Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Koca Evrende Yalnız Olmadığımızı Düşünenlere Gelsin: Evrimsel Perspektife Göre Uzaylılar Gerçekte Neye Benzerlerdi?

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Hepimiz uzaylılara biraz takmış durumdayız. Biz küçük "Dünyalılar" olarak nereden gelip nereye gittiğimizi ve evrende yalnız olup olmadığımızı merak eder dururuz. Güneş'ten 4.24 ışık yılı uzaklıkta bulunan Proxima Centauri'nin ötesinde bir yerlerde araştırma yapabilene kadar da uzaylıları ve evrenin geri kalanını ancak hayal edebiliriz. Ama evrimsel biyolojinin sayesinde derinlerde neler olup bittiğiyle ilgili bazı büyüleyici tahminler yapabiliriz. 👽

Kaynak: http://www.sciencealert.com/evolutionary...

Oxford Üniversitesi araştırmacıları, evrim bilgilerinin ışığında dünya dışı varlıkların morfolojilerini ve işlevlerini öngörmek için doğal seleksiyonu baz alarak bir argüman geliştirmek istemişler.

Araştırmacı Sam Levin, "Astrobiyoloji alanındaki geçmiş yaklaşımlar oldukça mekanikti. Dünya'da ne görüyorsak ve kimya, jeoloji, fizik konularıyla ilgili ne biliyorsak uzaylılar hakkında tahmin yaparken de onları kullanıyorduk." diyor.

"Diğer dünyalardaki yaşam formlarını benzer kimyasal özelliklerle sınırlı olarak varsaymaktansa, doğal seçilim süreçlerine daha çok odaklanmalıyız."

"Bu kullanışlı bir yaklaşım, çünkü şu anki teorik tahminler sadece silikon esaslı, DNA'sı olmayan ve nitrojen soluyan uzaylılar için geçerli."

Biyolojik çeşitliliğe bakarken, keşfettiğimiz dünyalarda tuhaf görünümlü yaratıklar bulmayı bekliyoruz.

Ama araştırmacılar evrimi tetikleyebileceğini düşündüğümüz, bulabildiğimiz her türlü kritik "gezegensel" andan deliller toplamamız gerektiğini söylüyor.

Deliller (örneğin besin maddelerinin ortaya çıkması gibi gezegenimizdeki kitlesel olaylar için) yeni evrim yollarına dayanak oluşturuyor.

Yeryüzündeki bu olaylar yaşam filizlerinin atıldığı anları belirlemektedir; mesela önemli simbiyotik ortaklıklar oluşturmak için hücrelerin birleşmesi ya da kolonilerdeki hücrelerin çok hücreli bir canlıyı temsil etmesi için çeşitlenmesi gibi.

Araştırmacılar, bu karmaşıklığın başka bir biyosferde nasıl ilerleyeceğine ilişkin genel bir bakış açısı oluşturmuşlar.

Yani görselden de anlaşılabileceği gibi "başka bir dünyada" uzaylı canlıların evriminin nasıl olabileceğini tasavvur etmişler.

Bu evrimin aşamalarını tahmin etmek ve belli bir düzene oturtarak tasarlamak belki bize ince ayrıntılarla ilgili çok şey söylemeyecek ama en azından hangi dünyalarda tek hücreli canlıları, hangilerinde iletişime geçebileceğimiz daha "akıllı"olanları bulabileceğimizi detaylandırmaya yardımcı olacaktır.

"Tabi ki hala uzaylıların iki ayak üzerinde yürüyebileceğini ya da büyük yeşil gözlere sahip olacaklarını söyleyemeyiz." diyor Levin.

"Ama öyle inanıyoruz ki evrim teorisi, uzaylı görüntüsünü anlamaya çalışırken bizler için güzel bir araç olacak. Zaten yaptığımız tür tahminlerinden olasılıkları yüksek olanların örneklerini de verdik."

"Aslında dürüst olmak gerekirse, astrobiyolojiye evrim teorisini uygulamak çığır açan bir yaklaşım filan değil. Ancak neyin mümkün olup neyin olmadığı keşfetmek için oldukça yararlı bir metot olduğu kesin."

"Hatta evrimin bu özelliği hayatın kendisini nasıl tanımladığımıza dair bir temel oluşturabilir. Yani, eğer biyolojiyi bambaşka bir dünyada keşfetseydik bunun adı muhtemelen 'Darwinci evrim geçirme kabiliyetine sahip kendi içinde birbirine bağlı kimyasal bir sistem' olurdu."

"Yerküremizde biyolojik organizmalar ile biyosfer arasındaki sınır daima puslu olmuştur. Aynı şekilde, uzaylılarla yapacağımız ilk temas da 'ET' ile tokalaşmaktan çok gezegen çapında ilkel bir çorbaya parmağımızı batırmaya benzeyecektir."

"Bir organizmanın her seviyesinde olası bir karmaşayı engelleme ya da ortadan kaldırma görevi olan, işbirliğinin devam etmesini sağlayan ve organizmayı çalışır halde tutan mekanizmalar bulunmaktadır."

"Biz de bu mekanizmaların neler olacağına dair bazı örnekler bile sunabiliriz."

Bu araştırma, bir başka gezegende olabilecek yaşam bulgularının nasıl bir biyolojiye sahip olabileceği hakkındaki beklentilerimizi oluşturacak nitelikte.

Hatta belki bu uzak dünyalara ayak basmadan önce, oradaki canlılarla ilgili bir ön kategorizasyon bile yapabiliriz. Ama en azından insanlığın en büyük hayali olan "yalnız olmadığımız" düşüncesine bir adım daha yaklaştık...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
erdem-pala1

uzaylilarin neye benzedigini resmi yok?

eexorcist

başka gezegenlerde neden birkaç fırlama zengin kafayı çekip ulan binin mekiğe dünyaya gidiyoruz işkembe içer döneriz demiyor.

Gizli Kullanıcı

Derin okyanuslarda kemosentez üzerine kurulu sistemler dahi bu kadar beklenmedik ve şaşırtıcı iken başka gezegenlerdeki yaşamlar tahmin dahi edemeyeceğimiz şekillerdedir.

fethi-eroglu

Evren bir sonsuzluk ve sadece bilebildiğimiz az sayıda elementlerin ışığında böyle bir çıkarım yapmaya çalışmak saçmalık ve zaman kaybı.Bence yani...

gzm-ynklr

Bu tarz konular bazen ilgimi çekiyor.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

et
Görüş Bildir