Hrant Dink Cinayeti Üzerinden 11 Yıl Geçti: Yargı Sürecinde Neler Yaşandı?

 > -

Şüphesiz Türkiye tarihinin en karanlık günlerinden biriydi. 11 yıl önce bugün, Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledildi. Cinayetle ilgili şüphelilerin yargılanması halen devam ediyor. Dink ailesi, cinayetin azmettiricileriyle birlikte aydınlatılabilmesi amacıyla yıllardır mücadele ediyor. 

Dink'in Agos gazetesi yakınlarında, ana cadde üzerinde suikasta uğramasından kısa bir süre sonra, güvenlik kamerası kayıtlarından cinayet şüphelisi tespit edildi.

O tarihte 17 yaşında olan Samast, suikasttan 36 saat sonra babasının ihbarı üzerine Trabzon'a gitmek üzere geldiği Samsun Otogarı'nda gözaltına alındı. Samast ile birlikte cinayette kullanılan silah da ele geçirildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, cinayetten kısa bir süre sonra zanlının görüntülerini basınla paylaştı

Anadolu Ajansı (AA), Samast'ın sorgusunda cinayeti kabul ettiğini ancak pişman olmadığını söylediğini bildirdi. Haberlere göre, Samast, suikastı Yasin Hayal'in talimatı üzerine işlediğini de ifade etti.

Hayal'in adı daha önce 2004 yılında Trabzon'da bir fast-food restoranında altı kişinin yaralandığı bombalama olayına karışmıştı. Samast'ın ifadelerinin ardından Hayal de gözaltına alındı.

Hayal de ifadesinde cinayeti Erhan Tuncel ile birlikte planladığını söyledi. Bu ifade üzerine o dönem Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi olan Tuncel de yakalandı. Tuncel'in bir dönem Trabzon Emniyet Müdürlüğü için muhbirlik yaptığı ortaya çıktı.

Basında, Tuncel ve Hayal'den Samast'ın "ağabeyleri" olarak bahsedilmişti.

Trabzon Emniyeti'nde görevli polis Muhittin Zenit'in cinayetten hemen sonra muhbir Erhan Tuncel'le yaptığı konuşma kayıtlara böyle geçti👇

Tetikçi Ogün Samast’ın, yakalandıktan sonra götürüldüğü Samsun Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nin çay ocağında yaşananlar ise kameralara yansıdı 📹

Samast'ın Samsun'da yakalandıktan birkaç gün sonra bazı polis memurlarıyla birlikte Türkiye bayrağı önünde çekilmiş görüntüleri bir televizyon kanalında yayınlandı.

Bu olay, bir yandan büyük tepki yaratırken, cinayette kamu görevlilerinin rolü olup olmadığına dair soruların gündeme gelmesine neden oldu.

Rakel Dink de cenaze töreninde yaptığı konuşmada "Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim" diye konuşmuştu.

Gazeteci İsmail Saymaz bir tv programında şu çarpıcı sözleri sarfetti: "Dink cinayeti bir 'milli mutabakat' cinayetidir"

Dink cinayeti konusunda araştırmalarıyla bilinen Nedim Şener ve İsmail Saymaz gibi gazeteci isimlerin konuk oldukları Tarafsız Bölge programının 14 Ocak 2015 tarihli yayından bir bölüm. 

İsmail Saymaz, Dink cinayeti için 'milli mutabakat' cinayeti tespitinde bulunuyor.

Dile kolay: 11 yıldır devam eden yargı süreci...

Peki yargı sürecinde neler yaşandı? BBC Türkçe  Dink cinayetiyle ilgili adeta yılan hikayesine dönen ve yıllardır süren yargı sürecini inceledi.

İlk duruşma 2 Temmuz 2007 tarihinde İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde bulunan 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

İlk etapta davada 12'si tutuklu 18 kişinin yargılanmasına başlandı. 2008 ve 2009 yıllarında hazırlanan ek iddianamelerle sanık sayısı daha sonra 20'ye yükseldi. Bu dava, Ocak 2012'de hükme bağlandı.

Hayal, "tasarlayarak öldürmeye azmettirmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Tuncel de 10 yıl 6 ay hapis cezası aldı ve tahliyesine karar verildi. Yasin Hayal, yargı süreci boyunca kamuoyu tarafından yakından bilinen bazı başka kişilere de tehditlerde bulunmuştu

Samast ise suç işlediği sırada 17 yaşında olduğu için çocuk mahkemesinde yargılandı.

Samast, Temmuz 2011'de çıkan kararda, "tasarlayarak adam öldürmek" ve "ruhsatsız silah bulundurmak" suçlarından 22 yıl 10 ay hapis cezası aldı.

Ancak ana davada sanıkların tamamı "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan beraat etti.

Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, karar duruşmasının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Cinayetin üzerinden beş yıl geçti. Hrant Dink ne derdi bu karar için: 'Bizimle dalga geçiyorlar.' Dalganın en büyüğünü meğer en sona saklamışlar. Meğer Hrant Dink bütün planlı eylemlerden değil, 3-5 kendini bilmez tarafından öldürülmüş. Burada örgüt yokmuş. Bu kadarını beklemiyorduk" dedi.

İstanbul 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı, Yargıtay'a taşındı.

Mayıs 2013'te davayla ilgili kararını veren Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi, "örgüt" yönünden verilen beraat kararını bozarak, sanıkların "silahlı terör örgütü" değil, "suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi oldukları gerekçesiyle yeniden yargılanmalarına hükmetti.

Bu hükmün ardından davanın görülmesine yeniden başlandı.

Mayıs 2013'te Yargıtay, "örgüt" yönünden verilen beraat kararını bozarak, sanıkların "silahlı terör örgütü" değil, "suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi oldukları gerekçesiyle yeniden yargılanmalarına hükmetti.

Bu hükmün ardından davanın görülmesine yeniden başlandı. TBMM Hrant Dink Cinayetini Araştırma Komisyonu da yaptığı inceleme sonucunda, Trabzon ve İstanbul emniyet birimlerinin ihmali olduğu yönünde görüş bildirdi.

Tuncel'in Şubat 2006'da Hayal'in Dink'i öldürmeyi planladığı yönündeki bir bilgiyi Trabzon Emniyet Müdürlüğü'ne ilettiği ve bunun da Emniyet Genel Müdürlüğü ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile paylaşıldığı öne sürüldü.

Bu gelişmeler üzerine, İçişleri Bakanlığı Dink ailesinin şikayeti ve basında çıkan haberler üzerine resen soruşturma başlattı. Ancak üst düzey emniyet ve jandarma yetkilileri hakkında soruşturma başlatma izinleri uzun bir süre çıkarılmadı. Ayrıca davada aralarında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın da bulunduğu İstanbul'daki görevlilerin tanık olarak dinlenmesi talepleri de kabul edilmedi.

Dink ailesi, yargılama süreci devam ederken, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürdü

AİHM, bu başvuruda iç hukuk yollarının tüketilmesi şartını aramama konusunda bir istisna yaparak, davayı ele aldı.

Şubat 2010'da verilen kararda, cinayette kamu görevlilerinin rolüne dair "etkin bir soruşturma" yürütülmediğine hükmedildi.

Nisan 2013'te yargı sistemine yönelik yapılan değişiklikler kapsamında, AİHM'nin "etkin bir soruşturma yürütülmediğine" hükmettiği davalarla ilgili konularda soruşturma açılmasına izin verildi. Tekrar soruşturma açıldı ancak savcılığın ve savunma makamının karşılıklı itirazlarıyla süreçte uzamalar görüldü.

Sonunda da Adalet Bakanlığı'nın 2014 yılı ortalarında aldığı kararla emniyet yetkilileri için de yargı yolu açıldı.

Şu anki davada kimler yargılanıyor?

📷  Agos

Farklı dava ve soruşturmaların birleştirilmesiyle birlikte şu anda İstanbul 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 30'u tutuklu, 86 sanık yargılanıyor.

Yargılanan isimler arasında Samast, Tuncel ve Yasin ile birlikte Fethullah Gülen, Zekeriya Öz, FOX TV eski haber müdürü Ercan Gün, Zaman gazetesi eski genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı, dönemin Trabzon jandarma komutanı albay Ali Öz ve zanlı Samsun'da yakalandığında birlikte fotoğraf çektiren polis memurları da yer alıyor.

İddianamede haklarında ceza istenen dönemin diğer üst düzey emniyet görevlileri arasında şu isimler bulunuyor:

  • İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah

  • Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç

  • İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun

  • Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay

  • Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarattan Sorumlu Müdür Yardımcısı Hasan Durmuşoğlu

  • Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek

  • İstihbarat Daire Başkanlığı Personel Şube Müdürü Coşgun Çakar

  • İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer

İddianamede, 40 şüphelinin, "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve "kasten öldürme suçuna iştirak" suçundan da müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Dink ailesi, cinayetin azmettiricileriyle birlikte aydınlatılabilmesi amacıyla yaklaşık 11 yıldır mücadele ediyor...

Kaynak: BBC Türkçe, CNN Türk ve ajanslar 

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Beşiktaş Jimnastik KulübüFethullah GülenİstanbulKatilPolisSamsunTerörTürkiye Büyük Millet MeclisiYargıtayçayolay
Görüş Bildir