onedio
article/comments
article/share
Haberler
Mendilinizi Hazırlayın: Herkesi Gözyaşına Boğan Hamnet Benzeri 15 Dizi ve Film

Mendilinizi Hazırlayın: Herkesi Gözyaşına Boğan Hamnet Benzeri 15 Dizi ve Film

Maggie O'Farrell'ın dünyaca ünlü romanından Chloé Zhao tarafından sinemaya uyarlanan Hamnet izleyen herkesi gözyaşına boğmuştu. William Sheakspeare'in hayatından esinlenilen film, oğlu Hamnet'in vefatının ardından eşiyle duydukları yas sürecini ve bu süreci nasıl yaşadıklarını, nasıl parçalandıklarını ele alıyor. Etkisi büyük bu filme benzeyen 15 dizi ve filmi sizler için derledik!

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1. Shakespeare in Love (Aşık Shakespeare)

1. Shakespeare in Love (Aşık Shakespeare)

16. yüzyıl Londra’sının büyüleyici atmosferine uzanan bu film, genç William Shakespeare’in yaratıcılık tıkanıklığıyla mücadele ettiği ve ilham perisini aradığı dönemi mercek altına alıyor. Tiyatroya olan tutkusuyla yanıp tutuşan, hatta yasaklara rağmen sahne hayalleri kuran asilzade Viola ile kesişen yolları, onları yasak bir aşka sürükler. İşte bu tutkulu ve imkansız ilişki, Shakespeare’e ölümsüz eseri Romeo ve Juliet’i yazması için ilham verir. Dönemin görkemli kostümleri, canlı sokakları ve tiyatro kültürünün tüm detaylarıyla büyüleyici bir canlılıkla resmedildiği bu yapım, Shakespeare’in dehasının arkasındaki derin insani duyguları ve tutkulu ruh halini keşfetmek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Edebiyat tarihini Hollywood’un görsel estetiğiyle harmanlayan, romantik ve hareketli bu film, izleyiciye unutulmaz bir seyir keyfi vadediyor.

2. All Is True

2. All Is True

Shakespeare’in kariyerinin son dönemine, Globe Tiyatrosu’nun yanmasından sonra Stratford’a, yani ailesinin yanına dönüşüne odaklanıyor. Film, yıllarca ihmal ettiği karısı Anne Hathaway ve kızlarıyla yeniden bağ kurmaya çalışan, yaşlı ve yorgun bir yazarı portreliyor. Ancak evin içinde hala sessiz bir hayalet gibi dolaşan bir konu var: Ölen oğlu Hamnet’in acısı. Kenneth Branagh’ın yönettiği yapım, Hamnet kitabının bittiği yerden bayrağı devralıyor diyebiliriz. Aile içi sırlar, suçluluk duygusu ve yasın zamanla nasıl evrildiği üzerine çok sakin ve hüzünlü bir dram.

3. Anonymous (Anonim)

3. Anonymous (Anonim)

Edebiyat tarihinin en büyük muammalarından birine cüretkar bir bakış sunan bu film, 'Shakespeare’in kaleminden çıkan eserler gerçekten ona mı ait?' sorusunu merkeze alıyor. Hikaye, deha dolu bu oyunların ardındaki gerçek yazarın Oxford Kontu Edward de Vere olabileceği teorisini ele alırken, izleyiciyi Elizabeth dönemi İngiltere'sinin kirli ve karmaşık koridorlarına davet ediyor. Politika, saray entrikaları ve tiyatronun dönemin toplumu üzerindeki sarsıcı gücü, nefes kesici bir görsellikle birleşiyor. Hamnet'in o kasvetli, çamurlu ve kaotik atmosferini arayanlar için kaçırılmaması gereken bu yapım, edebiyat tutkunlarına alternatif bir tarih okuması vadeden, son derece sürükleyici bir deneyim sunuyor.

4. Bright Star (Parlak Yıldız)

4. Bright Star (Parlak Yıldız)

Romantik şair John Keats’in, ömrünün son yıllarında komşusu Fanny Brawne ile yaşadığı, zamana meydan okuyan ancak kısa süren trajik aşk hikayesine tanıklık edin. Tıpkı 'Hamnet' gibi, her bir karesi titizlikle işlenmiş bir yağlı boya tabloyu andıran film, izleyiciyi şiirsel bir sinematografiyle büyülüyor. Aşkın beslediği sonsuz yaratıcılık ile amansız hastalığın getirdiği ölüm korkusu arasındaki ince çizgide nefes kesici bir yolculuğa çıkıyoruz. Dönemin büyüleyici taşra hayatı, tutkulu mektupların sırları ve doğanın derinliklerinden yükselen melankoli, seyirciyi filmin kalbine çekiyor. Yönetmen Jane Campion'ın ustalığıyla hayat bulan bu eser, 'Hamnet' gibi, sessizliğin ardına gizlenmiş ama fırtınalar koparan duygularla dolu, unutulmaz bir deneyim sunuyor.

5. Portrait of a Lady on Fire (Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi)

5. Portrait of a Lady on Fire (Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi)

18. yüzyılın sonlarında geçen bu büyüleyici hikaye, evlenmek üzere olan genç bir kadının gizlice portresini yapmakla görevlendirilen yetenekli bir ressamın gözünden izleyiciyi derinden etkiliyor. Film, müzikten neredeyse tamamen arınmış sinematik anlatımıyla dikkat çekiyor; bunun yerine doğanın fısıltıları ve anlam yüklü bakışlarla nefes kesici bir gerilim ve tutku atmosferi yaratıyor. O dönemin kadınlarının kısıtlı dünyasına ışık tutarken, aralarındaki derin bağları ve sanatın dönüştürücü, iyileştirici gücünü ele alıyor. Tıpkı Hamnet'teki Agnes'in doğayla ve sezgileriyle kurduğu bağ gibi, filmdeki kadınların sessiz direnişi de güçlü bir şekilde hissediliyor. Estetik mükemmeliyeti ve duygusal katmanlarıyla tam bir başyapıt olan bu yapım, izleyiciyi görsel ve işitsel bir şölene davet ediyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

6. The Wonder (Mucize)

6. The Wonder (Mucize)

1862 İrlanda’sının kasvetli atmosferinde geçen bu sürükleyici yapım, aylardır hiçbir şey yemeden hayatta kaldığı iddia edilen “mucizevi” bir kızı incelemek üzere ücra bir köye çağrılan hemşireyi takip ediyor. Florence Pugh’un canlandırdığı keskin zekalı hemşire, inanç ile bilimin, batıl inançlar ile acımasız gerçeklerin çatıştığı bu gizemli ortamda, küçük kızın sırrını çözmeye çalışır. Film; derin bir aile yasının, çocuk ölümlerinin ve bu trajik kayıpların aileler üzerindeki yıkıcı psikolojik etkisinin izini sürerken, görsel olarak kasvetli ancak hikaye anlatımıyla oldukça çarpıcı ve düşündürücü bir deneyim sunuyor.

7. The Dig (Kazı)

7. The Dig (Kazı)

İkinci Dünya Savaşı'nın ürkütücü gölgesi Avrupa'nın üzerine düşerken, İngiltere'nin yemyeşil Suffolk topraklarında, dul bir kadının arazisindeki gizemli höyükler dikkatleri üzerine çeker. Bu gerçek hikaye, deneyimli bir arkeoloğun, geçmişin sırlarını açığa çıkarmak üzere bu toprakları kazmaya başlamasıyla hayat bulur. Toprağın altından yükselen şey ise sadece efsanevi Sutton Hoo gemi mezarı değil, aynı zamanda çağlar ötesi bir bağlantıdır; geçmişle geleceği birbirine kenetleyen, zamanın ve insan ömrünün kırılganlığını fısıldayan bir miras. Film, basit bir arkeolojik keşfin ötesine geçerek, karakterlerin kişisel kayıpları ve yaklaşan savaşın getirdiği melankoliyle derinleşir. Tıpkı Hamnet'teki gibi, toprağa duyulan aidiyetin ve arkada bırakılan izlerin evrensel temaları, modern bir dokunuşla yürekleri sızlatır. Bu sadece bir kazı hikayesi değil, varoluşun kendisi üzerine düşündüren, unutulmuş zamanlara bir yolculuktur.

8. Little Women (Küçük Kadınlar - 2019)

8. Little Women (Küçük Kadınlar - 2019)

İç Savaş sonrası Amerika'nın zorlu dönemlerinde geçen, dört kız kardeşin hayatla, aşkla, hayallerle ve kaçınılmaz kayıplarla yüzleşmelerini modern bir kurguyla mercek altına alan bu dokunaklı hikayeye tanık olun. Hikayenin sarsılmaz kalbini, Jo March'ın sınırsız yazar olma tutkusu ve ailesine duyduğu kopmaz bağlılık oluşturuyor. Kardeşlerden birinin beklenmedik ölümü, aile bağlarının yeniden şekillenmesine yol açarken, yaşanan derin acının sanatsal bir dışavuruma nasıl dönüştüğünü ustalıkla gözler önüne seriyor. Göz alıcı kostüm tasarımları ve izleyiciyi sıcacık saran atmosferiyle büyüleyen bu yapım, en karanlık anlarda bile bir ailenin birbirine sımsıkı tutunma gücünü derinden hissettiriyor.

9. A Field in England

9. A Field in England

İngiliz İç Savaşı'nın kasvetli günlerinde geçen bu çarpıcı siyah-beyaz yapım, bir grup askerin ve gizemli bir simyacının aklı zorlayan, halüsinatif yolculuğuna izleyiciyi davet ediyor. Klasik tarihi dramaların ötesine geçen film, derin bir psikolojik gerilim ve folklorik korku öğeleriyle bezeli, sarsıcı bir deneyim sunuyor. Toprağın kadim gizemleri, esrarengiz doğaüstü olaylar ve insan ruhunun delilikle sınavı üzerine eşsiz bir bakış açısı getiriyor. 'Hamnet'teki o tekinsiz, uhrevi sızıntıların yarattığı atmosferden etkilenenler için oldukça cesur ve gözü pek bir tercih. Geleneksel dönem filmlerinin kalıplarından sıkılanlar için deneysel ve akıldan çıkmayacak bir sinemasal macera vadeden bu film, zihinlerde derin izler bırakacak.

10. The Village (Köy)

10. The Village (Köy)

19. yüzyılın ıssız ormanları arasında, dış dünyadan tamamen izole edilmiş küçük bir köyde, tekinsiz bir huzur hüküm sürmektedir. Köylüler, kadim ormanın derinliklerinde yaşayan 'tarif edilemez' yaratıklarla yapılan esrarengiz bir anlaşma sayesinde yıllardır barış içinde yaşamaktadır. Ancak bu kırılgan denge, beklenmedik bir anda bozulduğunda, genç bir kadın aşkı uğruna en derin korkularıyla yüzleşmek zorunda kalır. Film, yas tutan ruhların kendilerine ördüğü yapay dünyaları ve korkunun bir toplumu nasıl derinden etkilediğini çarpıcı bir şekilde sorguluyor. Tıpkı Hamnet’teki Agnes’in o mistik ve şifacı kişiliği gibi, bu köyün atmosferi de izleyiciyi ruhsal bir derinliğin içine çekerken, sır perdesini aralıyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

11. Anne with an E

11. Anne with an E

Lucy Maud Montgomery’nin ölümsüz klasiği 'Green Gables'lı Anne'den ilham alan bu dizi, hayal gücüyle dolu yetim bir kızın, Anne'in dokunaklı hikayesini gözler önüne seriyor. Çevresindeki doğayı yalnızca bir manzara değil, aynı zamanda canlı bir dost ve sırdaş olarak gören Anne, zorlu hayatına rağmen umudunu hiç kaybetmiyor. Yapım, çocukluk travmaları, dışlanma ve aidiyet arayışı gibi derin temaları, izleyiciyi sarsmadan, son derece hassas bir dille işliyor. Dönemin büyüleyici kırsal yaşamını, detaylı kostümleri ve çocukların iç dünyasını enfes bir görsellikle sunan dizi, hem iç ısıtan anlar hem de yer yer kalpleri burkan gerçeklerle dolu. Duygusal bir şölen sunan bu yapım, izleyiciye umut ve direnişin gücünü fısıldıyor.

12. Alias Grace

12. Alias Grace

Margaret Atwood'un eserinden ustaca uyarlanan bu mini dizi, 19. yüzyıl Kanada'sının karanlık sırlarına ışık tutuyor. Genç hizmetçi Grace Marks, korkunç bir cinayetle suçlandığında, tüm gözler onun üzerine çevrilir. Peki Grace gerçekten bir canavar mı, yoksa zamansız bir adaletsizliğin kurbanı mı? Bir psikiyatriste hayatını anlattıkça, izleyici de Grace'in karmaşık zihninde ve 19. yüzyıl toplumunun acımasız gerçeklerinde bir yolculuğa çıkar.

Dizi, dönemin keskin sınıf ayrımlarını, kadınlara dayatılan bakış açılarını ve bastırılmış duyguların yarattığı muazzam gerilimi adeta iliklerinize kadar hissettiriyor. Tıpkı 'Hamnet'in o ağır tempolu ama içten içe kaynayan duygusal dünyası gibi, bu hikaye de el işleri, doğa ve hatıralar üzerinden ördüğü güçlü sembolizmle derinlemesine bir anlatım sunuyor. Grace Marks'ın gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için her sahnesinde bir ipucu arayacağınız, nefes kesici bir psikolojik drama.

13. The Essex Serpent (Essex Yılanı)

13. The Essex Serpent (Essex Yılanı)

Kederle yoğrulmuş kalbiyle Viktorya Dönemi İngiltere'sinin sisli topraklarına sürüklenen Cora, kendini, yerel efsanelere göre dev bir yılanın geri döndüğü söylentileriyle çalkalanan Essex kasabasında bulur. Bilimsel merakıyla bu gizemi aydınlatmaya çalışırken, aynı zamanda kasabanın karizmatik rahibiyle arasında filizlenen karmaşık bir bağın ortasında kalır. Yapım, Viktorya Dönemi'nin büyüleyici fonunda batıl inançların, sarsılmaz inancın ve çığır açan bilimin nefes kesici çatışmasını ustalıkla sahneye taşıyor. Görsel diliyle büyüleyen bu hikaye, doğanın vahşi ve büyüleyici güzelliği ile insan ruhunun en derin fırtınalarını harmanlayarak izleyiciyi içine çekiyor. Hamnet gibi mistisizm ve gerçeğin sınırlarının iç içe geçtiği, sürükleyici anlatılardan hoşlananlar için kaçırılmaması gereken bir yapım.

14. Poldark

14. Poldark

18. yüzyıl sonunda, İngiliz ordusundan memleketine döndüğünde öldü sanılan Ross Poldark, tanıdığı her şeyin kökten değiştiğini görünce destansı bir mücadelenin içine sürüklenir. Madenciliğin zorlu şartları, tarımın umutsuzluğu, imkansız aşkların yıpratıcılığı ve sınıf çatışmalarının keskinliğiyle örülü bu hikaye, izleyiciyi derinden etkiler. Cornwall’un vahşi ve fırtınalı sahilleri, karakterlerin içsel gelgitlerine ve kaderleriyle olan savaşlarına güçlü bir fon oluştururken, her bir mücadelenin ruhunu yansıtır. Uzun soluklu bir dönem draması tutkunları için aile bağlarını, derin kayıpları ve toprağa tutunma çabasını geniş bir perspektiften ele alan bu yapım, insan ruhunun direncini ve yeniden başlama azmini gözler önüne seriyor.

15. Upstart Crow

15. Upstart Crow

Listenin en neşeli önerisi olan bu dizi, İngiliz edebiyatının dev ismi William Shakespeare'in hayatına ve ölümsüz eserlerine absürt bir komedi penceresinden yepyeni bir bakış açısı sunuyor. Shakespeare'in hem hareketli Londra tiyatro sahnesindeki kariyerini hem de Stratford'daki ailesiyle olan karmaşık ilişkilerini mizahi ve hicivli bir dille işliyor. Her bölüm, ünlü oyunlarından birine yapılan eğlenceli göndermelerle izleyiciyi kahkahalara boğarken, aynı zamanda dönemin zorluklarını da zekice eleştiriyor. 'Hamnet' gibi daha ciddi eserlerdeki dramatik yaklaşımların ardından, aynı tarihi karakterlere biraz gülümseyerek bakmak isteyenler için harika bir tercih. David Mitchell'ın Shakespeare yorumu, karakteri inanılmaz derecede insani ve keyifli bir hale getiren çok özel bir detay.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
Çocukluğumda başlayan 'yazma' sevgim tüm eğitim hayatım boyunca sürdü. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi ile Adalet bölümlerinden mezun olduktan sonra Kentleşme ve Çevre Sorunları'nda yüksek lisans yaptım ve tüm bu süreç boyunca çeşitli mecralarda yazarlık yaptım. Metin yazarlığı, editörlük, soru yazarlığı, hikaye yazarlığı üzerine çalıştıktan sonra 2024 yılı Mayıs ayından bu yana Onedio bünyesinde TV-Dizi/Sinema editörü olarak çalışıyorum. Ekranlarda gördüğümüz tüm ilgi çekici olayları ve sosyal medyadaki etkilerini etik değerler içinde sizlerle en hızlı şekilde buluşturmayı amaçlıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın