Taliban Tarafından Vuruldu, Nobel Aldı! Pakistanlı Malala'nın Tüylerinizi Diken Diken Edecek Hikayesi

-

Küçük bir kız çocuğu düşünün, tek isteği okula gitmek…

Malala Yousafzai, 12 Temmuz 1997’de Pakistan’ın kuzeybatısındaki Swat bölgesinde yer alan Mingora’da doğdu.

Şair ve eğitimci olan babası Ziauddin Yousafzai, küçük kızını eğitim ve kadın hakları savunucusu bir aktivist olarak yetiştirdi.

Malala’nın çocukluğunda her şey çok güzeldi; çocuklar okula kızlı-erkekli gidebiliyor, müzik ve resim gibi pek çok aktiviteye katılabiliyordu.

Ta ki Taliban bu bölgede etkili olana kadar…

Taliban ve militanları 2000’li yılların başında, sarp dağlarla çevrili olan ve bir zamanlar girişinde “Cennete hoş geldiniz” yazan Swat Vadisi’ne yerleştikten sonra bölgede hayat tamamen değişti.

İlk hedef televizyondu. Televizyonun günah listesine alınmasını kadınlara tek başına sokağa çıkma yasağı ve okulların yıkılarak yerle bir edilmesi izledi. Kızlı-erkekli eğitim yasaklandı ve ardından kız çocuklarının okula gitmesi engellendi. Malala ve ailesi şartların daha iyi olduğu bir bölgeye taşındı.

İşte tam da o günlerde, Malala bir karar verdi; okuyacaktı ve hatta kendisi gibi olan tüm kız çocuklarının da okumalarını sağlayacaktı.

İlk olarak 2008 yılında yaşadığı zor günleri ve Taliban’ın eziyetlerini BBC’nin Urduca servisindeki bir blogda yazmaya başladı. Takma isim kullanıyordu.

2009 yılında, yalnızca 12 yaşındayken ev ev, okul okul dolaştı ve eğitim hakkını savundu.

Tüm dünya Taliban’a sessiz kalırken, o yaşamın içindeki bu küçük kız susmadı…

New York Times’ın hakkında bir belgesel hazırladığı Malala’yı artık neredeyse tüm dünya duydu ve bu noktada da Taliban’ın hedefi haline geldi.

Taliban, küçük kızın ölüm fermanını imzaladı ve militanlar harekete geçti.

Tarih 9 Ekim 2012’yi gösterdiğinde militanlar harekete geçti ve Malala’nın içinde bulunduğu okul otobüsünü durdurarak küçük kızı başından ve boynundan vurdu.

Malala, Taliban’ın hedefi haline gelip vurulduğunda sadece on beş yaşındaydı.

Ağır yaralanan Malala, mucize eseri hayatta kaldı ve tedavisi için bir süreliğine İngiltere’ye gönderildi.

İyileşmesi tam olarak altı ay sürdü. O hastanede yaşam savaşı verirken, Pakistan’da halk sokağa döküldü ve toplanan iki milyondan fazla imzayla eğitim yasasının değiştirilmesi sağlandı. Meclis Pakistan’ın ilk ücretsiz ve zorunlu eğitim kanun tasarısını hızla onayladı.

Malala’nın hikayesi tabii ki burada bitmedi… Vurulması onu daha da perçinledi ve çalışmalarına hız kesmeden devam etti.

2013 yılında Birleşmiş Milletler Malala’nın doğum günü olan 12 Temmuz’u “Malala Günü” ilan etti. Malala, burada yaptığı konuşmasında, “Teröristler benim ideallerimi değiştireceklerini, isteklerimden vazgeçeceğimi zannettiler ama benim hayatımda şunun dışında hiçbir şey değişmedi: Zayıflık, korku ve umutsuzluk öldü. Kuvvet, güç ve cesaret doğdu” dedi.

Hayatına ve eğitimine İngiltere’nin Birmingham şehrinde devam eden Malala 2014 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.

Uluslararası Çocuk Barış Ödülü ve AB İnsan Hakları Ödülü’nün de sahibi olan ve tabiri caizse korkuyu dize getiren Malala, henüz on yedi yaşındayken Nobel Barış Ödülü gibi büyük bir başarıyla tüm dünyada ses getirdi. Ayrıca, TIME Dergisi’nin 2013 yılında hazırladığı “Dünyanın En Etkili 100 Kişisi” listesinde yer aldı.

Malala, terörün acımasız baskısı altında olmasına rağmen vazgeçmedi ve kız çocuğu okumaz, eğitim almaz, düşünmez, sesi çıkmaz gibi genellemelerin hepsini reddetti.

Ölümü pahasına da olsa inandıklarından asla vazgeçmedi. “Sınıfta yerde bile oturmam gerekirse, otururum” diyerek eğitime olan tutkusunu dile getirdi. Babasıyla birlikte sosyal, ekonomik, hukuki ve politik nedenlerle eğitim alamayan milyonlarca kız çocuğunun savunucusu oldu. 2013 yılında kurdukları fon sayesinde kız çocukların eğitiminin sosyal ve ekonomik etkileri konusunda farkındalık yarattılar, seslerini yükseltmeleri için desteklediler ve potansiyellerini fark edip değişim talep etmelerini sağladılar.

Nobel Barış Ödülü’yle birlikte gelen bir milyon doları da Pakistan’da kız çocuklarına bir okul yapılması için bağışladı.

Pakistan’daki bütün kız çocukları eğitim hakkına sahip olana kadar vazgeçmeyeceğini her fırsatta dile getiren Malala, “Kitaplarımızı ve kalemlerimizi elimize alalım. Onlar bizim en güçlü silahlarımız. Bir çocuk, bir öğretmen, bir kitap ve bir kalem tüm dünyayı değiştirebilir” diyor.

Şimdi yirmi yaşına gelen ve yazdığı “Ben Malala” kitabıyla satış listelerini yerle bir eden o küçük aktivist dünyanın dört bir yanında sokak sanatı için de ilham kaynağı oldu.

Helal olsun! 👏👏👏

İşte sokaklardaki Malala...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
enk-capital

Güzel bi çaba ama faydasız. Değişen hiçbi şey olmayacak.

ahmet.burma.9

Oh ne kolay. Terör örgütü kur, kadınların ve kızların sosyal haklarını baltala. Okulları bombala, eğitime darbe vur, kafana göre günah sevap listesi çıkar. A.q leş kargaları sizi. Hoş bizim durumumuzda pek farklı sayılmaz.

faffa

Her şehire bi Malala lazım.

gzm-ynklr

Bravo.

gece-gunes

Ondan daha güçlü kadınlar var. Ama onlar ailesi için dayanıyor. O büyük devletler şu küçük kız kadar olamadı ya neyse.

Başlıklar

Avrupa BirliğiBirleşmiş MilletlerİngiltereKitapNobelÖğretmenmüziksokak sanatı
Görüş Bildir