Balığın Adresi 24 Metrenin Altı

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Balığın Adresi 24 Metrenin Altı

Balığın Adresi 24 Metrenin Altı

ODTÜ'nün Karadeniz'de yürüttüğü araştırmaya göre, Karadeniz'de avlanan balık türlerinin büyük bölümü 24 metreden derin sularda yaşıyor.

ANKARA - Balık avı sezonu, gırgır teknelerinin tepkisini çeken yeni tebliğle bugün başladı. ODTÜ ’nün TÜBİTAK desteğiyle Karadeniz’de yaptığı araştırmadan ise tebliğde tepki çeken 24 metre sınırına destek veren sonuçlar ortaya çıktı.

ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Cemal Gücü, “Araştırma sonuçları, gırgır avcılığında hedeflenen türlerin yüzde 80’lik bölümünün zaten 24 metreden daha derin sularda yayıldıklarını, 24 metreden daha sığ sularda yayılan balıkların boy dağılımlarına bakıldığında ise çok büyük bir bölümünün yavru balık olarak sınıflandırılan ve yasal olarak avlanılmasına izin verilen boyun altında olduklarını gösterdi. Ayrıca derinlik sığlaştıkça av içindeki hedef dışı türlerde de önemli artışlar olduğu görüldü” dedi.

Gırgır avcılığında 18 metre derinlik mesafesi yeni sezonda 24 metreye yükseltilince balıkçılığın biteceği yolunda itirazlar yapılmıştı.

Çiftlik balığının sırrı! Gırgırcılar uygulamaya destek verenleri, ‘deniz balığını bitirip halkı çiftlik balığı yemeye mahkûm etmekle’ suçluyor. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün TÜBİTAK desteğiyle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı adına 1 yıl önce Karadeniz’de hamsi stoklarının takibi için başlattığı çalışmada ise tam tersi sonuç elde edildi. Gücü anlattı:

“ Türkiye karasularında avlanma izni olan balıkçılık filosunun büyüklüğü, balık stoklarının taşıyabileceğinin çok üstünde bir kapasiteye ulaşmıştır. Bunun doğal sonucu olarak özellikle gırgır ile avcılığı yapılan hamsi, sardalya, palamut gibi göç balıkları karasularına ulaşır ulaşmaz büyük bir hızla denizden çekilmektedir. Filonun balık sürülerine görünür görünmez hücum etmesi sonucu günlük karaya çıkartılan balık miktarı aşırı artmakta ve ani balık bolluğu yaşanmakta, balık fiyatları aniden düşmektedir. Ancak bu bolluk sonucunda piyasa çok kısa sürede balığa doymakta, balık artık piyasada değerlendirilememektedir. Buna rağmen balıkçılık aynı şiddette devam etmekte piyasada değerini bulamayan balık, un ve yağ fabrikalarınca kullanılmaktadır. Nihayet yoğun av baskısıyla çok kısa sürede denizdeki balık tükenmeye başladığında ise fiyatlar tekrar yükselmektedir. Çok kısa süren bolluk döneminde büyük bölümü yok pahasına satılıp fabrikalarda işlenen balıktan elde edilen un ve yağ daha sonra balık yetiştiriciliğinde kullanılarak yine balığa dönüştürülmektedir. Diğer bir deyişle uygun şekilde ve yeterince denizden çekilmesi durumunda doğal, kaliteli, besin değeri yüksek balık ucuza tüketilebilecekken kimyasal, biyolojik, farmakolojik süreçlerden geçip besin kalitesi düştükten sonra pahalı olarak halkın tüketimine sunulmaktadır.”

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraOrta Doğu Teknik Üniversitesi
Görüş Bildir