Papaz Olarak Girdiği Sarayda 'Aşk' Makinesine Dönüşüp Kehanetleriyle Çarın Sonunu Getiren Şeytan: Grigori Rasputin

-

Şifacı bir papaz, çariçenin gözdesi, Rus imparatorluğunun en etkili adamı… İşte bütün bunlar Grigori Yefimovich Rasputin’i anlatan özelliklerden yalnızca birkaçıydı. 

Gücünü karizmasından ve tüyler ürperten kehanetlerinden alan, aşk makinesi olarak bilindiği için cinsel organı alınıp bir kavanozda saklanan ve öldürülemeyişiyle adeta bir efsane haline gelen Rasputin namı diğer Rusya’nın Şeytanı’nın ilginç hayatından bahsedeceğiz bugün sizlere.

Kaynak: https://twitter.com/artpourartt/status/1...

Kimilerine göre bir şeytan kimilerine göre de bir kurtarıcı olan Rasputin, 1869 yılında Ural dağlarında küçük bir köyde doğdu.

Küçük yaşlardayken iki kardeşinin boğularak ölmesi onu derinden etkilemiş, ailesinin de etkisiyle dine yönelmesine sebep olmuştu. Üç ay kadar manastırda kalan Rasputin, Meryem'in kendisine göründüğünü iddia ederek seçilmiş kişi olarak insanlara tanıtmaya başladı. Sonrasında "Tanrı’ya ulaşmanın tek yolunun günah işlemek" olduğuna inanan, Ortodoksların "hain" bir tarikat olarak kabul ettiği Skopsty'e katıldı.

Rasputin, manastırı terk ettikten sonra bir sapkın haline gelmişti. Banyo yapmadan ve giysilerini bile değiştirmeden aylar boyunca seyahat etti...

İnancı gereği, kendine yaptığı eziyeti artırmak için bazen vücudunun çeşitli kısımlarını mengeneyle sıkıştırdığı bile söylenir. 20’li yaşlarının başında ailesinden ayrıldı; Yunanistan ve Ortadoğu’ya gitti, Kutsal Topraklar’da birkaç hac yolculuğu yaptı. Rasputin, bir 'sapkın'a dönüşmesinden sonra birkaç yıl Rusya’da dolaştı ancak ekim ve hasat işlerine yardım için zaman zaman ailesinin yanına döndü.

Grigori Rasputin’in iktidar basamaklarını hızla tırmanışı ise Rus otokrasisinin ihtişamlı şehri St. Petersburg’a gitmesiyle başladı.

1902 yılında ayak bastığı bu şehirde, "keşişlik anıları" ve sıra dışı davranışları ile, Rus rahiplerinin ve Rusya halkının ilgisini çekmeyi başardı. 1.93 m boyunda okuma yazma bilmeyen genç vaiz, 1905’de St. Petersburg’da dini bir toplantıya katıldı ve saygın din adamlarıyla tanışarak bu çevrede yer edindi. 1907 yılında yaşanan bir olay ona sarayın tüm kapılarını, kendisinin bile hayal edemeyeceği ölçüde, ardına kadar açtı...

Çar II. Nikolay’ın oğlu Aleksey hemofili hastalığına yakalanmıştı, doktorlar iç kanamalarını durduramadılar. Çar’a oğlunun yakında öleceği bildirildi.

Son çare Rasputin Çariçe tarafından saraya çağrıldı, psişik güçleri ve hipnoz tekniğiyle çocuktaki kanamaları durdurdu. Aleksey'i bütün ağrılarından kurtarınca etrafındaki insanlar ona adeta peygamber gibi davranmaya başladılar. Çariçe Aleksandra, sarayda yaşamaya başlayan Rasputin’in oğlunu korumak için Tanrı tarafından gönderilmiş bir aziz olduğuna inanmaya başlamıştı ve Rasputin’i yanından ayırmaz oldu.

Köylü bir papazın yükseldiği bu "sağ kol" pozisyonu, geleneksel rahip kastını çok öfkelendirmişti. Rasputin'in Çariçe ve kızlarıyla ahlaksız ilişkilere girdiğine dair dedikodular yayılmıştı.

Rasputin'in neredeyse saraydaki tüm kadınlarla birlikte olduğu biliniyordu. Artık Rasputin’in yolunda diken, önünde yokuş kalmamıştı. Kavuştuğu prestijin kazandırdığı öz güven ile Çar’a siyasal konularda fikirler vermeye, Çariçe aracılığıyla devlet ve ordu yönetimine karışmaya başladı. Rus ordusunu adeta kendi ordusu haline getirdi.

Bu dönem I. Dünya Savaşı patlak verdi. Rasputin, galip gelmenin tek yolunun Çar Nikolay'ın ordunun başına geçmesiyle olacağını söylemişti. Bunun üzerine Çar ordunun başına geçti...

Ama Rus ordusu Rasputin’in dediği gibi galip gelmemiş ve bozguna uğramıştı. Gizli polis, bir süre sonra devreye girdi ve Rasputin öfkeli Çar’ın karşısına çıkarıldı. Nikolay, ona sürgün cezası vermiş ama Rasputin şehri terk ettiği anda küçük Aleksey onulmaz bir kanamaya tutulmuştu. İlginç bir şekilde papaz çocuktan uzaklaştığında kanamaları başlıyordu.

Kendisine bağımlı hale gelen Çar ve Çariçe’ye her alanda isteklerini dayatan Rasputin, dış politikadan ekonomiye kadar pek çok alanda adeta ülkeye hükmetmeye başladı.

Günahlarını kovdurma isteğiyle kendilerini ona sunan saraydaki kadınları döverek şeytan çıkarma ayinleri düzenliyordu. Yüksek sosyeteden Olga Lokhtina adlı bir kadın, Rasputin’in mesih hatta Kutsal Bakire Meryem olduğuna inanıyordu. Kocasını ve çocuklarını terk eden Olga, Rasputin'in cinsel organını tutarken Rasputin kadını şiddetle dövüyordu ve Olga bu esnada "Sen benim Mesih’imsin!" diye bağırıyordu.

Sonunda saraydaki Rasputin karşıtları bu gidişe bir dur diyerek Rasputin’in öldürülmesi için plan yaptılar. Bir davet düzenleyip Rasputin'i bu davete çağırdılar.

Davette Rasputin’e siyanürlü şarap içirildi ama içkiyi içen Rasputin hiçbir şey olmamış gibi ikinci ve üçüncü kadehi de istemişti. Rasputin’e bir şey olmadığını görünce telaşa kapılan görevliler, silahla iki el ateş ettiler. Rasputin başından ve boynundan yaralanmıştı fakat hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalkarak kendisine ateş eden adamın yakasından tutup ittirdikten sonra oradan kaçmaya başladı.

Ardından ateş edildi ve 3 merminin isabet etmesiyle Rasputin sonunda yere düştü. Yanına gelen düşmanları hala ölmediğini görünce dövüp bağlayıp nehre attılar.

Günler sonra nehrin kenarında bulunan cesede otopsi yapıldığında silah yaralarından değil boğulma sonucu öldüğü görüldü. Rasputin öldükten bir süre sonra yazdığı esrarengiz bir mektup ortaya çıktı. Mektupta şöyle yazıyordu: 

"1 Ocak'tan önce öldürüleceğim, eğer soylular tarafından öldürülürsem; soyluların tümü Rusya’dan ayrılacak, Rusya’da kardeş kardeşi öldürecek, 25 yıl içerisinde Rusya’da bir tane bile soylu kalmayacak ve benim ölümümde Çar'ın eğer bir parmağı varsa Çar'ın çocuklarından hiçbiri iki seneden fazla yaşamayacak ve Rus halkı Çar'ın ailesini öldürecek."

Bir zamanların popüler şarkısı Rasputin'e hayat veren Boney M grubunun solisti Bobby Farrell, konser için Petersburg’a gitmiş, konserin ertesi günü oteldeki odasında ölü bulunmuştu.

Boney M'in ölümü Rasputin'inkiyle aynıydı; ölüm tarihi 30 Aralık ve ölüm sebebi ise solunum yetmezliği...

Rasputin'e dair bir diğer tuhaf bilgi ise ona "aşk makinesi" lakabını kazandıran cinsel organının Rusya'da bir müzede halen saklanıyor olması. İçi formaldehit dolu olan bir kavanozda tutulan Rasputin'in cinsel organı, ölümünden sonra Fransa'ya götürüldü...

Bir süre sonra ise bir şekilde papazın Amerika'da yaşayan ve aslan terbiyeciliği yapan kızının eline geçti. 1970'lerin başında kızı tarafından satılan Rasputin'in cinsel organı 2000'de iki Fransız antikacı tarafından 8 bin dolara satın alınmıştı.Şeytan, deli papaz, şeytanın vücut bulmuş hali penislerin efendisi gibi ünvanları da olan Rasputin'in penis boyu 12 inç yaklaşık 30.4 cm imiş.

1920’lerde Rus kadınlarının bir tarikatta tapınırken bulunduğu da söylenen penis, bugün St. Petersburg’da bulunan Rusya Erotik Müzesi’nde sergileniyor. Okuma yazma bile bilmemesine rağmen tarihte bu kadar etki bırakmış, garip bir yaşam sürüp enteresan şekilde ölmüş bir adam, Rasputin...

Diğer Kaynaklar: 123

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
cent

Ben bir çok kaynaklarda çarı sürekli dünya savaşına katılmaması yolunda uyardığını okumuşdum. Savaşta Almanyayla teke tek karşı gelmek istemeyen İngiltere Rusyanın da savaşa katılması için ajanlarını devreye sokmuşdu. Savaşa katılmak için en büyük engel Rasputin görüldüyünden ortadan kaldırıldı.

cevher-cakmak

okuma yazma bilmeden mektubu nasıl yazmış????

enes-uzunoglu1

penislerin efendisi nedir yaw

first_contact1

ra ra rasputin :P

septomania

LOVER OF THE RUSSIAN QUEEN

berat-ozkan6

kızı tarafından babasının penisinin satılması nedir yaw

Görüş Bildir