onedio
Buket Harıkçı Yazio: Karşılaşmalar Oyunu
Bulan ‘’ben kendimi buldum’’ demez…Arayan aradığının detaylarında da boğulmaz.-Nerelisin?-Her yerliyim.-Deli misin?-Deli olmadan da derviş olamazsın...Sen dağların diplerinde bitmiş hem kömür hem yıldız tozusun…Sen ğöğe de çıksan yedi kat magma da olsan hep kendini arıyorsun!Aradığın parçalarını toplarken kırıyor, dağıtıyor, yeniden kaybediyor, yeniden bulduğunu zan’nediyorsun.Sen hiç bitmeyen belki de hiç başlamayansın…
Hüsamettin Oğuz Yazio: Hikâye Anlatımının İyileştirici Gücü
Hikâye anlatımı, hayatınızı anlamanıza ve kişiliğinizi tanımlamanıza yardımcı olmada önemli bir rol oynar. İnsan kültüründe hikâye anlatmanın gücü ve yeri eskidir, becerilerinizi ve yeteneklerinizi başkalarına ifade etmenin bir yolu olarak dil ile birlikte ortaya çıktığı düşünülmektedir.
Özge Selçuk Bozkurt Yazio: Kalben Söylüyorum: Bir Normalleşemedik…
Çocuklar dünyaya geldiği andan itibaren garipliklere alışıyor aslında.Her yer su ile kaplıydı, loştu.İşte ilk gariplik, doğumla başladı. İki el onu çekti çıkardı, etraf aydınlıktı garipti, değişikti yani.Tanımaya anlamaya çalıştı.Büyüdü, yürüdü, her yeni gördüğü şeye merakla baktı, inceledi…Ama sonra alıştı, yenilikleri normalleştirmeye başladı…
Reklam
Rıfat Kamaşak Yazio: Toplumsal Aşağılık Kompleksinin 7 Önemli Göstergesi
etiket
Aşağılık kompleksi, kişiyi diğerlerinden daha değersiz ve yetersiz hissettiren duygular bütünü olarak tanımlanabilir. Aşağılık kompleksine sahip kişiler sürekli olarak kendilerini başkaları ile karşılaştırma ve bunun sonucunda kendilerini küçük görme eğilimindedirler. Bu kişiler hep başkalarına hayrandırlar.
Reklam
Şule Arslan Yazio: İsmail Balaban Survivor'da Gelin - Kaynana Türkiye'de Yarışıyor
etiket
Açık konuşmam gerekirse Survivor izleyen birisi değilim ancak sosyal medyada gündem konusu olunca merakıma yenik düşüp nedir İsmail Balaban mevzusu diye izleyince aslında çok da şaşırtıcı bir durumla karşılaşmadım. Hangimiz böyle bir duruma yabancıyız ki değil mi ama? Durumun dünden bugüne mi olduğunu, evveliyatının olup olmadığını bilemesek de ben bu yazımda benzer birçok durumun ülkemizde ne kadar çok yaşandığı üzerine yazmak istedim. Konunun milyonlarca kişi önünde konuşulması, mahremiyet mevzusu, reyting meselesine falan hiç girmeyeceğim çünkü bu bambaşka bir yazının konusu olur. Ben biraz gelin-kaynana ilişkilerinden bahsetmek istiyorum bu yazımda
Reklam
Kahraman Güler Yazio: Dil Susunca Beden Konuşur
etiket
Sık sık bedensel yakınmalar yaşıyorsanız sizde “Psikosomatik Hastalıklar’’ baş göstermiş olabilir. Peki bunun bende olup olmadığını nasıl anlarım? Bazen doktor doktor gezeriz fiziksel semptomlarımız, ağrılarımız, sızılarımız, kaşıntılarımız, döküntülerimiz, nefes darlığımız, saç dökülmelerimiz, kalp çarpıntılarımız ya da adet düzensizliklerimiz nedeniyle. Hatta bunların yaşanması için hiçbir sebep olmadığını söyleyen o doktora güvenmeyiz. Yeni ve daha iyi bir doktor arayışına gireriz. Olur da o da aynısını söylerse; var olan semptomlarla başa çıkmayı dener, çıkamayınca bir arayışa daha gireriz. En son gittiğimiz doktora, daha önce bunun için çok fazla tetkik yaptırdığımızı ama hiçbir şey çıkmadığını söylediğimizde ise bir tetkik de kendisi yapar ve ardından bizi bir psikolog ya da psikiyatriste yönlendirir. İşte burası şaşırtıcıdır. “Benim var olan, yer yer görülebilen, yer yer de hissedilebilen bu semptomlarıma psikolog/psikiyatrist ne yapabilir ki?” diye düşünürüz. Olur da bir şans verir denersek, öğreniriz ki buna “Psikosomatik Hastalıklar” deniyormuş.
