Sonsuza Dek Ayakta Kalması İçin İnşa Edilen Yapı! 93 Milyon Tuğla Kullanıldı
Sri Lanka’nın Anuradhapura kentinde yer alan Jetavanaramaya, milattan sonra 301 yılında inşa edilen dev bir Budist stupası. Tamamlandığında 122 metre yüksekliğe ulaşıyor ve yalnızca Giza Piramitleri’nden daha kısa kalıyordu. Yaklaşık 93 milyon pişmiş toprak tuğla kullanılarak yapılan yapı, hacim bakımından dünyanın en büyük tuğla anıtı kabul ediliyor.
Antik dünyanın en büyük yapılarından biri

Anuradhapura, Sri Lanka’nın ilk büyük başkenti olarak kabul ediliyor ve Budizm’in Hindistan dışındaki ilk merkezlerinden sayılıyor. Geniş arkeolojik alanın ortasında manastırlar, su rezervuarları ve dev stupalar yer alıyor. Hepsinin üzerinde ise baloncuk formundaki dev kubbesiyle Jetavanaramaya yükseliyor.
Milattan sonra yaklaşık 301 yılında tamamlanan yapı, inşa edildiği dönemde 122 metre yüksekliğe ulaşıyordu. O dönemde yalnızca Giza Piramitleri daha yüksekti.
Yaklaşık 93,3 milyon pişmiş toprak tuğlayla inşa edilen stupa, hacim bakımından tarihte yapılmış en büyük tuğla yapı kabul ediliyor. Günümüzde yüksekliği 71 metre civarında.
Yüzyıllar süren yıkımlar ve restorasyonlar sonucu orijinal boyutunun yarısından biraz fazlası ayakta kalmış durumda. Yine de kütlesi öylesine devasa ki arkeologlar kullanılan tuğlalarla Londra’dan Edinburgh’a kadar uzanacak üç metre yüksekliğinde duvar örülebileceğini hesaplıyor.
Jetavanaramaya’nın en çarpıcı yönü, taş yerine büyük ölçüde pişmiş toprak tuğladan inşa edilmiş olması

Arkeolog Anura Manatunga’ya göre taş blok yerine tuğla kullanmak, milyonlarca parçanın üretilmesi ve hassas biçimde yerleştirilmesi anlamına geliyor. Böylesine devasa organizasyon, ileri düzey planlama ve iş gücü gerektiriyordu. Antik tuğla fırınlarının kalıntıları Anuradhapura çevresinde tespit edilmiş durumda.
Temel hazırlığında zemin suyla doldurularak emilim gözlemlenmiş. İlkel sayılabilecek toprak testleri aslında oldukça işlevsel yöntemlerdi. Çöken bölümlerde silindirik boşluklar keşfedildi; erken dönem havalandırma bilgisine işaret ettiği düşünülüyor.
Harç karışımında ince öğütülmüş dolomit, kireç taşı, elenmiş kum ve kil kullanılmış. Modern dönemde eklenen çimentonun ise bazı kısımlarda bozulmayı hızlandırdığı değerlendiriliyor.
Kazılarda farklı seviyelere yerleştirilmiş kutsal emanet sandıkları ortaya çıkarıldı

Altın levhalar üzerinde Bodhisattva tasvirleri ve Sanskritçe yazılmış Prajñāpāramitā sutra bölümleri bulundu. Eserler bugün Colombo Ulusal Müzesi’nde sergileniyor. Bulgular, Jetavana’nın dönemin kozmopolit Budist düşünce merkezlerinden sayıldığını düşündürüyor.
Efsanelere göre zirvede yıldırımı uzaklaştırmak amacıyla yerleştirilen elmas bulunuyordu. Sivri kule formunun Akdeniz ticaret ağları üzerinden gelen mimari etkiler taşıdığı öne sürülüyor. Kesinlik kazanmış değil, araştırmalar sürüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın