Sentorlar da Türk mü? 18 Maddede Yunan Mitolojisinde Sentorlar ve Türklerle Benzerlikleri

-

Sentorlar, birçoğumuzun bildiği gibi mitolojide yarı insan yarı at olarak tanımlanan canlıların genel adı. Pek çok mitte adları geçmekle beraber asil duruşları ve karakteristik özellikleri nedeniyle modern edebiyatta da kendilerine yer bulmuşlardır. Pek çok fantastik eserin olmazsa olmaz karakterleri arasında da Sentorlar vardır. Bazı tarihi araştırmalarda da Sentorların aslında Orta Asya'dan gelen Türk topluluklarıyla ilişkili olabileceğine değinilmiştir. Peki gerçekten Sentorlar Türk olabilir mi?

İşte; "18 Maddede Yunan Mitolojisinde Sentorlar ve Türklerle Benzerlikleri".

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4

1. Sentorlar veya bir diğer isimleriyle Centaur bilindiği gibi Yunan mitolojisinde yarı insan, yarı at olarak betimlenen mitolojik varlıklardır.

Görünüşleri itibari ile atın baş kısmından insan bedeni olarak devam eden canlılardır. Bu varlıklar ilk olarak yunan mitolojisinde görünseler de başka kültürlerin efsanelerinde değişik isimlerle anılmaktadır.

2. Asalet ve kibirli yapılarıyla bilinirler. Bu yüzden de Yunan mitolojisinde bilinen en asil yaratıklar olarak tanımlanırlar.

Asalet ve kibirli yapılarıyla bilinirler. Bu yüzden de Yunan mitolojisinde bilinen en asil yaratıklar olarak tanımlanırlar.
Asalet ve kibirli yapılarıyla bilinirler. Bu yüzden de Yunan mitolojisinde bilinen en asil yaratıklar olarak tanımlanırlar.

Sentorlar, Yunan mitolojisi konusunda hiçbir bilgisi olmayan kişilerin bile görünce tanıyacağı özelliklere sahiptir.

3. Savaşçı bir topluluk olan Sentorlar, atları ile meşhur ülkelerinde yaşarlar. İnsanlarla sürekli savaş halindedirler.

Savaş aleti olarak genelde ok ve yay kullanırlar. Zaten bir çok eserde de ok ile tasvir edilmişlerdir.

4. Kendilerini fazlasıyla asil buldukları için kendilerinden başka hiçbir canlıya itaat etmeyecek kadar da kibirlidirler.

Aslına bakarsanız Sentorlar tasvir edildikleri bütün eserlerde de gerçekten asil duruşları ön plana çıkarılacak şekilde tasvir edilmişlerdir. Yani insanlar bile bu canlıların asaletini kabul etmişlerdir.

5. Bilgili ve gerektiğinde çok saygılıdırlar. Kahinlik ve yıldızları okuyabilmek gibi değişik güçleri de vardır.

Sagittarius isimli takım yıldız, yarı at yarı insan yaratıklar olan Sentorların kralı Cherion’u temsil etmektedir.

6. Sagittarius ve Cherion'un hikayesi ise mitolojide Herkül'ün anlatıldığı bir mitte şu şekilde geçmektedir:

Yarı at yarı insan olan Sentorların birçoğu zalim olarak bilinirler ve öyle yetiştirilmişlerdir. Cherion bu yaratıklardan farklıdır. Cherion’u Güneş tanrısı Apollon, Ay tanrıçası Artemis ve vahşi hayvanlar yetiştirmişlerdir. Bu yüzden Cherion kibar, başkalarını düşünen ve bilgili biridir.

Cherion’un yetenekleri ve bilgileri herkes tarafından kabul edilirdi. Cherion’a, birçok ünlü kralın çocukları, yeteneklerini ve bilgilerini öğretmesi için gönderilirdi. Öğrencileri arasında Herkül’de vardır.

Herkül yolculuğa çıktığı bir gün yolda çok susar ve Cherion’un yanına uğrar. Cherion’dan, evinde sakladığı ama yarı at yarı insan yaratıklara ait olan şarabı açmasını ister. Cherion bu isteği kabul eder. Şarabı açınca güzel kokusu memleketin dışına kadar yayılır ve bu kokuyu alan Sentorlar büyük bir hışımla eve gelirler. Sentorlar, kendilerinden habersiz şaraplarını açtıkları için Herkül ve Cherion’a saldırırlar. Herkül, Sentorların birçoğunu öldürür. Geri kalanını da şehrin dışına sürer. Cherion olaya hiç karışmamakla beraber Herkül’ün yanında olayı dikkatle izler. Herkül o kargaşada yanlışlıkla zehirli oklarından biriyle Cherion’u da vurur. Herkül bu duruma çok üzülür. Herkül’ün üzüntüsünü gören Zeus bu iyi Centaur’u yıldızlar arasına yerleştirir.

Sagittarius, bir erkek vücudunun belden üst kısmıyla bir atın birleşimini temsil eder. Ayrıca bu takımyıldızının Argonaunt’lara yolculukları sırasında rehberlik etmesi için gökyüzüne yerleştirildiğine inanılır.

7. Sentorlar efsanedeki gibi şaraba olan düşkünlükleriyle bilinirler. Hatta bu yüzden mücadele ettikleri bile bilinir.

Bu nedenle şarap tanrısı Dionysos’a taparlar.

8. Bir diğer düşkünlükleri olan kadınlar Sentorların başına bela açan en kötü huylarıdır. Hatta bu huyları yüzünden soylarının kuruduğu anlatılır.

Efsaneye göre; Hippodameia ile evlenirken Lapith kralı Pirithoos, onları düğününe çağırmış, şölenin ortasında Sentorlar nişanlı kızı kaçırmak istemişlerdir. Bu yüzden katledildikleri de anlatılır.

9. Mitolojide kökenleri hakkında farklı hikayeler anlatılır.

Efsanelerin birinde Lapith Kralı İxion ve Nephele’in çocukları oldukları anlatılır. 

Homeros'a göre ise Tesalya'da yaşayan karşı koyulmaz bir güce sahip olan vahşi bir kavimdir.

10. Sentorların, mitolojide sürekli Eski Yunan medeniyetleri ile bir mücadele halinde oldukları betimlenir. Bu yüzden Sentorlar hırslı ve savaşa düşkün bir kavim olarak tasvir edilir.

Sentorlara yüklenen kötü özellikler genellikle bu yöndedir. Yunanlılar mitlerini anlatırken, tabii ki hiçbir karakterin mutlak iyi ya da mutlak kötü olduğundan bahsetmemişlerdir. Ancak düşman olarak gördükleri unsurlara genellikle kötü özellikler yüklemişlerdir.

11. Çoğu efsanede olduğu gibi Sentor efsanesinde de gerçeğe dayanan sebeplerin olduğu bilinmektedir.

Sentorların atlarla ilgili olan, at üstünde savaşa giden ve atıyla yatıp kalkan bir toplum olduğunu ve zaman içerisinde ki söylentilerle yarı at yarı insan biçimli yaratıkların oluştuğunu söylemek mümkündür.

12. Sentorlar ve Türklerin bağlantısı ise bu noktada ortaya çıkmaktadır. Sentorların atlarla bu kadar iç içe olmaları onların at adam olarak tasvir edilmelerine neden olmuştur.

O dönemdeki Türk topluluklarının da atlarla bu kadar iç içe yaşamasından dolayı Sentorlara çok fazla benzediklerini anlamlandırabiliriz.

13. Sentor efsanelerinin anlatılmaya başlandığı dönemlerde de Türkler ve Orta Asya Halkları atları evcilleştirip onlara hakim olmayı çoktan öğrenmişlerdi.

Türklerin o dönemde, zaman zaman Orta Asya’dan batıya doğru akınlar düzenledikleri de bilinmektedir. Bu dönemde pek çok Anadolu, Yunan ve Avrupa uygarlıklarıyla savaşa da girmişlerdir.

14. Tarihi kaynaklarda Türklerin muhteşem biniciler oldukları anlatılmaktadır. At üzerinde süratle ilerlerken bile tam geriye dönerek ok atabilmeleri de bunun kanıtıdır.

