Türk Lirası Tarihinin En Düşük Düzeyini Gördü: Peki Neden?

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Türk Lirası, geçtiğimiz hafta içerisinde dolar, euro ve sterlin karşısında tarihin en düşük değerine ulaştı. Çarşamba günü 4.1934 ile Türk lirası karşısında tüm zamanların en yüksek düzeyini gören dolar, lira karşısında yılbaşından bu yana yüzde 9'un üzerinde değer kazandı. Peki neden son zamanlarda Türk lirası döviz karşısında değer kaybediyor? 

Türk lirası en fazla değer kaybeden para birimleri arasında.

BBC Türkçe'nin haberine göre, geçtiğimiz hafta  içerisinde jeopolitik risklerin artması nedeniyle sadece Türk lirası değil, gelişmekte olan ülkelerin neredeyse hepsinin paraları değer kaybetti. 

Ancak uzmanlar, Türkiye'ye özgü bazı riskler nedeniyle liranın en fazla değer kaybeden para birimleri arasında olduğunu söylüyor.

Dış etkenler

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı ihtimali nedeniyle dünya piyasaları aşağı yönlü baskı altında bulunuyordu. Ancak Suriye'de yaşanan son gelişmeler nedeniyle bu aşağı yönlü baskı daha da artı. ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptığı açıklamalar ve Türkiye'nin Suriye'deki gelişmelerden en çok etkilenecek ülkelerden birisi olması Türk lirasının dalgalanmasını artıran etkenler arasında.

Türkiye'de ekonominin aşırı ısınma korkusu.

Türk lirasının diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine göre daha fazla değer kaybetmesine neden olan iç gerekçelerin başında ekonominin aşırı ısınma endişesi geliyor.

Aşırı ısınma, hem enflasyonun hem de büyümenin yüksek olduğu ekonomik durumlar için kullanılan bir ifade. Son açıklanan verilere göre, Mart ayında yıllık bazda enflasyon yüzde 10,23 ile çift haneli sayılara ulaştı. Türk ekonomisi, aynı zamanda 2017 yılında yüzde 7,4 ile 2013'ten bu yana en yüksek büyüme oranını kaydetti.

Faiz artırım beklentisi

Piyasa oyuncuları ve ekonomi uzmanları, mevcut koşullar altında faiz artırılması gerektiğini savunuyor. Bu nedenle Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu'nun (PPK) 25 Nisan'daki toplantısı merakla bekleniyor. Merkez Bankası şu ana kadar gösterge faizleri değiştirmeden farklı araçlardaki oranları artırarak "örtülü artırımlara" gitmeyi tercih etti.

Capital Economics'ten gelişmekte olan piyasalar kıdemli ekonomisti William Jackson, "Geçmişteki benzer durumlarda PPK'nın para politikasında sıkılaştırmaya gitmemesi halinde liradaki düşüşün daha da hızlandığı ve bu kararın hemen ardından politika yapıcıların olağanüstü toplanıp faiz artırımına gitmek zorunda kaldığı görüldü" dedi.

Merkez Bankası'na siyasi baskı izlenimi

Uzmanların ve piyasa oyuncularının en önemli kaygıların başında hükümetin, Merkez Bankası üzerinde siyasi etki kurduğu endişesi geliyor. Londra'da bulunan Rabobank'ın stratejisti Piotr Matys, Merkez Bankası'nın liradaki değer kaybını durdurabilecek ya da en azından yavaşlatabilecek durumda olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: 

''Bununla birlikte piyasa oyuncuları, mevcut koşullar altında Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'nın faiz artırma konusunda çok da geniş bir hareket alanı olmadığını iyi biliyor.''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yatırımcı çekebilmek için faizlerin düşürülmesi gerektiğini savunuyor ve faiz artırımına karşı olduğunu söylüyor.

Dış finansman ihtiyacı

Türk ekonomisinin kırılganlığını artıran bir diğer etken de dış finansman ihtiyacının giderek artış göstermesi. Son açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre, cari işlemler açığı Şubat ayında 4,152 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı. Rekor düzeydeki cari işlemler açığının finansmanında özellikle sıcak para girişi önemli rol oynuyor.

Ancak mevcut koşullar altında yabancı yatırımcının Türkiye'den çıkması finansmanla ilgili kaygıların da artmasına neden oluyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriÇinDonald TrumpDövizMerkez BankasıRecep Tayyip ErdoğanSuriyeTercih
Görüş Bildir