Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ulu Hakan mı Kızıl Sultan mı? Osmanlı Tarihinin En Tartışmalı Padişahı: 2. Abdülhamid

-

2. Abdülhamid Dönemi, Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya göre üzerinde yeterince çalışmanın henüz yapılmadığı bir dönem. Buna karşın üzerinde her daim çok fazla spekülasyon yapılan bir dönem... 

Son olarak 2. Abdülhamid üzerine düzenlenen etkinlikler ve söylenen sözler neticesinde bu dönem bir kez daha gündemimize girdi. 

Peki, 2. Abdülhamid'i ne kadar tanıyoruz? 

26 maddede belki de hakkında ilk kez okuyacağınız bilgilerle Sultan 2. Abdülhamid!

1. 21 Eylül 1842 doğan Sultan II. Abdülhamid, Sultan Abdülmecid'in, Tirimüjgan Sultan'dan doğma oğludur. Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı ve İslâm'ın 113. halifesidir.

Halifelik unvanını onun kadar vurgulayan başka bir padişah yoktur.

2. Hayatının başında tahta geçme ümidi pek olmayan bir şehzadeydi.

Bunalımlı bir dönemde tahta çıkan Abdülhamid, Batı'ya karşı dengeci, Doğu'ya karşı İslâmcı politikalar izlemiş, ülke içinde mutlakiyeti güçlendirmiştir.

3. İkinci veliahtken amcası Sultan Abdülaziz Han onu da meşhur Avrupa gezisine götürdü. Londra, Paris ve Viyana’yı gezdi. Bu onun son gezisiydi. Bir daha yurt içi veya yurt dışında geziye çıkmadı.

4. 23 Aralık 1876'da, ilk Osmanlı anayasası olan Kanun-ı Esasî'yi ilan etti.

Meclis-i Mebusan ve Ayan Meclisi üyelerinden oluşan ilk meclis 19 Mart 1877'de açıldı. Böylece I. Meşrutiyet dönemi başladı.

5. Gözlem yeteneği kuvvetliydi. Para piyasalarını ve diplomasiyi iyi biliyordu.

Ticaret ve ekonomiyle yakından ilgilenen ilk Osmanlı padişahıydı. İlgisi sadece ticaretin pratiğiyle de sınırlı değildi. Münif Paşa’dan iktisat dersleri aldı.

Büyük bir kişisel serveti vardı. İşgal güçleri, Sevr Antlaşması’yla servetine el koydu.

6. Düyun-u Umumiye’nin sınırlamalarına rağmen Anadolu ve özellikle Suriye, Filistin imar edilmeye çalışıldı.

7. İmparatorluktaki demiryolu ağı devrinde çok güçlenmiştir.

Haydarpaşa Tren İstasyonu ile beraber, Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptırmıştır.

8. Telgraf alt yapısının oluşması için de büyük yatırımlarda bulundu.

9. Bugün Türkiye'de yer alan birçok kurum ve kuruluş onun döneminde kurulmuş ya da temelleri atılmıştır.

Bunların arasında Deniz Mühendis Okulu, Askeri Tıp Okulu (GATA’nın atası), Kuleli Askeri okulu, Mekteb-i Harbiyeler (Harp Okulları yani) ,Askeri Baytar Okulu, Kurmay Okulu, Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fak.), Mekteb-i Tıbbıye-i (Marmara Ünv.Tıp Fak.), Mekteb-i Hukuk, Ziraat ve Baytar Mektebi, Hendese-i Mülkiye (Yüksek mühendis okulu), Daarül Muallim-i Adliye (Yüksek Adalet Okulu), Maliye-i Mekteb-i Ali (Yüksek Ticaret Okulu), Ticaret-i Bahriye (Deniz Ticaret Okulu), Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel sanatlar fak.), Hamidiye Ticaret Mektebi (İktisadi ve Ticari ilimler akademisi) Sayıştay, Şişli Etfal Hastanesi, Darülaceze, Ziraat Bankası vs. gibi kurumlar bulunmaktadır.

10. Eğitim alanında büyük atılım gerçekleştirdi. Kadınların eğitim almasına önem veriyordu. İlk kız okulları onun döneminde açıldı.

İlkokul, ortaokul ve yüksek okul düzeyinde de birçok okul yaptırdı.

11. Latin harflerine geçmeyi düşünmüştür.

12. Çini, bez, kumaş, kağıt fabrikaları kurdurdu.

13. İlk rakı ve bira fabrikası da onun döneminde açılmıştır.

14. Gençliğinde alkol kullandığı, daha sonraları bu alışkanlığını bıraktığı iddia edilir. Torunu Ertuğrul Osman Osmanoğlu'na göreyse rom içerdi.

15. Ermeni isyanlarını çok sert ve kanlı bir biçimde bastırdığı için Batı'da "Kızıl Sultan" olarak anılmıştır.

16. Dönemin aydınları ise istibdat (baskı), sansür ve hafiyelikten şikayetçiydi.

Bir hafiyelik sistemi kurmuştu. Ayrıca Meclis-i Mebusan'ı hükümetin savaş politikalarına yöneltilen ağır eleştiriler üzerine meclisi 18 Şubat 1878'de kapattı.

17. Marangozluğu meşhurdu. Beylerbeyi Sarayı'nın yemek odası takımını şehzadeliğinde kendi usta marangozluğunun eseri olarak yapmış ve babası Abdülmecid Han’a hediye etmişti.

18. Kahve içmeyi çok seviyordu.

Kızı Ayşe Osmanoğlu’nun Saray gözlemlerine göre babası II. Abdülhamid’in kahve içme kültürü;

"Babam kahveyi pek severdi. Fakat yalnız Yemen kahvesi kullanırdı. Yemeklerden sonra kahve içtiği gibi arada da ayrıca altı yedi defa içerdi. Kendi emektarlarından, şehzadeliğinden beri kahvesini pişiren Halil Efendi, kahvecibaşı idi."

Devamını buradan okuyabilirsiniz.

19. Kendisini Van'da medrese açmak için ikna etmeye çalışan Bediüzzaman Said-i Nursi'yi akıl hastanesine kapattırmıştır.

Tabii bunun dönemin bürokratlarının oyunu olduğunu söyleyenler de vardır.

20. Kuduz hastanesi yaptırmış, kuduz aşısını ülkeye getirtmiş ve ünlü bilim insanı Louis Pasteur'e nişan vermiştir.

Kuduz aşısının keşfedildiğini öğrenen Sultan, 1886 yılında Zoreos Paşa, Dr. Hüseyin Remzi ve Veteriner Hüsnü Beyden oluşan bir heyeti, eğitim için Paris’e gönderir. 

Heyet, Abdülhamid Hanın kendi istihkakından ayırarak verdiği 10.000 frankı ve önemli Osmanlı nişanlarından birisi olan Mecidiye Nişanı’nı Pasteur’e ulaştırır.

21. Edebiyata çok meraklıydı. Özellikle polisiye romanlara tutkunluk derecesinde bağlıydı.

Sultan Abdülhamid, akşamları odasına süt kardeşini alıp polisiye roman okutup ve kafasını dağıtırmış. Onun özel çevirmen bürosuna çevirttiği 500-600 tane polisiye roman bulunmaktadır.

Abdülhamid için çevrilmiş olan eserler bugün İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'ndedir. 

Sherlock Holmes'un yazarı Sir Artur Conan Doyle'u da İstanbul'da kabul etmiştir.

22. Tiyatro ve operaya da çok düşkündü: Yıldız Saray Tiyatrosu’nda operet temsilleri yanında tiyatro oyunları da sahnelenirdi. Friedrich Schiller’in “Haydutlar” oyununu çok beğenirdi.

23. Boğaz'a köprü yaptırmak için projeler hazırlatmasına karşın, hedefini gerçekleştiremedi.

24. Türkiye'deki saat kulelerinin birçoğu onun devrinde inşa edildi.

25. Devrinde büyük toprak kayıpları yaşanmıştır.

II.Abdülhamit döneminde Osmanlı açısından jeopolitik öneme haiz bir çok bölge kaybedilmiştir. Osmanlı’nın Ana Vatanı sayılan Balkanlar’da Bulgaristan Prensliği kurulurken, Bosna-Hersek Avusturya Macaristan İmparatorluğuna bırakılmış, Girit, Teselya ve Romanya elden çıkmıştır. 

Akdeniz ticareti ve ekonomik açıdan büyük önem arz eden Mısır ve Kıbrıs’ta bu dönemde kaybedilmiştir. 

Yine Kars ve Ardahan’ın da uzun bir dönem Rusların elinde kaldığını unutmamak gerekir.

26. Cenazesine katılım büyüktü.

Cenazesinde bütün devlet protokolü ve halk vardı. 1. Dünya Savaşı'nın sıkıntılarını yaşayan İstanbul halkı, özellikle ev kadınları onu ağıtlarla uğurladılar.

Kaynaklar

1 2 3 4 5 6 7 8 9 1011

Siz 2. Abdülhamid'i nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ulu Hakan.
Kızıl Sultan.
İkisi de değil, nesnel bakmak gerekir.
Bilgim yok.

Sizce tarihimize nesnel bir biçimde bakıyor muyuz?

Evet, bakıyoruz.
Hayır, bakmıyoruz.
Çekimserim.

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
samet-goksu2

Tek hatası ümmetçilik fikrine çok güvendi.. ARAPLAR BİZİ SATTI bizi kurtaran ümmetçilik değil Türkçülük oldu...

yuzmebetul

Dönem devlet için zor bir dönem olunca yaptıklarına baktığımda ilerleme sağlamış bir hükümdar. Fazlasıyla da toprak kaybedilmiş ama ben bunu önceki padişahların getirdiği yeniliklerin kalıcı olmamasının bir sonucu olarak görüyorum. Ayrıca kızıl sultanlığı için de şunu söyleyebilirim ki ben olsaydım çok daha sert bastırırdım. İsyanlar hayır getirmez çünkü hele de bir devlet zayıf iken.O yüzden bir şey demiyorum.

furkan-firat4

onun döneminde bir karış toprak kaybedilmedi!..

atif-selami-akyuzlu

Kendisi olmasaydı Osmanlı İmparatorluğu 21.yüzyılı göremezdi bana göre.Tabi onu Allah bilir.33 yıl boyunca şanla şerefle başımızdaydı.O tahttan indiğinde 3 kıtada toprağımız vardı.Hain İttihatçılar çekip gittiğinde iki büyük kıtayla bağlantımız kesilmişti.İttihatçılar 10 yıl devleti idare ederlerse 100 yıl idare etmiş saysınlar dedi.Fakat yanıldı.İttihatçılar 10 yıl bile duramayıp 9 yıl sonra çekip gittiler.Kendisini hal' etmeye gelen heyette bir TÜrk bile olmayınca buna pek şaştı.İsteseydi harekat ordusu denen çapulcuları sadece orduyu şahanesiyle dağıtırdı.Ama müslüman kanı dökülmesin diye takdir-i ilahiye razı oldu.Elbette ulu hakandır.Allah gani gani rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.Allah taksiratını affetsin.Allahü Teala ondan razı olsun.

mutlu-eren

Çağının ilerisinde bir yöneticiymiş. Bir çok alanda yenilikler yaptırımlar ve projeler hazırlamış.Her kesime hitap edebilmiş ve ayrımcılık yapmamıştır. Fakat askeri alanda o kadar da başarılı olamamıştır.

zerakikenpachi

Ulu hakanın tek umudu 1. dünya savaşıydı onu da yavşaklar göstermediler. 1. dünya savaşı çıktığında hep bu anın gelmesini bekler gibi büyük bir ahh çektiği söylenir. Ot kafalıların aydınlanması için Abdulhamidin Kurtlarla Dansı kitabının okunması tavsiye edilir. İyi güzel hoşsunuz da biraz boşsunuz be.

Başlıklar

AnkaraAvusturyaBilimFacebookFilistinİstanbulMacaristanMısırRomanyaSavaşSherlockSuriyeTiyatroVanonedio
Görüş Bildir