Davutoğlu: ‘Türkiye'nin Erken Seçim Gibi Bir Gündemi Yoktur’

 > -

Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Ahmet DavutoğluSuriye barış görüşmeleriyle ilgili YPG ve PYD'nin masada olmasına karşı olduklarını vurgulayarak, "Kürtlerin masada olmasını istiyoruz. Ancak biz YPG ve PYD'nin masaya oturmasına karşıyız. PYD ve YPG masaya oturmak istiyorsa, rejimin yanına yakışır. Halkına karşı katliam yapan bir rejimle işbirliğinin sonucu bu olmalıdır" ifadelerini kullandı. Türkiye'deki erken seçim iddialarına tepki gösteren Davutoğlu, "Türkiye'nin bugün itibariyle erken seçim gibi bir gündemi yoktur" dedi ve iddiaları spekülasyon olarak niteledi. Ayrıca Davutoğlu, vatandaşların Avrupa'ya vizesiz seyehati ile ilgili ise, "En geç bu sene ekim ayında vatandaşlarımızın Avrupa'ya vizesi seyahatini sağlayacağız" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Meclis'te partisinin grup toplantısında konuştu.

Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları:

'Dövizli askerlik için indirim Cumhurbaşkanımız tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi'

Avrupa'da yaptığımız çeşitli temaslarda önemli görüşmeler gerçekleştirdik. Söz verdiğimiz gibi dövizli askerlik için indirim Cumhurbaşkanımız tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi. AB ilişkilerde yaşanan ivmeleri kalıcı olması için somut ilerlemeler kaydettik. Mülteci sorunlarına ilişkin olarak pek çok önemli temaslar yaptık. 

Londra'da eğitim gören Türk öğrencilere hitap ettim. Ardından Müslüman Konseyi ile görüştüm. Irkçılık karşısında omuz omuza mücadele edeceğimiz mesajını verdim. Aynı gün Türkiye'nin yatırım ve imkanlarını anlatma fırsatında bulundum. Londra'da Sayın Cameron'la görüşmeler yaptık. Kaygılarımızın müşterek olduğunu gördük. Görüşmelerimiz sonrası ikili ilişkilerin gelişeceğinden şüphem yok, İngiltere önemli bir müttefiğimiz. 

'Türkiye geleceği belirleyen küresel aktördür'

İstanbul, Dersaadet insanlık meselelerinin çözüm bulduğu küresel başkenttir. Kimin sorunu varsa İstanbul'da saadeti bulacak. İster göç gibi, ister ekonomi, ister enerji gibi meseleler olsun artık bunların hepsi Türkiye'de gerçekleşiyor, küresel düzenin temelleri Türkiye'de tartışılıyor. Türkiye geleceği belirleyen küresel aktördür.

'En geç Ekim ayında vatandaşlarımızın Avrupa'ya vizesi seyahatini sağlayacağız'

Önümüze çıkaracakları engeller hızımızı artırır, önümüzü kesemez. Birçok ülkeden liderlerle temaslarımız oldu Davos'ta. Ardından Almanya'da Merkel ile bir araya geldik. Dost Alman halkına taziyelerimi ilettim. Türkiye ile Almanya hükümetleri arasında ilk defa gerçekleşen toplantının tarihi bir adım olduğunu düşünüyorum. En geç bu sene ekim ayında vatandaşlarımızın Avrupa'ya vizesi seyahatini sağlayacağız. Sayın Merkel ile uluslararası ve bölgesel konuları ele aldık, ve pek çok konuda mutabık kaldık. 

'Mülteci dramını dünya kamuoyu dikkatine sunduk'

Mülteci dramını dünya kamuoyu dikkatine sunduk. Kendilerine verdiklerimiz bilgiler ışığında daha duyarlı davranacaklardır. Bunun insanlığın meselesi olduğunu anlattık. 3 milyar euronun serbest bırakılması da bunun sonucu olmuştur. Biz mülteciler meselesini bir para meselesi olarak görmüyoruz. Şu ana kadar 10 milyar dolar civarında harcama yaptık, insani vazifemizi yaparız. Bu destek AB'nin külfeti paylaşma iradesini ortaya koymuştur. Türk ve Alman işadamlarımızla görüştük.

'Ülkelerimiz yoğun temas içindedir'

Ertesi gün Joe Biden'ı misafir ettik. Ülkelerimiz yoğun temas içindedir. Gündemimizi Suriye, Irak ve Kıbrıs müzakereleri oluşturdu. NATO dayanışmasını değerlendirdik. Başta DAEŞ ve PKK olmak üzere pek çok adım atma kararlılığını gösterdik.

Sayın Biden'a ve dünya kamuoyuna açık bir şekilde ifade ettiğimiz gibi, bizim için PKK ile PYD arasında hiçbir ayrım yoktur. DEAŞ ne kadar tehditse PKK da o kadar tehdittir. YPG de Türkiye ve Suriye halkına karşı suçlar cürümler işleyen bir örgüttür.

'YPG VE PYD'nin masaya oturmasına karşıyız"

Görüşmemiz vesilesiyle gerek PKK, gerek DAEŞ'e karşı işbirliğimizi sürdüreceğimizi bildirdik. Bizler DAEŞ, PKK, El Nusra gibi tüm terör örgütlerine karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Herkes net bir tutumla terörün ve terör örgütlerinin karşısında yer almalıdır. Bizim için PKK ile YPG ve PYD arasında fark yoktur. PKK hem Türkiye, hem Suriye halkına karşı suçlar işleyen örgüttür. Hepsinin karşısında Türkiye dimdik durmaya kararlıdır. Suriye'de yaşanan yangına, trajediye kayıtsız kalma lüksümüz yoktur. Suriye'de yaşanan dramın sona ermesi için Türkiye elinden geleni yapacaktır. Çözüm için kurulacak masayı destekliyoruz. Bizim Kürtlere yönelik önyargılı olduğumuz tutumu maksatlı olarak dile getiriliyor. Biz herkesin bir arada bulunduğu masa istiyoruz. Kürtlerin masada olmasını istiyoruz. Ancak biz YPG ve PYD'nin masaya oturmasına karşıyız. PYD ve YPG masaya oturmak istiyorsa, rejimin yanına yakışır. Halkına karşı katliam yapan bir rejimle işbirliğinin sonucu bu olmalıdır. Türkiye'nin Suriye'nin yanında yer alacağını ifade ediyorum.

'Zihniyet değişmiyor'

Bu parlak tablo içinde ciddi bir muhalefetin eksikliği hissediliyor. Muhalefet olmaz olmazdır. Seçimler sonrası yaptığımız çağrılar karşılığını bulmadı. Son bir hafta içinde Sayın Kılıçdaroğlu anamuhalefet partisi liderine yakışmayacak bir tutum içine girdi. Sayın Cumhurbaşkanı'na karşı kullandığı üslup, takındığı tavır kabul edilemez. Sizin milletin tercihine saygınız bu mu? Cumhurbaşkanlığına saygınız bu mu? Kişisel olarak farklı düşünebiliriz ancak konumunuza saygı gösteriyoruz. Biz de sizden aynı saygını bekliyoruz. Ancak siz hakaret ediyorsunuz. Muhalefetinizdeki tek değişim bu. Bu millet size ders üzerine ders verdi, sizi sandığa gömdü ama hiçbir şey öğrenmediniz. Aynı ezber, aynı nezaketsizliğe devam ediyorsunuz. Milletimiz hem 7 Haziran, hem 1 Kasım'da ibret dolu mesaj verdi. Kamuoyu anketlerine göre oylarımız artmaya devam ediyor. Bunlar hala yüzde 30'u aşamıyor. Bunlar kurultaylar yapar ama zihniyet değişmiyor, kafalar değişmiyor. İsimlerin değişmesi önemli değil. Sayın Kılıçdaroğlu kurultayda vizyon çizmek yerine hakaret ediyor.

'Türkiye'nin erken seçim gibi bir gündemi yoktur'

Bizim programımız belli. Seçimin üstünden geçen bu kısa zamanda verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz. Türkiye için hizmet, reform dönemi başlamıştır. Her şey yoluna girmiş, gelecek hedeflerine yürürken, birileri bu istikrarlı yürüyüşten rahatsız oldu. Birileri erken seçime gidileceği söyleyerek kafaları karıştırmaya başladı. Türkiye'nin erken seçim gibi bir gündemi yoktur. Son iki yıl içinde 4 seçim yapılmıştır, ve milletimiz yüzde 50'ye yakın oyu sizlere ikram etmiştir. Bunun gereğini yapmadan erken seçim söz konusu olamaz. 

Kısır çekişmelerden uzaklaşarak bu ülkenin kalkınma hedeflerine odaklanmamız lazım. Demokrasi, adalet, toplumsal hayatımızı geliştirmemiz lazım. Bu ülkenin şehirlerini barış şehirleri haline getirmemiz lazım. Bizim için her dakika çok değerli. Bu ülkede seçim yapılacaktır ama 4 sene sonra yapılacak. Yabancı yatırımcıların bunları bize sorduğuna şahit oldum. Türkiye'nin normale döndüğü her dönemde bu tür siyasi projelerin içine giriyor. Bunlar belli maksatlarla ortaya atılan asılsız dedikodulardır. Gözümüzü hedeften ayırmayız, hiçbir kumpasa mahal bırakmayız. Bu siyasi hareketi asla durduramayacaklar. Bizim ülkemizi için büyük rüya ve hayallerimiz var.

'Bu ülkeye yakışan bir anayasa hazırlamalıyız'

TBMM çatısı altında ortaya çıkan ortak irade ile Türkiye cunta anayasası ile daha fazla yol alamaz. Milletin onayından, milletin seçtiği Meclis'ten güç almamış bir anayasa Türkiye'nin anayasası olamaz. Demoratik, özgürlükçü bu ülkeye yakışan bir anayasa hazırlamalıyız. 

Meclis'teki bütün partiler Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyelerini belirlediler. Türkiye'ye yeni bir anayasa borcumuz var. Türkiye her alan reformlar yaparken, buna yakışır bir anayasa da hedeftir.

'Bakanlığımız eğitimlerine ara veren öğrencilerimize telafi eğitimine başladı'

Bütün öğrencilerimizin gözlerinden öpüyor, öğretmenlerimizi kucaklıyorum. Bazı şehirlerde terör saldırıları nedeniyle eğitimde aksama yaşadık. Bu aksamaların telafi edileceğini ifade etmiştim. Milli Eğitim Bakanlığımız eğitimlerine ara veren öğrencilerimize uygun yer ve okullarda 5 Şubat'a kadar telafi eğitimine başladı. Bu öğrencilerimizin geride kalacağı korkusu olmasın. İlk aşamada yaklaşık 15 bin öğrencimiz telafi eğitimi almaya başladı. Hem öğrencilerimiz, hem öğretmenlerimiz için rehberlik hizmeti de yapılacak. Her türlü adımı atmaya kararlıyız.

Bu olumsuz sürecin telafisi için elimizden geleni yapacağız. Özellikle bu zorlu süreçte, kendi sıkıntılarını bir kenara atıp çocuklarının eğitimi için çaba gösterenlere çok teşekkür ediyorum.

'Okul bahçesine bomba atacak kadar insaftan, merhametten yoksundurlar ve işte bunun adı PKK'dır'

Terörün bu ülkede asla başarılı olamayacağını gördük. Terör en acımasız yüzüyle insanlık karşısında kaybedecektir. Terör odakları karne günü ortaokuluna bomba attılar. İşte bir insanlık suçu olan terörün kaybettiği yer burasıdır. Küçücük öğrenciler için bir ölümü düşünmektedir. Okul bahçesine bomba atacak kadar insaftan, merhametten yoksundurlar ve nefret diliyle konuşmaktadırlar. İşte bunun adı PKK'dır. İnsanlıktan çıkmış bu zihniyet mutlaka kaybedecektir. Devleti, hükümeti, güvenlik güçlerimizi suçlayanlar küçücük çocuklardan ne istediklerini açıklasınlar. Yüzlerini yeniden teröre çevirenler bu yaptıklarının hesabını veremeyeceklerdir ama biz bunun hesabını soracağız. Bu ihanet şebekesiyle sonuna kadar mücadele edeceğiz. 

Silopi'de hayat normale dönmeye başladı. Bu bahar terörsüz, şiddetsiz bir bahar olacaktır. Biz güvenlik güçlerimizin yanındayız. Huzuru ve kardeşliği tahkim edeceğiz.

Ajanslar

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAlmanyaAngela MerkelAvrupa BirliğiBaşbakanIŞİDİngiltereIrakİstanbulKemal KılıçdaroğluNATOSuriyeTerörTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir