‘Yumurtayla Şehit Cenazesine Gelen Alçaklar, Şehitlere Kelle Diyen Adam İçin Ne Yaptı?’

 > -

CHP lideri Kılıçdaroğlu, dün şehit cenaze töreninde protesto edilmesiyle ilgili, "Sanıyorlar ki 2 yumurta atacağız, Kılıçdaroğlu bir daha gelmeyecek. İnadına geleceğim. Şehide de, ibadete de, ibadet yerine de saygısızlık yaptılar. Bir de bunlar Müslüman geçiniyor" dedi. "Bu alçaklara bir şey söylemek istiyorum" diyen Kılıçdaroğlu, "Şehitlerimize kelle diyen adam için bunlar ne yaptılar? Önünde diz çöktüler. Kalkmış şimdi bizi protesto ediyorlar. Siz kim, şehit kim, Müslümanlık kim" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının tamamı

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Antalya'da gerçekleştirilen partisinin 26. Dönem 1. Yasama Yılı Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu. 

Kılıçdaroğlu, şehit cenaze töreninde bir grubun kendisini protesto etmesi ve yumurta atması ile ilgili "Sanıyorlar ki 2 yumurta atacağız, Kılıçdaroğlu bir daha gelmeyecek. İnadına geleceğim inadına. Şehide de, ibadete de, ibadet yerine de saygısızlık yaptılar. Bir de bunlar Müslüman geçiniyor" dedi.

Şehit Cenazesinde Kılıçdaroğlu'na Yumurtalı Protesto... - onedio.com
Şehit Cenazesinde Kılıçdaroğlu'na Yumurtalı Protesto... - onedio.com

Ankara'da Cuma günü yaşanan yumurtalı protestoya değinen Kılıçdaroğlu, "Kocatepe'de iki şehidimizin ve bir albayımızın cenaze törenine katıldım. Olabildiğince Ankara'daysam veya Ankara dışındaysam şehit cenazelerine katılırız, namazımızı kılar, duamızı yapar. Hoca helallik ister, helalliğimizi veririz." diye konuştu. Kılıçdaroğlu, fırsat buldukça yine şehit ailelerinin evlerine bizzat giderek, ailelerle dertleştiğini, anneyle babayla konuştuğunu anlattı. Cuma günü de cenaze törenine katıldığını ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

CHP'yi terörle göstermek isteyenler, açık ve net söylüyorum namussuz, alçak, şerefsiz insanlardır’

"Bir kişi önce, 'Bu şehit cenazesinde sizin ne işiniz var?' diye soru sordu. Arkasından protestolar gelmeye başladı. Şu konuya özellikle değinmek isterim. Şehit ailelerine gittiğimiz zaman, onlar bize zaman zaman sitemde bulunurlar. Niye bu terörü bitirmiyorsunuz diye her gittiğim şehit evinde bu soru bana sorulmuştur. Niye bu terörü bitirmiyorsunuz diye. Siz Meclis'tesiniz, siz Cumhuriyet Halk Partisi'siniz, niye bir araya gelip, bu terörü bitirmiyorsunuz?'Acı bizim ocağımıza düşüyor, doğru. Acı, ateş onların ocağına düşüyor. Neden bunu yapmıyorsunuz? Biz de dilimizin döndüğü kadar kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Ama dün farklı bir tabloydu. Ceplerine yumurta koyup şehit cenazesine gelmişler. Bakın altını çiziyorum. Şehit cenazesine, ceplerine yumurta koyup geliyorlar. Niçin? Şehidin cenazesini kılmak için değil, şehidi istismar etmek için geliyorlar ve yumurta atıyorlar. Şehitlere saygısızlık bizatihi en büyük terör eylemidir. Bütün Ankara'daki savcılara açık ve net çağrıda bulunuyorum; Bu teröristleri yakalamak, ey savcı senin görevindir. Ey emniyet senin görevindir. Bu alçaklara hesabını sormak zorundasınız. Akıllarınca şöyle bir şey yapacaklar. Efendim CHP'nin terörle bağlantısı var, bunu halkın kafasına yerleştirmek istiyorlar. Daha önce söyledim, grupta söyledim, şimdi Antalya'da söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'ni terörle bir göstermek isteyenler veya böyle bir çaba içinde olanlar  açık ve net söylüyorum, namussuz insanlardır, alçak insanlardır, şerefsiz insanlardır. Böyle bir şerefsizliği yapıyorlar."

'İnadına geleceğim'

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Şehit cenazelerine katılırım. Bana orada gazeteciler soru sorarlar, şu cevabı veririm; Burası camidir, caminin avlusudur. Burası siyaset yeri değildir, ben burada siyasi sorulara cevap vermem derim. Neden? Oradaki bütün inançlı insanlara duyduğumuz saygıdandır. Ama bunlar şehit cenazelerini istismar ediyorlar. Hayatımın her döneminde mücadele yaptım. Sanıyorlar ki iki yumurta atacağız, Kılıçdaroğlu bir daha gelmeyecek. İnadına geleceğim, inadına. Şehide, ibadete, ibadet yerine de saygısızlık yaptılar. Şehide de, ibadete de, ibadet yerine de saygısızlık yaptılar. Bir de bunlar Müslüman geçiniyor. Böyle bir saygısızlık ilk kez oluyor. Sizin yakından uzaktan Müslümanlıkla hiçbir ilginiz yok."

'Siz kim, şehit kim, Müslümanlık kim'

Kılıçdaroğlu, şehidine saygı duymayan insanın Müslüman da insan da olamayacağını belirterek, "Bunların birer piyon olduğunu biliyorum. Arkasındaki alçaklara sesleniyorum; Neden fareler gribi karanlıklara gizleniyorsunuz? Neden erkekçe, adam gibi karşıma çıkmıyorsunuz, birer birer de değil istiyorsanız topunuz gelin. Böyle bir rezalet olabilir mi? Saklanacaksın piyon kullanacaksın." dedi.

"Bu alçaklara bir şey söylemek istiyorum. Şehitlerimize birisi kalktı kelle dedi. Şehitlerimize kelle diyen adam için bunlar ne yaptılar? Yumurta mı attılar, protesto mu ediyoruz dediler?" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, "Önüne gidip diz çöktüler, ellerini öptüler. Şehide kelle diyen adamın önünde diz çöktüler. Kalkmış şimdi bizi protesto ediyorlar. Siz kim, şehit kim, Müslümanlık kim." diye konuştu.

'PKK ile görüşenler şerefsizdir demişlerdi'

CHP lideri partisinin terörle yan yana gösterilmek istendiğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı:

"PKK ile görüşenler şerefsizdir demişlerdi. Sonra gittiler baktılar ki PKK ile görüşüyorlar. Açıklama yaptılar, AK Parti PKK ile görüşüyor. Bu alçaklar AK Parti PKK ile görüşüyor diyen bakana bir şey dediler mi? Hayır, gidip önünde diz çöktüler. Bunun için bunlara alçak sözcüğünü kullanıyorum. Aslında alçak da onlar için hafif bir sözcük, çünkü onunda bir düzeyi var. Oslo’da gidip PKK ile görüşen kim, Cumhuriyet Halk Partisi mi? Niye protesto etmediler? Niye karşı çıkmadılar? Gelen şehit cenazelerinden onlar sorumlu değil mi? Seslerini çıkarmıyorlar. PKK, Doğu ve Güneydoğu'da mahkemeler kurdu. Ses çıkardılar mı? Vergi daireleri kurdular, trafik kontrolü yaptılar ses çıkardılar mı? Ses çıkarmadılar. Valilere talimat verildi, sakın ha PKK'lılara dokunmayın. Onlardan birisi yine söyledi. Efendim Doğu, Güneydoğu’ya 200 ton patlayıcı yerleştirdiler diye, kim AK Parti'nin Genel Başkan Yardımcısı. Doğu, Güneydoğu'ya 200 ton patlayıcı yerleştirilirken valilere aman ha sakın bunlara dokunmayın diyenlere karşı, bu alçaklar seslerini çıkardılar mı? Çıkarmadılar. Ne yaptılar gidip önlerinde diz çöktüler, el ayak öptüler. Niçin beş, on kuruş para için. Kimliğini ve kişiliğini beş, on kuruş para için satan insanlara ancak ve ancak en hafif deyimiyle alçak denir."

