Kutlama Haberleri

Kutlama ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Kutlama ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Ozan Akbaba ve Eşi Buket Akbaba'nın Evliliklerinde Kriz Yaşadığı İddia Edildi!
Son dönemde Uzak Şehir dizisindeki performansıyla adından söz ettiren Ozan Akbaba, bu kez özel hayatıyla magazin gündemine geldi. Blogyağmuru tarafından ortaya atılan iddialara göre, oyuncu ile eşi Buket Akbaba'nın evliliğinde uzun süredir kıskançlık krizleri yaşandığı öğrenildi. İddiaların fitilini ise Buket Akbaba'nın doğum gününde Ozan Akbaba'dan uzun süre herhangi bir kutlama paylaşımı gelmemesi ateşledi. Gündem büyürken başarılı oyuncudan dikkat çeken bir paylaşım geldi. Ancak bu paylaşım bile tartışmaları sonlandırmaya yetmedi; iddiaları ortaya atan Blogyağmuru, geri adım atmadı.Kaynak: Blogyağmuru
Tarot Falına Göre 5 Ağustos Çarşamba Günü Senin İçin Nasıl Geçecek?
Günlük tarot falına bakmak ve neler olacak hemen öğrenmek ister misin? Günlük olarak hazırladığımız tarot falı ile birlikte falsız kalmayacaksın. :)Bakalım 5 Ağustos Çarşamba günü senin için nasıl geçecek? Yeni bir günde acaba hangi kartı seçeceksin? Aşk, aile, kariyer ve para konularında başına neler geleceğini merak ediyor musun?Merak ediyorsan, tarot falına başlayalım!
Ayyy Antalya’ya Gitmişim Dedirten Oteller
Antalya denince aklınıza yalnızca deniz, kum, güneş geliyorsa listemizdeki oteller sizi şaşırtabilir. Torosların eteklerine yayılan tesislerden aquaparktan çıkmanın zor olduğu aile otellerine, golf sahalarıyla öne çıkan seçeneklerden gastronomi deneyimleri sunan adreslere kadar Antalya’da tatilin birçok farklı yüzü var. Tatil anlayışınıza ve beklentilerinize uygun seçenekler için Jolly’deki Antalya otelleri sayfasını inceleyebilir, bavulunuzu hemen hazırlayabilirsiniz.
Mercedes Nazi Geçmişiyle Yüzleşti
Almanya'da Mercedes'in merkezinin de bulunduğu sokağa bir Macar Yahudisi kadının adı verildi. Şirket sokağa bir kadın adının verilmesini önererek Berlin belediyesine iki isim sundu. Bunlardan biri şirketin kurucusu Carl Benz’in karısı Bertha Benz ve diğeri de otomobil markasının adını aldığı, şirketin ortağı Emil Jellinek’in kızı Mercedes Jellinek idi. Ancak Belediye iki ismi de reddetti ve sokak için başka kadının adını önerdi: bu kadın Mercedes otomobili de üreten Daimler Benz fabrikalarında bir zamanlar, toplama kamplarından getirilerek zorunlu işçi olarak çalıştırılan Macar Yahudisi ressam Edit Kiss Bán’dı. Edit Kiss Bán önce Budapeşte ve ardından da Düsseldorf’ta resim ve heykeltıraş eğitimi gören bir sanatçıydı. 1944’te de Yahudi olduğu için Ravensbrück toplama kampına atılmıştı. Binlerce kadınla birlikte zorunlu işçi olarak Mercedes fabrikalarına gönderildi. Daimler Benz fabrikası sahibi aile, özellikle de Carl Benz’in karısı Bertha Benz, Hitler hayranıydı. Otuzlu yılların sonlarından itibaren Nazileri destekleyen aile, rejimle yakın ilişkiler içindeydi. Adolf Hitler doğum gününde Bertha Benz’e özel kutlama mesajı gönderirdi. Daimler Benz 1941 yılından itibaren Nazi imparatorluğu için tanklar ve uçak motorları üretmeye başlamıştı. Naziler de toplama kamplarına toplanan tutsakları fabrikalar için seferber eriyorlardı. 1941 yılında Daimler Benz fabrikalarında çalışan 14 600 işçinin % 35’i karın tokluğuna çalıştırılan tutsaklardan oluşuyordu. Bu oranın 1944’te yüzde 68’e ulaştığı belirtiliyor. Nazi Ravensbrück ölüm kampından 1944 yılında, Daimler Benz fabrikalarında uçaklar için motor üretmeye götürülen ve orada günde 12 saat çalışmaya zorlanan on bin tutsaktan biriydi Edit Kiss Bán. 86241 numaralı tutsak Macar ressam ölüm kampında süren hayatın resimlerini yaparak ölümsüzleşti. Kampta küçük bir deftere çizdiği resimler elden ele dolaşıyor ve tutsaklara güç veriyordu. Ancak daha sonra defterdeki on iki resim gardiyanların eline geçti. Edit Kiss Bán ölüm kampından birkaç tutsakla birlikte, savaşın son haftalarında kaçmayı başardı. Macaristan’a döndü. Kamp hayatını anlattığı resimleriyle, ölüm ve çalışma kamplarının dayanılmaz koşullarını dünya kamuoyuna, belleklerden silinmez bir anı olarak bıraktı. Ünlü ressam daha sonra Fas, Fransa ve İngiltere’de yaşadı ve 1966’da da intihar ederek hayatına son verdi. O tarihte artık çok ünlü bir ressamdı. İşte Berlin şimdi bu ünlü ressamın adını, Mercedes fabrikalarının merkezinin de bulunduğu ana sokağa vererek, Nazi geçmişle bir kez daha yüzleşmiş oldu. Aslında Mercedes üreten Daimler Benz geçmişle daha önce de yüzleşmişti. Şirket, 1980’li yıllardan itibaren, 2. Dünya Savaşı esnasında tutsakların zorunlu olarak fabrikalarda çalıştırılmasıyla, tarihinin en büyük karlarını elde ederken, bunun orada çalışan tutsaklar için ne anlama geldiğini kavradığını dile getirdi. Şirket bu kamplardan kurtulan Yahudilerle ve onların dernekleriyle ilişkiler geliştirdi. Nazi geçmişle ilgili araştırma yapan kurum, vakıf ve derneklere de destekler verdi. Ancak bu konuda atılan en önemli adım, sokağın adının değiştirilmesi oldu.BBC Türkçe
Cübbeli Ahmet Hoca'dan Sevgililer Günü Uyarısı!
Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Sevgililer Günü'nü konu aldığı vaazında kutlama yapanları eleştirdi. Sevgililer Günü'nün Hristiyan adeti olduğunu söyleyen Cübbeli Ahmet Hoca; 'Sevgililer Günü de Yılbaşı kutlaması gibi sapıklıktır' dedi.
Sadece İlginç İsme ve Soyisme Sahip İnsanların Anlayabileceği 20 Durum
Toplumun içinde sadece biz yaşamıyoruz, ailelerinin tercihiyle ilginç isme ve soyisime sahip olan insanlar da yaşıyor. Bu isimleri onlar seçmediler. Onların tercihi olsaydı her şey farklı olurdu :)))))) Lütfen biraz daha duyarlılık :))) İlginç isimli insanların günlük hayatta yaşadığı zorluklar. (Not: İçerik oluşturulurken bire bir çeviri yapılmamıştır.)
Semih Kaya'nın Fair Play Hareketi
Galatasaray'la Beşiktaş arasında oynanan maçta Semih Kaya'nın yaptığı bir hareket herkes tarafından alkış aldı. Maç devam ederken, tartışmalı bir pozisyonda Hakem Cüneyt Çakır, kale vuruşu kararını verdi. Ancak Semih Kaya hakemin bu kararını düzelterek çok büyük bir iş yaptı; çünkü sonuçta ardından yapılacak kornerden gol yemek de vardı. 'Sahalarda görmek istediğimiz hareketler' klişesinin de üstünde, hayatın her alanında görmek istediğimiz hareketler bunlar. Bravo Semih...
41 Ülkenin Bayrakları ve Ülke Bayraklarının Anlamları
Dünya üzerindeki bütün ülkeleri temsil eden sembol o ülkenin bayraklarıdır. Her ulusun bağımsızlığını ifade eden bayraklar ise tarih boyunca yaşanılan olaylardan ya da kişilerden esinlenerek tasarlanmıştır. Her bayrak kendi içerisinde bir anlam taşır. Sembollere yer verilen kimi bayrakta simgeler de bulunur. Peki siz üke bayraklarının anlamlarını biliyor musunuz? Cevabınız ‘’hayır’’ ise buyurun içeriğimize…
8 Mart'a Dair: Kızkardeşlik
Kadıncaözel.com’un güzel kadınları! Memleketin bu kadar karışık olduğu bu günlerde, nereden çıktı bu kutlama dememek lazım… Keza savaşı dans ile protesto etmek, Gezi olaylarında meydanda çalınan piyano, kara mizah gibi kaçışlarımız olmasaydı, “ umudu ” yitirirdik. Her karanlığın içinde bir ışık aramak gerek, sonra o ışığa doğru yürümek. Yürüdükçe yakınlaşırız ancak aydınlığa. Yoksa faydası yok oturmanın karanlıkta! Kadınlar günü vesilesiyle belki de bazılarınızın aşina olduğu ama benim yeni tanıştığım bir kavramla tanıştırmak istiyorum sizi. Kızkardeşlik. Birkaç ay önce İstanbul’da düzenlenen bir OSHO kampına katıldım. Kampın ana teması “Kadın Olmak”tı. İngilizcesi “sisterhood” olan, kız kardeşlik kavramı ile burada tanıştım. İlgilenenler için referans vermek isterim. İnternetten uzun yıllar Osho ile aynı evde yaşamış eğitmenin isimi aratınız. “Ma prem shunyo” yazarsanız, dünyanın her yerinde verilen bu workshoplar ile ilgili bilgi edinebilirsiniz. Kız kardeşlik kavramı Avrupa’da ve Amerika’da almış başını gidiyor! Neden mi? Çünkü çareyi her yerde aradık, bir tek birbirimizde aramayı unuttuk! Sağlık, mutluluk ve özgürlük devredilebilir konular değildir. İnsan kendi sağlığına kendi sahip çıkmalıdır. Keza sağlık sigortalarının ve sağlık kurumlarının en gelişkin olduğu ülke olan Almanya’da nüfusa oranla hasta sayısının dünyada birinci sırada olduğunu biliyor muydunuz? Neden mi? Çünkü insan, sağlığını devlete devretmiş! Nasıl olsa para ödemiyor ya… Sağlığının öz sorumluluğunu gitgide daha az almaya başlamış. Aynı bu örnekteki gibi, özgürlük de devredilebilir bir şey değildir. Özgürlük, öz sorumluluk gerektirir. Özgürlük verilmez, alınır. Biz kadınlar, bize “haklarımızın verilmesi” için hep erkeklerin ağzına baktık. Hep devletten bir şeyleri farklı yapmasını bekledik. Lakin gözüken o ki, aynı hastasını on dakikada muayene ettikten sonra unutup kendi hayatına dönen bir doktor gibi, devlet de, önümüze bir iki teselli kemiği attıktan sonra, yine erkek egemenliğinin günlük iktidar kavgalarına geri dönüyor. O halde… Çare birbirimizde! Çare, rakip değil , kız kardeş olduğumuzu hatırlamakta! Kapitalizm denen tek dişi kalmış canavar hayatlarımıza sirayet etmeden önce zaten kadınlar komün halde yaşar ve davranırmış. Kadınların aybaşları, doğumları hep kadın grupları arasında erkekler “dışarıda” bırakılarak yaşanırmış. Kadının en büyük destekçisi yine kadınmış. Yaşı büyük olan kadın, genç kadına tecrübelerini aktarır, hayatı öğretirmiş. Bireyselleştik, harika oldu değil mi? Usta-çırak ilişkisinin iş hayatında bitmesi gibi, sosyal anlamda da hikayeler aracılığıyla aktarılan hayat tecrübelerinin yerini “google” aldı. Nasıl yaşamamız gerektiğini reklamlardan öğrenir olduk. Ve yalnızlaştık. Ve birbirimize sırtımızı döndük. Kadın kadına rakip oldu. Kapitalizmin sevdiği bir kadın şablonu oluştu. Zayıf, şık giyinen, güzel arabalara binen, saçı başı yapılı kadın. E tabii ki böyle olacak kapitalizmin kadını, ona bir şeyler satmalı! İşte bu noktada kıyaslama başladı. Ve sınıf farklılıkları. Rekabet ve haset girdi devreye. Ve ne yazık ki, düşman olduk birbirimize. Aslında biz kadınlar aynı gemideyiz, öyle değil mi? Aşkı, sevgiyi sadece bir erkeğe yönelttik. Birbirimizi sevmeyi, yarenlik etmeyi unuttuk. Erkek egemen bir toplumda, erkek avına çıkan cadılara dönüştük. Yardımlaşmayı, kadın olmanın sezgisel gücünü, şefkatini unuttuk. Tabiata aykırı davranarak, güvenli evlerimizde ebe ve aile büyüğü kadınlar ile doğum yapmak yerine, florasan ışıklı hasta/hanelerde karnımızı kestirerek doğurmayı uygarlık sandık. Sevgili kız kardeşlerim, Kız kardeş olmak için illa ki kan bağı gerekmiyor! Bu bir yaklaşımdır. Önce yakın çevremizden başlayarak, birbirimizi sevmeyi hatırlayalım derim. Birbirimizin iyiliğini gözetelim. Birbirimizi onurlandıralım. Nüfusun yarısını oluşturuyoruz! Güçlenmek için neden erkeklere ihtiyacımız var? Değişim içten dışa başlar. Biz önce sevgi ile örgütlenelim. Birbirimize arka çıkalım. Kıskançlığı, rekabeti bir yana bırakıp, birbirimizi yükseltmek için el ele tutuşalım… Kadınlar gününüz kutlu olsun! Zeynep Tezcan