hakkı Eldem
Stil: Uluslararası üslup
Tamamlanma: 1955

İstanbul’un ve Türkiye'nin ilk 5 yıldızlı otelidir.

9. TBMM Camii Kompleksi, Ankara

Mimar: Behruz Çinici ve Can Çinici
Tamamlanma: 1989

8. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Ankara

7. Anıtkabir, Ankara

Mimar: Emin Onat ve Ahmet Orhan Arda
Stil: İkinci Ulusal Mimarlık Akımı
Tamamlanma: 1953

6. Ankara Garı, Ankara

Mimar: Şekip Akalın
Stil: Art deco
Tamamlanma:  30 Ekim 1937

5. Milli Reasürans Genel Müdürlük Binası, İstanbul

Mimar: Şandor Hadi ve Sevinç Hadi
Tamamlanma: 1992

4. Zeyrek Sosyal Sigortalar Kurumu

Mimar: Sedad Hakkı Eldem
Tamamlanma: 1964

3. Sergi Evi, Ankara

Mimar: Şevki Balmumcu
Stil: Sovyet Yapısalcılığı
Tamamlanma: 1934

Yapı 1948'te Alman mimar Paul Bonatz'ın tasarımı ile İkinci Ulusal Mimarlık Akımına uygun hale getirilmiş ve bir opera binasına dönüştürülmüştür. Bu dönüşümden sonra projenin orijinal mimari özelliklerini kaybetmesi projenin eleştirilmesine neden olmuştur

2. ODTÜ Kampusu, Ankara

Mimar: Behruz Çinici ve Altuğ Çinici

1. Türk Tarih Kurumu, Ankara

Mimar: Turgut Cansever ve Ertur Yener
Stil: Modern
Tamamlanma: 1966

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
enes-goncu

Yuh be abi.. Gazi Üniversitesi Rektörlük Binası burdaki yapıların çoğundan daha kaliteli ve estetik bir mimariye sahip "Mimar Kemaleddin tarafından 1927 yılında Türkiye'deki ilk muallim mektebi olarak kullanılmak üzere yapılmış olan bina. Cumhuriyet Dönemi Mimarisi'nin en önemli ve eski örneklerinden biridir. İçindeki salon Mimar Kemalleddin salonu olarak bilinir. 2009 yılında basılan 20 türk lirasının arkasında mimarı ile birlikte resmi bulunur. Dünyadaki en önemli yapılardan birisidir" http://static.panoramio.com/photos/large/7194556.jpg

durakcldn

tarih binasi, kultur merkezi, universte, dil kurumu, kizilay, bu gibi binlarin gormekli olmasi bile bir ayrintidir hatta basli basina bir konudur. Gorkemli denilmisken daha ihtisamli birsey bekliyordum ama biraz sadece olmus gibi yada belki yapildigi yila gore bakarsak belkide o donemin en gorkemli binalariymis. Saygilar

neptne

#7 hariç hepsi kasvetli yapılar

ahrimaan

Osmanlı'dan sonra ne kadar zevksiz kişiliksiz bir mimari anlayışa büründüğümüzün kanıtı bir galeri. Hele hele günümüzde SARAY'ın maaliyetinin YALAN YANLIŞ bilgilerle tartışıldığı bir dönemde insan sormadan edemiyor ülkenin en fakir dönemlerinde halkın giyecek elbise ayakkabı, yiyecek ekmek bulamadığı dönemlerde onca masrafla yapılan bu yapılara da DÜŞMAN olundu mu? Şu an SARAY düşmanları, o Sarayı Atatürk yaptırmış olsaydı saraya TAPARLARDI... Abarttığımı mı düşünüyorsunuz? "ne mucize ne efsun ne örümcek ne yosun çankaya yeter bize kabe arab'ın olsun..." Şiiri düşünmenize yeter umarım.

ozge-cark

Millet için Tren Garı ,Üniversite,Kurum,Kültür Merkezi yapmış... Haspam gelmiş burada sanki Atatürk sülalesine rezidanslar dikmiş gibi konuşuyor :D

anateist-tsietana

Tabii ki hayır. Sadece dünyanın en lüks ve pahalı gemisini aldırmış. Düşün, savaştan yeni çıkmış, yarı aç, yarı tok bir halk ortadayken. Ama sen şimdi onu "Eğitim yuvası yaptı." dersin. Yapamamışlar işte, savunulacak bir tarafı yok.

ozge-cark

Doğrudur Savarona alındı, peki soruyorum nasıl alındığını okudun mu bak ben bilmiyordum senin yorumunu görene kadar ama merak ettim okudum öğrendim: 10 milyon 400 bin dolara bir amerikan iş adamı tarafından Almanya'ya yaptırılmış, ancak işleri bozulduğu için Almanya gemiye haciz koymuş bununla birlikte Türkiye Cumhuriyeti bu gemiyi 1 milyon 250 bin Türk lirasına Almanya'dan satın almış yıl 1938 Atatürk 'ün hasta yatağında çok meraklı olmadığını düşünüyorum, daha sonrada bir çok kişiye kiralanmış yani benim malım başkasına kullandırtmam denilmemiş..İş bu... bugün, 1000'den fazla odasını kaç kişi kullanıyor şimdiki cumhurbaşkanımızın?

anateist-tsietana

Atatürk'ün nasıl hasta yatağında olduğunu anlamadım. Fotoğraflarda keyfi gayet yerinde. O dönem için olağanüstü lüks bir harcama ve Atatürk'ün emriyle alınmış. Savaştan yeni çıkmış bir milletin, yarı aç olduğu zamanlarda bu tarz bir yat alınması, en hafif tabirle müsriflik. Denize indiğinde dünyanın en büyük ve en lüks yatıydı. Bugünkü emsallerinin fiyatları için >>> http://onedio.com/haber/dunyanin-en-pahali-10-yati-ve-onlara-sahip-olan-kisiler-374447

ozge-cark

Savarona, 23 Şubat 1938'de Türk hükümeti tarafından 1.2 milyon Türk lirası karşılığında satın alınarak sağlığı gün geçtikçe kötüleşen Mustafa Kemal Atatürk'e hediye edilmiştir (Yani kendi emir felan vermiyor). Atatürk, ölümünden önce gemide sadece 56 gün vakit geçirmiştir. (kaynak:vikipedi). Bir de benden sana tavsiye kaynak gösterirken onedio gibi denetlenmeyen önüne gelenin birşeyler paylaştığı bir siteden kaynak vermesen daha çok ciddiye alınırsın burası eğlence sitesi :)

anateist-tsietana

Kaynak olarak paylaştığım şey, o yatın bugünkü emsalleri. Dünyanın en lüks ve büyük yatları listesi değişiyor ama fiyatlar aşağı yukarı aynıdır. 1.2 milyon dolar değerindeki yat, o dönem kişi başına düşen milli gelirin (54$) 22 bin katı. Yani 22 bin kişinin yıllık gelirinin toplamına eşit. Bugünkü değer karşılığı (8.769$) 195 milyon dolar. Atatürk'ün sadece 56 gün kullanması, işin gerçeğini değiştirmiyor. Savaştan yeni çıkmış, sefalet içindeki bir millet varken ortada, böylesine müsrifçe bir harcamaya sesini çıkartması ve karşı çıkması bir yana, "N'olurdu bu gemi birkaç yıl önce elimize geçseydi" diye hayıflandığı biliniyor.Hem bilgisi dahilinde olmadan, böylesine büyük bir harcama yapılabileceğine sen inanıyor musun? (Kaynak : http://www.akademiktisat.net/calisma/tr_iktisat_genel/tr_ekonomisi_1923_2006.htm)

anateist-tsietana

Ağır ifadeler kullanmamaya özen gösteriyorum, ama Atatürk'ün bize anlatıldığı gibi biri olmadığını biliyorum artık. Yaptıkları yüzünden en yakın silah arkadaşlarıyla kanlı bıçaklı oluyor, İsmet Paşa dışında. O da dayanamayarak ilişkisini kesiyor. Kısaca Atatürk keyfine düşkün bir adam. Avrupa'nın (başta İngiltere) yardımıyla, Osmanlı yönetimini devre dışı bırakıp başa geçiyor. Kabul edilmesi mümkün olmayan kötülükleri "devrim" adıyla yapıyor. 1000 yıllık bir kültürün üstüne beton döküp, koca bir milletin geçmişiyle bağlarını koparıyor. Sadece onu yakinen tanıyan Halide Edip Adıvar'ın hakkında yazdığı kişisel fikrini duysan, nasıl biri olduğunu anlardın. 70 yıldır devlet eliyle, tıpkı Kuzey Kore'de olduğu gibi, koca bir halkın beyni yıkandı. Amacım duygularını incitmek değil, bilgi paylaşmaktı. Sağlıcakla kal...

ahmet-yildiz4

KARDEŞ KAYNAKTA NEREYE BAKACAĞIMI SÖYLERMİSİN

ozge-cark

Ben de demiyorum zaten Atatürk pürü paktı, peygamberdi diye ama şunu diyorum bu insan bu memleket için çalışmasaydı evet olurduk var olurduk belki ama senin iç anadolu dediğin ve hiç bir şeyin kolay olmadığı o topraklarda var olurduk ne izmir bizim olurdu ne antalya ne urfa, antep ne de trabzon...Osmanlı Devleti kolları sıkıca bağlanmış ve çoktan ajanlar tarafından ele geçirilmiş ve yozlaşmış bir devletti yeni bir şey yaratılması gerekiyordu, zor kararlar alınması gerekiyordu radikal kararlar kimse elini bunun altına koyamazken Mustafa Kemal bunu yaptı, çalışmaları ve yaptırımları hep bu milleti (kendi bildiği yolda) yüceltmek içindi..İsmet İnönü ise 15 yılda Atatürk'ün tam bağımsız olarak kurduğu ülkeyi Amerika'ya peşkeş çekmiş bir adamdır gözümde değeri yoktur..Atatürk insandır hata yapar,yanlış yapar ancak ben de Sezar'ın hakkını Sezar'a veririm.

ozge-cark

Müslüman dünyasına şöyle bak, var mı Türkiye gibisi?.Peki var mı beyni yıkanmamışı? Hepsi avrupa amerika yalakası Araplar desen ingilizlerin kankası kim var gövdesi dik (başı demiyorum büktüler başımızı) Türkiye peki ne sayesinde o devrimler sayesinde.. Peki Türkiye dinsiz mi % kaçımız müslümanız? Emin ol bir yönetim dini yıkmak istiyorsa 15 yıl bunun için yeterli bir süre...Yapılan hataları iddiaları biliyorum Dersim'i, İstiklal mahkemelerini bunlar yanlışsa doğruları silmez diyorum..

zeymey

Turgut Cansever, Sedat Hakkı Eldem ve Behruz Çinici gibi isimlerin bulunduğu bu listeye laf edecek olan insanın en az onlar kadar eğitim almış olmasını, en az onlar kadar bu ülke mimarisine katkıda bulunmuş olmalarını dilerdim. ODTÜ' ye gidip oradaki binaların ruhunu bir kez olsun yaşamış olmalarını isterdim. Boş beleş yorumlar sallamak çok kolay. Sinir bastı be... Yorumları okudum tekrar da: Dönemim mimari akımlarından habersiz, dönemin dünya çapında ünlü mimari yapılarından habersiz gelip burada yorum yapmayın Allah aşkına. Komik duruma düşmeyin, beton yığınlarıymış. Sanırsın ömürlerini mimarlık eğitimine adadılar da. Kaç yıl mimarlık eğitimi aldım halen tasarım kelimesi bana ağza alınmayacak derecede kutsal gelir. Siz gelip burada ayağınızın altına alıyorsunuz. Sabah sabah şaka mısınız? Ayrıca düşünen insanın siyasi görüşü olur güzel kardeşim. Tabi ki isteyen istediği gibi siyasi düşüncesini söyleyebilir, seni neden rahatsız etti bu?

anateist-tsietana

Çok üzgünüm ama, baktıkça insanın ruhu daralıyor. Sıfır estetik kaygıyla yapılmış beton bloklar. Beşiktaş'taki demokrasi anıtı, Cumhuriyet dönemi mimarisinin özetidir. "beşiktaş demokrasi anıtı" >>> google

zeymey

Yazdığım o kadar şeyden sonra daha başka bir şey söylemek istemiyorum. Derdimi anlattığımı düşünüyorum. Cevabın da orada olduğunu düşünüyorum. Ama konuşmak istersen burayı kirletmeyelim mesaj at rica ederim.

anateist-tsietana

Çok üzgünüm Zeynep. Ama sayfalarca yazmış olman, gerçeği değiştirmiyor.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

14 AğustosAnkaraBodrumİş BankasıİstanbulOrta Doğu Teknik ÜniversitesiTürk KızılayıTürkiye Büyük Millet Meclisitatil
Görüş Bildir