'Şehitlerin bedeni soğumadan görkemli bir törenle nikah yaptı'

Güneydoğu'dan bir ilçede kamyonun üzerinden kalaşnikof silahlar dağıtıldığını, halkın silahlandırıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, emniyetin, jandarmanın müdahale etmek istediğini ancak valinin Ankara'dan talimat geldiği için 'dokunmayın' dediğini savundu:

"Peki bu şehit cenazesinde bizi protesto edenler seslerini çıkardılar mı? Hayır. Ne yaptılar? Gidip onların önünde diz çöktüler. O nedenle söylüyoruz, bunların yaptığı alçaklıktır diye. Daha da önemlisi, 8 şehidimiz vardı. Daha bedenleri soğumamıştı. Birisi kalktı İstanbul'da görkemli bir törenle nikah yaptı. Bu alçaklar dediler mi, bir dakika, insaf ya 8 şehidimizin daha bedeni soğumadı, bu yapılır mı diye sordular mı sormadılar, soramadılar. Şimdi kalkmışlar bizi protesto ediyorlar. Satılık adamlar, kimliksiz ve kişiliksiz adamlar, size insan demekten gerçekten utanıyorum. İnsan demekten utanıyorum. İnsan bile değilsiniz. Siz insan değilsiniz, sizi oraya taşıyanlar zaten insan değil. Her ortamda direneceğiz. Türkiye'nin yeni bir sürece girdiğini biliyoruz. Gün geri adım atma günü değildir. Gün demokrasiyi, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü, terörle mücadelede en kararlı tavrı ve tutumu alma günüdür. Dolasıyla hepimizin üzerine düşen büyük görev var. Türkiye’nin kurtuluşu CHP'nin ellerindedir. Bütün güçleriyle gelecekler üstümüze. Bir AKP devletine karşı mücadele ettiğimizi herkes bilmeli. İşimizin kolay olmadığını biliyorum ama önemli olan kolayı değil zor işi başarmaktır ve biz zor işi başaracağız. Başarmak zorundayız. Bütün olumsuzlukların üstüne gideceğiz, çünkü CHP’yi CHP yapan bu kararlı tablodur."

Dokunulmazlıkları kaldırılması

Dün parlamentoda dokunulmazlıkları konuştuklarını anlatan Kılıçdaroğlu, "Ve karar çıktı. Dokunulmazlıkların kaldırılması TBMM'nin bir kararıdır. Bizim tavrımız ta başından beri belliydi. Parti programımızda yazıyor, kürsü dokunulmazlığı hariç bütün dokunulmazlıklara karşıyız. Kürsü dokunulmazlığını savunduk her yerde, savunmaya devam edeceğiz. Ama bizim getirilen düzenlemeye itirazlarımız oldu, onları da gayet açık, net bir şekilde kamuoyunda, parlamentoda paylaştık. Ama yeterince paylaştığımız kanısında değilim. Milletvekili arkadaşlarımızın bunları yeterince dillendirdiği kanısında da değilim. Hepimize görev düşüyor." diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, herkesin bu süreci ve yaşanan bu süreç sonrasını çok net bir biçimde halka anlatmasını isteyerek şu ifadeleri kullandı:

"Milletvekili dokunulmazlığı kürsü dokunulmazlığı hariç kalksın, güzel. Peki bakanların dokunulmazlığı niye kalkmıyor, hangi gerekçeyle kalkmıyor? Hiçbir bakanın dokunulmazlığı kalkmadı, başbakanın da dokunulmazlığı kalkmadı. Bunun çok iyi anlatılma lazım. Milletvekiline dokunacağız ama milletvekili olan bakana dokunamayacağız. Niçin? Onun ayrıcalıkları var. Biz bu ayrıcalıkları her ortamda reddettik, söyledik."

Ve Meclis '376 Evet Oyu' ile Dokunulmazlıkları Kaldırdı - onedio.com
Ve Meclis '376 Evet Oyu' ile Dokunulmazlıkları Kaldırdı - onedio.com

İhaleye fesat karıştıran, adam kayıran, yolsuzluk yapan kişilerin dokunulmazlığının olmaması gerektiğine işaret eden CHP lideri Kılıçdaroğlu, milletvekili dokunulmazlığının aslında soruşturmasının ertelenmesiyle ilgili bir olay olduğunu, milletvekiliyken soruşturma açılmadığını, milletvekili seçilmedikten sonra yan soruşturmanın açıldığını kaydetti.

'Dün dokunuyorlardı ama bugün dokunamıyorlar'

Kılıçdaroğlu, "Bakanların dokunulmazlığı sürekli, milletvekili olmasa dahi bakanlık süresi, milletvekilliği süresi bitse dahi, o kişiye dokunmak için parlamentonun özel karar alması gerekiyor. Bakanların böyle bir özel, güçlü yaşam boyu zırhı var. Bunun kalkmasını istedik, bu da kalkmadı." diye konuştu. Bunun her yerde anlatılması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bugün 21 Mayıs. Bugün diyelim ki herhangi bir milletvekili terör örgütlerine yardım ve yataklık yaptı. Bugün herhangi bir milletvekili ihaleye fesat karıştırdı, yolsuzluk yaptı. Onun dokunulmazlığı var, ona kimse dokunamıyor. Dün dokunuyorlardı ama bugün dokunamıyorlar. Niçin? Çünkü yasa düne kadardı. Bugünden itibaren yeni birgün başladı. Biz buna da itiraz ettik, eğer dokunulmazlık kalkacaksa neden illa kürsü dokunulmazlığı diyoruz. Bundan sonra niye dokunmuyorsun? Hangi gerekçeyle dokunmuyorsun. Eğer terör olayı bu kadar ciddiyse, niye sınırlama getiriyorsun, niye tarih sınırlaması getiriyorsun? Tam bir aldatmaca. O zaman sormamız gerekiyor, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Niye böyle yapıyorsunuz."

Farklı düşüncelerin olabileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, hoşgörünün, toleransın bu toprakların kültüründe olduğuna, birlikte huzur içinde yaşayabileceklerine dikkati çekti.

"Birlikte, hep birlikte karnımızı doyurabilir, hep birlikte şarkımızı, türkümüzü söyleyebiliriz. Bütün olanaklar var bu ülkede ama kutuplaşma Türkiye'yi farkı bir noktaya taşımış durumda." diyen Kılıçdaroğlu, "Milletvekili arkadaşlarımız bir şeyi unutmasınlar, bu dokunulmazlık yasasını niçin çıkadılar? Terörle mücadele için çıkarıyoruz dediler, terörü bitireceğiz dediler. Buraya yazıyoruz, 21 Mayıs 2016 terörü biterecekler mi bitirmeyecekler mi? Bu yasayla bakalım terör bitecek mi bitmeyecek mi?"

Terörü bitirmek için anayasanın bile değiştirildiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buyurun bitirin. Önlerinde ne engel var, merak ediyorum. Parlamentoda çoğunluğunuz var, vali, emniyet, kaymakam sizin, jandarma, ordu sizin ordunuz, buyurun terörü bitirin. Niye bitirmiyorlar, hangi gerekçeyle sonlandıramıyorlar bunu hep beraber soracağız. Gelen her şehit cenazesinin kanı bunların yakalarındadır. Ülkeyi bu hale bunlar getirdiler. 2002'de yönetimi devralırken terör sıfırdı. Türkiye'yi kan gölüne bunlar çevirdi, bunların hesabını hep birlikte sormak ve dillendirmek durumundayız."

'İstişareymiş... 23 milyon 600 bin insanın oyunun çöp sepetine atıldığı bir sürece demokrasi denebilir mi?'

1 Kasım'da seçimlerin olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, "Sayın Davutoğlu ve mensubu olduğu parti yüzde 49,5 oy aldı. 23 milyon 600 bin kişi gidip sandığa Adalet ve Kalkınma Partisi'ne şu veya bu gerekçeyle oyu verdi. Sayın Davutoğlu, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Parlamentoya geldi hükümeti kurdu. Güven oyu almak için hükümet programını parlamentoya getirdi ve güven oyu da aldı. Bütün kurallar meşruydu, hiçbir sorunumuz yoktu. Böyle baktığımız zaman 23 milyon 600 bin kişinin oyunu alan bir siyasal partinin genel başkanı saraya davet edildi ve elinden istifa dilekçesi alındı." değerlendirmesini yaptı.

"Artık Türkiye darbeleri geride bıraktı" diye düşünürken, 4 Mayıs'ta bir saray darbesiyle karşı karşıya kaldıklarını iddia eden CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bunu bütün aydın, esnaf, akademisyen, öğrenci olsun herkesin bir yere yazması gerektiğini vurguladı.

Yeni bir darbe olgusuyla Türkiye Cumhuriyeti'nin karşı karşıya kaldığını savunan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"21. yüzyılın Türkiyesi bir darbe hükümeti tarafından yönetilmemelidir. Şimdi seçimler yapılıyor, daha doğrusu yarın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kongresi yapılacak. Ne deniyor? 'Genel başkan seçeceğiz'. Belli oldu ama genel başkan belli oldu. Ne diyorlar,  biz genel başkan adayını istişareyle belirledik. Peki siz istişareyle mi Davutoğlu'nu gönderdiniz? Hayır. Halkı kandırmak için yapıyorlar. Bir kişinin iki dudağına hapsedilmiş bir siyasi parti var. O partinin adı Adalet ve Kalkınma Partisi. O partiye oy veren bütün yurttaşlara, şu açık çağrıyı yapmak istiyoruz. Yüzde 49,5 oy almış, Meclis'ten güven oyu almış Sayın Davutoğlu'nun elinden istifa dilekçesinin alınması sizin vicdanınızı sızlatıyor mu sızlatmıyor mu? Bunun cevabını gerçekten merak ediyorum. Ahlaki olarak da sormak istiyorum; 23 milyon 600 bin insanın oyunun çöp sepetine atıldığı bir sürece demokrasi denebilir mi? İstişareymiş, hangi istişareden söz ediyorsunuz. Efendim, 'biz temayül yoklaması yapıyoruz. Nasıl yapıyorlar, sandığa oy atıyorlar. Açmıyorlar hemen, saraya gönderiyorlar, saray açacak. Bu mu dur temayül yoklaması bu mudur gizli oy açık sayım."

Kılıçdaroğlu, demokrasinin özünün gizli oyla, açık sayım olduğunu ifade ederek, gizli oy gizli sayım yapıldığını ve buna demokrasi dendiğini söyledi.

Hiç kimsenin kendilerini aldatmaması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, "Bu darbenin diğer darbelerden farkı var mı? Elbette var. Bu darbe, darbeyi yapan yol arkadaşlarına karşı darbeyi yapmıştır, kardeşim dediği kişiye darbeyi yapmıştır. Elinden istifa dilekçisini alırken, Davutoğlu sesini bile çıkaramamıştır. Böylesine bir süreci maalesef yaşadık." dedi.

"Bu darbeci yeni başbakan adayını gündeme getirecek ve yarın yeni başbakan adayı seçilecek." diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye, yeni bir sürecin içinde bir darbe hükümeti tarafından yönetilen bir ülke konumuna gelmiş olacağız yeni süreçte. Bir darbe hükümeti tarafından yönetilen Türkiye. Efendim bu başbakan düşük profilli olacak, doğrudur. Düşük profilli olacak ama bu başbakan adayının geçmiş sicili, siyasi sicili, ekonomik sicili çok temiz olan birisi değil. Kirlilikten beslenen bir süreci hep beraber yaşayacağız. En tipik özelliği de havuz medyasını oluşturan temel aktörlerden birisidir."

Ajanslar

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluAnkaraAntalyaAydınBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiDarbeİstanbulKemal KılıçdaroğluŞehitTerörTürkiye Büyük Millet Meclisiolayvergiyumurta
Görüş Bildir