Demokrasi İçin Tehlike Arz Eden 'Fazla Karizmatik' Politikacıların Oy Birliğiyle Sürgün Edildiği Sistem: Ostrasizm

-

Bugün sizleri adalet terazisinin farklı şekillerde ama aynı zihniyetle işlediği, asırlar öncesinde olmasına rağmen şaşırtıcı derecede günümüzden izler taşıyan zamanlara götürüyoruz...

Atina’da M.Ö. 5. yüzyılda, şehir için tehlikeli görüşlere sahip ya da tehlike yaratacak denli büyük güç kazanmış kişiler, oylama sonucu şehirden uzaklaştırılıyordu.

Ostrasizm adı verilen ve kırık çömlek parçalarıyla yapılan bu yargılama sistemi ile halk, Atina demokrasisinde gücün kötüye kullanımını engellemekteydi. Topluma zarar verdiği düşünülen bir kişi veya politikacı, on yıl boyunca tüm medeni ve sosyal haklarından mahrum bırakılarak Atina dışına sürgün ediliyordu.

O dönemlerde demokrasideki sorunlardan biri, bir liderin çok fazla güç ve karizma ile ortaya çıkma olasılığıydı. Bunun neden tehlikeli olduğunu düşünebilirsiniz...

Kişisel olarak suç işlememiş olmaları ancak fikirlerinin Atina için tehlikeli olmasa bile büyük kitleleri etkilemesi, Atina demokrasisi için olası bir tehdit olarak görülüyordu. İyi kurulmuş demokrasilerde halk bununla başa çıkabilirdi fakat karizmatik kişiler, önceki demokrasiyi istikrarsızlaştırabilir ve tiranlaşabilirlerdi.

Atina demokrasisine adım atılmasını sağlamış olan Cleisthenes'e göre bu uygulama "sürgünün ışığı" olarak nitelendirilmiş olsa da çoğu kez rakip politikacıların elimine edilmesine yönelik oylama sistemini de içeriyordu.

Halka her yıl sürgün etmek istedikleri bir kişinin olup olmadığı sorulur ve oylama ona göre yapılırdı. Eğer herhangi bir kişi bunu istemezse iki ay sonra tekrar bu soru halka yöneltilir, bir gün belirlenerek oylama yapılırdı.

Kaynaklar sürgün için 6 bin oy gerekli olduğunu yazsa da mevcut makalelerde kesin sayıya henüz ulaşılamamış. Biz bunu oylamanın geçerli olması için en az 6 bin oy gerekliydi şeklinde kabul edelim.

Oylamanın ardından yetkililer oyları sayar ve en çok oy alarak toplumdan dışlanacak olan kişi yetkililerce ilan edilirdi. Hakkında oylama yapılan kişinin ise bu karara itiraz etme şansı yoktu. Srgün edilecek kişinin on gün içerisinde şehri terk eder ve on yıl boyunca da geri dönemezdi.

Yukarıdaki görselde Büyük İskender iktidarındaki bir valinin oğlu için yazılmış olan bir ostrakon görüyorsunuz. M.Ö. 483 yılına ait bu ostrakon, şu an Atina'da bulunan Agora Müzesi'nde sergileniyor.

Bu uygulama M.Ö. 4. yüzyıla kadar devam etmiş. Daha sonra Atina'da 'graphe paranomon' yani yasalara uygun hareketlerde bulunan kişilere karşı uygulanan yasal işlem sürecine geçilmiş.

Benzer uygulama Petalismos adı ile ağaç kabuklarına yazılarak yapılmış. Ostrasizmin ilginç tarafı, sürgün edilen kişinin bu süreç içerisinde vatandaşlık ve mülkiyet haklarını kaybetmiyor oluşu. Tabii, işe bu açıdan bakılınca uygulanabilir bir yöntem gibi geliyor kulağa, değil mi? Ancak bu sistemin de suistimal edildiği aşikar...

(Buradaki görselde Atinalı general Themistocles için yazılan bir ostrakon yer alıyor.)

Verilen sürgün kararı, kalıcı bir yüz kızartıcı suç sayılmıyordu. Bu yüzden cezasını çeken kişiler şehre döndükten sonra hayatlarına kaldıkları yerden devam edebiliyorlardı.

Bu durum göz önüne alındığında, verilen kararların kişisel özellikleri dikkate alarak değil de kişinin uyguladığı politikaya karşı ya da rakipleri desteklemek adına olduğu görülüyor. Yani işler, yukarıda bahsettiğimiz sistemin suistimal edilmesine geliyor.

Örneğin, Aristedes'in duruşmasında oy kullananlardan birinin Aristedes'e sürekli 'Adil Aristedes' denilmesinden sıkıldığı için ona karşı oy kullandığı söyleniyor. Yani sırf canınız öyle istedi diye bir insanı sürgüne gönderme şansınız var.

Buna benzer bir başka örnek ise Atina Akropolü yakınlarında bir kuyuda, üzerinde aynı el yazısıyla Themistocles'in adının olduğu 190 ostrakon'un bulunmuş olması...

Sizce Themistocles'i yolundan çekmek isteyen biri veya birileri onun için bir komplo düzenlemiş ve oylamada ona karşı hazırlanan ostrakonları halka dağıtmaya çalışmış olabilir mi? Açıkçası bu seçenek bize gayet mantıklı geliyor.

Demokrasinin inşası sancılı süreçlerden geçerek günümüze ulaştı. Bir insanı dışlamak, sürgün etmek artık çok daha basit, o nedenle bu yöntemi milattan önceki dönemlerde bıraktık.

İnsanlık günümüze dek bu yöntemi farklı şekillerde denemeye devam etti. Olmadı, yine denedi. Hala da denemeye devam ediyor. Zaman değişse bile insanlar hiç değişmiyor anlayacağınız...

Kaynaklar: 1, 2, 3

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
cent

Yukarıdaki görselde Büyük İskender iktidarındaki bir valinin oğlu için yazılmış olan bir ostrakon görüyorsunuz. M.Ö. 483 yılına ait bu ostrakon,- İskender o devirde henüz dünyaya gelmemişdi.

mehmetdi

iyide bu sistem radikal düşüncelerin oluşmasını da engelliyor ve insanları değişime kapalı hale getiriyor. Sokrates’i ölüme götürdü düşünce biçimi

Gizli Kullanıcı

Kuyuda mı bulundu..Yeniden sayılsın bence

doctor-what

tarihteki ilk oy çalımı jdjdjdjdjdj

Görüş Bildir