Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Oran: 17 Aralık'a Bir Sansür de Cemil Çiçek'ten Geldi

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

CHP'li Umut Oran, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in “TCK’ya aykırı olabilir” diyerek 17 Aralık önergelerini işleme koymadığını bildirdi,

CHP'li Umut Oran, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in “TCK’ya aykırı olabilir” diyerek 17 Aralık önergelerini işleme koymadığını bildirdi,

-CH​P​​'li​​ ​Umut Oran, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in “TCK’ya aykırı olabilir” diyerek 17 Aralık önergelerini işleme koymadığını belirtirken, 1 Mayıs için de yaşanabilecek olaylardan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sorumlu olacağını ifade etti.

ANKARA

CHP ​Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in “TCK’ya aykırı olabilir” diyerek 17 Aralık önergelerini işleme koymadığını belirtirken, 1 Mayıs için de yaşanabilecek olaylardan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sorumlu olacağını ifade etti.

TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyen Oran, Anayasa’ya göre “Türkiye kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanan bir hukuk devletidir. Yasama yetkisi Türk milleti adına TBMM tarafından kullanılır. Milletvekili yapılan serbest seçimlerde millet tarafından seçilir, milletin vekili olarak hareket eder ve millet adına bazı yetkileri kullanırlar. Bu yetkilerin en önemlisi yasama denetimidir” diyerek şöyle devam etti:

​17 Aralık'a sansür

“Anayasamızın 98. Maddesine göre ‘TBMM soru, meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve meclis soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.’ İçtüzüğün 96. Maddesine göre 15 günde cevap vermeli, en son 30 gün. Kural bu. Normalde, demokrasiye, milli iradeye saygı duyan bir hükümet zaten bu kurala uygun davranır. AKP hesap vermiyor, kurallara da uymuyor. Bugüne kadar 857 yazılı soru önergesi verdim. Bunların sadece 325’ine cevap verilmiş. Yani cevap verme oranı yüzde 38. Süresi içinde cevaplanan yazılı soru önergesi sayısı sadece 128.  Yani yüzde 15’i süresi içinde cevaplanmış. Yani hükümet üyeleri, yasama denetimi yapılmasını engelliyor. Milli iradenin temsilcilerinin sorularına cevap da vermiyor, millete hesap da vermiyor. Zaten durum bu.

Meclis ​B​aşkanı​'​nın görevi iç tüzüğü uygulaması gerekirken, iç tüzük kontrolünü aşmış, hem kendini yargı yerine koymuş, hem de kanunda olmayan bir kuralı kendi kendine koymuş, kendi kendine uygulamış. Yasamanın başı hem kendi işini yapmıyor, hem yargı olmaya hem de kanun koyucu olmaya soyunuyor. İçtüzükte suç şüphesi filan diye bir kural yok. Peki 850 tane yazılı soru önergesi rahatsız etmedi de, neden bu son verdiğim 5 tane etti. Çünkü 17 Aralık’ta ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet soruşturması ile ilgili kritik sorular sordum.”

​Yasak demek diktatörlüktür

Taksim’in 1 Mayıs kutlamalarına kapatılmasını sert dille eleştiren Oran, 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesini doğru bir hareket olarak değerlendirdi. 2010-11-12 yıllarında Taksim’de yapılan kutlamalarda önemli sorunlar yaşanmadığına dikkat çeken Oran, 2013 yılındaki 1 Mayıs kutlamalarında yaşanan olayları ise “Meydan genişledi, trafik yok, çukur yok ama yasak. Yılbaşında Taksim Meydanı’nda kutlama yapılmış, izinsiz protesto gösterisi yapılmış müdahale yok, bunlara müsaade ediyorsunuz ama daha evvel vermiş olduğunuz bir hakkı, uluslararası hukuku, Anayasayı yok sayarak ‘yasak’ demeniz diktatörlüktür” diyerek şöyle devam etti:

​Çukur da yok trafik de yok artık Taksim'de

“Şimdi gelelim 2014’e. Çukur var mı?​​ Yok. Trafik var mı? Yok. Her taraf betonlandı. Trafik alttan geçirildi. Neden trafikten arındırdın, insanlar meydanda toplansın, bir araya gelsin diye. Güvenlik sorunu yok. Çukur yok. Trafik de yok. Bugün o zaman onu neden yasaklıyorsun? Zaten şu anda Taksim’de kutlama da yapılıyor, protesto da yapılıyor. Kutlama: yılbaşı kutlaması. Protesto: 15 ağustos 2013, Mısır’daki darbe protesto edildi taksimde. Önceden izin de alınmadı. Halk hakkını kullandı, hiçbir sorun olmadı. Kaldı ki 1 mayıs bizim için özel bir bayram. Taksim’in de özel bir anlamı var. Avrupa insan hakları mahkemesi de bunu kabul etti. Ne dedi? ‘1 Mayıs bir bayramdır’ dedi. ​​Bayramlar ‘istenilen yerde kutlanır’ dedi.  Devletin temel görevi ‘bu hakkın korunmasını sağlamaktır’ diye karara bağladı. Ayrıca bizim için bir anlamı daha var. 1977’de yaşanılan olaylar nedeniyle, Taksim bizler için bir anma mekanıdır.”

Kamu görevlilerini, polisleri uyardı

Taksim’de yaşanabilecek olası olayların tek sorumlusunun Başbakan Erdoğan olacağını vurgularken “Kendilerine bir tek sözüm var ‘gölge etme başka ihsan istemez’ Önümüzde 1 hafta süre var, AKP’yi akıl ile davranmaya çağırıyor, bu bayramın bayram gibi kutlanması için gerekeni yapmalarını bekliyoruz” dedi. Oran, polise de “Kanunsuz emirlerle gelip vatandaşlara müdahalelerde bulunurlarsa biz onlarla ilgili her türlü hukuki soruşturmayı başlatacağız” uyarısında bulundu.

Erdoğan bütün güçleri emri altına alma derdinde

​Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Oran, Başbakan Erdoğan'ın başkanlık sistemini getirmeye ve dayatmaya çalıştığını ​söyledi. Başbakan'ın iktidar sarhoşluğu ve şımarıklığı içerisinde olduğunu ileri süren Oran, "Sürekli olarak daha fazla daha fazla, sistemle oynama, oyunun kurallarını değiştirme, kendisine daha büyük güç yürütmek düşüncesi içerisinde. Siyasetçiler vatandaşların sorunlarını çözmek için var olmalıdır. Başbakan'ın derdi, Başbakanlık ya da Cumhurbaşkanlığı değil, bütün güçler nasıl emrimde olur, onun hesabını yapıyor. Bütün gücü ele geçirecek, yasak dediği zaman yasak olacak, serbest dediği zaman serbest olacak. Bu diktatörlüktür" görüşünü dile getirdi.

​Haşim Kılıç, açıklamalarımla örtüşüyor

Oran, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın "Hükümete yönelik eleştirileri olduğunun" anımsatılması üzerine, "Söyledikleri benim açıklamalarım ile örtüşüyor. Orada toplanacak olan insanların vicdanlarını dikkate almamak, görmezden gelmek demokrasi ile bağdaşmaz. Özgürlük ve demokrasi noktasında genel bir tanımlama yapmış, hukuki bir açıklama" dedi

Diploma ile adam olunmuyor

Oran, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'nun, "Başbakan Erdoğan'ın 3 yıllık üniversite mezunu olduğu gerekçesiyle Cumhurbaşkanı olamayacağına ilişkin" iddiası ile ilgili soruya karşılık da "Erdoğan'ın diploması var mı, kaç yıl okumuş, kaç yıl okumamış​ bunlar üzerinde durmuyorum​​​.​ Aslında okul okumak da önemli değil önemli olan biliyorsunuz, keşke adam olunabilse. Diploma ile adam olunmuyor, adam olmak başka bir şey" ifadelerini kullandı.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

1 MayısAdalet ve Kalkınma PartisiAnkaraBaşbakanCemil ÇiçekCumhuriyet Halk PartisiDarbeMilliyetçi Hareket PartisiMısırRecep Tayyip ErdoğanRüşvetTürkiye Büyük Millet MeclisiUmut Orantatil
Görüş Bildir