Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Pek Çok İnsanın Bilimsel Olduğunu Sandığı Ancak Hiçbir Dayanağı Olmayan 20 Söylenti

-

Bilgi akışının hiç olmadığı kadar hızlı hâle geldiği bir çağda yaşadığımızı düşünürsek, aslı astarı olmayan bilgilerin de yayılarak yanlış kanılara sebep olması mantıklı gelecektir sevgili dostlar. İşte bilimsel gerçek olduğu düşünülen 20 bilgi ve doğruları:

1. Kediler ve köpekler renk körüdür.

Kediler ve köpekler renkleri bizim zannettiğimizden daha iyi görürler. Hatta onların gözlerinde bulunan fotoreseptör hücre sayısı bizde bulunandan çok daha fazladır ve bu da karanlıkta bizden daha iyi görmelerini sağlar.

2. Köpek balıkları kansere yakalanmaz.

Konuyu araştıran bilim insanları 2013 yılında bir büyük beyaz köpek balığının ağzında ve bir bronz köpek balığının kafasında tümöre rastladı. Kısacası bu bilgi de zannettiğimiz gibi doğru değil...

3. Deve kuşları saklanmak istediklerinde başlarını kuma gömerler.

Deve kuşları kendilerini tehdit altında hissettiklerinde kafalarını kuma gömmek yerine kendilerini yere atarak ölü taklidi yaparlar.

4. Kurbağalara dokunmak ellerinizde siğil çıkmasına sebep olabilir.

Vücudumuzda siğil çıkmasının sebebi insana özgü papillom virüsüdür ve başka hiçbir canlıda bulunmamaktadır. Bu yüzden kurbağalara dokunmak değil, elinde siğil bulunan biriyle tokalaşmak siğile sebep olur.

5. Köpek balıkları bir damla kanın kokusunu kilometrelerce öteden alabilirler.

Köpek balıklarının güçlü bir koku alma duyusuna sahip oldukları doğrudur; ancak yukarıdaki bilginin biraz fazla abartılı olduğu söylenenbilir. Akıntıların lehte olduğu bir günde köpek balığının kan kokusu alabileceği uzaklık maksimum birkaç yüz metredir. Yine de epey korkutucu...

6. Yarasalar kördür.

Çoğu yarasa doğrultusunu belirlemek için ekolokasyon (yankıyla yön belirleme) becerisini kullanıyor olsa da, tüm yarasa türleri görme duyusuna da sahiptir. Zaten ekolokasyon da yalnızca birkaç metre uzaklığı tespit edebilmektedir.

7. Japon balıkları bir saniyelik hafızaya sahiptir.

Bu söylenti nereden çıktı onu bilmiyoruz ancak japon balıklarının hafızası kısa süreli değildir. Aylar önce gerçekleşen olayları hatırlayabilen bu canlıların iyi bir hafızaya sahip olduklarını söylemek yanlış olmaz.

8. Zürafalar günde yalnızca 30 dakika uyurlar.

Bu miti araştırmak için yola çıkan bilim insanları beş yetişkin ve üç bebek zürafayı 152 gün boyunca gözlemledi ve bu hayvanların hem gece uykusuna yattığı hem de gündüzleri şekerleme yaptığı keşfedildi. Ancak yine de bu uykuların görece kısa sürdüğü söylenebilir: Zürafaların günlük ortalama uyku süresi 4.6 saatti.

9. AIDS, bir insanın bir maymunla çiftleşmesi sonucu insanlara geçmiştir.

AIDS yalnızca cinsel ilişki yoluyla değil, kan yoluyla da bulaşmaktadır ve dünyanın pek çok yerinde avcıların vahşi hayvanlara yem olarak atmak üzere maymun avladığını düşünürsek, bu ihtimâl daha olasıdır.

10. Empire State binasının tepesinden bir bozuk para bırakmak, aşağıdaki bir insanın ölümüne sebep olabilir.

Binanın ne kadar yüksek olduğunu anlatmak ve hikayeyi ilginç kılmak için uydurulmuş bu hikaye de doğru değildir. Çünkü bozuk para o yükseklikten düşse bile bir insanı sakatlayamayacak kadar hafiftir. Kaldı ki epey can acıtacağı da kesin...

11. Elmasları oluşturan şey kömürdür.

Dünya üzerinde bulunan elmasların büyük kısmı kömürün sıkışmasıyla oluşmaz. Elmas, dünya yüzeyinin 140 kilometre altından, kömür ise 3 kilometre altından çıkarılmaktadır.

12. Orta Çağ'da yaşamış insanlar Dünya'nın düz olduğunu düşünüyordu.

Dünyanın düz değil yuvarlak olduğu, henüz Orta Çağ'ın başlarında çoğu bilim insanı tarafından kabul edilmiştir. Bu söylenti ise daha sonradan, Orta Çağ'ın dini önde tutan yapısını eleştirmek için kullanılmıştır.

