Bilgisayarın İcadından Bir Asır Önce Algoritma Yazan Dünyanın İlk Programcısı: Ada Lovelace

177PAYLAŞIM

Yüzlerce yıl boyunca erkeklerin başarıyı üstlendiği bir dünyada yaşamış olmanın getirdiği ön yargıyla, ilk bilgisayar programcısının bir kadın olması ihtimalini çoğumuz mümkün görmüyoruz. Hem de ilk bilgisayarın icadına 100 yıldan daha fazla süre varken... Ada Lovelace işte tam olarak bunu yaptı.

Ünlü bir edebiyatçı olan Lord Byron'ın kızı Ada, 1815'te dünyaya gelmişti.

Maalesef daha bir aylıkken babası, onu ve annesini terk etti. 8 yıl sonra da öldü. Babası gibi olmasını istemeyen annesi, Ada'nın ilgisinin matematik ve mantığa yönelmesi için çaba gösterdi.

Buna rağmen Ada edebiyatı terk etmedi. Babasına olan ilgisi gibi, edebiyata olan ilgisi de canlıydı. Tek farkı, bunu matematikle birlikte yaşatmasıydı.

Günlerini, yıllarını araştırarak, okuyarak ve merakla geçiriyordu Ada.

Henüz 18 yaşındayken, mekanik bir hesap makinesi tasarlayan Charles Babbage'ın makinesi hakkındaki bir makaleyi çevirmiş, makaleden çok daha uzun açıklamalarla ayrıntılandırmış, bu makine sayesinde grafikler çizilip, müzik yazılabileceğini öngörmüştü.

Bu makinayı kullanarak Bernouilli sayılarının hesaplanabileceğini de detaylıca açıklamıştı.

Bu, Ada Lovelace'in dünyanın ilk bilgisayar programcısı olarak anılmasına neden açan olaydır. Çünkü bu, bilgisayarda yürütülebilecek şekilde yazılmış yayınlanan ilk algoritmadır.

Tabii fikirleri bu kadarla kısıtlı kalmadı Ada'nın. Notlarının bir kısmında yapay zekaya da değindi, yıl hala 1800'lerin ortasıyken hem de! 

"Analitik Makine'nin kendi düşünceleri yok. Ona emredilen her şeyi yapabilir. Analizleri takip edebilir; fakat hiçbir analitik bağlantıyı ya da gerçeği tahmin etme gücü yoktur."

Bu makale aracılığıyla Ada, aralarında onlarca yaş olmasına rağmen Babbage ile yakın bir dostluk kurdu.

Yaşları farklıydı ama akademik açıdan arkadaşlardı. Bu arkadaşlık, Ada'nın Lovelace ailesine katılmasının ardından da aksamadan devam etti.

Lovelace'in bilim ve matematik alanında ilgisi adeta sonsuzdu.

Hiç gerçekleştirememiş olsa da, insan beyninin düşünce ve hisleri oluşturma şekli üzerine bir model oluşturmak istiyordu. Bu hayalin peşinde Andrew Crosse'den elektrik deneyleri yapmak üzerine eğitimler aldı. Manyetizm üzerine araştırma yazıları yazdı. Kansere yakalandığı yıla kadar müzik ve matematik arasındaki bağlantılar üzerinde çalışıyordu.

Ne yazık ki Ada'nın kadın olması o dönemde konuşma hakkının kısıtlı olması demekti.

Bu yüzden makalelerinden adının çıkarılmaya çalışıldığı da oldu, bilgisinin dikkate alınmadığı da.

Öyle ki adının tamamını kimi zaman açık açık kullanmadı bile.

Maalesef Ada Lovelace henüz 36 yaşındayken kanserden hayatını kaybetti.

Fakat çalışmaları ve matematik dünyasına katkıları çağını aştı, günümüze geldi. Öyle ki geliştirilen ilk programlama diline onun adı verildi.

Şu an dünyada binlerce kadın programcı varsa bunun nedenlerinden biri de Ada Lovelace'dir.

Bu Haber ile İlgili Linkler

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hasan-unver

Ben olsam, ben de kanser olurdum.

patates-sogan-lobisi

Neden geçmişte kadın biliminsanı çok yoktur geyiği yapanlara tokat gibi hayat.

Görüş Bildir