8 - 9 Saat Bile Yetmiyorsa: Her Sabah Yorgun Uyanmanın Sebebi Nedir?
Sabahları alarm çaldığında kendinizi bir kamyon çarpmış gibi mi hissediyorsunuz? Gözlerinizi açmakta zorlanıyor, kahve içmeden ayılamıyor ve gece erkenden yatmış olmanıza rağmen neden bu kadar bitkin olduğunuzu anlamıyorsanız, vücudunuz size sandığınızdan daha kritik bir mesaj veriyor olabilir. Birçok kişi bu durumu mevsim geçişi veya iş yorgunluğu diyerek geçiştirse de, sabahları kronikleşen yorgunluk aslında sinsi ilerleyen bir sağlık sorununun habercisidir.
Kaliteli uykunun önündeki görünmez engel: Uyku apnesi.

Eğer sabahları şiddetli bir baş ağrısı ve ağız kuruluğu ile uyanıyorsanız, gece boyu nefesiniz farkında olmadan kesiliyor olabilir. Uyku apnesi adı verilen bu durum, vücudun derin uyku evresine geçmesini engeller. Siz uyuduğunuzu sanırken vücudunuz aslında nefes alabilmek için gece boyu bir savaş verir. Sonuç ise; ne kadar uyursanız uyuyun, dinlenememiş bir beden ve zihinle güne başlamaktır.
Vitamin ve mineral eksikliği hayatın her kısmında sorunlara neden olur.

Vücudumuz bir makine gibidir ve bu makinenin yakıtı sadece yemek değil, mikro besinlerdir. Özellikle B12, D vitamini, magnezyum ve demir eksikliği, modern insanın en büyük yorgunluk kaynağıdır. Demir eksikliğine bağlı gelişen anemi, dokularınıza giden oksijeni azaltarak sizi sürekli bir 'ekonomi modunda' çalışmaya zorlar. Eğer tiroid bezleriniz de yavaş çalışıyorsa (hipotiroidi), metabolizmanız vites küçültür ve sabah uyanmak adeta imkânsız bir göreve dönüşür.
Mavi ışık maruziyeti hem gözlerinize hem de uykunuza zarar verir.

Yatağa girdiğinizde telefonun mavi ışığına maruz kalmak, uyku hormonu melatonini baskılayarak biyolojik saatinizi sabote eder. Zihninizdeki stresli düşünceler ise kortizol seviyesini yükselterek vücudu tetikte tutar. Bu durum, fiziksel olarak yatakta olsanız bile beyninizin 'nöbet tutmasına' neden olur. Yanlış yatak ve yastık seçimiyle birleşen bu süreç, sabahları boyun ve sırt ağrılarıyla uyanmanıza yol açarak yaşam kalitenizi baltalar.
Peki ne zaman uzmana başvurmalı?

Eğer bu yorgunluk hali birkaç haftayı geçtiyse, unutkanlık ve isteksizlik eşlik ediyorsa, bu durumu normalleştirmeyi bırakmalısınız. Vücudunuzun sessiz çığlığına kulak verip bir iç hastalıkları uzmanına danışmak, basit bir kan tahliliyle enerjinizi geri kazanmanızı sağlayabilir. Unutmayın, güne zinde başlamak bir lüks değil, sağlıklı bir bedenin en doğal hakkıdır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın