Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ya Çıkarsa! Piyango Tarihine Damgasını Vuran Devlet Gibi Kadın Nimet Abla Kimdir?

-

Piyango tarihine damga vuran, 40 kişiyi zengin eden, hala uğuru kaybolmayan Nimet Abla kimdir açıklıyoruz. Gelin bu tatlı mı tatlı, dediğini yapan, hükumet gibi kadını yakından tanıyalım...

Yılbaşı yaklaşırken hepimiz yine zengin olma hayalleri kuruyoruz ve "ya çıkarsa" ümidi ile piyango bileti alıyoruz. Yalnız biletler illa ki Nimet Abla'dan olacak. Gelenek böyle!

Her yıl gişesinin önünde kuyruk oluşturulan, yıllardır pek çok kişiye büyük ikramiye kazandıran, Türkiye'nin "talih kuşu" ve "uğurlu eli"... Peki kim bu Nimet Abla ve nasıl bu kadar ünlü oldu?

Bir yılbaşında Nimet Abla gişesindeki kuyruğun havadan görünümü.

Asıl adı Melek Nimet Özden. 1899'da İstanbul'da dünyaya geldi ve 27 yaşındayken de Eminönü'nde tütüncülük ve sarraflık yapan İsmail Bey ile evlendi.

Her şey de böyle başlıyor zaten. Eşi İsmail Bey bir gün Yeni Cami önündeki dükkanında Türk Tayyare Cemiyeti'nin piyango biletlerini satmaya başlıyor. Biletleri tanıtabilmek amacı ile de esnafa veresiye veriyor.

İsmail Bey satılan biletlerin paralarını tahsil edemeyince iflasın eşiğine geliyor ve Nimet Abla da kocasına destek olmak için işin başına geçmeye karar veriyor.

Zaten evde Nimet Abla'nın sözü geçermiş. İsmail Bey: "Evde onun sözü geçerdi. Kılıbık da değildim ama... Böyleydi..." diyor.

Nimet Abla, Türk Tayyare Cemiyeti'nin müdürü Merhum Fikret Bey ile görüşüp cemiyetin bir numaralı bayilik anlaşmasını yapıyor.

O dönemde “Kadından piyangocu mu olurmuş canım?” diyen başka bayiler Nimet Abla'ya bilet vermek istemiyorlar. Ama kimseye eyvallahı olmayan Nimet Abla "Vermezseniz Ankara'ya gideceğim!" diyerek 10.000 adet bilet satın alıyor.

"Kat’i kararımı verir vermez hemen işe giriştim. Önce Eminönü’nde kendi malım olan dükkânı açtım. Tütün, kırtasiye ve bilet satışına başlayınca ser (baş) bayiler, küçük bayiler, ‘Aman bizim müşterimizi almasın’ diye rekabete girdiler. O kadar ileri gittiler ki bilet vermediler bana. Binbir müşkülatla 1500 bilet alıp sattım. Arkası gelmeyince Piyango Müdüriyeti’ne başvurdum. Önce ser bayiden almamı söylediler."

Bununla da yetinmemiş zekasını kullanarak promosyonlu satış yapmış: "1 Bilet Alana 1 Kutu Şeker Bedava"!!!

"Biletleri aldıktan sonra Lion Fabrikası’na gidip 30 kuruştan 250 gramlık kutular yaptırdım. Bir bilet alana bir kutu şeker veriyordum. Bu şekilde 10 bin bileti kısa zamanda sattım."

Ve efsanenin doğuşu: Nimet Abla'nın 1931 yılında sattığı biletlerden birine o dönemin parası ile 100.000 Türk Lirası yani "büyük ikramiye" çıkıyor.

Bunun üzerine en çok trajı olan İkbal, Tasvir ve Efkar gazetelerinin 1. sayfasında Nimet Abla’nın talihliye 100 adet mor bin liralıkları sayarak teslim ederken çekilen fotoğrafları ve röportajı çıkıyor.

Bu reklamdan sonra sadece İstanbul halkı değil başka şehirlerden de pek çok insan Nimet Abla'nın talihine inanıyor ve piyango biletini ondan almak istiyor. Böylece işleri çok yoğunlaşıyor.

O uzun kuyrukların sebebi şimdi ortaya çıktı :)

Üstelik çok da çalışkan bir kadınmış Nimet Abla. İşlerin çok olmasından dolayı gece gündüz, kar kış demeden çalışır, gerektiğinde evine gitmez dükkanın üst katında yatarmış.

Nimet Abla’nın en önemli özelliklerinden biri de kendisinden bilet alanları defterine kaydetmesi. Olur da ikramiye kendisinden bilet alan birisine çıkarsa peşine gazetecileri takar, ikramiyeyi kazanan kişinin evine gidermiş.

Satılmış biletlerden çıkan büyük ikramiyeleri gazetelerde yayınlatır ve iş yerine asarak reklamını yaparmış.

Kazanan talihliye ikramiyesini ise listeler henüz resmi olarak yayınlanmadan teslim edermiş, hem de komisyon yani “bahşiş” almadan. İnsanları zengin ve mutlu etmek onu da mutlu etmiş hep.

Sadece bununla da kalmamış; kendi sattığı biletlerin karışmasını önlemek için ön yüzünde kendi resminin olduğu zarflar bastırmış. Anadolu’da yaşayan müşterileri ile mektuplaşır, ödeme konusunda sıkıntı çekenlere de taksitle satış yaparmış.

Küçük bir gişeciyken büyük bir ticaret erbabına dönüşen Nimet Abla'nın o dönemlerde kendisi gibi eli uğurlu olan başka rakipleri de varmış. Bunlardan öne çıkanları Tek Kollu Cemal, Uzun Ömer ve Cüce Simon...

Yine de hiçbiri Nimet Abla kadar olamamış. Çok sayıda bilet sattığı için, sattığı biletlere ikramiye çıkma ihtimali de yüksek olmuş ve bugüne kadar tam 40 kişiyi zengin etmiş.

1947, 1980, 1986, 1992, 1995 yıllarında Nimet Abla gişesinde satılan biletlere büyük ikramiye isabet etti.

İlki 36 yaşında olmak üzere defalarca Hacca giden Nimet Abla, büyük bir Atatürk hayranı olup: "Onun sayesinde bugünlerimizi yaşıyoruz." diyerek her yıl Ata'ya mevlit okuttururmuş.

İnançlarına bağlı olan Nimet Abla ilk Türk iş kadınları arasında yerini almış ve piyango tarihine damgasını vurmuştur.

Çok da yardımsever olan Nimet Abla, 1963 yılının Ağustos ayında Esentepe'de kendi adını vermiş olduğu bir cami yaptırmış.

Yetmemiş Hacı Nimet ismiyle bir vakıf kurmuş ve tüm varlığını vakfa bağışlamış. Bugün hala bu vakıftaki gayrimenkul irad geliriyle 200 kadar çocuk çeşitli okullarda eğitim görmektedirler.

Bu camiye bir gelir kaynağı elde etmesi için 1971 yılında boğazdaki villasını satarak vakfı kurmuş.

Yetmişli yılların başında felç geçirene kadar şans dağıtmaya devam etmiş. 28 Temmuz 1978 yılında vefat ettiğinde ise İstanbul "talih kuşu"nun en ünlü simasını kaybetmiş.

Hiç çocuğu olmayan Nimet Abla erkek yeğenine Nimet adını vererek bilet satış gişelerinin tüm haklarını ona devretmiş.

Bugün Eminönü’ndeki bilet satış gişesinin üzerinde  “Nimet Abla” yazıyor ama aslında biletleri Nimet  Abla’dan değil, Nimet Abi’den satın alıyoruz :)

Talihini, uğurunu hala koruyan Nimet Abla Gişesi; Eminönü, Bakırköy ve Sirkeci'de şans dağıtmaya devam ediyor. Kim bilir belki de bu yıl Nimet Abla'nın uğurlu eli size dokunur :)

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
dandanakan

Olayın hikayesi bir yana piyango gibi bir olay için yüzlerce km öteden gelenler, kuyruk olanlar filan anormal gelmiyor mu kimseye ?

walter-sullivan

Türkiye'nin hemen hemen her şehrinde Nimet Abla biletleri hala ve hala satılmaya devam ediyor ve edecektirde... 😁

volkan-gulumser

Geçen yıl bende aldım, son 3 rakam çıktı .

bulmayinlanbeniv3

Ticari başarısı bir yana tüm paragrafın en önemli cümlesi; "Çok sayıda bilet sattığı için, sattığı biletlere ikramiye çıkma ihtimali de yüksek olmuş ve bugüne kadar tam 40 kişiyi zengin etmiş." Yani diyor ki; Bileti oradan eğlencesine alın, alın da, sıraya girmek, oradan bilet almak için kendini parçalamak tam bir aptallıktır. Ayrıca Türkçe ve matematik açısından ele alınca "sattığı biletlere ikramiye çıkma ihtimali de yüksek olmuş" cümlesi yanlış bir cümle. Ondan bilet alınması elindeki x biletin kazanan bilet olma ihtimalini zerre değiştirmez değil yülseltmek...

efsaneromeo33

Aynen katılıyorum. 1 kişinin kazanacağını ve 1 milyon bilet basıldığını farzedelim. 1 bilet aldığında yine sana çıkma ihtimali milyonda bir dir. Zerre değişmez. Aynı 1 kilo pamuk mu daha ağır yoksa 1 kilo demir mi olayına benziyor.

zafer-conkerderlerdendegil

rek-lam-lar

Görüş Bildir