Gaziantep'te Roma Dönemine Ait Stel Bulundu

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Gaziantep yakınlarındaki Dülük Baba tepesinde yapılan arkeolojik kazıda, Roma döneminden kalma bir tapınak içinde 1.5 m. uzunluğunda bazalt bir stel bulundu.

Arkeologlar, Gaziantep’te Roma İmparatorluğu dönemi yapılara sahip bir alanda bilinmeyen bir tanrıyı resmettiği düşünülen bir stel buldular. Bu alan Demir Çağ başlarından Roma İmparatorluğu’na kadar uzanan tarihsel süreçte kutsal sayılmış ve mimarisi günümüze kadar ulaşmış. Roma İmparatorluk döneminde, M.S. 2. yüzyıla tarihlendirilen tapınak, dönemin en kutsal sayılan tanrılarından biri olan Jupiter Dolichenus’a adanmış. Dülük Baba Tepesi’nde, 1.200 m. yükseklikteki tapınak zaman içinde Hristiyan manastırı olarak kullanılmış ve Erken Orta Çağ Dönemi’nde de ayakta kalabilmiş.

German Research Foundation (DFG) tarafından desteklenen, University of Münster’s Asia Minor Research Centre tarafından yürütülen proje 2001 yılından beri Prof. Dr. Engelbert Winter’in kazı başkanlığında devam ediyor. Kazı çalışmaları arkeolog, tarihçi, mimar, restoratör, arkeozoolog, jeoinformasyon uzmanı ve işçilerden oluşan 60 kişilik bir ekiple gerçekleştiriliyor. Bu yılki çalışmalarda arkeologlar kazı alanı içinde bulunan, Hristiyan manastırında devam eden çalışmalarda yaklaşık 1.5 m. uzunluğunda bazalt bir stel buldular.

Astral semboller ve sakal

Manastır içinde bulunan bazalttan yapılmış stel üzerindeki tasvirleri Arkeolog Blömer şöyle tanımlıyor: “Stelin üzerinde, bir kadehin (Hristiyanlıkta ayinlerde kullanılan) içinden yükselen tanrı bulunuyor”. Uzun gövdesi astral sembollerle süslü bir koniden doğuyor. Koninin bir yanında uzun bir boynuz diğer yanında eliyle de tuttuğu bir ağaç bulunuyor. Resmedilen unsurlardan bir bereket tanrısının betimlendiği düşünülüyor.” Stel üzerindeki figürün sakallı oluşu ve kollarının duruş şekli gibi çarpıcı ikonografik detaylar, Demir Çağ (M.Ö. 1. Binyıl) tasvirlerini işaret ediyor.

Söz konusu buluntu, buradaki yerel dini inanç sistemleri hakkında bilgi edinmemizde son derece önemli bilgiler taşıyor. Prof. Winter buluntunun önemini, “Stel, antik doğu kültürlerinin Demir Çağ’dan Roma Dönemi’ne kadar nasıl varlığını koruduğunu bize gösteriyor” şeklinde açıklıyor.

Bu yılki kazılarda ortaçağa özgü bir manastır olan Mar Solomon (St. Solomon) üzerinde yoğunlaşıldı. Prof. Winter’a göre; “İyi korunan manastır yapısı kalıntıları, Antik Çağ sonu ile Haçlı Seferleri’nin başladığı dönemde buranın yaşam tarzı ve kültürü hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlıyor.” Manastır, 2010 yılında bulunana kadar sadece yazılı kaynaklardan biliniyordu. Arkeolog Dr. Michael Blömer; “ bu yılın tüm bulguları yapbozun önemli parçalarını temsil ediyor, bu kutsal alanın uzun tarihi ve aşamalarını gözler önüne seriyor. Demir Çağ’ın başlarından Roma Dönemi’ne kadar uzanan tarihsel süreçte tapınak, imparatorluk boyunca manastır olarak kullanılan kutsal alan Haçlı Seferleri’nde de biliniyor ve hala varlığını koruyor.”

Ziyaretçiler için düzenlemeler yapılıyor

Ziyaretçilerin tapınak yapısı ve manastır kalıntılarını rahatlıkla gezebilmesi için, burada bir arkeolojik park çalışması yapılıyor. Manastır kalıntılarının korunması ve üzerlerini kaplamak için özel polar bir malzeme kullanılıyor. Alanın korunması Türkiye’den Gaziantep Zirve Üniversitesi ile yapılan işbirliğiyle, son üç yılda yaklaşık 200.000 Avro’luk bir bütçe ile sağlanıyor. Dijital veriler, Münster Institute for Geoinformatics of the University tarafından, quadrocopter denilen bir uzaktan kontrol edilen 3 boyutlu bir kamera ile yapılıyor. 2013 yılında tamamlanan yönlendirici tabelalar üç dilde. Bir ilk olarak burada korunma amaçlı bir barınak da mevcut.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Bilim
Görüş Bildir