Tarihi kaynaklarda Türklerin muhteşem biniciler oldukları anlatılmaktadır. At üzerinde süratle ilerlerken bile tam geriye dönerek ok atabilmeleri de bunun kanıtıdır.
Tarihi kaynaklarda Türklerin muhteşem biniciler oldukları anlatılmaktadır. At üzerinde süratle ilerlerken bile tam geriye dönerek ok atabilmeleri de bunun kanıtıdır.

Türklerin savaş sırasındaki at üstünde müthiş ok kullanma kabiliyeti pek çok tarihi belgede ve hikayede de geçmektedir.

15. Savaş alanında bulunan ve dört nala koşan atlar hızlı hareket eder, ve mümkün oldukça kafalarını öne eğerlerdi.

Savaş alanında bulunan ve dört nala koşan atlar hızlı hareket eder, ve mümkün oldukça kafalarını öne eğerlerdi.
Savaş alanında bulunan ve dört nala koşan atlar hızlı hareket eder, ve mümkün oldukça kafalarını öne eğerlerdi.

Uzaktan bakıldığında atın sadece bacakları ve at üzerinde ki savaşçı görünürdü. O dönemde de atlı savaşçılar bu yüzden Sentorlar gibi görünürdü.

16. Zaten vur kaç taktiğini çok iyi kullanabiliyor olmaları sayesinde çok az sayıda ki süvari birlikleriyle çok büyük orduları mağlup edebilmişlerdir.

At üstünde üstün ok kullanma yetenekleri sayesinde, düşman daha onlara yaklaşmadan savaşı kazanmayı bilmişlerdir.

17. Atları savaşta kullanabilmelerinin yanı sıra atların sütünden kımız yaparlar, etleriyle de beslenirlerdi.

Türkler için vazgeçilmez olan atlar ile bir bütünlük oluşturuyorlardı. At üzerinde müzakere ederler, hatta gerekirse at üstünde uyurlardı. Yani kısaca atlarıyla yatıp, atlarıyla kalkarlardı.

18. Yani Sentor efsanesinin at sırtında savaşa giden savaşçılardan geldiği neredeyse kesindir. Sentorun sureti görenlere çok farklı ve ürkütücü gelmektedir.

Pek çok Yunan araştırmasında da Sentorların aslında Türklerden yola çıkılarak betimlendiğine değinilmiştir. 

Bu yüzden Türklerin atları mükemmel bir şekilde kontrol edebilmeleri muhtemelen onlarla mücadele edenler için doğa üstü bir başarı olduğu ve o dönemin şartlarına göre imkansız olduğunu düşündükleri için olsa gerek, atlarla bu kadar uyumlu olan bir topluluğun insan olmadıklarını düşünmek istediklerinden ötürü sentorlar efsanesi ortaya çıkmış olabilir...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
_orca_

Her ata binen türk he amk.

Gizli Kullanıcı

O zaman arkadaşıma "At Kafası" dediğim zaman alınmaması gerekirdi -_-

feyk

eski turk destanlarinda defalarca betimlenir, bir turk asiline yapilacak en buyuk asagilama attan indirip yurumeye zorlamaktir. surekli at uzerinde yasayan. at uzerinde savasan bir toplum. antik devirde yunanlilarla karsilastirlarsa bu tip efsanelerin kaynagi olmasi normal. hemen hemen tum mitolojik canlilarin kaynagi olan gercek bir olay var. ornegin cyclops larda yunanistanda bulunan mamut fosillerinin sonucunda ortaya cikmis. daha once hic fil iskeleri gormemis yunanlilar mamut kafataslarini gorunce, burnun bulundugu boslugu buyuk tek bir gozun cukuru olarak yorumlamislar. buda mitolojideki tek gozlu dev efsanelerinin kaynagi olmus.

mmurat

evrim bilimsel değildir, buyrun yunan mitolojisinde ara geçiş formu... yarı at yarı insan... evrim materyalist bir doğmadır. sümerden, mısıra, yunana ve oradan avrupaya geçmiştir.

lauren

haaah bi götü başı ayrı olan yaratıın Türk olmadığı kalmıştı oda olsuuun karınca yiyende Türk efem sonra mercimeklerde Türk... ölü diri yaşayan yaşamayan herşey Türk gel abicim gel param olsada ben olsam gel

Başlıklar

ŞarapSavaşYunanistankadınlar
Görüş Bildir