Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Caner Sarıoğlu Yazio: Telafi Eğitiminin Bize Açtığı Pencere: Sosyal Okullar!

15PAYLAŞIM
Yazio Banner

Pandemi nedeniyle yaklaşık 1,5 yıldır yüz yüze eğitimde süreklilik sağlanamadı. Bu durumda çocuklarda öğrenme kayıpları kaçınılmaz oldu. Bu kayıplar sadece akademik alanda değil fiziksel ve sosyal-duygusal alanda da kendini gösterdi. Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı resmi açıklamalarda okulların yaz tatili boyunca açık kalacağı ve çeşitli etkinliklerle eğitimde telafi sürecinin başlatılıp bu öğrenme kayıplarının giderileceği belirtildi. Bu amaç doğrultusunda çocuklar için spor faaliyetlerinden halk oyunlarına, doğa yürüyüşünden oryantringe, dramadan seramik eğitimine, çocuk oyunlarından çocuk kitaplarına, zeka oyunlarından masallara, yabancı dil eğitiminden kodlamaya, enstrüman eğitiminden sanat etkinliklerine kadar birbirinden keyifli birçok etkinlik planlandı.

Yapılan açıklamalarda da üzerinde en çok durulan konular sosyal-duygusal beceriler, fiziksel etkinlikler, okulun mutluluğu, oyunların sevinci ve ders notlarının ötesine geçebilmek oldu.

Bunların hepsi eğitim adına umut verici ifadelerdir. Ders notlarının ötesine geçebildiğimiz, çocukların sosyal-duygusal gelişimlerini destekleyebildiğimiz, empati kurma becerisi gelişmiş, öğrenme sorumluluğunu alabilen, kendini en iyi biçimde ifade edebilen çocuklar yetiştirdiğimiz ayrıca fiziksel etkinliklerle ve oyunla donatılmış, çocukların ve öğretmenlerin mutluluğunu esas aldığımız bir okul ortamında başarının gelmemesi için hiçbir sebep yok.

Eğitimde telafi programının açıklanmasıyla birlikte kendime şu soruyu sordum: Neden bu etkinlikleri “OKULUN MERKEZİNE” koymuyoruz?

Yukarıda adı geçen aktivitelerin pek çoğu kurs olarak okullarda öğretmenler tarafından açılabiliyor. Benim asıl vurgu yapmak istediğim, okul sisteminin içine yerleştirdiğimiz, çocukları ilgi ve ihtiyaçlarına göre düzenli olarak bu etkinliklerle buluşabildikleri SOSYAL OKULLAR oluşturmak.

Sosyal okullarda her çocuk ilgisine göre dönem boyunca sanatla, sporla, tiyatroyla, müzikle, edebiyatla, oyunla, el sanatlarıyla, halk oyunlarıyla buluştuğu bir ortam bulabilecektir.

Edindiği beceriler doğrultusunda da dönem içinde konserler verebilecek, şiir dinletileriyle, tiyatro oyunlarıyla, spor turnuvalarıyla, sanat sergileriyle, halk oyunu gösterileriyle gelişimleri bütünsel olarak desteklenecektir. Çeşitli dallarda başarı gösteren çocukların turnelere çıktığı, turnuvalara katıldığı, farklı yerlerde sergiler açtığı, gösteriler yaptığı, çeşitli kurum ve kuruluşlarca da desteklenip özgüven kazandığı bir yol çocuklarda yaşamı boyunca etkisini kaybetmeyen güzel izler bırakacaktır.

Sosyal okulları oluşturduğumuz vakit çocukların ilgi ve yetenekleri erken yaşta keşfedilip desteklenecek, çocuklar kendini okula ait hissedecek, sorumluluk almaya başlayacak, okula zorla değil keyifle ve istekle gelecektir. Eğitimde hedefimiz her çocuğu potansiyelinin en üst noktasına ulaştırmak ise sosyal okullar bunu başarmamızda çok etkili bir yol olacaktır.

Sonuç olarak pandemi ve telafi eğitimi süreci bize çok önemli mesajlar verdi ve vermeye devam ediyor. Eğitimciler ve eğitim paydaşları olarak tüm bu mesajlar doğrultusunda harekete geçmemizin ve çocuklarımızı sosyal okullarla buluşturmanın mesleki sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum. Böylece okullar çocuklar için bir okuldan çok daha fazlası olacaktır.

Instagram

YouTube

Twitter

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir