Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Selçuk Topal Yazio: Uzay Efsaneleri

207PAYLAŞIM
Yazio Banner

Uzay istisnasız her kesimden insanın dikkatini çekmektedir. Bu harika bir şey olsa da birçok hatayı ve şehir efsanesini de beraberinde getirir. Bu yazıda bazı uzay efsanelerine açıklamalar getirmeye çalışacağım.

Dolunay kana büründü! Şimdi Dünya düşünsün!

Gök cisimleri kırmızı göründüğünde yer yüzünde genelde iyi şeyler olmaz. En azından sahte bilim astrolojinin iddiası çoğunlukla böyledir. Kırmızı kan ve göz yaşı anlamına gelir. Kızıl gezegen Mars’a savaş tanrısı Mars adını boşuna vermediler. Ay ise yanı başımızdaki ‘kızıl bela!’ Oysa Ay çok basit bir nedenden dolayı bazen kızıl görünür. Burada ana aktör Dünya’nın atmosferidir. Unutmayın ki Ay kendi kendine ışık saçmaz. Güneş’ten aldığı ışığı yansıtır. Dünya da öyle. Güneş’ten yola çıkan ışınlar dolunay esnasında Ay yüzeyine düşmeden önce Dünya atmosferinden geçmek zorundadır. Güneş ışığı gökkuşağının tüm renklerini içerir. Dünya atmosferi kendine özgü kimyasal kompozisyonuyla mavi ışınları (kısa dalga boyu) her yönde saçarken kırmızı ışığa (uzun dalga boyu) pek dokunamaz. O nedenle kırmızı ışınlar Dünya atmosferini geçip Ay’a ulaşabilir. Ay tutulmalarında Ay’ı kırmızı yapan nedenlerden biri budur. Bazen Ay’dan yansıyan Güneş ışığı Dünya atmosferinden geçerken yukarıda bahsettiğim etkiden dolayı yine Ay’ın kırmızı görünmesine neden olabilir. Ay’ın ufka yakınken bazen kırmızı görünmesinin nedeni budur. Aslında ne demek istediğimi anlamak için bir gün batımına veya gün doğumuna şahit olmanız yeterlidir. O anlarda Güneş’in kızıl görünmesinin ardında yatan fizik ile yukarıda anlattığım aynıdır. Nitekim söz konusu aktör yine Dünya atmosferidir. Diğer yandan her gezegende gün batımı mavi değildir. Mars’ta gün batımları mavi olur. Bazı gezegenlerde ise gün batımı olmasını çok uzun süre beklemeniz gerekebilir. Eğer Uranüs’te olsaydınız bir gün batımı sefası için 42 yıl beklemeniz gerekirdi!

Mars Dünya’ya hiç olmadığı kadar yakın olacak! Mars Ay kadar büyük görünecek!

Bu dedikodu her sene yayılır. Oysa Mars’ın en yakın konumda Dünya’dan 55 milyon km ötede (yani normalde çok daha uzakta olur) ve çapının Dünya’nın çapının yaklaşık yarısı olduğunu biliyorsanız böyle bir şeyin olmayacağını da bilirsiniz. Ay Dünya’dan 400.000 km uzaklıktadır ve çapı Dünya’nın çapının dörtte biridir, yani Mars’ın yarısı. Bu da basit bir geometri ile Mars’ın Ay kadar büyük görünebilmesi için ortalama 800.000 km mesafede olması gerektiğini gösterir. Oysa Mars milyonlarca km ötede bulunur! Bugünlerde Mars gezegenimize en yakın konumlardan birinden bulunuyor. Onu gece geç saatlerde güneydoğu ufkundan yükselirken görebilirsiniz. Kızıl görünümü ile kendini hemen ele verir.

Ay Mavi görünecek!

Bu da bir başka dolunay miti. Blue Full Moon denilen bu olay aslında Ay’ın gerçekten mavi olacağı anlamına gelmiyor. Muhtemelen bu ismi bir astrolog verdi (Blood Moon adını verdiği gibi). Blue Moon nedir açıklayayım. Bir ayda bir adet dolunay olmasını beklersiniz. Üç ayda (bir sezon) 3 dolunay olması beklenir. Ancak bazen 3 ayda 4 dolunay olur. Böyle bir sezonda gerçekleşen üçüncü dolunaya Blue Full Moon denir. Eğer bir ayda iki dolunay olursa ikinci dolunay da Blue Moon olarak adlandırılır. Ve hayır! Bankadaki yatırımlarınız, hayatınızın aşkı veya işi Ay’ın (yani teknik olarak bir kaya parçasının!) ne zaman nerede olduğuyla veya hangi renkte göründüğüyle alakalı değildir. Kaderiniz göklerde yazılı değil. Size tavsiyem bu dünyaya odaklanın ve bir şeyleri başarmak için alın teri dökün. Gök cisimlerinden medet ummayın.

Dünya düzdür!

Belki de fanatiği en bol iddia budur. Bu da insanlık olarak geometri bilmediğimizin adeta bir kanıtıdır. Örneğin Dünya’nın düz olduğunu iddia eden insanlar küre nedir muhtemelen bilmemektedir. Eğer bilselerdi küresel bir Dünya’nın gözlemlerimize en uygun açıklama olduğunu da bilirlerdi. Nitekim Dünya tepsi gibi olursa gözlemlerle elde edilen bilgilerde ciddi sorunlar ortaya çıkıyor. Örneğin, eğer Dünya bir tepsi ve Güneş ve Ay onun üzerinde tur atıyor olsaydı, Ay’ın sadece bir yüzünü değil her tarafını görebilmeniz gerekirdi. Ancak Ay’ın arka yüzünü Dünya’dan bakınca göremiyoruz. Diğer yandan, eğer Dünya gerçekten düz olsaydı Güneş Dünya’yı sürekli aydınlatırdı. Düz Dünya modeline bakarsanız Güneş Dünya’nın etrafında tur atarken sadece belli bir yeri aydınlatabiliyor. Onların açıklamasına göre Güneş sadece 50 km çapında yerden birkaç bin km yukarıda. Bir an için bu akıllara zarar iddianın doğru olduğunu varsayalım. Öyle olsa bile Güneş’i yine de görürdük. Nitekim hiçbir zaman ufkun altına inmiyor öyle değil mi? Alkole para vermeden sarhoş olabilmek iyi bir yetenek olabilir aslında. Alkol fiyatını düşününce bu gayet ekonomik olurdu(!) Ancak bilimin yönettiği bir evrende yaşıyorsak biraz ‘ayık’ olup etrafımızı saran bilimi görmek bence daha iyi olur. Bu yazılanlara düz dünya çılgınları sinirlenebilir. Ama bu onların geometri ve ışığın kırınımı hakkında zerre bilgiye sahip olmadıkları gerçeğini değiştirmez. Eğer bilimsel delilleri varsa can kulağıyla dinleyebilirim.

Düz Dünya fanatiklerine göre düz Dünya’nın etrafı buzdan bir duvarla çevrili. Ancak o buzdan duvarı henüz gören olmadı. Düşünün! Dünya’nın en ekstrem yerlerine ulaşan belgesel yapımları var. Ancak henüz bu duvara rastlayan olmadı. ‘Bu belgeselciler ortak hareket edip bizi keriz yerine koyuyorlar!’ diyecek düz dünyacı olabilir. Ama bu gerçekten çok komik bir iddia. Düz Dünya düşkünlerine göre duvara yaklaşılması engelleniyor. ‘Yassak hemşerim!’ Allah aşkına!

Eğer Dünya düz dünyacıların zihni gibi, pürüzsüz derecede düz olsaydı ve Ay ile Güneş onun üzerinde tur atıyor olsaydı Güneş tutulması nasıl olabilirdi? Güneş tutulması (lütfen boş bir vakitte aşağıdaki videoyu izleyiniz) esnasında Ay Dünya ile Güneş arasına girer. Ancak düz Dünya geometrisinde bu mümkün değildir. Elbette Dünya’nın düz olduğunu düşünenlerin buna da bir açıklaması var: ‘Araya Ay değil başka bir cisim giriyor!’ Ancak gelin görün ki o cismi gören bir Ademoğlu henüz çıkmadı. Neden acaba?

Güneş ve Ay Tutulmalarının Geometrisi (video)

Düz Dünya müptelası birine okyanusta bizden uzaklaşan gemi örneğini
verdiğinizde ‘aslında iyi bakarsan görebilirsin!’ şeklinde yanıt verir. Oysa
olan şey bu değildir. Gemi sizden uzaklaşmaya devam eder ve bir süre sonra ufuk çizgisinin altına girdiği için artık onu göremezsin. Gönül gözünüzle bile göremezsiniz! Eğer Dünya gerçekten düz olsaydı Ankara’dan baktığınızda Büyük Okyanus’ta seyahat eden gemiyi görebilmeniz gerekirdi. Eğer bunu başaran olursa sadece servetimi değil tüm organlarımı bağışlayacağım (muhtemelen organlarım servetimden daha fazla para eder!).

Sadece gözlerinizi kullanarak yapabileceğiniz başka bir test ise gece gördüğünüz takımyıldızlardır. Kuzey ve güney yarı kürede yaşayan insanlar kendi yarı kürelerine özgü bazı takım yıldızlara sahiptir. Yani kuzey yarı küreden gördüğünüz bazı takım yıldızları güney yarı küreden göremezsiniz. Ya da güney yarı küreden gördüğünüz bazı takımyıldızları kuzey yarı küreden göremezsiniz. Bu durumu en iyi açıklayan şey Dünya’nın küresel bir şekle sahip olduğudur, çay tepsisi gibi düz değil!

Güneş iki hafta boyunca mavi görünecek! Dünya iki hafta boyunca kararacak!

Güneş bir yıldız. Merkezinde hidrojenlerin ‘eriyerek’ helyum oluşturduğu ve bu esnada devasa enerjinin üretildiği devasa bir termonükleer santral! Güneş’in rengi sarımtıraktır (biraz yeşile de yakın aslında). Yani Güneş’in maksimum enerjiyi yaydığı dalga boyu sarı rengin dalga boyuna yakındır. Güneş’in birden mavi görünmesi, evrim yolundan ciddi derecede sapıp dev genç bir yıldız haline gelmesi demektir. Yani 40 yaşında bir adamın birden kas yığını halindeki 18’lik bir gence dönüşmesi gibi bir şey! Evrene baktığınızda her şey (buna bizler de dahiliz) yaşlanır. Tersine bir durum göremezsiniz. Örneğin bir suya kahve döktüğünüzde kahvenin suda nasıl yayıldığına ve bir süre sonra nasıl dengeye ulaştığına şahit olursunuz. Tersi bir durum olmaz. Suya çoktan karışmış kahveyi ‘Kahve içmekten vazgeçtim!’ deyip ilk formunda dışarı çıkaramazsınız. Evrende entropi sürekli artar ve giderek ‘soğuk kazanır’. Yani orta yaşlı bir yıldızı alıp genç dev bir yıldız yapamazsınız. Eğer öyle bir şey olursa, yani Güneş gerçekten mavi görünürse başımız belada demektir. Nitekim her yer Adana gibi sıcak olur! Dünya’nın aniden karaları bağlaması olayına gelelim. Dünya’nın bir anda zifiri karanlığı yaşaması onun biricik ışık kaynağı olan Güneş’in yok olması veya aniden ışık saçmayı bırakmasıyla mümkün olabilir. Güneş toplam ömrü ortalama 10 milyar yıl olan bir yıldızdır. Şu an hayatının ortasında. Böyle cisimlerde bir anda bu tarz değişimler olmasını beklemezsiniz. Uzun ölçeğe yayılmış bazı belirtiler görmeniz gerekir. Şu an için Güneş’in dramatik bir değişime gireceği yönünde veri yok. Lütfen panik yapmayınız…

Gördüğünüz gibi karmaşık gibi görünen birçok şeyin açıklaması en basit
olanıdır. Occam’ın Usturası "En basit açıklama büyük olasılıkla doğru olanıdır." Kuantum dünyada belki bu geçerli değil ama makro canlılar için bizim dünyamızdaki birçok şey için bunun geçerli olduğu söylenebilir. Bence bunu bir düşünün…

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
tyliebee

Güzel abim, naif abim ne uğraştın ya düz dünyacıları çürütecek verileri sunmakla. Gülüp geçsene niye ciddiye alıp açıklama yapıyosun ki. Bu cehalet eğitilmez, bu insanlar öğretilmez bir kafa yapısına sahipler, yorma kendini, dalga geç, aşağıla, biz öyle yapıyoruz.

feyk

yildizlarin gezegenlerin kendi kaderine etki etmek icin konumlandigini, hareket ettigini dusunur, cunku insan beyni herseyden bir neden sonuc iliskisi cikarmak icin sartlanmistir, kisinin bilgi birikim seviyesi dustukce, neyin ne oldugunu ayiramadiginda herseyin kendi cevresinde dondugunu dusunerek en alakasiz seyler arasinda iliskiler, kahanetler cikarir. tum komplo teorilerinin ana kaynagida budur.

Görüş Bildir