Görüş Bildir

Türkiye'de Koronavirüs'ün Uğramadığı Tek Yer Mada Adası! Adadaki Yörükler Yaylaya Kayıklarla Çıkıyor...

Anasayfa > Güncel

1 yılı aşkın süredir ülkemizde görülen koronavirüs salgını bitmek bilmiyor. Zaman zaman vakalarda düşüş olmasıyla kısıtlamalarda gevşetilmeye gidilse de özellikle son zamanlarda vaka sayılarının artmasıyla tam kapanma dönemine girdik. Ülkemizin dört bir yanında görülen koronavirüs vakalarının görülmediği tek bir yer var; Mada Adası. Beyşehir Gölü içerisinde Türkiye'nin yerleşim yeri bulunan tek göl adası olan Mada'da yaşayanların yaylalara göçü başladı. İşte Koronavirüs'ün uğramadığı  Mada Adası sakinleri ve yaşam tarzları...

Isparta Mada Adası'nda Yaşayan Yörükler

Isparta Mada Adası'nda Yaşayan Yörükler

Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesine bağlı Mada Adası'nda yaşayan Yörüklerin kayıklarla yaylaya yaptıkları yolculuk ilginç görüntüler oluşturuyor.

AA'nın haberine göre Beyşehir Gölü'nde bulunan ve yaklaşık 30 hanede 180 kişinin yaşadığı Mada Adası'ndaki hareketlilik mayısın gelmesiyle başlıyor. Adada yaklaşık 200 yıldır yaşamlarını balıkçılık ve hayvancılık yaparak sürdüren Yörükler, yaz aylarının yaklaşmasıyla yayla hazırlığına koyuluyor.

Hemen hemen her evde hummalı bir çalışmanın olduğu adada yaşayanlar, önce yaz ayları boyunca kullanacakları eşyalarını, kıyafetlerini, çadırlarını ve gıdalarını gölün kıyısına getiriyor. Ardından sürülerini getiren Yörükler, iki kayıkla çekilen dubaya, traktörlerini, eşyalarını ve hayvanlarını özenle yerleştiriyor.

Hayvanlarını Gölde Kayıklarla Çekiyorlar

Hayvanlarını Gölde Kayıklarla Çekiyorlar

Yüzlerce keçi, inek ve koyun ile çoban köpeklerinin gölde kayıklarla çekilen duba üzerindeki yaklaşık 700 metrelik yolculuğu renkli görüntüler oluşturuyor.

Deve ve atlarla göçmeleriyle bilinen Yörüklerin kayıklarla olan yolculuğu, hayvanların kıyıya 2 metre yaklaşan dubadan suya atlayarak karaya ulaşmasıyla sona eriyor. Yörüklerin eşyaları dubadan indirilen traktörlere konularak adanın karşısındaki yaylaya götürülüyor. Sürüler, daha sonra karada çobanlar eşliğinde 8 kilometrelik yolculukla otlakların bol olduğu Sinder Yaylası'na ulaşıyor.

Mada Adası Sakinleri Yaylalara Gitmeye Hazırlar

Mada Adası Sakinleri Yaylalara Gitmeye Hazırlar

Gedikli Mahalle Muhtarı Abdulkadir Yıldırım, ilkbaharın gelmesiyle çoğunluğu büyükbaş olan hayvan sürülerinin yaylalardaki daha geniş otlaklara götürüldüğünü söyledi.

Hayvanları duba üzerinde götürmenin zor olduğunu vurgulayan Yıldırım, 'Yörüklerin hayatı hep zorlukla geçiyor. Hayvanlar ister istemez kayıkla çekilen duba üzerinde huzursuzlanıyor. Kayıklara eşyalar konuluyor. Zorlu bir yolculuğun ardından yaylalara ulaşıyoruz. Yörük geleneğini sürdürüyoruz. Sürüler yazı yaylada geçirdikten sonra ekimde yine aynı şekilde adaya dönüyor.' dedi.

Hayvanlarını kayıklarla taşıyan Süleyman Yuvalı da 20 yıldır bu şekilde hayvanlarını yaylaya götürdüğünü söyledi. Yolculuklarının zorlu olduğunu ifade eden Yuvalı, 'Önceden atalarımız develerle göçüyormuş ancak biz adada yaşadığımız için kayıklarla göçüyoruz. Evdeki tüm eşyalarımızı kayıklara yükleyip yaylanın yolunu tutuyoruz.' diye konuştu.

Covid-19 'un Rastlanmadığı Mada'da Hayat Zor Ama Güzel

Covid-19 'un Rastlanmadığı Mada'da Hayat Zor Ama Güzel

Mada Adası'nda yaşayan yaklaşık 200 kişide bugüne kadar tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsüne hiç rastlanmadı. Köyde tek bir kişide bile virüse rastlanmadığını belirten ada sakinleri, 'Biz bize yaşadığımız için Allah'a şükür bugüne kadar böyle bir olayla karşılaşmadık. 5 ay boyunca serin yaylalarda yaşayacağız yine kimseyi görmeyeceğimiz için virüsün buraya gelmesi zor' sözleriyle bu salgından emin yaşadıklarını dile getirdi.

Adada yaşayan Yörüklerin yıllardır bahar aylarında göç olayını yaşadıklarını ifade eden ada halkından Hasan Hüseyin Yavuz, 'Eskiden hayvanları 3-4 sandal birbirine bağlanarak taşınıyordu. Hafif bir sallantıda hayvan suya düşüp telef olabiliyordu. Son yıllarda bu sal yapılarak kayıklara bağlanmak suretiyle hayvanlar kıyıya çıkarılıyor. Artık eskisi gibi risk yaşanmıyor ama yine de bir köprü olsa çok iyi olur' dedi.

30 kadar büyükbaş hayvana bakan Hülya Yılmaz 'Biz her yıl mayıs ayı başında hayvanlarımızı yaylaya götürür ve orada yaşarız. Benim evimde 30- 40 kadar hayvan var onlara bakar sağarım. Tabii bizim için zor oluyor ama çare yok. Yol olmaması en çok da çocuklarımız için zor oluyor. Okullar açıkken her sabah kayıkla köye getirip akşam olunca da tekrar adaya getiriyorduk. Bir çocuğum üniversitede okuyor kızım ise şimdi lise öğrencisi. Hayat zor ama güzel. İdare ediyoruz' diye konuştu.

Adada yaşayan bir başka hayvan yetiştiricisi Turgut Cuvalı, adada tam olarak belli olmasa da 600-700 dolayında büyükbaş hayvan bulunduğuna değinerek, 'Her yıl mayıs ayının başında yayla serbest olur ve biz de yaylaya göç ederiz. Aşağı yukarı 5 ay kadar yaylada hayvanlarımızı otlatırız' dedi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?