13. Sol beyin analitik, sağ beyin ise yaratıcıdır.

Beynin sağ ve sol kısımlarının farklı becerilerle bağlantılı olduğu doğru; örneğin dil öğrenme sürecinde sol beynin daha fazla rolü olduğu biliniyor. Ancak bu iki farklı kısmın analitik ve yaratıcı olarak birbirlerinden tamamen ayrılabileceklerine dair tek bir kanıt dâhi bulunmuyor.

14. Mikrodalga fırınlar kanser yapar ve kalp pilini bozar.

Radyasyon gördüğümüz her yerde şüphelere sürüklensek de, mikrodalga fırının yemeğinizi ısıtmaktan başka hiçbir işlevi bulunmuyor. Kansere sebep olan birkaç radyasyon tipi bulunmaktadır ve elbette doz da büyük öneme sahiptir. Örneğin güneş ışınları düşük düzeyde D vitamini almamızı sağlamakta, yüksek düzeyde ise cilt kanserine sebep olabilmektedir.

15. Tıraş olmak sakallarınızın daha gür çıkmasını sağlar.

Hayır, tıraş olmak yalnızca bir süre için sakallarınızı daha sert hissetmenize sebep olur ve bunun nedeni de kıl uçlarının düzken sivri hâle gelmesidir.

16. İnsan beyninde 100 milyar hücre bulunur.

2009 yılında yürütülen bir çalışma ile beyinlerimizde yaklaşık 86 milyar hücre bulunduğu tespit edilmiştir. "Ne var yani, yuvarlıyoruz!" diyebilirsiniz ancak aradaki 14 milyar nöronluk fark başka pek çok canlı türünün sahip olduğu nöron sayısına eşittir.

17. Yoğurt, sindirim sistemimizi düzene sokar.

Bu söylentinin sebebi, yoğurdun içinde bulunan bakterilerin sindirim sistemini iyileştireceğinin düşünülmesidir, ancak hâlihazırda sindirim sistemimizde bulunan milyonlarca bakterinin birlikte nasıl çalıştığını bile bilmezken, yoğurdun içinde bulunanların ne işe yaradığını anlamamız mümkün değildir.

18. Güneş sarı renklidir.

Gündüz vakti güneşe baktığımızda bize sarı görünür ancak Güneş'in verdiği ışık aslında beyaz renklidir. Bizim Güneş'i sarı görmemizin sebebi ise atmosferimizin ışığı kırmasıdır.

19. Atmosferin dışına çıktığımızda ağırlıksız oluruz.

Atmosferin dışına çıkmanın ağırlığımızı kaybetmekle hiçbir ilgisi yoktur. Yalnızca dünyadan uzaklaştıkça kütle çekiminden biraz daha kurtulmakta ve zıpladığımız zaman yere daha yavaş düşmekteyizdir.

20. Ve tok karnına içmek alkolün etkisini azaltır.

Alkol almadan önce yemek yemek içkinin etkisini azaltmaz, yalnızca geciktirir. Kısacası yediğimiz yemeğin tek etkisi, alkolün vücudumuz tarafından absorbe edilmesini yavaşlatmaktır.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sinan-cem-civili

Asıl gerçek olmayanlar editörün söyledikleri. Tek tek hepsini yazmaya gerek yok ama 140 km den elmas çıkarmak nedir? Çoğu kömür madeni 1 km civarıdır. Dünya rekoru 4km. İnsansız inilebilen en fazla derinlik 12 km. Bir şeyler öğrenmek için yazı açıyorum ama yalan yanlış bilgiler dolu. Elmas ile kömür aynı atomdan oluşur. Uzayda ağırlığımız yoktur. Kütlemiz vardır sadece. Kütle ağırlık farkı? Bir araştır. Yoğurt sindirime yardımcı olur ve o bakterilerin ne işe yaradığını anlamak nasıl mümkün değil?

hastalik-hastasi

cogu sacma zaten kim inanmışsa.

lumos_03

Hm o zaman biz yalan bir dunyada yasiyoruz

blackfrost

#19 Ağırlık o gezegenin yer çekimine bağlı olduğundan uzayda kaybolmasa bile minimum olması gerekmez mi birisi ben aydınlatabilir mi? benim bildiğim kütle değişmez.

zizithecook

Şu elmas meselesini düzeltsek? Grafit-karbon-elmas yapılanmasını geçtim de hani 140 km'den elmas çıkar filan... Sevgili editör; Wikipedia sende hala kapalı galiba...

ergun-zereyak

Editörü "dünyayı delen adam" olarak wikiye eklemek lazım. Aslında trolune öyle bir başlık mı açsak ne?

Başlıklar

BilimJaponyaKanserMaymun
Görüş Bildir