Kader Değil, İhmal Can Alır: Türkiye'de Son 20 Yılda Yaşanan Felaketler ve Yarattığı Etkiler

-

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi yakınlarında Edirne-İstanbul seferini yapan 6 vagonlu yolcu treninin 5 vagonu raylardan çıkarak devrildi ve ilk belirlemelere göre 24 kişi yaşamını yitirdi, 300’ü aşkın kişi yaralandı. Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, kazanın aşırı yağışların neden olduğu menfez ile ray arasındaki toprak boşalmasından kaynaklandığı söyledi, Tekirdağ Valisi ise aşırı yağışlara vurgu yaptı. 

Facianın ardından akıllara ilk olarak ihmal ihtimali gelirken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

Türkiye’deki doğal afetler, kazalar ve felaketler sonucu can kayıplarının ihmal zincirinden kaynaklandığı raporlarla doğrulandı ama yine de herhangi bir iyileşmenin yapılmadığı yıllar içinde gerçekleşen facialarla anlaşıldı. İşte son 20 yılda canımızı yakan o facialar…

Marmara Depremi

17 Ağustos 1999 sabahı, saat 03.02’de merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7.4 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşti. Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda etkili olan ve resmi raporlara göre 18 bin 373 kişinin yaşamını yitirdiği Marmara Depremi en büyük felaketlerden biri olarak tarihe geçti. Depreme uykusunda yakalanan 23 bin 781 kişi yaralandı, 505 kişi ise sakat kaldı. Resmi olmayan bilgiler ise kan dondurucuydu: 50 bine yakın insanın yaşamını yitirdiği, 100 bine yakın insanın da yaralandığı iddia edildi. Kamu denetiminin yetersiz kaldığı, çarpık kentleşmenin bilimin yerini aldığı, inşaat sırasında eksik malzemelerin kullanıldığı ve aşırı kâr hırsı ile hareket edildiği her zaman söylendi; kader demenin yanlışlığı üzerine her daim konuşuldu. İhmalin yanı sıra zamanaşımı, ertelenen cezalar ve mahkum edilmeyen onlarca suçlu herkesi kahretti.

Peki ders alındı mı? Hayır. Sürekli konuşulan ve beklenen İstanbul depremi diye adlandırılan felaket için tabii ki hazır değiliz.

Pamukova Hızlandırılmış Tren Faciası

22 Temmuz 2004 günü İstanbul-Ankara seferini yapan hızlandırılmış tren Sakarya’nın Pamukova ilçesine bağlı Mekece köyü yakınlarında raydan çıktı ve devrildi. Faciada 41 kişi yaşamını yitirdi, 89 kişi yaralandı. Birinci makinist dikkatsizlik ve tedbir sonucu ölüme sebebiyet vermekten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile bin 100 YTL para cezası, yardımıcı Recep Sönmez ise 1 yıl 3 ay hapis cezası ile bin 100 YTL para cezasına çarptırıldı. Davanın devam ettiği sırada Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Yunus Akıl, makinistlerin suçu olan kazanın ardından hattın tamamen kaldırılmasını sorguladı. 

TMMOB Makina Mühendisleri Odası ise facianın nedenlerini şöyle sıraladı: Mühendislik birikiminin inatla değerlendirilememesi, siyasal çıkarlar uğruna imaj gösterilerinin insan yaşamının önde tutulması, “Hızını artıralım, hızlı tren olsun” gibi bilim dışı bir yaklaşımın egemen olması.

Isparta Uçak Kazası

Atlasjet Havayolları'nın İstanbul-Isparta seferini yapan ve içinde 50 yolcu ile 7 mürettebatın bulunduğu yolcu uçağı 30 Kasım 2007 günü Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı Çukurca bölgesi yakınlarında düştü ve kazada kurtulan olmadı. Kazanın 7. yılında, görülen 26. duruşmada Atlasjet Yönetim Kurulu Başkanı Ali Murat Ersoy, "Bu uçağın yere yaklaşım cihazı kazadan 15 gün önce arızalanmış. Tüm pilotlar bunu bilerek uçmuşlar. O nedenle hem merhum pilotlar, hem de hayatta olan diğer pilotlar ile Word Focus'un ilgili yönetim kademesiyle teknisyenleri, bilinçli taksir suçunu işlemişlerdir" dedi. 

Sonuçta 11 ila bir yıl arasında değişen cezalar verildi ama hiçbir ders alınmadı. Sonrasında gerçekleşen uçak kazaları da bunu doğrular nitelikte…

Van Depremi

23 Ekim 2011 günü merkez üssü Van’a 30 kilometre uzaklıktaki Tabanlı köyü olan 7.2 büyüklüğündeki depremde 644 kişi yaşamını yitirdi, 4 binden fazla kişi yaralandı, 10 binden fazla artçı kayıtlara geçti. Hasar alan 200’e yakın köyde 700 binden fazla kişi depremden etkilendi.

Emsal kararlar verildi ama buna rağmen yaşanan acı tecrübelerden ders alınmadığı ortaya çıktı. Yıkıcı etkileri azaltmaya yönelik çalışmalar yerine rant odaklı bir yapılaşma süreci başlatıldı. Depremin simgelerinden biri olan 13 yaşındaki Yunus da yaşamını yitirenler arasındaydı...

Afyonkarahisar Cephanelik Patlaması

Afyonkarahisar’da kent merkezinin Kışlacık mevkiinde bulunan Şehit Uzman Çavuş Mete Saraç Kışlası’nda 5 Eylül 2012 akşamı mühimmat deposunda meydana gelen patlamada 25 asker şehit oldu.

Bilirkişi raporuna göre, kurallara uygun gönderilmeyen 286 bin el bombasının alüminyum pimleri eğrilmiş ve kırılmış maşası koli bantlarıyla bağlanmış, özel kutularından çıkarılmıştı. Depoya gelişigüzel yerleştirildiği tespit edilen kritik arızalı el bombalarının patlamaya sebep olduğu ortaya çıktı. İhmaller zinciri 25 insanın yaşamına maloldu.

Soma Maden Faciası

13 Mayıs 2014 günü Soma’da bulunan maden ocağında Türkiye tarihinin en büyük maden faciası gerçekleşti: Yerin 400 metre altında, 787 işçinin ocakta olduğu esnada elektrik panolarından çıktığı öne sürülen yangında 301 kişi yaşamını yitirdi. Gaz maskeleri yetersizdi, sığabilecekleri bir yaşam odaları yoktu ve iddialara göre kazılmaması gereken metan gazlı bölgede çalışma yapılıyordu. 

Üniversitelerin maden, jeoloji, elektrik mühendisliği ile hukuk fakültelerinden 11 kişilik akademisyen grubu tarafından hazırlanan raporda “Yaşanan olayın bir faciaya dönüşmesi önlenebilirdi" vurgusu yapıldı ama halen süren 51 sanıklı davadan herhangi bir sonuç alınamadı. İhmaller zinciri sonucu 432 çocuk babasız kaldı. Soma'nın üzerinden henüz bir buçuk yıl geçmemişken Ermenek'te su basması sonucu meydana gelen maden kazasında 18 işçi yaşamını yitirdi.

Mecidiyeköy Asansör Kazası

6 Eylül 2014 günü akşam saatlerinde Mecidiyeköy’de yıkılan Ali Sami Yen Stadı’nın arazisine yağılan inşaatın asansörü 32. kattan zemine çakıldı ve 10 işçi yaşamını yitirdi. 

Müfettişlerin araştırmaları sonrasında son nokta olarak kabul edilen bölümde ‘stoper’ parçaların takılmadığı, yük taşıyan asansörler ile işçileri taşıyanın bir arada olduğu, halat ve paraşüt sistemlerinin bulunmadığı aktarıldı. Buna rağmen sorumlular 60 bin 800’er lira adli para cezasına çarptırıldı, hiç kimse başka hiçbir ceza almadı.

Aladağ Kız Öğrenci Yurdu Yangını

Adana’nın Aladağ ilçesinde, 29 Kasım 2016'da, 34 öğrencinin kaldığı kız yurdunda zemin kattan başlayan yangında biri eğitmen 12 kişi yaşamını yitirdi, 22 öğrenci yaralandı. Yetersiz ve bakımsız elektrik tesisatı ve buna bağlı elektrik kontağı sonucu çıkan yangında yurt müdürü, yardımcısı ve yurdun bağlı olduğu derneğin başkanı asli kusurlu; diğer yöneticiler ve gerçeğe aykırı rapor düzenleyen görevliler ise tali kusurlu olarak belirlendi. Yangın merdiveninin kapıları yangına dayanıksız PVC malzemeden yapılmıştı ve kapılar yönetmeliğe aykırıydı. Buna rağmen 6 sanıktan 4’ü serbest bırakıldı.

