onedio
article/comments
article/share
Haberler
Psikolojiye Göre Hiç Yakın Arkadaşınızın Olmaması Ne Anlama Geliyor?

Psikolojiye Göre Hiç Yakın Arkadaşınızın Olmaması Ne Anlama Geliyor?

Toplum bu durumu genellikle içe dönüklük veya yoğun iş temposuyla ilişkilendirse de psikoloji dünyası çok daha derin bir yapısal soruna işaret ediyor: Bağlanma travmaları. Birçok kişi için yakınlıktan kaçınmak bir tercih değil, çocuklukta geliştirilmiş bir hayatta kalma stratejisidir.

Detaylar 👇

Kaynak

Kaynak: https://geediting.com/j-a-psychology-...
İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Uzmanlar bu durumu savunmasızlığın cezalandırıldığı çocukluk dönemine bağlıyor.

Uzmanlar bu durumu savunmasızlığın cezalandırıldığı çocukluk dönemine bağlıyor.

Gelişim psikolojisindeki Bağlanma Teorisi, bu sosyal izolasyonun kökenlerini çocukluk-bakım veren ilişkisine dayandırır. Eğer bir çocuk duygusal ihtiyaçlarını dile getirdiğinde reddedilmiş, ağladığında susturulmuş veya korkularını paylaştığında eleştirilmişse, 'savunmasızlığın tehlikeli olduğu' mesajını alır. Bu çocuklar hayal kırıklığından korunmak için duygularını bastırmayı ve kimseye muhtaç kalmamayı bir yaşam biçimi haline getirirler. Sonuçta ortaya çıkan 'kaçınan bağlanma' stili, yetişkinlikte aşırı öz yeterlilik ve başkalarını duygusal mesafede tutma refleksi olarak tezahür eder.

Bu durumda kişi başarı ve profesyonelliği bir kalkan olarak kullanılıyor.

Bu durumda kişi başarı ve profesyonelliği bir kalkan olarak kullanılıyor.

Araştırmalar, bu bağlanma stiline sahip bireylerin genellikle iş dünyasında oldukça yetkin, güvenilir ve başarılı olduklarını göstermektedir. Ancak bu yüksek performans, aslında kimseye bağımlı kalmama arzusunun bir yan ürünüdür. Bu kişiler, başkalarına yardım eden ve sistemleri yöneten 'güçlü figür' rolünü üstlenerek, kendi iç dünyalarının görülmesini engellerler. Onlar için samimiyet bir ödül değil, kontrolün kaybedileceği fizyolojik bir tehdit olarak algılanır.

Uzmanlara göre, bu gruptaki bireylere "daha fazla sosyalleşme" önerisi sunmak etkili olmamaktadır.

Uzmanlara göre, bu gruptaki bireylere "daha fazla sosyalleşme" önerisi sunmak etkili olmamaktadır.

Sorun insan eksikliği değil, yakınlığın sinir sistemi tarafından bir tehlike olarak kodlanmasıdır. İyileşme ancak 'düzeltici duygusal deneyimler' ile mümkündür. Kişinin mükemmel ya da hazır görünmediği anlarda bile kabul göreceğini deneyimlemesi, sinir sistemindeki tehdit algısını zamanla kırabilir.

Gerçek bağ kurmak, yeni bir sosyal beceri edinmekten ziyade eski bir savunma mekanizmasını yavaşça terk etmekle başlar. Kişinin kendisini 'sunulabilir' hale getirmeden önce başkaları tarafından görülmesine izin vermesi, bu katı mimarinin esnemesini sağlayan en kritik adımdır.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlginizi çekebilir;

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2018’de Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde başladığım İngiliz Dili ve Edebiyatı lisans eğitimimi 2022’de tamamladım. 2024’te Ege Üniversitesi’nde aynı alanda yüksek lisans eğitimime başladım. İki yılı aşkın süredir Onedio’da yaşam kategorisinde içerik üretiyorum. Yabancı medyanın ve popüler kültürün içinde büyümüş biri olarak, trendleri paylaşmayı ve hikayeleri insanlarla buluşturmayı seviyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
2
2
1
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın