İddia Ediyoruz, Sıklıkla Duyduğumuz Soyadlarının Veriliş Hikayelerini Duyunca Şaşırıp Kalacaksınız!

66PAYLAŞIM

Soyadı kanununun 1934'te yürürlüğe girmesiyle birlikte ülkemizde yeni bir dönem başladı. Hâl böyle olunca, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan her vatandaşın bir soyadı olması gerekiyordu. O dönem bu ihtiyaç birkaç farklı şeklde çözümleniyordu. Bir tanesi bireylerin kendi fikirleriyle. Bir tanesi de vilayetlere, halkın alabileceği soyadları listesinin gönderilmesiydi. Bunun dışında çoğunluğun olduğu gibi soyadlar, nüfus memurları tarafından belirlendi. Nüfus memurları o aile ile ilgili bilgileri aldıktan sonra uygun soyadı veriyor ya da anlık gelişen bir olay sonucu verilecek soyadları belirliyorlardı. Aşağıda bu ve bunun gibi birçok örnek bulacaksınız.

Aşağıda bulacağınız bilgiler, Marmara Üniversitesi Yeni Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Eski Başkanı Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali'nin "Cumhuriyet Tarihi Soyadı Hikayeleri" isimli kitabında bulunan bilgilerden derlenmiştir.

1. Cüzzam hastalığı nedeniyle derisi dökülen ve burnunu gümüşle kaplatan bir tüccar GÜMÜŞ soyadını almış.

2. Bir makinist, ‘Biz trenle her yeri görüp geçiyoruz’ soyadımız ‘GÖRGEÇ’ olsun demiş.

3. Osmanlı döneminde nam salmış bir eşkiyayı kimse yakalayamazmış. O nedenle soyadı ‘UÇKAÇ’ olmuş

4. Bir köyde bir üzüm yetiştiricisi, bağda bir küp bulmuş. İçinde hazine var sanmış. Heyecanla köy meydanına koşup ‘Buldum, buldum!’ diye bağırmış. Küp boş çıkınca da köyün alay konusu olmuş. Bu olaydan hareketle soyadları ‘BULDUM’ kalmış.

5. Bir köyde, köyün ilk ışıklı evinin ailesine ‘IŞIKLAR’ soyadı verilmiş

6. Donanmada gözcülük görevini başarılı bir şekilde yerine getiren kişiye ‘KESKİN’ soyadı verilmiş.

7. Yine aynı şekilde keskin mizaçlı birisine de ‘KIRBAÇ’ soyadı verilmiş.

8. Bir köyün yarısı, madenleri soy isim olarak alma kararı vermişler: YILMAZ, DEMİR, KAYA, ÇELİK, ELMAS...

Yılmaz maden ismi değil evet ama aynı köyde, aynı şekilde verilen soyadlarından bir tanesi.

9. Yukarıda bahsedilen köyün bir kısmı da İstiklal Marşı'ndaki kelimeleri kendilerine soyadı olarak seçmişler: SÖNMEZ, ŞAFAK, SANCAK, YILDIZ, HİLAL...

10. Bir elektrikçi, bir köye onarım yapmaya gitmiş meslektaşlarıyla. Aniden yağmur bastırınca işe ara vermek zorunda kalmışlar ama bir arkadaşları çalışmaya devam etmiş. Ancak yıldırım çarpması sonucu arkadaşlarının gözü önüne can vermiş. O elektrikçi de arkadaşının anısına, kendi soyadını ‘YILDIRIM’ olarak seçmiş.

11. Bir fırına giren nüfus memurları taptaze ekmekleri görünce, fırın sahibine 'ÇITIR' soyadını uygun görmüş.

12. Yine bir köye giden memurlara bir evde yemek ikram edilmiş. Evin dedesi ‘Ben tokum, yemeyeceğim’ deyince, memurlar ‘Sizin soyadınız ‘TOKKAL’ olsun demiş.

13. Bir köyde de çok güleç yüzlü bir dedeye rastlayan memurlar, o aileye de ‘ŞEN’ soyadını vermiş.

14. Bazı soyadları da memurların yazım hatalarına kurban gitmiş. Mesela 'YEŞİLO' soyadı, bir memurun yeşilin sonuna noktayı kocaman koymasıyla ortaya çıkmış.

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
adren-ali-n

aziz nesin'in hikayesi;1934 yılında soyadı kanunu çıktı. Herkes kendisine soyadını kendisi seçtiği için, insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri ‘Eli açık’, dünyanın en korkakları ‘Yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘Çalışkan’ gibi soyadları aldılar. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘Nesin’ soyadını aldım. Herkes ‘Nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.

adarhalefoglu

SIÇTI CAFER BEZ VER

quatro

Admin Göttenuydurur :D dedende mi uyduruyomuş admin..

aysenur-manavci

Benim soy ismime diyecek sözüm yok.

43numaraharleybot

+1 :)

melike-turk

Bizim dedelerimiz de Türk olduğumuzu bir de soyadımızla ispat edelim dediler herhalde 😀

Görüş Bildir