Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

İslam Dünyası Tarafından İnsanlara Armağan Edilen 15 İcat ve Keşif

 > -

1. Karanlık Oda ve Gözün Özellikleri

Dünyada ilk kez ışığın göz içine girerek kırılması sonucunda dünyayı gördüğünü keşfeden 10. yüzyılda yaşamış bir Müslüman alim olan İbn Heysem'di. Karanlık odayı ve ışık oyunlarıyla görüntü elde etmeyi ilk olarak İbn Heysem keşfetmişti.

Duvardaki delikten gelen güneş ışığının, dışarıdaki görüntüyü karşı duvara ters biçimde yansıttığını keşfeden matematikçi İbn Heysem’in mucidi olduğu ‘camera obscura’ (karanlık oda), bugünkü kameraların atası sayılıyor.

Yazdığı ünlü kitabında gözün yapısı, yanılsama, serap olayı, perspektif, ışığın kırılması ve fotoğraf makinesinin atası olan "karanlık oda"dan söz etmekte ve böyle bir delikli kamera ile ters görüntü elde edileceğini belirtmektedir.

2. Satranç

M.Ö. 2000'li yıllarda satrancın oynandığına dair bulgular Mısır'daki piramitlerin kabartmalarında açıkça görülebiliyor. Satranç, M.S. 6. yüzyılda Hindistan'da ortaya çıktı. Fakat satrancın bugün oynanan formu ilk kez İran'da geliştirildi ve M.S. 10. yüzyıla gelindiğinde tüm Asya'ya, Ortadoğu'da bilinen satranç Avrupa'ya Emeviler aracılığıyla ilk defa İspanyollara tanıtıldı.

3. Uçmak

Tarihî kaynaklar Endülüslü Abbas Kasım İbn Firnas'ın da uzun çalışmalar sonunda yeni bir keşifte bulunup bir cihaz yaptığını, üzerine kumaş geçirip kanat yerine büyük kuş kanatları taktığını ve bu âleti çalıştırarak havalanıp uçtuğunu kaydeder. Üstelik havada uzun süre kuşlar gibi süzüldüğünü, daha sonra da yavaşça yere indiğini söyler. İbn-i Firnas'ın bu başarısı Batı'da uçak yapıp uçmayı başaran Wright Kardeşler'den 1023 yıl öncesine rastlamaktadır.

4. Sabun

Haçlı Seferlerindeki Hıristiyan askerleri gören Müslümanları dehşete düşüren şey onların saldırganlığı değil Avrupalıların çok nadir banyo yapmaları ve vücutlarının çok kötü kokmasıydı. Eski Mısır'da da sabun vardı ancak Araplar bitki yağlarını karıştırarak modern anlamdaki sabunu oluşturdu. Şampuan da bir Arap icadıdır. Şampuan ilk kez İngiltere'ye 1759'da gelmiştir.

5. Sıvılaşma, Rafine ve Kristalize Yöntemleri

Sıvıları dağişik kaynama noktalarına göre birbirinden ayırma da ilk kez Müslüman bilim insanı Jabir ibni Hayyan tarafından bulundu. Nitrik asit, Hidrojen klorür ve Sülfürik asit'in rafine ve kristalize yöntemlerini bulduğu Kral Suyu'nu icat ettiği ve Sitrik asit, Asetik asit, Tartarik asiti keşfettiği düşünülmektedir. "İmbik" geliştirmiş ve kendisinin ortaya attığı "Baz" kavramıyla Kimya'nın gelişmesine katkıda bulunmuştur. Eserlerinden 12. yüzyılında Latince'ye çevrilmiş olan Kitab al-Kimya adlı eseri, Simya ve Kimya kelimelerinin kökeni olmuştur.

6. Mil Sistemi

Düz hareketi döner harekete çeviren mil sistemi de ilk kez bir İslam bilgili olan El Ciziri tarafından geliştirilmiş ve içten ateşli motorun icadına kadar tüm dünyadaki mekanik cihazların temel presibini oluşturmuştu. Sibernetiğin ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı kabul edilen Ebû’l İz El Cezeri'nin Leonardo da Vinci´ye ilham kaynağı olduğu düşünülür.

7. Kahve

Kahve ağacının ilk bulunduğu yer olan Habeşistan'ın Kaffa yöresinin Arapça karşılığı "qahwah " dır. Araplar bugün bilinen kahveyi henüz tanımıyorken kelime keyif veren içki, şarap anlamında kullanmaktaydı. Bugünkü anlamını 14. yüzyılda kazanmaya başlamıştır. Bu Türkçe'de "kahve"ye dönüşmüş, buradan da Avrupa'da café, caffe, koffie, coffee, koffie, Kaffee şekline gelmiştir. İngiltere'ye kahveyi götüren ilk kişi ise yine İngiltere'nin Lombard Caddesi'nde 1652'de ilk defa kahvehane açan Pasqua Rosée (tahmini çeviri Paşa Rıza) isimli bir Türk.

8. Kubbe ve Kemer

Kubbe ve kemer şeklindeki yapılar İslam mimarisinin ürünüdür. Avrupa'nın bir çok yerinde bulunan gotik katedrallerin kemerleri tamamıyla İslam mimarisinden esinlenilerek yapılmıştır. Özellikle kubbe mimarisi konusundaki teknikler Avrupa'ya İslam bilginleri aracılığıyla taşınmıştır. Ayrıca İngiltere Kralı V Henry'nin sarayının mimarı da bir Müslümandı.

9. Cerrahi Aletler

Dünyada bugün kullanılan cerrahi aletlerin tümünün nihai dizaynları Endülüs Emevilerinden El Zehravi'ye aittir. Neşter, kemik testereleri, göz ameliyatı makaslarının da aralarında bulunduğu 200 cerrahi alet modern tıpta da hala kullanılır. Hayvan bağırsaklarından yaptığı iplikle attığı dikişlerin kendi kendine kaybolduğunu da Zehravi keşfetmiş ve yine hayvan bağırsaklarından ilk kapsülü yapmıştır.

10. Yel Değirmeni

Yel değirmenlerinin ilk olarak nerede kullanıldıklarına dair kaynaklarda çeşitli açıklamalar bulunsa da, yazılı belgelerde ilk yel değirmenlerine, M.S. 644 yılında İran-Afganistan sınırındaki Seistan’da rastlanılır. Bu tarihten sonra Çin’de pirinç tarlalarının sulanmasında yel değirmenlerinden faydalanıldığı bilinmektedir. Yaygın görüşe göre; yel değirmenleri Avrupa’ya Haçlı Seferleri sonrasında, 12. yüzyılda götürülür.

Orta Çağ Avrupa’sında, su veya rüzgar gücü dişli çarklarla iş gücüne dönüştürülür,bu da bilinen tahıl öğütme işinin yanı sıra bitkisel yağ üretimi, kumaş çırpma, deri işleme ve kağıt çırpma gibi işlerde kullanılır. Yani, Endüstri Devrimi’nden önce, Avrupa’nın ilk fabrikaları su değirmenleridir.

11. Aşı

Bilinenin aksine ilk aşı da İslam dünyasında geliştirildi. Çiçek aşısının Avrupa'da kullanılmasından 50 yıl önce Osmanlı'daki çocuklar Çiçek hastalığına karşı aşılanıyordu. Buna tanık olan dönemin İngiltere elçisinin karısı Lady Montagu, aynı yöntemin ülkesinde de uygulanması için kampanya yürüttü, ancak hem kiliseden hem de bilim adamlarından tepki gördü.

12. Algoritma ve Trigonometri

Algoritma sözcüğü, Özbekistan'ın Harezm, bugünkü Türkmenistan'ın Khiva kentinde doğmuş olan Ebu Abdullah Muhammed İbn Musa el Harezmi'den kaynaklanır. Bu alim 9. yüzyılda cebir alanındaki algoritmik çalışmalarını kitaba dökerek matematiğe çok büyük bir katkı sağlamıştır.

Cebir sözcüğü de Harezmi'nin "El’Kitab’ül-Muhtasar fi Hısab’il Cebri ve’l-Mukabele” (Cebir ve Denklem Hesabı Üzerine Özet Kitap) adlı eserinden gelmektedir. Bu eser aynı zamanda doğu ve batının ilk müstakil cebir kitabı olma özelliğini taşımaktadır.

13. Güneş Yılı Hesaplaması

Battani'nin astronomideki en çok bilinen başarılarından biri güneş yılını 365 gün, 5 saat, 46 dakika ve 24 saniye olarak ölçmüş olmasıdır.

Battani'nin Zij adı verilen çalışması Johannes Kepler, Tycho Brahe gibi Avrupalı astronomlar üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. Nicolaus Copernicus, Zij üç defa Latince'ye çevrilmesine rağmen, Ondan yaklaşık 700 yıl önce yaşamış Battani ne yazdıysa, eserlerinde tekrar etmiştir.

Modern dünya, Battani'ye bilim dünyasına katkılarından dolayı hürmetini, saygısını göstermiş ve Ay'daki bir bölgeye Albategnius olarak ismini vermiştir.

Ayrıca Battani, matematikte trigonometride günümüzde hala kullanılan formüller üretmiştir.

14. Dünya'nın Döndüğü ve Trigonometri

Dünya'nın döndüğünü ilk bulan Ümit Burnu, Amerika ve Japonya'nın varlığından bahseden ilk bilim adamı Birûni'dir. Birûni Amerika kıtasının varlığını Kristof Colomb’un keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik, Jeoloji, Coğrafya, Tıp, Felsefe, Fizik, Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır. 

Birûni’nin trigonometriyi kullanarak bir dağın yüksekliğini ölçtüğü, sonra da yükseltisini bildiği bu noktadan ufuk alçalması açısının ölçülmesi yoluyla meridyen yayı uzunluğunu hesaplaması da geometri açısından önemli bir çalışmasıdır. Meridyen yayı uzunluğunun ilk kez Bîrûnî tarafından bu yöntemle bulunması yaygın bir kanıdır.

15. Gelgit

Ebu Ma'şer, Lâtince'ye tercüme edilmiş eserlerinin arasında en meşhur olan "Kitab'ül Medhal ile tlm-i Ahkâm ün Nücum" adlı kitabında, bunu bir astronomi temellere dayalı birçok astrolojik teorileri ortaya atar. 

Ebu Ma'şer'in, ilim dünyası tarafından tanınmasını sağlayan en önemli çalışması, dünyamızda her 12 saat 25 dakikada bir meydana gelen, her gün bir önceki günden 50 dakika daha geç tekrarlanan, Ay'ın Dünya'nın çevresinde dönmesi nedeni ile oluşan, deniz sularının kabarıp çekilmesi (gel-git) konusunda yaptığı astronomik temellere dayalı astrolojik açıklamalardır. 

İlim tarihi araştırmacılarından olan Prof. Dr. Philip K.Hitti, Ebu Ma'şer için, "gel-git olayının prensip ve kanunlarını Avrupa'ya öğreten, bu konudaki teoriyi ilk defa ortaya atan kişi" diye yazar. 

Kaynaklar

1 2 3 4 5 6 7

Onedio Gündem'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

500+ sene önceki buluşlarla cumhuriyeti kötüleyen adamlar var ,emin olun onların Müslümanlığıyla sizinkinin alakası yok şu zamandaki kelime kökeni oyunlarıyla yada yok şunu bulmuş eski Müslüman bilim adamları a bak biz neymişiz kafasıyla yapmadılar

jokeci

Sabun demişsiniz sonra Arab demişsiniz. Hatırlatıyım ben genede, 21. yüzyıldayız Araplar pilavi elle yiyor yemekten sonra cübbelerine ellerini sürüp alttan püfürüklü arabalarına binip gezintiye çıkıyorlar. Hani bilin de sabuna alerjileri var bulduklarını iddia etmeniz bile abes. Ne kadar doğru karşılarsınız bilmem İbn-i Sina dışında gerisi yalan. Ve burada İbn-i Sina bile yok.

tutsak-tutsak

arap diye tutturmuşsunuz bi türkü konunun araplarla alakası yok konu müslümanlığı seçmiş yada öyle doğmuş insanların icatları. bilmiyormusun biliyorsunda işinemi gelmiyor bilmem ama peygamber efendimizde bir arap tı ve temizliği imandan olarak yorumlamıştı.

esra-nur-yigit

"Siz kendi ellerinizle yemek yemekten iğreniyor da herkesin ağzına girmiş kaşık çatalla yemek yemekten iğrenmiyor musunuz?" diye cevap veriyor Araplar. Bil istedim. Ayrıca bu icatlar "Müslüman" Arapların icatları. Konunun "ırk"la değil dinle alakası var.

niceninsolbogru

görçök müslümanlık bö döğöl

halil.mencutekin

Medeniyetin Batı dışında bir yerde, bilhassa Arap/İslam coğrafyasında bulunamayacağına iman etmiş batı aşıklarıyla, kökeniyle övünmek için her fırsata atlayan "atalarımız ne kadar süper ya" zihniyetinin çarpışma alanı olmuş burası. Bilimin, kültürün, medeniyetin birikimli ilerleyen olgular olduklarını göz ardı edip "ya onlar yunanlılardan aldılar bi kere tamam mı" diyenler burada. Tabii müslüman bilim adamlarının o parlak zamanlarda dahi kafirlikle, zındıklıkla, fesat çıkarmakla ya da en azından boş işlerle uğraşmakla itham edildiklerini göz ardı edip "müslümanlar bilimsel gelişmeyi fezaya çıkardı." goygoyu yapanlar da burada. Her iki grup da bilimin, medeniyetin kendi hayran oldukları kimlikler dışında bir kimlikle ilişkilendirilmesine dayanamıyor. Biri arap/islam diyor; öbürü batı diyor. Allah rızası için biri de çıkıp demiyor ki bu insanlığın ortak malıdır kardeşim.

miss-simpson

cebir

Başlıklar

BilimÇinHindistanİngiltereİranJaponyaKitapMısırŞarap
Görüş Bildir