Aman Dikkat! İş Hayatında Farkında Olmadan da Olsa Yaptığımız 11 Beden Dili Hatası

-

Birçok insan iş yerinde terfi almanın hayalini kurarak, patronları tarafından fark edilmek için ellerinden gelenin en iyisini yaparlar. Psikolojinin kurallarına göre bir insanın jestleri ve mimikleri, en az eylemleri kadar önemlidir. 

Sizler için derlediğimiz bu içerikte, iş yerinde yapmamanız gereken 11 vücut dili hatasını anlatacağız. Kağıt kalem hazırsa, başlayalım!

Kaynak: https://www.businessinsider.com.au/commo...

1. Fazla rahat bir şekilde oturmak

Hepimiz evde en sevdiğimiz kanepede, televizyon karşısında yayılmaktan keyif alırız. Ama birçoğumuz iş yerinde de o kadar rahat bir şekilde oturur ki, adeta evdeki kanepede yayılıyor hissine kapılır. Tabii ki bu yalnızca bel sağlığı için değil, aynı zamanda iş yerindeki imaj için de hayati bir önem taşır. 

Bu rahat pozisyon etrafınızdaki insanların, yaptıklarınızı fazla rahat bir şekilde yaptığınızı ve bu rahatlığınızın da tembellikten ötürü olduğunu düşünmelerine neden olur. Oturuş şeklinize her zaman dikkat etmeye çalışın. Biraz daha az rahat bir oturuş şekli patronunuzun gözünde işinizle ilgilendiğinizi düşünmesini sağlayacaktır.

2. Göz devirmek

Temel olarak bu ifade fazlaca kabadır. Nerede olduğunuzun, ne yaptığınızın, yanınızda kimlerin olduğunun bir önemi yoktur. Bu ifadeye arkadaşlarınız tepki vermese de, iş arkadaşlarınız kesinlikle rahatsız olurlar. Ve bunda da haksız olduklarını söylemek zordur. Çünkü hepimiz yanımızdaki kişiler aptalca bir şey yaptıklarında ve söylediklerinde tepki göstermek amaçlı gözlerimizi deviririz.

3. İncir yaprağı duruşu

Bu aslında erkeklerin benimsediği bir duruştur. Ellerini, genital bölgelerinin üzerinde tutarlar. Bu şekilde durarak iş arkadaşlarınızın kendilerini rahatsız hissetmelerine neden olabilirsiniz. Ellere dikkat!

4. Başkasının kişisel alanına müdahale etmek

İş arkadaşlarınızla ve patronunuzla ne kadar arkadaşça olursanız olun, başkasının kişisel alanına müdahale etmek hiç de iyi bir fikir değildir. Alanına girdiğiniz kişi içten içe tehdit altında olduğunu hissedebilir, dikkati dağılabilir ve kendisini rahatsız hissedebilir. Bu nedenle etrafınızdaki insanlarla belirli bir mesafeden fazla yakınlaşmamak en iyisidir.

5. İş yerinize fazlasıyla sessiz bir şekilde girmek

Gerçekten iş yerine kimseye selam vermeden veya seslenmeden girmek iyi bir izlenim yaratmaz. Kibirli davrandığınızı veya yol yordam bilmediğinizi düşünebilirler. Bu nedenle iş yerine girdiğinizde insanlara selam verebilir veya yalnızca gülümseyerek orada olduğunuzu gösterebilirsiniz.

6. Sıkıldığınızı belirtmek

Zaman zaman hepimiz sıkılırız. Özellikle de kendimizi çok iyi hissetmediğimiz bir zamanda işe gitmişsek... Fakat nasıl hissederseniz hissedin, iş yerinde duygularınızı çok yansıtmamak en iyisidir. Aksi takdirde patronunuz sizin yerinize daha hareketli birini getirebilir. Dolayısıyla mızmızlanmayı bırakın ve arkadaşlarınıza yardım teklifinde bulunarak kafanızı dağıtmayı deneyin. Böylece hem kendinizi kötü hissetmeyecek, hem de terfi alacak kadar aktif olduğunuzu patronunuza gösterebileceksiniz.

7. Çevreden soyutlanmak

Yeni bir yerde çalışmaya başlayınca hepimiz biraz utangaç hissederiz. Eğer fiziksel olarak iş arkadaşlarınızdan kendinizi soyutluyorsanız, öğlen yemeklerinizi tek başınıza yiyorsanız çok da arkadaşça bir ortam yarattığınız söylenemez. Sizin de soyutlanmış, arkadaş canlısı olmayan ve ilgisiz biri olduğunuzu gösterir. Dolayısıyla ne kadar zor olursa olsun, alanınızdan çıkarak etrafınızdaki kişilerle etkileşime girin. Elbette herkesin kişisel alanına saygılı olmayı ihmal etmeden...

8. Etraftaki nesnelere dayanmak

Stanford Üniversitesi'nin yaptığı araştırmaya göre dik ve sağlam durmak, dolaylı ve direkt olarak daha güçlü görünmenizi sağlar. Vücudunuzun duruşu etrafınızdaki insanlara hakkınızda çok fazla bilgi verir ve size karşı bakış açılarını, davranışlarını etkiler. Bu nedene eğer duvarlara, masalara ve diğer nesnelere dayanmaya devam ederseniz bu zayıflık göstergesi olarak algılanacaktır. Aksine düz ve sağlam durmak, güç ve öz güven göstergesi olacaktır.

9. Elleri arkada tutmak

İş arkadaşlarınız genellikle ellerinize dikkat ederler. Spencer Kelly tarafından yürütülen bir araştırmaya göre el hareketleri iletişimde kelimeler kadar önem taşır. Elleri arkada tutmak ise karşınızdaki kişinin gözünde güven duyulmaz olduğunuz yönünde bir imaj oluşturabilir. Güven duygusunu kazanmak özellikle iş yerinde önemlidir. Elbette ellerinizi sürekli ve amaçsız olarak sağa sola hareket ettirmeniz gerekmiyor. Ama en azından avuçlarınız ve ellerinizi açık tutmaya özen göstermelisiniz.

10. Sıklıkla saati kontrol etmek

İş arkadaşınızla, patronunuzla veya bir arkadaşınızla bir konuşmanın ortasındayken sıklıkla telefona veya saate bakmanız gelmiş geçmiş en kaba davranış olabilir. Aynı şeyi sizin karşınızdaki kişi yapmış olsa ne düşünürdünüz? Sıkıldıklarını ve/veya mümkün olan en kısa sürede bu konuşmadan kurtulmak istediklerini düşünürdünüz. Dolayısıyla başkalarıyla konuşurken telefonu uzakta tutarak, saate de mümkün mertebe bakmayın. Aceleniz olduğunda ise karşınızdaki kişiye durumu açıklayarak daha sonra bu konuşmaya devam edebileceğinizi belirtebilirsiniz.

11. Bedeninizin başka tarafa dönük olması

Eğer bir toplantının ortasındaysanız ve vücudunuz başka yöne dönük bir şekilde ise kötü haberleri beklemeye başlayabilirsiniz. Konuyla ne kadar ilgilenmiyor olsanız bile, her zaman oradaki varlığınızı hissettirmeniz gerekir. Tabii bunu yaparken yalnızca gözleriniz ve kulaklarınızla değil, aynı zamanda bedeninizle de yapmanız gerekir. Hayallere dalmayı bırakın ve harekete geçin.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hipergrafi

Bu eller nasıl durmalı ben anlamıyorum zaten. Tüm vucut dili uzmanları nasıl durmaması gerektiğini söylüyor. Ellerini arkana saklama tehdit olarak görürler, önünde birleştirme sinir bozucu, kollarını bağlama iletişim yollarını kesersin, beline koyma meydan okuma olarak algılanır, parmaklarını kenetleme gergin görünürsün, eline nesne alma dikkat dağıtıcı olursun... Abi ne yapalım vitrin mankeni gibi iki yanımızamı salalım, aerobik hareketlermi yapalım?

birinci-tekil-birey

Samimi olun....

hipergrafi

İşte o her zaman en doğrusu değil. Bazen samimi duygularının üzerini örtmen gerekiyor. Saygı duymak zorunda olduğun ama sevmediğin bi insana karşı samimi duygularınla muamele etmek başa iş açar. Hepimiz 'Mış' gibi davranıyoruz ister istemez. Ama vücut dilimiz gerçekleri söylüyor. Söylememeli!

birinci-tekil-birey

Çalışmaya 1990 senesinde üniversitede okurken başladım. Normal şartlarda şimdi emekli olmam lazımdı yaşa takıldım. 28 yıldır çalışıyorum. Her zaman (affınıza sığınarak) göte göt dedim, iyiye iyi.... Hayatım boyunca 2002 senesine kadar sadece bir tane patronum oldu. Sonrası serbest ticaret. Yanlış olduğu düşünülse de her zaman samimi olmayı seçtim. Neredeyse bi ayağım çukura girecek halen öyleyim. İşin kötü yanı, birisine saygı duyacaksam o insanı sevmem lazım. Sevmediğim birisine sırf amirim diye asla saygı duyamam. İşin ilginç yanı böyle düşündüğüm için serbest ticareti seçtim. Çok zor bir hayat. Fakat samimi davranmanın ve özgürlüğün bedeli çok ağırdır.

Görüş Bildir