Ankara Eğlence Sektörünü Ayakta Tutan ve Birçok İnsanın Merak Edip Gitmek İstediği Pavyonlarla İlgili Şaşıracağınız Detaylar

-

Köy odaları meselesini ilk kez duydum...

BluTV, Ankara'yla özdeşleşmiş olan pavyon kültürüyle ilgili bir belgesel yayınladı. Bu kültüre dair merak ettiğiniz birçok sorunun cevabını kesinlikle alacaksınız.

Belgeseli izlediğinizde patronu, artisti, garsonu ve müzisyeni gibi bu eğlence sektörünün içinde yer alan insanlardan duyduklarınız sizleri şaşırtacak.

Öncelikle pavyon artisti Sinem'in anlattıklarına bakalım. Sinem, gazetede "içkili mekanımıza bayan garson aranıyor" ilanını görüp gitmiş ve ortamı görünce çalışmak istemediğini belirtmiş. Kendisini karşılayan görevli de her içtiği içki bardağına 5 lira alacağını söylemiş.

Kimsenin yanına oturup içki içmeyeceğini söylese de sonunda 50 lira günlük ücretle garson olarak pavyonda işe başlamış.

Saçının, makyajının ve fiziğinin dikkat çekici olması gerektiğini söyleyen Sinem, müşterilerin isteğine göre davranıldığını söylüyor. Küfür seven müşteriye küfür edildiğini, kimisinin şiddet sevdiğini kimisinin ise kibar kadınları sevdiğini söylüyor.

"Sen iş yerinde müşterilerin psikoloğu oluyorsun, kuaförler de bizim psikoloğumuz oluyor" diyor Sinem. Kuaförler artistlerin kendilerini iyi hissettikleri yer olmuş.

Artistlerin arasında "masa bozmak" diye bir olay da varmış. Bir kadının müşterisine diğer kadının gidip onu kötülemesi. Birinin gidip diğerinin müşterisine masasındaki kadının sevgilisi olduğunu söylemesi bunun için yeterliymiş.

Sinem'den sonra işletmeci Mustafa'nın söylediklerini de büyük ihtimalle hiçbir yerde duymamışsınızdır. Mustafa, her mekanın akşam 6'dan sonra yemek hazırladığını, civarda çalışan ya da durumu olmayan insanların gelip yemek yediğini, 9'a kadar sürdüğünü söylüyor.

İşletmeci ardından ekliyor; "İnsanlar sadece içki sattığımız için günah gözüyle bakıyor ama öyle değil. Bu sektörde ekmek yiyen birçok insan var."

Patron Sedat da birçok insanın merak ettiği o konuyu açıklığa kavuşturuyor. Yani artistlerle dans etme meselesi. Bir oyunun 50 lira olduğunu peçeteye isimlerin yazılıp sırasıyla dans edildiğini söylüyor. Dans etmek için 2 saat bekleyenler bile oluyormuş.

Bu pavyon kültürü, eğlence sektörü de köy odalarından çıkmış. Köylerde gece yarısına kadar süren düğünlerin ardından belli yaşın üzerindeki insanlar bir köy odasında toplanırmış. Oradaki eğlence ve müzik tarzı da pavyonlardaki gibiymiş.

Müzisyen Volkan, durumun köy eğlencesinden gazinoya evrildiğini, farklılık olarak para kazanıldığını belirtiyor. Yani nereden nereye...

Müşteri Kenan da "Tuvalete gidersin gelirsin masada 6 tane içki şişesi. Mecbur ödeyeceksin" diyor. Epey öpmüşler bu abimizi de. Hatta bir arkadaşı 10 bin tl ödemiş...

Anlayacağınız gibi ödenen hesapların bir sınırı yok. Kontrolü ele aldığında yukarıdaki müşteri Kenan gibi her seferinde öpülmezsin de diyorlar.

Bu eğlence uğruna tarlalarını satıp köyden şehre gelenler bile varmış.

Ee Ankara pavyonlarından bahsetmek olur da meşhur Sarı Tutku'yu es geçmek olur mu? Olmaz! Eski işletmeci Cevat, Sarı Tutku'yla uçuk bir fiyata 10 yıl önce çalışmış. Tutku mekanında çıktığında dükkanı dolar taşarmış tahmin edersiniz ki.

Birçok insanın bir kere de olsa merak edip gitmek istediği pavyonlara dair daha çok bilgiyi, detayı BluTV'nin internet sitesindeki belgeselde bulabilirsiniz.

Siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım! 

Kaynak: blutv.com.tr

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
seher-kazanci

Öyle bi anlatmışsınız ki çok normalmiş gibi. işiniz gücünüz milleti teşvik etmek. anlatıldığı gibi değil o kızlara nasıl sarkıyolar

uslu-tugce

bu bilgiyi calıstım “pavyon” da okumam

ses12

burada" eğlence "olarak almışlar ama bekar evli adamların gittiği bütün rızkını harcayıp sarhoş olup karısına çocuğuna yaptığı her türlü şiddetin başlangıcı böyle yerler

scooby

Herkes pavyoncu olmuş arkadaş :) Kimse sizi zorla pavyona götürmüyor. Pavyon belgeselde anlatıldığı gibi masum bir yer de değil tamam ama yorumlardaki gibi donunuza kadar soyulacağınız yerler (%90 fiyatlar bellidir) de değil. Tutup konslarla sabah kadar içki içerseniz tabi hesap kol gibi olur. Çok sarhoş olup saçma sapan şeyler isterseniz de kol gibi hesap gelebilir. Çok leş pavyonlar da var, gerçekten kaliteli pavyonlar da var. Bana göre birkaç kez gidip görülmesi, tecrübe edilmesi gereken yerler. Not: Pavyonu ve o ortamı sevmiyorum, gerçekten saçma ama o ortamı görüp etrafı, müşterileri, konsları, ortamı süzmek, analiz etmek çok keyifli :) Bence en büyük sıkıntısı tuvalete bile bahşişle girmen. Sanki kendi düğünündesin ve önüne gelen herkese bahşiş sıkıyorsun :)

galga-trky

Ankaralıyım hiç sevmem hiç de tavsiye etmem... Güzelim tele barları bile gazino yaptılar Bi duruş Bi asalet vardı önceden içine ettiler... Sadece öpülmekle kalsan, da iyi başına ne geleceği bile meçhul halde bir de masa patlatmak başladı ki iş iyice boka sardı gitmeyin kimseyi, de göndermeyin...

Görüş Bildir