onedio
article/comments
article/share
Haberler
Arkeolog ve Yazar Buket Önyürü ile GÜL: Güzelliğin Arkeolojisi Üzerine

etiket Arkeolog ve Yazar Buket Önyürü ile GÜL: Güzelliğin Arkeolojisi Üzerine

Arkeolog, ressam ve yazar Buket Önyürü, yeni kitabı 'GÜL: Güzelliğin Arkeolojisi' ile gülü, botanik bir nesnenin ötesinde, medeniyetlerin ortak hafızası olarak inceliyor. Disiplinler arası bir yaklaşımla, antik ritüellerden modern bilime kadar gülün tarih, kültür, estetik ve sinir sistemi üzerindeki derin etkilerini ortaya koyuyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Sizi arkeolog, ressam, araştırmacı ve şimdi de yazar olarak tanıyoruz. Gül üzerine bir kitap yazma fikri nasıl doğdu?

Sizi arkeolog, ressam, araştırmacı ve şimdi de yazar olarak tanıyoruz. Gül üzerine bir kitap yazma fikri nasıl doğdu?

Aslında bu bir karar değil, bir keşifti.

Kazılarda, müzelerde, sanat tarihinde, minyatürlerde, mezar stellerinde, parfüm şişelerinde, ritüellerde… gül hep karşıma çıkıyordu.

Bir süre sonra şunu fark ettim:

Gül, insanlık tarihinde tesadüfî bir motif değil.

O, medeniyetlerin ortak dili.

Bir arkeolog olarak geçmişi kazıyoruz; ama bazı şeyleri topraktan değil, hafızadan çıkarıyoruz.

Benim için gül tam olarak böyle bir hafızaydı.

Bu kitap, o hafızanın izini sürmenin sonucu.

“Gülün arkeolojisi” çok alışılmadık bir ifade. Bunu biraz açar mısınız?

Çünkü arkeoloji sadece taş ve toprak değildir.

Arkeoloji aynı zamanda koku, ritüel, sembol ve duyusal kültür demektir.

Bir toplumun neyi kutsal gördüğü, neyle iyileştiği, neyi sevdiği…

bunlar da kültürel katmanlardır.

Gül;

Antik Mısır’da güzellik ritüeli,

Roma’da “sub rosa” yani sır,

Osmanlı’da şifa ve zarafet,

Anadolu’da ise gündelik hayatın kokusu.

Yani gül aslında bir bitkiden çok daha fazlası.

O bir kültür nesnesi.

Ben de bu yüzden ona bir arkeolog gözüyle baktım.

Kitapta bilim, tarih ve estetik birlikte ilerliyor. Bu disiplinler arası yaklaşımı neden tercih ettiniz?

Kitapta bilim, tarih ve estetik birlikte ilerliyor. Bu disiplinler arası yaklaşımı neden tercih ettiniz?

Çünkü gül tek bir alana sığmıyor.

Sadece botanik deseniz eksik,

sadece tarih deseniz eksik,

sadece sanat deseniz eksik kalıyor.

Gül; kimyada uçucu yağ,

tıpta sinir sistemi regülatörü,

sanatta ikon,

kültürde hafıza,

ekonomide ise ciddi bir değer zinciri.

Ben kitabı yazarken hep şunu düşündüm:

“Bir gülü gerçekten anlamak istiyorsak, ona bütün katmanlarıyla bakmalıyız.”

Bu yüzden kitap hem akademik hem duyusal bir anlatı taşıyor.

Özellikle koku ve sinir sistemi arasındaki ilişkiye vurgu yapıyorsunuz. Bu sizi nasıl etkiledi?

Bu kısım beni en çok heyecanlandıran bölümlerden biri oldu.

Koku, beynin en eski alanına doğrudan ulaşan tek duyu.

Yani rasyonel filtreden geçmeden hafızaya ve duyguya dokunuyor.

Bilimsel olarak baktığımızda gül yağı;

stresi azaltıyor,

kortizolü dengelendiriyor,

parasempatik sistemi aktive ediyor.

Ama kültürel olarak baktığımızda insanlar bunu zaten binlerce yıldır biliyordu.

Hamamlarda, ritüellerde, bebeklerde, cenazelerde… hep gül var.

Modern bilim yeni keşfediyor,

insanlık ise bunu hep hissediyordu.

Bu çok şiirsel bir bilgi aslında.

Siz aynı zamanda Rosever’in marka direktörüsünüz. Kitap ile marka arasında nasıl bir bağ var?

Siz aynı zamanda Rosever’in marka direktörüsünüz. Kitap ile marka arasında nasıl bir bağ var?

Ben hiçbir zaman Rosever’i “sadece kozmetik markası” olarak görmedim.

Rosever benim için bir kültür projesi.

Biz gül satmıyoruz,

gülün hafızasını anlatıyoruz.

Bu kitap da markanın entelektüel zemini aslında.

Arkasındaki tarih, bilim ve kültür anlatısı.

Çünkü gerçek lüks; sadece ambalaj değil, hikâyedir.

Bir ürünün kökü ne kadar derinse, değeri o kadar kalıcıdır.

Yazım süreci nasıldı? Akademik bir kitap mı yoksa daha edebî bir anlatı mı?

İkisi arasında bir denge kurmaya çalıştım.

Akademik ciddiyeti korurken,

okuyucunun sayfada bir koku hissedebilmesini istedim.

Bazen bir kazı alanından bahsediyorum,

bazen bir Osmanlı gülhanesinden,

bazen de sabah gün doğmadan toplanan Isparta güllerinden…

İstedim ki okur sadece bilgi almasın,

bir atmosferin içine girsin.

Çünkü gül sadece anlatılmaz, hissedilir.

Bu kitapla okur neyi fark etsin istiyorsunuz?

Bu kitapla okur neyi fark etsin istiyorsunuz?

Şunu fark etsin istiyorum:

Güzellik yeni bir icat değil.

Longevity, wellness, doğal bakım…

bunların hepsi insanlığın kadim bilgileri.

Biz sadece unuttuk.

Gül, bu unutulmuş hafızanın anahtarı.

Eğer bir okur kitabı kapattığında

“Ben bir çiçeğe değil, bir medeniyete dokundum” diyorsa,

o zaman amacına ulaşmış demektir.

Son olarak, tek cümleyle soralım: Gül sizin için ne?

Benim için gül…

İnsanlığın en eski iyilik formülü.

Sessiz ama kalıcı bir bilgelik.

Ve belki de

zamana direnen en zarif hafıza.

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio 

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam