Müzik Ne Kadar Zararlı Olabilir?

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Müzik hayattır”  “Müzik ruhun gidasıdır” gibi söylemleri hepimiz duymuşuzdur. Bu yazıda bu söylemlerin bizim için nasıl dezavantaja çevirilmiş onu açıklayacağım. Yazıya başlamadan önyargılarınızı kapıda bırakıp öylece kapıdan geçmenizi istiyorum. Yinede aranızda yazımı ön yargıyla okuyacaklar olacak. Onların şüphelerini de kıracaktır bu yazı.

Kaynak

Çağımızda önemli hastalıklardan biri de unutkanlık.

Ve bunu hastalık olarak görmeyenler var. Bu hastalığın sebepleri arasında Porno sektörünün tüm dünyayı ele geçirdiği gibi bu hastalığın bir diğer sebebi ise müziktir. Bu tür olumsuzluklar özellikle genç nüfusun üzerine çullanmış durumda. Özellikle sözlü müzikler rap şarkıları vb. müziklerden bende nasibimi alıyorum. Nasıl sadece bir müzik bunu yapabiliyor diyorsanız size açıklayayım: Öncelikle müzik bize hoş geldiğinden 4 dakikalık müziğin hepsini beyin kaydediyor. Bazen yıllar önce dinlediğiniz bir müziğin çok küçük bir kısmını bile duymamız sonucunda o müziğin hepsini hatırlıyorsunuz. 10 yıl içerisinde ortalama olarak duyduğunuz şarkıların sayısı işin içerisine girdiğinde durumun vehameti ortaya çıkıyor. Düşünsenize 7 yaşında duyduğumuz bir parçanın 19 yaşımızda küçük bir kısmını duyduğunuzda hepsini hatırlayabiliyorsunuz. 4 yaşında duyduğum Sezen Aksu’nun bir şarkısını dahi hatırlıyorum. Şu an 20 yaşındayım 16 yıldır hatırladığım bir şarkı var. Kim bilir daha ne zamana kadar bu parçayı hatırlayacağım ve bu süre boyunca acaba aklımda kendisine yer edinmiş kaç tane şarkı var? Bu şarkıların sayısı binleri buluyor. Hiç şaşırmayın! Ve kesinlikle abartmıyorum. Beyninizde başka bilgilerin yerini tutan binlerce şarkı var. Hafıza yetersizliğinin sebeplerinden biri de bu. Elbette sadece bu değil.

Müziğin zararları bununla bitmiyor.

Dünyada iyi niyetli kişilerin sayısı sandığımızdan çok daha az. En azından kötü niyetli kişilerin elinde olan güç iyi niyetli kişilerinkinden çok daha fazla (İlerde bu konu hakkında yazacağım). Bu iyi bir şey değil. Neyse kötü niyetli kişiler müziğin bu etkisini kullanıp dünyada büyük toplulukları kontrol etmeyi hedefliyor. Size bu söylediğim komplo teorisi gibi gelebilir ama korkmaya başlasanız iyi olur. Müziğin arka planına farketmediğimiz ama beynimizin algıladığı sesler yerleştirip bu seslerin bize ifade ettikleri sayesinde tek tip toplum yapmayı amaçlayan insanlar var. Tek tipten kasıt benzer kişiliğe sahip çok tüketen bir toplum ortaya çıkarmak. Ve emin olun size yapmak istedikleri şeyler bununla sınırlı değil. Bu kişilerin amacı doğrultusunda kullandığı pek çok araç (Televizyon,internet ve reklamlar) var bunların en önemlileri arasında müzikte var.
Peki şarkılarımızı dinlemeyecek miyiz? diye soracaksınız. Sizlere tavsiyem Ipodunuzda ve telefonunuzdaki bütün şarkıları silin. İlla müzik dinlemek istiyorsanız; klasik müzik dinlemeye başlayabilirsiniz. En azından beyniniz başkalarına itaat etmez. Aslında sıkıcı bir hayata karşıyım. Size söyleyeceğim son şey hayatınızı çılgınca yaşayın. Paranızı savurmanıza gerek yok. Evde oturup müzik dinlemenizede gerek yok.

Bir kere şampiyon olmuş olmanız yeterli. Burda kişisel gelişim zırvalarından bahsetmiyorum. Eğlenin!

Muhammed Demirdağ

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Sezen Aksukişisel gelişimmüzikporno
Görüş Bildir