Şırnak Helikopter Kazası

31 Mayıs 2017 günü, Şırnak’ın Şenoba ilçesinden havalanan ve biri tümen komutanı olmak üzere 13 askeri taşıyan helikopter yüksek gerilim hattına takılarak düştü, kazada kurtulan olmadı. Yüksek gerilim hattına ışıldak özellikli ikaz kürelerinin takılmadığı ve helikopterde engel tanıma sisteminin olmadığı iddia edildi. Terör tehdidi nedeniyle helikopterin alçaktan uçması da bir başka nedendi elbette…

Tüpraş İzmir Rafineri Patlaması

İzmir'in Aliağa ilçesinde bulunan Tüpraş Rafineri'sinde 11 Ekim 2017 günü gerçekleşen kazadan 4 işçi yaşamını yitirdi. Gaz sıkışmasından kaynaklanan facianın ardında ise ihmaller zinciri vardı: Ateşli izin sertifikası olmadan ve gaz ölçümü yapılmadan 4 işçi 19 metre yükseklikteki tanka çıkarıldı; o gün hasta olduğunu söyleyen emniyet uzmanı ölçüm yapmadı. Özelleştirilen Tüpraş, taşeronlaştırılan patron, üretim baskısı ve yaşamını yitiren 4 can...

İş kazaları, doğal afetler, patlamalar ve felaketlerden kaynaklanan ölümlerin pek çoğunun ardından ihmaller çıkıyor. Her gün ölüyoruz ve buna rağmen hiçbir şekilde ders çıkarmıyoruz ve bir sonraki felaketi bekliyoruz. 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
coldhearted

Bu ülkede ne zaman birilerinin canı yanar hatta hayatını kaybeder, ondan sonra "şunu hemen devreye sokalım, şunu hemen düzeltelim" mantığı başlar. Yumurta kapıya dayanır, hatta kapıyı da kırar, ondan sonra bir silkelenme ve sıçılan bokun sıvanması moduna geçilir. Millet zaten balık hafızalı. Bunun en somut örneği; sağlık bakanı tarafından eline sıkıştırılan paraya karşı "ben dilenci değilim" diyerek onurunu ezdirmeyen kanser hastası kardeşimiz Dilek. Ne yazık ki bir süre sonra kansere yenik düştü ve "O" artık yok. Akabinde hastanelerde düzenleme getirilen "kanser hastalarına ücretsiz tedavi" ...

oktay-ozdemir

Deprem büyüklüğü !!!! şiddeti değil şunu öğrenin artık

ahc-the-real-one

O kadar yazıdan bu mu dikkatini çekti cidden? Algıda seçicilik bu olsa gerek!

ecem-gurpinar1

İhmal değildir o ihmal olsa durmazsın kaderdir o kader

yosashiku

Bu ülkede hiç bir zaman açık bırakılmış bir rögar kapağının, içine biri düşmeden kapatıldığını görmedim. İlla birilerine birşey olması gerekiyor ki sonra yapılsın böyle şeyler, adına da 'FELAKET' desinler.Oturup izleyelim ülkecek.

eexorcist

ya arkadaş bizim iş yerinin önünde kapak var kaldırımın bittiği yerde araba geçince sürekli açılıyor kapak 50 kere aradım okullar var burda çocuklar düşecek diye gelen olmadı en sonunda bi ekip geldi 3 kişiler biri şoför biri şef biri de işçi komedi yaaa elemanın elinde manivela kapağı yerine oturttu sinirlerim bozuldu ya usta diyorum bunu bizde yapıyoruz şakamı yapıyorsunuz siz bize kesin çözüm bulsana yok.beton döktüm bende 2 gün sonra kapağın açılması lazım olmuş gelip kırdılar betonu

emircan-erdogan

ray döşemekten aciz bir ülke mi nükleer santral yapacak?

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

2016AdanaAfyonAnkaraBilimDepremİstanbulİzmirSakaryaŞehitŞırnakSomaTekirdağTerörTüpraşVan
Görüş Bildir