Reklam
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Ne Yapıyorsanız Şimdi Yapın!
etiket
Gelecek planlarımız, geçmiş bagajımız şöyle dursun, hepinizi şimdi ve buraya davet ediyorum. Şimdi kendimizi hissetmeye başlayalım. Şimdinin içinde sadece kendimiz ve kendimize doğru etki edenlerden başka bir şey yok. İzin verirsek şimdiki anda ıstırap ve bilinçsizlik yok. İnsan olmanın parlak ve saf taraflarıyla bezeliyiz, şimdide sen, ben, o hepimiz varız. O zaman ne yapıyorsan ordasın, fark et!
Reklam
Burak Öge Yazio: Aşkın Gözü Kör mü?
etiket
Herkes hayatın bir köşesinde  heyecanlı bir aşk deneyimine tanıklık etmiştir. O ilk  aşk deneyiminizi hatırlıyor musunuz? İlk tanışma zamanınız? En heyecanlı an, kiminle, nerede ve ne yapıyordunuz? Gözünüzün önünde  canlandı mı? Kör olduğunuz anlar oldu mu?   Neleri gözünüzden kaçırdınız? Görmezden geldiğiniz özellikleri oldu mu?  Kötü huylarını fark edebilmiş miydiniz? Yoksaaaa,  sonradan mı ortaya çıktı?
Uğur Batı Yazio: Oy Verme Davranışının Nedeni, Kime, Niçin, Hangi Psikoloji ile Seçiyoruz?
etiket
II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'deki kahvelerde cephelerin durumunu tartışıp strateji ve taktik üretenlerle 'Bitli Çörçil' (Churchill) diye alay edilirdi desek! Devam edelim.Kurmaca da olabilir şimdi anlatacağımız ama çarpıcı olduğu için devam edeceğiz. A Beautiful Mind filminden hatırlarsınız, Prof. John Nash’in dört arkadaşı aynı sarışın kızı çekici bulmaya başlar. Dört erkek de aynı kıza asılırsa, kuvvetle ihtimal kız şımaracaktır. İnsan doğası işte! Bu hiçbirinin o kızla çıkamaması sonucunu doğuracaktır. Oysaki mesela erkekler sarışın kızın etrafındaki esmer kızlarla ilgilenseler, hiçbir kız ikinci seçenek olmaktan hoşnut kalmayacağından sarışın kızın duruma bakışı farklı olacaktır. Grubun amacı da her birinin kendilerine bir kız bulmak olduğuna göre ve her biri sırf kendini düşünerek sarışın kıza kur yaparak bir sonuç alamayacaklarına göre, her birinin birinci seçenek olarak birer esmer kıza kur yapmaları çok mantıklı olacaktır. Böylece her birinin bireysel hedefine ulaşması kolaylaşacak ve gruptaki başarı oranını yükselecektir.
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Geçmiş Hatalarıma: Bil-mi-yor-dum…
etiket
En çok nelere kafa yorar, neleri düşünerek uykuya dalarsınız? Unutamadığınız sevgiliniz, kaybettiğiniz bir yakınınız, uçuşan görevleriniz ve belki de söylemeniz gerekirken söyleyemediğinizi düşündükleriniz… Hiçbir ’’hatalıyım’’ düşüncesi kadar kolay köpürmez. Hatalısın, çünkü…
Reklam