Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

250 Kişinin Ölümü ve Fransız Askerlerinin Müslüman Olmasıyla Sonuçlanan Kabe Baskını

-

Bundan 36 yıl önce İslam dünyasının en kutsal yeri ve kalbi olan Kabe, Suudi rejimine karşıt yaklaşık 500 kişilik bir grup tarafından basılmış, yüzden fazla insan rehin alınmış, 2 hafta boyunca kuşatma altında kalmış ve akabinde ilginç olaylar zinciriyle teröristlerden temizlenmişti...

1. Her şey, 1979'un 20 Kasım sabahı başladı.

20 Kasım 1979 sabahı, Kabe'ye sabah namazını kılmaya gelenler bir anda "Allahuekber" nidaları ve silâh sesleri işittiler. Baskıncıların Kabe'deki ses sistemini ele geçirmelerinden hemen sonra, liderleri mikrofonun başına geçti. "Mehdî'nin geldiğini" söyledi, Suudi rejimini şeriatı terketmekle suçladı, yanında bulunan kayınbiraderi Muhammed el Kâhtânî isimli genci "Mehdî" olarak tanıttı ve Mehdî'ye biat edilmesini istedi.

2. Aylar öncesinden dehlizlere silah, mühimmat ve erzak taşıdılar.

Liderin ismi, Cuheyman ibn Muhammed ibn Seyf el Oteybî idi. Baskının hazırlıkları çok önceden başlamış, Kabe'nin altında bulunan eski devirlerden kalma yüzlerce metrelik dehlizlere aylar boyunca gizlice silâh, mühimmat ve yiyecek depolanmış, dehlizlerin şehre giden uzantıları, meselâ Ecyad Kalesi'ne uzanan yeraltı yolları da tutulmuş ve baskından sonra güvenlik kuvvetlerinin Haremi-Şerif'e girmeleri imkânsız hale getirilmişti.

3. Kabe, tamamen işgal altındaydı ve kimse yanaşamıyordu.

Minarelere çıkan baskıncılar, Kabe'yi çeviren Suudi askerlerin her hareketini görebiliyor ve alınan her tedbire kurşunla karşılık veriyorlardı. Birliklerin avluya girebilmelerini bir tarafa bırakın, Harem-i Şerife yaklaşmaları bile mümkün değildi. Kabe'nin arka tarafına hâkim olan Ebu Kubays Dağı da baskıncıların elindeydi, yani Kabe tamamen işgal altındaydı.

4. Suudiler ve Pakistanlılar baş edemeyince Fransızlardan yardım istendi.

Fotoğraftaki: Cuheyman ibn Muhammed ibn Seyf el Oteybî

Olup bitenleri kendi başlarına halledemeyeceklerini farkeden Suudi yönetimi, Pakistan'dan destek istedi ama Mekke'ye sevkedilen Pakistan askerleri de hiçbirşey yapamadılar. Bunun üzerine, Fransa'dan antiterör birlikleri talep edildi. Ama, gayrimüslimlerin Mekke'ye girmeleri dinen yasaktı.

5. Fransız antiterör timi müslüman oldu.

Yasak, Mekke Kadısı Bin Bas'ın verdiği bir fetva ile halledildi, Fransız askerlere Mekke'ye varmalarından önce kâğıda yazılmış Kelime-i Şehadet okutuldu, böylece güya Müslüman oldukları kabul edildi ve Mekke'ye getirilerek Kabe'nin etrafına yerleştirildiler

6. İşgalcileri silahla değil, elektrikle öldürdüler.

Baskın, işte bu Fransız birlikleri tarafından ama akla zor gelecek bir şekilde sona erdirildi: O günlerde Mekke'nin su şebekesi yenileniyor ve şehrin her tarafına geniş borular döşeniyordu. Su şebekesinin planları değiştirildi, borular Kabe'ye ve Harem'i Şerifin altındaki dehlizlere uzatıldı, sonra içeriye tonlarca metreküp su basıldı, suya elektrik verildi ve antiterör timlerine suda yüzmeye başlayan cesetleri toplamak kaldı.

7. Yakalanan işgalcilerin önce kolları, sonra ayakları ve son olarak kafaları kesildi.

Suudiler, baskının lideri Cuheyman el Oteybî ile birkaç adamını sağ olarak ele geçirdiler ve Bin Bas'ın fetvası ile taksit taksit doğradılar. Önce kolları, sonra ayakları ve en nihayet kafaları kesildi ve iki hafta devam eden baskın böylece şeklen son bulmuş oldu.

8. Olayın arkasındakiler hala tam olarak bilinmiyor.

Ama, 1979'un 20 Kasım'ında başlayan olayın sebepleri ve ardında kimlerin bulunduğu hiçbir zaman resmen açıklanmadı. Sonraları, işin içerisinde bazı Suudi prenslerinin de yer aldığı, ama zamanın kralı Halid'in prensleri cezalandırmaktan çekindiği ve bazılarını sadece sürgüne göndermekle yetindiği öğrenildi, hepsi bu kadar. Kabe'de 1979 senesinin Kasım'ı ile Aralık'ında yaşananların üzerindeki esrar perdesi hâlâ örtülü duruyor ve aralanacağı günü bekliyor...

Kaynak: Murat Bardakçı'nın Haber Türk gazetesindeki 1 Aralık 2009 tarihli ve ''Tam 30 yıl oldu Kabe baskını esrarını hâlâ muhafaza ediyor'' isimli köşe yazısı.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sinan-ipek

Elektrik çarpınca "bizi Allah çarptı" zannetmişlerdir.

orhan-nergis

ve biz müslüman ülkeler kendi sorunlarımızı kendimiz çözmediğimiz sürece bizi istedikleri gibi kullanmaya devam edecekler.... en yakın örnekler "SURİYE ve IRAK"

orhan-nergis

belki işgali yapanlar %100 haklı değiller ama biraz araştırıldığında dönemin hükemeti de çok mahsum değiller ve her zaman olduğu gibi olaya batı el atıp konuyu istediği gibi duyulmasını sağlamış.

hukumran

olaylar kendini halife ilan etmek isteyen bir meczubun işidir. olayın arkasında suud ailesinden fertlerin olduğu söylense de üzeri kapatılmıştır. su basma hadisesi ise fransız timi tarafından suya elektrik vererek baskını yapanların etkisiz hale getirilmesi maksatlı kullanılmış. konu hakkında geniş çapta araştırma yayınla "siege of mecca" isimli bir kitap var. http://www.uskudarcevresi.com/2013/10/mehdilik-problematigi.html

ouzk

Ya küçücük beyinlerinizle hemen terör yaftasını yapıştırıyorsunuz ya. Cuheyman ibn uteybinin hayatını bir araştırın bakalım asıl terörist kimmiş.

hukumran

kimmiş?

Başlıklar

Fransayiyecek
Görüş Bildir