Görüş Bildir
Haberler
Newton’un Hazin Hayat Hikâyesi-2

etiket Newton’un Hazin Hayat Hikâyesi-2

Burçak Yüce
24.04.2023 - 20:52 Son Güncelleme: 26.05.2023 - 10:02

Ay Neden Üzerimize Düşmez?

'Milyonlar elmanın düşüşünü izler ancak bunun neden olduğunu soran tek kişi Newton'dur.' diye bilinen ünlü bir söz vardır ya! 

Aslında Newton’a göre sorulması gereken asıl soru ve yine Newton’un asıl merak ettiği; elmanın neden yere düştüğünden öte aynı mantıkla Dünya'nın uydusu Ay’ın dünya üzerine neden düşmediğiydi.

Bakış açısı farkı!

İçeriğin Devamı Aşağıda

Öncelikle bilmeyenler için Newton günümüz fiziğine nasıl bir katkı sağladı?

Öncelikle bilmeyenler için Newton günümüz fiziğine nasıl bir katkı sağladı?

Yaptığı deneylerle 3 maddede bahsettiği hareket olaylarını formüllere dayandırdı. Yani deneylerini matematikle taçlandırdı. Onun sayesinde fizikle matematik iç içe anılır oldu.

1) Eylemsizlik: Hareket eden her cisim hareket etmeye, duran cisimse durmaya devam etmek ister.

2) Eğer bir cisme etki eden net kuvvet sıfır değilse cisim ivme kazanır.

3) Her etkiye karşı aynı büyüklükte ve zıt yönde bir tepki kuvveti vardır.

Newton bu keşfiyle henüz yirmili yaşlarındayken kısa sürede herkes tarafından tanınmıştı. Evet, küçük bir köyde doğan dahi çocuk için kara bulutlar dağılmaya başlamıştı. (Bir önceki yazımda yaşadığı sıkıntılardan bahsetmiştim. Okumadıysanız öncelikle o yazımı okumanızı öneririm.)

Newton tüm popülaritesine rağmen o dönemlerde arasının pek de iyi olmadığı felçli annesinin yanına döndü. Annesiyle kötü ayrılmasından dolayı tereddütlüydü. Ama ne olursa olsun annesiydi işte! Onu görünce nefret yerini sevgiye bıraktı. Newton anne sevgisini henüz tatmışken onu kaybetmek istemiyordu ve haftalarca onu hayatta tutabilmek için elinden geleni yaptı. Ama kısa süre sonra annesini kaybetti.

Annesi öldükten sonra bu sefer fiziğin diğer bir alt alanı olan optik bilimi üzerine yoğunlaşan Newton, yaptığı deneyle beyaz ışığın aslında saf olmadığını, tüm ışıkların karışımı olduğunu Royal Society'e anlattı. Ancak çekememezlikten midir bilinmez, Newton o gece buluşlarından ötürü tebrik edileceğini düşünürken ve deneysel olarak haklı olmasını rağmen katılımcılar tarafından küçümsendi.

Yazık ki bilimsel çalışmalar değerlendirilirken bilimle uğraşan kişiler zaman zaman tarafsız ve objektif olamıyor, duyguları, zaafları, çıkarları neticesinde objektif değerlendirmenin uzağında kalıyorlardı.

Henüz yirmili yaşlarındaki bir adamın Royal Society'e gelerek kendilerine bilgi verilmesini hazmedemeyen kalabalık bu yetmezmiş gibi sonrasında zaman zaman Newton’u küçümseyen yazılar da yazdı. 

Malum meyve veren ağaç taşlanır.

Newton bu haksız eleştirilere daha fazla katlanamayarak gitgide içine kapandı. Bir zaman sonra da çalışmalarını bir daha Dünya’ya açıklamamak üzere yemin etti. 

Yeminini 50 yıl boyunca bozmadı ve insanlık onun düşündüğü inanılmaz şeylerin ne olduğunu anlamak için yıllarca bekledi.

Mesela bu süre zarfında dahi bilim insanı; görünmeyen bir kuvvet olan merkezkaçı bulmuştu.

Başa dönersek, Ay neden üzerimize düşmüyordu?

Başa dönersek, Ay neden üzerimize düşmüyordu?

Çünkü ona göre Dünya ile Ay arasında hayali bir ip vardı ve Dünya, Ay’ı savuruyordu. Bu yüzden Ay, Dünya’nın üzerine düşmüyordu.

Ve Newton inanılmaz bir keşfe daha imza atarak kütle çekim kuvvetini bulmuştu. Dünya üzerindeki bir cisme dünyanın çapının karesi ile orantılı bir şekilde çekim uygulanıyordu. Yani birbirine yakın duran cisimlerin kütleleri arttıkça aralarındaki çekim kuvveti artıyor, mesafe arttıkça ise çekim kuvveti azalıyordu.

İnanır mısınız, işte o yıllarda bilim camiası tarafından nasıl küstürülmüştü ki bu keşfini açıklamadı, yıllar boyu not defterlerinde gizli tuttu. 

Seneler sonra Newton’u, bilim camiasıyla barıştıran adam Halley oldu. Newton’un denklemlerini kullanarak hesaplamalar yapan Halley, yıllar önce Kepler’in gördüğü kuyruklu yıldızı yeniden gördü ve bu kuyruklu yıldızın aslında bilinenin aksine aynı kuyruklu yıldız olduğunu, belli periyotlarla tekrar tekrar gökyüzünde göründüğünü keşfetti. Hatta bir adım daha ileriye giderek Kuyruklu yıldızın bir daha ne zaman geçeceğini hesapladı. Ve tam da hesapladığı gibi 1758 yılında kuyruklu yıldız yine dünya semalarında gözüktü. 

Newton haklıydı, 

Halley haklıydı.

Newton ayrıca yıllar evvel calculus'u, da bulmuş ama açıklamamıştı. Ardından diğer bir bilim insanı Lebnitz de bulmuştu. Kim daha önce buldu tartışması yaşanmaya başlamıştı. 

Tüm bu tartışmalar yaşanırken adını tarihe yazdıran bilim insanı 70 yaşında darphane müdürüyken öldü. 

Onun sayesinde zamanla kuvvetin hareket üzerindeki etkisi uygulama alanı buldukça yeni iş makinaları türedi. Hatta 1969 yılında sadece Newton’un denklemi kullanılarak insanoğlu Neil Armstrong ile ilk defa ay üzerine ulaştı. 

Ne kadar gurur verici değil mi?

Keşke hayatta olsaydı da bu gelişmeleri görseydi…

Newton ayrıca zamanında gezegenlerin hareketleriyle ilgili Aristo’nun ve Platon’un tüm tabularını da yıkmış, yeni bir bakış açısı ve gerçeklik getirmişti. 

“Platon benim arkadaşımdır; Aristoteles de. Ama benim en mühim dostum hakikattir.” dediğini biliyoruz.

Newton’un görüşleri zamanla öyle benimsenmişti ki bu bilimde ilerlemeyi bir anlamda durdurmuştu. 

Çünkü Newton bir tabu olmuş, yaşarken değil yazık ki daha çok vefatının ardından kıymeti bilinmişti. 

İnsanlar doğa felsefesinin aslında gözlemlere dayanan sayısal verilerden olduğu fikrini ortaya çıkartan Newton’u Tanrı gibi görmüştü ve haliyle düşüncelerine karşı duran teoriler uzun yıllar ciddiye alınmadı.

Hatta daha o yıllarda, fizik bitti! denildi. 

Lakin tüm bu tabuları yüzyıllar sonra yıkacak, Newton’un o yenilmez klasik fiziğini altüst edecek bir adam yeryüzüne geldi. 

Albert Einstein! 

Elbette bundan sonrası başka bir yazımın konusu olacak.

Instagram

Facebook

'Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio'       

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
10
6
3
1
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın